Encyclopedia

FERTEK MEYHÂNESİ
Eminönü Balıkpazarının namlı bir meyhânesi, en parlak zamanı 1890 ile 1908 arası, İkinci Sultan Abdulhamid devrinin son yıllarına rastlar. Aslında gaayet büyük bir şarab ve rakı deposu idi; o devrin en âlâ rakıları olan Tekirdağının Mürefte (meyhânesi ...
Encyclopedia

FERYÂDÎ (Manastırlı Mustafa)
Geçen asır sonlarında yaşamış bektâşî bir halk şâiri; İstanbula bir vâli paşanın uşağı olarak gelmiş, kaşı gözü hoş ve eli ayağı düzgün genç olduğu için İstanbuldaki konağın harem halkı için tehlikeli görülmüş, paşasının aşırı iltifâtı da dedikodu olun...
Encyclopedia

FERTİK, FERTİGİ ÇEKMEK
Yakın geçmişde dilimize almancadan girmiş ve zamanımızda atık unutulmak üzere olan halk ağzı bir deyim, “Gitmek”, “Kaçmak”, “Savaşmak”, “Ölmek” anlamlarında kullanılırdı; “Fertik” almancada “bitti”, “son” demektir.
F. Devellioğlu “Türk Argosu” isimle e...
Encyclopedia

FERYÂL (Neyyir)
Onsekizinci Yüzyıl sonları ile Ondokuzuncu Yüzyıl başında yaşamış bir köçek; şu bûselik şarkı ile övülmüşdür:
Nevresîde bir güli âl
Bezmi hassa geldi derhal
Sordum ol gonce gül kimdir
Dediler kim Neyyir Feryâl
Neyyir Feryâl eyleme âl
Gönlüm oldu sana ...
Encyclopedia

FERVE
“Aslı arabca isim: Kürk kaplanmış esvab” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lûgatı): M. Zeki Pakalın da “Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri” isimli eserinde Ferve maddesinde bu târifi aynen almakla yetiniyor.
Ferve kürk kaplı esvab değildir; kürk olacak post...
Encyclopedia

FERTEK RAKISI
Geçen asır sonlarında Türkiyenin en âlâ rakısı; Konyanın Niğde kazasının Fertek nâhiyesinde yapılırdı; kaç alkol derecesinde olduğu tesbit edilemedi, toptancı tüccarı tarafından İstanbula getirildiğinde gazetelere ilân verilir ve İstanbul halkına nered...
Encyclopedia

FERVEİ BEYZÂ
Osmanlı Sarayı ağzı bir terimdir, Pâdişahın şahsında temsil edilen devlete sadâkatle hizmet eden veya etmesi istenen kimselere madalya ve nişan yerine elmaslı sorguçlar, hancerler, kılıçlar ve en alâsından kürkler verilirdi, bu arada “Fervei Beyzâ” da ...
Encyclopedia

FERYÂDI ANDELÎB
“Bülbülün Feryâdı”; İstanbulda aydın tabaka arasında, bülbüllerin ötmeye başladığı ilkbahar karşılığı kullanılmış bir deyim; artık kullanılmıyor; aşağıdaki beyit Süleyman Nahîfî’nindir:
Agaazı nâle itse nola cânı bîşekib
Oldu resîde mevsimi feryâdı an...
Encyclopedia

FES, FESCİ DÜKKÂNLARI
Boy boy ve cins cins fesler perâkende olarak tuhâfiye mağaza ve dükkânlarında, müstakil fesci dükkânlarında ve fes kalıbcılarında satılır, fes püskülü de oralardan alınırdı. Geçen asır sonlarında, 1880 ile 1890 arasında Tunus feslerinin, o memleket hal...
Encyclopedia

FES, FES KALIBLARI, KALIBCILARI
1925 de Türkiyede fes giymenin yasak edildiği Şapka Kanunu ile kalkdılar; fes kalıbları, memleketimizin yakın geçmişde kullanılmış eşyalarından biri olarak artık müzelerde veya antikacı dükkanlarında görülmektedir.
Fes kalıbları, feslerin çeşidine göre...
Encyclopedia

FES, HASIRLI FES, ŞILLIK FES
Fes, ayak takımı ve avam tabakası haric, dâimâ düzgün, kalıblı bulundurulması gereken bir serpuşdu ve fesin kalıbı da azıcık yağmur, azıcık horca kullanma ile bozulurdu. Fesi, edebine uyarak giyebilmek için en az haftada bir defa muhakkak fes kalıbcısı...
Encyclopedia

FESCİLER CADDESİ
Büyük Kapalı Çarşının yollarından biri; eskiden halk ağzında bu yol boyundaki çarşıya Bitpazarı denilirdi; bilhassa kullanılmış giyim eşyâsının satıldığı, günün her saatinde canlı, hareketli, renkli, sesli bir yoldu; elinde paket, çanta, boğça ile zor ...
Encyclopedia

