Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ENDAM AYNASI
Karşısındaki insanı başından ayağına vücudunun boyunca aksettiren büyük aynaların adı; eski toplum hayatımızda ancak zengin ve kibar harcı eşyadan idi; İstanbulun mükellef konak ve yalılarının iç süsünde pek önemli bir yer alırdı; alt kenarı umumiyetle zemine kadar men endam aynaları ağır, şatafatlı çerçiveleri ile konağın veya yalının uygun bir veya bir kaç yerinde bir duvara, bina yapılır iken, iç sıvası, boyası, nakışları, kalem işleri, tavan ve duvar süsleri, yaldızları, resimleri ile birlikde, yerli, sâbit olarak konulurdu.
Yobaz tabaka insan resimi, heykeli gibi aynaya bakmayı da günah sayarak; Bundan, yakın geçmişe kadar İstanbulun Müslüman - Türk evlerinin bir kısmında, endam aynası değil, bir ayna kırığı parçası bile bulunmazdı. Yine eski bâtıl inanca göre gece aynaya bakmak uğursuz sayılırdı; bundan ötürü evlerin ve konakların çoğunda konsol, duvar ve endam aynalarının üzerine geceleri bir örtü atılırdı (B. : Ayna, cild 3, sayfa 1605). Son büyük divan şâirlerinden Muhiddin Râif Beye atfedilen aşağıdaki beyit’in asıl şeklini çok değiştirmiş olacakdır :
Hamzi gece ben açmak dilesem sinesini
Olmaz gece aynaya bakılmaz derdi o!..
Besleme, halayık, uşak olarak kibar kapularına giren aşağı tabakalardan gençlerin en büyük meraklarından biri, konak ve yalılarda bir endam ayn...
⇓ Devamını okuyunuz...
Karşısındaki insanı başından ayağına vücudunun boyunca aksettiren büyük aynaların adı; eski toplum hayatımızda ancak zengin ve kibar harcı eşyadan idi; İstanbulun mükellef konak ve yalılarının iç süsünde pek önemli bir yer alırdı; alt kenarı umumiyetle zemine kadar men endam aynaları ağır, şatafatlı çerçiveleri ile konağın veya yalının uygun bir veya bir kaç yerinde bir duvara, bina yapılır iken, iç sıvası, boyası, nakışları, kalem işleri, tavan ve duvar süsleri, yaldızları, resimleri ile birlikde, yerli, sâbit olarak konulurdu.
Yobaz tabaka insan resimi, heykeli gibi aynaya bakmayı da günah sayarak; Bundan, yakın geçmişe kadar İstanbulun Müslüman - Türk evlerinin bir kısmında, endam aynası değil, bir ayna kırığı parçası bile bulunmazdı. Yine eski bâtıl inanca göre gece aynaya bakmak uğursuz sayılırdı; bundan ötürü evlerin ve konakların çoğunda konsol, duvar ve endam aynalarının üzerine geceleri bir örtü atılırdı (B. : Ayna, cild 3, sayfa 1605). Son büyük divan şâirlerinden Muhiddin Râif Beye atfedilen aşağıdaki beyit’in asıl şeklini çok değiştirmiş olacakdır :
Hamzi gece ben açmak dilesem sinesini
Olmaz gece aynaya bakılmaz derdi o!..
Besleme, halayık, uşak olarak kibar kapularına giren aşağı tabakalardan gençlerin en büyük meraklarından biri, konak ve yalılarda bir endam aynasının karşısında durup kendisini saçının telinden ayağının tırnağına seyretmek olurdu, ve bundan aslaa bıkmazlardı. Aşağıdaki kıt’a Tatar İskender adında bir tulumbacı için yazılmışdır :
Daldığı koca konak cayır cayır yanarken
Bir endam aynasında görmüş de bir semender,
Düşmüş dâmeni dile bir şereri sûz efken
Kendi nefsine âşık olmuş Tatar İskender
(Bitli Tevfik)
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM091064
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 9, sayfa 5114
Bakınız Notu
B. : Ayna, cild 3, sayfa 1605
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.