Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
EMİNE HANIM (Şevki Paşanın kızı)
Atatürk’ün henüz Selânik Askerî Rüşdiyesinde talebe iken ilk aşkının güzeli kibar küçük hanım; ömür boyunca asîl mahremiyet içinde gizlenmiş bir aşka sadâkat ve vefakârlığın timsâli bir Hanımefendi; bu muattar ve temiz gönül macerası Türk milletine 10 Kasım 1964 tarihli Cumhuriyet Gazetesi tarafından duyurulduğunda Şükrü Paşanın kızı Emine Hanım Efendi 77 yaşında bulunuyorlardı. Aşağıdaki satırları Cumhuriyet Gazetesinden alıyoruz:
“Atatürk meşhur Eminem şarkısını çok severdi ve sık sık: — Herkesin gönlünde bir Emine yatar.. derdi.
“Selânik Askerî Rüşdiyesinin talebesi 12 yaşındaki Mustafa Kemal Efendi 8 yaşındaki komşu kızı Emine Hanına âşık olmuşdu.
“Mustafa Kemal’in yakın arkadaşlarının hâtıralarında dâima adı geçen bu ilk aşkın, çocukluk aşkının küçük Eminesinin değil bugün, senelerce önce de hayatta olmadığı söylenmiş ve öyle yazılmıştı. Mutlu bir tesadüf veya meslek şansiyle o mâsum kahramanı küçük Eminenin hayatta olduğunu duyunca, önce inanamadık, sonra onu aradık ve bulduk; Selânik Merkez Kumandanı Şevki Paşanın kızı Emine Hanımefendi Teşvikiyede modern apartmanların arasındaki bir küçük ahşap evde oturuyordu. O küçük evin mütevâzi dekoru içinde mâvi gözlü, bembeyaz saçlı, nârin yapılı 77 yaşında bir Hanımefendi...” (Cumhuriyet, Yılmaz Çetiner.)
Hiç evlenmemiş olan Emine...
⇓ Devamını okuyunuz...
Atatürk’ün henüz Selânik Askerî Rüşdiyesinde talebe iken ilk aşkının güzeli kibar küçük hanım; ömür boyunca asîl mahremiyet içinde gizlenmiş bir aşka sadâkat ve vefakârlığın timsâli bir Hanımefendi; bu muattar ve temiz gönül macerası Türk milletine 10 Kasım 1964 tarihli Cumhuriyet Gazetesi tarafından duyurulduğunda Şükrü Paşanın kızı Emine Hanım Efendi 77 yaşında bulunuyorlardı. Aşağıdaki satırları Cumhuriyet Gazetesinden alıyoruz:
“Atatürk meşhur Eminem şarkısını çok severdi ve sık sık: — Herkesin gönlünde bir Emine yatar.. derdi.
“Selânik Askerî Rüşdiyesinin talebesi 12 yaşındaki Mustafa Kemal Efendi 8 yaşındaki komşu kızı Emine Hanına âşık olmuşdu.
“Mustafa Kemal’in yakın arkadaşlarının hâtıralarında dâima adı geçen bu ilk aşkın, çocukluk aşkının küçük Eminesinin değil bugün, senelerce önce de hayatta olmadığı söylenmiş ve öyle yazılmıştı. Mutlu bir tesadüf veya meslek şansiyle o mâsum kahramanı küçük Eminenin hayatta olduğunu duyunca, önce inanamadık, sonra onu aradık ve bulduk; Selânik Merkez Kumandanı Şevki Paşanın kızı Emine Hanımefendi Teşvikiyede modern apartmanların arasındaki bir küçük ahşap evde oturuyordu. O küçük evin mütevâzi dekoru içinde mâvi gözlü, bembeyaz saçlı, nârin yapılı 77 yaşında bir Hanımefendi...” (Cumhuriyet, Yılmaz Çetiner.)