FES, KADIN FESİ
Kadın başında fes daha XVI. yüzyılda çok yaygın bir serpuş olmuşdur. Müslüman türk kadınının günlük ev hayatı tuvaletinde başını hotozdan ziyâde tepelikler, inciler, elmaslarla bezenmiş, altın tellerle işlenmiş fesler süslemişdir. İstanbulda Eyyubda XV...
Encyclopedia

FES, ÇOCUK FESİ HIRSIZLARI
Fesin yeni kabul edildiği yıllarda, 1827 - 1830 arasında İstanbulda çocuk feslerini ziynet altınları ve incillerle süslemek modası yayılmışdı; bu sûretle süslenen çocuk feslerinde bâzan bir takım serserilerin tamahını tahrik edilecek derecede ileriye g...
Encyclopedia

FESCİ SOKAĞI
Kasımpaşada Hacıhüsam mahallesinin yollarından; Paşalıhasan Sokağı ile İplikci Sokağı arasındadır; Sahaf Kuyu Sokağı ve Cendere Sokağı ile kavuşakları vardır (1934 B. Ş. Rehberi, Pafta 16/183) İplikci Sokağı tarafından gelindiğine göre beton basamaklı ...
Encyclopedia

FESCİ CİVANI
Kalender meşreb şâirler tarafından “Şehrengiz” adı verilen manzum risâlelerde esnaf güzelleri arasında (B.: Esnaf civanlarına da rastlanır; şehrengiz yollu yaazılmış “Hûbannâmei Nevedâ” adlı manzum mecmuada Fesci civanı şu beyitlerde anılmışdır:
Fesci...
Encyclopedia

FETHİ AHMED PAŞA (Rodosluzâde Dâmad)
İkinci Sultan Mahmud ve Sultan Abdülmecid zamanlarında valiliklerde, elçiliklerde ve nâzırlıklarda bulunmuş vezirlerden, Türkiyede ilk müzenin temelini atan, türk müzeciliğin babası aydın adam; hicrî 1216 (M. 1801) de İstanbulda Eyyub İskelesi civarınd...
Encyclopedia

FETÂ NUSHASI
“Fetâ = Tâze oğlan, Delikanlı” (Türk Lugatı). Geçen asrın ikinci yarısında İstanbul Ceza Evinde mahkûmlar arasında kullanılmış bir büyü nushasıdır ki sevdiği bir genci öldürdüğü için müebbed habse mahkûm olmuş Kahveci Nusretin defterinde şöylece târif ...
Encyclopedia

FETHİ (İmâmeci)
Geçen asır sonlarında yaşamış bir esrarkeş; gaayet güzel konuşur, kalem sâhibi bir hanebeduş idi, yalın ayak, pelâspâre içinde âdembaba kılığında dolaşır, rast geldiği uygun bir yerde yatar sabahlardı; kibar bir âilenin evlâdı iken hyta gürûhundan bir ...
Encyclopedia

FESHÂNE CİVANLARI
İkinci Abdülhamid zamanında Defterdardaki devlet müessesesi Feshâne Fabrikasının genç işçilerin hepsi ne hikmetden ise güzel güzel çocuklar ve delikanlılardı; halk arasında dolaşan bir rivayete göre, eski devşirmeler gibi, yüz güzelliğine ve vücud yapı...
Encyclopedia

FESLEĞEN
Arabcası Reyhan; güzel kokulu ot ki saksılarda yetiştirilir; Ak Fesleğen, Hind Fesleğeni, Yabani Fesleğen, Yer Fesleğeni gibi nevîleri vardır” (Şemseddin Sâmi, Kaamusi Türkî). Fesliğen şeklinde de söylenir. Küçük ve çok şık, gür, güzel kokulu yapraklar...
Encyclopedia

FESLEĞEN SOKAĞI
Beyoğlu İlçesinin Taksim Bucağının Bostan Mahallesi yollarından; aynı ilçenin merkez bucağının Kalyoncukolluğu Mahallesi ile sınır yolu olan Kâhyabey Sokağı ile Kurtuluş Deresi Sokağı arasında uzanır; Tevfikefendi Sokağı, Dilbaz Sokağı ve Şirket Sokağı...
Encyclopedia

FETÂ
“Dilimize arabcadan girmiş bir kelimedir; genç, delikanlı, yiğit” (Şemseddin Sâmi, Kamûsi Türkî).
Bilhassa kalender halk şâirleri tarafından, İstanbulun kayıkcı, hammal, dellâk, natır, fırın uşağı, ırgad, yanaşma gibi ayak takımından genclerin ve esnaf...

