Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BİLMECE
Türkçe lügatı şöyle târif ediyor: “Bir şeyi, bir hâli ve mânâyi başkasına buldurmak, ve bir zihni mümârese yapdırmak için onu gayri vâzıh tâbirlerle bildiren ibâre, veya nâzım”.
Büyükşehir İstanbulun günlük hayâtında eğlence yerlerinin bol ve çeşidli olmadığı ve zamanımızın çeşitli nakil vâsıtalarının da bulunmadığı devirlerde, fetihden bu yana hattâ Birinci Cihan Harbine kadar, ve kahvehâne sohbetleri arasında “Bilmece”nin mühim bir yeri vardı; öyle ki, milli kütübhânemizde, manzum veya mensur bilmece risâleleri., mecmuaları vardır; hâfızalara yüzlerce bilmece yerleşir, bunlar sorula çizile eskir, eskileri yeni yetişen nesiler öğrenir, zekâ, merak ve hüne erbâbı da yeni bilmeceler tertip ve tanzim ederlerdi. Konakların harem ve selâmlık bendegânı arasında, tek vâzifesi masalcılıkla bilmececilik olan kadınlar, erkekler vardı, masalcılığın yanında bilmecilik, geçim yolu olmuşdu; bu söz ehli kimselerin bâzıları bir kapuya da bağlanamaz, ekâbir kapularının tümünü, dolaşır, her yerde dört gözle beklenilirdi; yukarda bahsettiğimiz bilmece risâlleri onlar tarafından onlar için hazırlanırdı.
Harcı âlem olmuş bilmeceler çoluk çocuk toplantılarında, aramacı, kayıkcı, kahvelerinde, konakların, yalıların kezâ arabacı, kayıkcı, bahçıvan, aşçı, yanaşma odalarındaki sohbetlerde sorulurdu.
Kahv...
⇓ Devamını okuyunuz...
Türkçe lügatı şöyle târif ediyor: “Bir şeyi, bir hâli ve mânâyi başkasına buldurmak, ve bir zihni mümârese yapdırmak için onu gayri vâzıh tâbirlerle bildiren ibâre, veya nâzım”.
Büyükşehir İstanbulun günlük hayâtında eğlence yerlerinin bol ve çeşidli olmadığı ve zamanımızın çeşitli nakil vâsıtalarının da bulunmadığı devirlerde, fetihden bu yana hattâ Birinci Cihan Harbine kadar, ve kahvehâne sohbetleri arasında “Bilmece”nin mühim bir yeri vardı; öyle ki, milli kütübhânemizde, manzum veya mensur bilmece risâleleri., mecmuaları vardır; hâfızalara yüzlerce bilmece yerleşir, bunlar sorula çizile eskir, eskileri yeni yetişen nesiler öğrenir, zekâ, merak ve hüne erbâbı da yeni bilmeceler tertip ve tanzim ederlerdi. Konakların harem ve selâmlık bendegânı arasında, tek vâzifesi masalcılıkla bilmececilik olan kadınlar, erkekler vardı, masalcılığın yanında bilmecilik, geçim yolu olmuşdu; bu söz ehli kimselerin bâzıları bir kapuya da bağlanamaz, ekâbir kapularının tümünü, dolaşır, her yerde dört gözle beklenilirdi; yukarda bahsettiğimiz bilmece risâlleri onlar tarafından onlar için hazırlanırdı.
Harcı âlem olmuş bilmeceler çoluk çocuk toplantılarında, aramacı, kayıkcı, kahvelerinde, konakların, yalıların kezâ arabacı, kayıkcı, bahçıvan, aşçı, yanaşma odalarındaki sohbetlerde sorulurdu.
Kahvehânelerde, evlerde, konaklarda, yalılarda; horanda, yanaşma, uşak yârenliklerinde, efendi meclislerinde bilemce sorup çözmenin âdâbı vardı. Bilmeceyi evvelden bilen hemen atılıp, çözmezdi; bildiğini tatlı bir tebessüm ile ifâde eder, bilmeyen yârânına zihnî araştırma, bulma zevkini tattırırdı. Çözülemeyen bilmecelerde, sorana “kayık, gemi, dağ, bayır, Bayazıd kulesi, Galata kulesi, Kız kulesi, Çinili Hamam, Kapalı çarşı...” gibi sembolik mülkler verilir, o da nihâyet bu bağışlardan birini kabul ile çözülemeyen bilmecesini açardı.
Bilmeceler umûmiyetli secili bir cümle, yahûd bir beyit ve kıt’a hâlinde manzum olurdu. Bilmece, sorulan şey ile renk, şekil ve hal bakımından yakın ilgisi olan maddeleri dolambaçlı, yanıltmaçlı şekilde sıralama ile tanzim edilirdi. Pek meşhur bilmecelerden bir kaç örnek:
Kırmızı çanak kıllıya kapak =Fes
Küçücük arabacık, başında tablacık = Nalın çivisi
Alçacık boylu kadife donlu = Patlıcan
Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk = Limon
Çınçınlı hamam, kubbesi tamam = Saat
Bâzıları, hezel yollu tanzim olunurdu, meselâ şu kıt’a sapı nâzik, çubuk kopan, üstü başı lekeleyen ve eli yüzü boyayan “karadut” üzerine tanzim edilmişdir.
Hanım çıkdı çardağa
Pat osurdu bardağa
Bardak oldu pâre pâre
Hamının yüzü oldu kap kaare
Şu kıt’a da edibâne, “Buz” üzerine bilmecedir:
Bir acaib kal’a gördüm
Hapıs olunmuş ande âb
Vurdu zerrin topların
Fetheyledi âfıtâb
Şu bilmece de ayaktakımı yârenlikleri için tanzim edilmişdir, “el ile sümkürme” üzerinedir:
Karanlık yoldan hanım gelir
Beş halayık karşı çıkar
Aldım ele, vurdum yere
Allah belâsını vere
Şu beyit de “gönül” üzerine pek güzel bir bilmecedir:
Ol nedir kim hem küçükdür hem büyük
Arkasında var onun bir özge yük
Bu kıt’a minâre:
Ol nedir kim dâimâ uryandır
Tâcı başında acâib sultandır.
Canı yok iken gıdâsı oldu can
Bülbül eyler âdemi bâzı zaman
Şu kıt’a da kahvedir:
Ol nedir kim bir güzel esmer civan
Rahâti ruh hayat efzâyi cihan
Anın içün meyledüb erbâbı dil
İyşü nüş eyler anında her zaman
“Cemre”ler için:
Üç birâderler
Kevâkibzâdeler
Biri hâvâda gezer, biri suda yüzer
Biri hâkipâye yüz sürer.
Hicrî 1280 (1872) de basılmış “Bilmece” adlı bir risâle vardır; kıt’a yahud beyit hâlinde hepsi manzum yüze yakın bilmece, öyle tahmin ediyoruz ki derleme değil, telif eseridir. Çoğu soğuk, zoraki hazırlandıkları bellidir; fakat yukarıda kaydettiğimiz çok güzel “Gönül” bilmecesi de bu risâleden alındı; içinde “top fitili”, “deve kuşu yumurtası”, “misk köpeği”, “vaşak kürk”, “mum fitili makası” gibi bugün asla düşünülmeyecek mevzularda bilmeceler vardır.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050653
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2781-2782
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.