Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
EMÎR ÇELEBİ (Hekimbaşı)
Onyedinci asrın ilk yarısında yaşamış ünlü bir hekim, Dördüncü Sultan Muradın hekimbaşısı; asıl adı Seyyid Mehmed Talibdir, Emîr Çelebi diye anıla gelmşidir; “Enmûzeci Tıb” adında büyük bir eseri vardır, basılmamışdır; Türk tıb tarihi ile meşgul olanlar bugün için bile dikkat ve faydalanmaya değer bir eser olduğunu söylerler ki Emîr Çelebinin hekimlikdeki kudretinin delîlidir. Uzunca bir müddet Mısır’da kalmış, bir hastahânenin baş hekimliğini yapmış, Dördüncü Sultan Murad tarafından İstanbula getirtilerek Hekimbaşı tâyin edildi; sohbeti çok tatlı bir meclis adamı olduğu için de ayrıca pâdişahın en yakın yârânrdan biri oldu. Rind meşreb adamdı, ve afiyon tiryâkisi idi; ölümü bu ibtilâsı yüzünden hem sûikasd, hem de intihar şeklinde oldu. Sultan Muradın pek sevgili gözdesi ve mahbub silâhdarı Bosna Bezirgânoğlu Mustafa Paşa (B.: Mustafa Paşa, silâhdar Bezirgânoğlu) hekimlik taslayan bir adamını saray hekimleri arasına aldırtmak istemiş, Emir Çelebi başda hekim gediği olmadığını söyleyerek pâdişahın yanında sonsuz nüfuz sahibi Mustafa Paşayı bir adamı karşısında küçük düşürmüş, dolayısı ile silâhdar paşayı kendisine düşman yapmıştı.
Sultan Murad Hekimbaşının bir afiyon tiryâkisi olabileceğini sezmiş, ve bir gün: “Efendi.. sen afiyon yer misin?” diye sormuş, pâdişahlara yalan söyle...
⇓ Read more...
Onyedinci asrın ilk yarısında yaşamış ünlü bir hekim, Dördüncü Sultan Muradın hekimbaşısı; asıl adı Seyyid Mehmed Talibdir, Emîr Çelebi diye anıla gelmşidir; “Enmûzeci Tıb” adında büyük bir eseri vardır, basılmamışdır; Türk tıb tarihi ile meşgul olanlar bugün için bile dikkat ve faydalanmaya değer bir eser olduğunu söylerler ki Emîr Çelebinin hekimlikdeki kudretinin delîlidir. Uzunca bir müddet Mısır’da kalmış, bir hastahânenin baş hekimliğini yapmış, Dördüncü Sultan Murad tarafından İstanbula getirtilerek Hekimbaşı tâyin edildi; sohbeti çok tatlı bir meclis adamı olduğu için de ayrıca pâdişahın en yakın yârânrdan biri oldu. Rind meşreb adamdı, ve afiyon tiryâkisi idi; ölümü bu ibtilâsı yüzünden hem sûikasd, hem de intihar şeklinde oldu. Sultan Muradın pek sevgili gözdesi ve mahbub silâhdarı Bosna Bezirgânoğlu Mustafa Paşa (B.: Mustafa Paşa, silâhdar Bezirgânoğlu) hekimlik taslayan bir adamını saray hekimleri arasına aldırtmak istemiş, Emir Çelebi başda hekim gediği olmadığını söyleyerek pâdişahın yanında sonsuz nüfuz sahibi Mustafa Paşayı bir adamı karşısında küçük düşürmüş, dolayısı ile silâhdar paşayı kendisine düşman yapmıştı.
Sultan Murad Hekimbaşının bir afiyon tiryâkisi olabileceğini sezmiş, ve bir gün: “Efendi.. sen afiyon yer misin?” diye sormuş, pâdişahlara yalan söylememesi gerekir iken Emîr Çelebi tiryâkiliğini inkâr etmişdi: Mustafa Paşa da hekimbaşının iç oğlanlarından birini para ile elde etmiş, Emir Çelebinin afiyon haplarını bir altın kutuda, entarisinin çakşır içinde kalan cebinde sakladığını, sarayda pâdişah huzurunda fazla kaldığı zamanlar, abdest bahânesi ile dışarı çıkıp afiyonunu yuttuğunu öğrenmişdi. Emir Çelebi çok güzel satranç oynardı, huzûru hümâyunda da ekseriya pâdişah ile satranç oynadığı zamanlar uzunca kalırdı.
Hicrî 1048 (Milâdî 1638) de Sultan Murad’ın Bağdad seferinde, ordu Nizib menzilinde iken pâdişah Emir Çelebiyi satranç oynamak için otağı hümayuna çağırtdı, hekimbaşı azıcık gecikince Silâhdar Mustafa Paşa fırsat buldu:
— O tiryâki afiyonunu yemeden gelmez, ağzından kokusunu gidermek ile meşguldür!.. dedi.
Pâdişah:
— Şu bîçâreye niçin iftirâ edersin, ondan ne istersin?.. deyince de öğrendiğini pâdişaha arzetti.
Emir Çelebi huzura gelince Sultan Murad:
— Efendi.. ceblerinde ne var ise çıkar göreyim!... dedi.
Altın kutu meydana çıkdı; pâdişah:
— Bu nedir?.. diye sorunca bir kahbe oyununa geldiğini gören Emir Çelebi:
— Islah olunmuş, zararı gitmiş afiyon hulâsasıdır!.. dedi.
Kutuda tahminen on dirhem afiyon vardı; Sultan Murad: “Mâdemki zararı gitmiş, ye de göreyim!” emrini verdi ve hapları ikişer üçer yutturmaya başladı. Bir an geldi, hekimbaşı:
— Yeter pâdişahım, kuluna yazık olur, bu kadar şey panzehir olsa tehlikelidir!.. dedi ise de fayda etmedi, zorla on dirhem afiyonun hepsini yedirdi. Sonra satranç oynamaya başladılar. Emir Çelebi bir oyundan sonra gitmek istedi, Sultan Murad izin vermedi, zor ile üç oyun oynatdı, nihâyet çok fenalaştığını fark edince çadırına dönmesine izin verdi. Vak’a dışarda öğrenildiği için maiyetindeki genç hekimler ilâç hazırlamışlar, Emir Çelebi perişan bir halde dönünce:
— Bana ilâç gerekmez, silâhdar paşa gibi bir düşmanım var iken ölüm hayatdan iyidir!.. demiş, bu gibi hallerde şiddetli zehir gibi tesir eder bir kâse karlı buzlu şerbet içmiş ve hemen düşüp ölmüşdü (12 rebîülâhir 1048, M. 23 ağustos 1638).
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM090990
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 9, page 5089-5090
See Also Note
B.: Mustafa Paşa, silâhdar Bezirgânoğlu
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.