Hiç evlenmemiş olan Emine Hanımefendi Cumhuriyet Gazetesinin muharriri Yılmaz Çetinere hayatının büyük ölmez aşk faslını kısaca şöyle anlatmışdır:
“İstanbulda doğmuş ve 3-4 yaşındayken Selâniğe götürülmüşüm. Babam Selânik Merkez Kumandanı Şevki Paşadır. Onlarla aynı sokakda senelerce oturduk ve Gazi ile çocukluğumuz beraber geçti. Bizim zamanımızda pek küçük yaşta evlenildiğini bilirsiniz. Bu yüzden kızlarla erkekler pek kolay kolay karşı karşıya gelemezdik. Gazi yakışıklı bir çocuktu. Kıyafetine çok itina eder ve herkesin hayranlığını çekerdi. Askerî Rüştiyeye devam ettiği sıralarda bizim evin önünden taburla beraber geçer, ben de pencereden hayran hayran bakardım. O da yüzünde tebessümle gözlerini bizim pencereye diker, bana mukabele ederdi... Rüştiye talebeleri arasında pek çok yakışıklı gençler vardı ama Gazinin hâli herkesten başkaydı. Lâcivert çuhadan ceketinin göğsünde tek sıra ay yıldızlı düğmeler, kol kapaklarında üç sıra şerit, dar ve yeşil pantalon içinde o kadar alımlı, zarif yürüyüşü vardı ki asla gözlerimin önünden silinmiyor.
“Ben Gaziyi benimle evlenir diye sevmedim. O yaşıma rağmen bunları düşünebiliyordum. O benim için erişilmez bir varlıktı. Seneler böylece geçdi; ben kafes arkasında, o mektepte, zaman zaman aile meclislerinde karşılaşır, konuşurduk. “Nihayet bir gün O rüştiyeyi bitirdi. Manastır Askerî İdadîsine yazıldı; zaten pek nadir olan görüşmelerimiz büsbütün seyrekleşti. Ben 12 yaşına gelmiştim ki Gazi, Manastır İdadisini bitirip İstanbula Harbiyeye gitmeye hazırlanıyordu. Bir gün üzüntü içinde kendisine yakın dostlar vasıtasiyle haber gönderip “Harbiyeye ne zaman gidiyorsun?” diye sordum. Bana kendi el yazısı ile gelen cevap şuydu (Hanımefendi bu eşsiz vesikayı gösterir) :
“Bu dakikada vapura gidiyorum. Bu an-ı meş’um bize kan ağlatacak. Bendeniz sizi unutmıyacağıma vicdânen yemin eder, sizden de aynı vefâyı beklerim. Allahaısmarladık.
Mustafa Kemal”
“Hâdiselerle dolu yıllar geçdi. Biz hâlâ Selânikteydik. Gazi ise izinli olduğu sıralarda geliyor, annesini, kardeşini ziyaret ediyordu. Nadir görüşebiliyorduk. O artık memleket meselelerine, milletin dertlerine bütün mevcudiyeti ile sarılmıştı. Selânikteki askerî mahfilde veya diğer toplantı yerlerinde mütemadiyen arkadaşları ile görüştüğünü duyuyordum.
“Harbiyeyi yüzbaşı olarak bitirdikten sonra staj bahânesi ile Şama sürüldü. Bir ara gizlice tekrar Selâniğe dönüş; fakat artık bir Mustafa Kemal vardı ki karşımda ne bayram, ne seyran ve ne de aşk, hiç bir şey umurunda değildi; kendisini tamâmen siyâsete, devlet işlerine vermişdi.
“Bu arada kız kardeşi Makbûle Hanımefendiden duyduğum bir konuşma beni dünyalara sahip olmuşçasına sevindirmişti; Gazi gelir gelmez annesine sormuş:
— Şevki Paşanın kızı evlendi mi, evlenmedi mi?
Zübeyde Hanımefendi,
— Evlenmedi, demiş.
“Gazi bundan fevkalâde memnun olarak,
— Hiç olmazsa şimdilik nikâh yapsak! diye bir arzu izhar etmiş. Ama yine araya giren büyük hâdiseler bizi bir evliliğe kadar götürmedi....
“Onunla evlenmediğime üzülmüyorum, sevildim, sevdim, ve ilk ve son sevgime sadâkat gösterdim, o kadar. Reisicumhur olduktan sonra görüşmeyi hiç düşünmedim. Makbûle Hanımefendi ile ahbablığım devam etti, beni birkaç defa sarayda baloya dâvet ettiler gitmedim. Savaronada yattığı hastalık günlerinde gider, uzaktan yatı seyreder, ağlayarak dönerdim”.
Muharrir Yılmaz Çetiner: “Şevki Paşanın kızı, mâvi gözlerinin pınarlarında biriken yaşları, hâlâ zarâfetini muhâfaza eden ellerinin ince uzun parmakları ile sildi” diyor.
Emine Hanımefendinin soyadı “Arık”dır.
Şevki Paşanın kızı Emine Hanım
(Resim: S. Bozcalı)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM090950
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tanım
Cilt 9, sayfalar 5070-5071
Not
Görsel: cilt 9, sayfa 5070
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.