Tür
15617
10516
6147
1113
723
716
79
19
Arşiv

Lütfi Efendi (Kolağası Kuşadalı) maddesi
LÜTFİ EFENDİ (Kolağası Kuşadalı) – Mühendishânei Berrii Hümâyunun topcu sınıfının 1301 (1883 – 1884) yılı mezunlarından ; 1894 – 1895 de poligon mü dürü ve Mühendishânenin son sınıflar muallimi bulunuyordu; “ Eslihai Osmaniye ”, “ Kale topcu malzemesi”...
Arşiv

Lütfiye (Cihanyandı) maddesi
LÜTFİYE ( Cihanyandı) – Geçen asır sonlarında İstanbulun namlı bir fâhişesi, esmer güzeliydi ve esmerliği dolayısı ile çingene olduğu söylenirdi.Sesi güzel ve çengi denilecek kadar oyun oynardı.O zamanlar Koltuk denilen gizli randevu evlerine götürülür...
Arşiv

"Terazi hileleri. Hileye en müsait olanlar kefeleri zincirli el terazileriymi?.." başlıklı kupür
Ansiklopedi

GEDİK NİZÂMI, GEDİKLER
Memleketimizde yüz yıllar boyunca sanayi ve ticaretin gelişmesine ve yayılmasına, dolayısı ile halk refah ve servetinin artmasına engel olmuş bir nizâmdır; sanayi ve ticaretde bir tahdid, sınırlama ve şahıslara bağlı imtiyaz, izin nizâmıdır. Hükmü için...
Ansiklopedi

GELİN BAKMAYA GİTMEK
Zamanımızda tamamen terkedilmişdir, İstanbul kadınları arasında Fetih yıllarından kalmış çok eski bir gelenek idi, bir yerde düğün, gelin olduğu duyulduğunda, kadınlar, hattâ çok çok uzak semtlerden gelin bakmaya giderlerdi. Ahmed Midhat Efendi “Jön Tü...
Ansiklopedi

GEÇİD YERİ
Tulumbacı ağzı deyimlerden; Yangınlarda ve bilhassa yangına giderken, semt veya mahalle yangın tulumbası sandıklarının, kısa fâsılalar ile birbirinin peşinden koşarak gelişinin halk tarafından yollar boyunca en rahat seyredildiği yerler; Galata ve Baya...
Ansiklopedi

GELENBEVÎ ORTA OKULU
Fatihde Sinanağa Mahallesinde Yasârîzâde Caddesindedir, arka yüzü Gelenbevî Sokağına bakar (1934 Belediye Şehir Rehberi, pafta 6/94). Rivâyete göre arsası ünlü matematik bilgini Gelenbevî İsmail Efendinin bostanı imiş (ölümü 1790, B.: İsmail Efendi, Ge...
Ansiklopedi

GELİNCİK BALIĞI
“Mezid balığı cinsinden, en irisi 25 santim boyunda ve 100 gram ağırlığında olur: İstanbul suları balıklarındandır: “dib balıklarından olub ağa oltaya gelmez, kendine mahsus sepetlerle avlanır; gündüzleri gezip dolaşmaz, deliklere kaya kovuklarına giri...
















