Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
EMİN EFENDİ (Prusyalı)
Onsekizinci asrın ikinci yarısında pek değerli bir maarif adamı ve hukuk bilgini, Hukuk Mektebinin ilk müdürü, kurucu müdürü; resmî hal tercemesi elde edilemedi, doğum tarihi ve yeri bilinmiyor, biz adını Prusyalı Emin Efendi diye kaydettik, fakat ondan bahseden kaynaklar bu noktada birleşmemişdir, Bohemyalı ve Macar olduğu da söylenir.
Sicilli Osmânî müellifi Süreyya Bey şu malûmatı veriyor: “Bohemya’da doğmuş bir Avusturyalıdır; memleketinde askerî mektebde tahsil görmüş, Londra ve Parisde muallimlik yapmış, 1268 (1851 - 1852) de İstanbula gelerek İslâmiyeti kabul etmiş, Bâbıâlî terceme odasında Almanca, Fransızca, İngilizce muallimliği yapmışdır. 1290 (1873) da ilk nizâmî mahkemeler teşkil olunduğu sırada İstinaf Mahkemesine âzâ olmuş, 1296 (1879) da Hukuk Mektebi açıldığı zaman mektebin müdürlüğüne mahkeme âzâlığı üzerinde kalarak (Adliye Nâzırı Cevdet Paşanın teveccühü eseri olarak) bu tayin edilmişdir. Bu vazifede dokuz sene kalmış, 1306 (1888) de müdürlükden azledilmiş, 1308 (1890-1891) de emekliye ayrılmış, 1310 (1892 - 1893) de vefat etmişdir. Garp dillerini ve bilhassa hukuk ilmini bilir, pek çok kitab toplamış, evzâı garip fakat çok doğru bir zât idi.”
İstanbul Dârülfünununda İslâm tarihi muallimliği yapmış Efdalüddin Bey (B.: Tekiner, Efdalüddin) de şöyle anlatıyor: ...
⇓ Devamını okuyunuz...
Onsekizinci asrın ikinci yarısında pek değerli bir maarif adamı ve hukuk bilgini, Hukuk Mektebinin ilk müdürü, kurucu müdürü; resmî hal tercemesi elde edilemedi, doğum tarihi ve yeri bilinmiyor, biz adını Prusyalı Emin Efendi diye kaydettik, fakat ondan bahseden kaynaklar bu noktada birleşmemişdir, Bohemyalı ve Macar olduğu da söylenir.
Sicilli Osmânî müellifi Süreyya Bey şu malûmatı veriyor: “Bohemya’da doğmuş bir Avusturyalıdır; memleketinde askerî mektebde tahsil görmüş, Londra ve Parisde muallimlik yapmış, 1268 (1851 - 1852) de İstanbula gelerek İslâmiyeti kabul etmiş, Bâbıâlî terceme odasında Almanca, Fransızca, İngilizce muallimliği yapmışdır. 1290 (1873) da ilk nizâmî mahkemeler teşkil olunduğu sırada İstinaf Mahkemesine âzâ olmuş, 1296 (1879) da Hukuk Mektebi açıldığı zaman mektebin müdürlüğüne mahkeme âzâlığı üzerinde kalarak (Adliye Nâzırı Cevdet Paşanın teveccühü eseri olarak) bu tayin edilmişdir. Bu vazifede dokuz sene kalmış, 1306 (1888) de müdürlükden azledilmiş, 1308 (1890-1891) de emekliye ayrılmış, 1310 (1892 - 1893) de vefat etmişdir. Garp dillerini ve bilhassa hukuk ilmini bilir, pek çok kitab toplamış, evzâı garip fakat çok doğru bir zât idi.”
İstanbul Dârülfünununda İslâm tarihi muallimliği yapmış Efdalüddin Bey (B.: Tekiner, Efdalüddin) de şöyle anlatıyor: “Hukuk Mektebi müdürlüğünde bulunmuş Emin Efendi Macardır; Türkiye Serdârıekrem Macar Ömer Paşa ile beraber gelmişdir; gelirken Bosnadan ve Şimalî Arnavudluktan geçmişler, bir arnavud kasabasında Şerbet Hanım adında bir kadının evinde misafir kalmışlar ve kadının telkini ile İslâmiyeti kabul etmişlerdir..” diyor.
Macar Ömer Paşa İstanbulda Çerkez Hâfız Paşanın kızı ile evlenmişdi, Hâfız Paşanın diğer dâmadı Şerif Rauf Paşa da Efdalüddin Beyin kaynatasıdır, bu yakınlık dolayısı ile Efdalüddin Beyin Emin Efendinin bir macar mühtedîsi olduğunu söylemesine inanmak gerekir. Fakat Hukuk Mektebinin ilk talebelerinden ve mezunlarından avukat Abdürrahman Âdil Eren (B.: Eren, Abdürrahman Âdil) Emin Efendiyi daha başka türlü anlatıyor: “Berlinde elçi vekili olan Neşet Efendi (sonra paşa) aldığı emir üzerine Prusya devletinden Türkiyede çalışmak üzere bir hukuku siyâsiye muallimi istedi; Alman hükûmeti de Prusyalı Emin Efendiyi seçdi. İstanbula gelen Emin Efendi bir müddet Bâbıâlide hukuki siyâsiye okuttu. Sultan Abdülhamid devrinde Adliye Nezâretinin bağçesinde müştemilâttan bir binâda ilk Mektebi Hukuk açıldığında bu mektebin müdürü ve müessisi de Prusyalı Emin Efendi oldu” (Hâdisâtı Hukukiye ve Târihiye).
Emin Efendinin azli üzerine Hukuk Mektebi müdürlüğüne tâyin edilmiş Şevki Bey ise selefi için: “Emin Efendinin asıl adı Emil’dir, ve Almandır. Müslümanlığı sahte idi; bekârdı, aldığı parayı sarfetmez. Almanyaya gönderirdi” diyor ki Emin Efendiye karşı gazerkârlık pek açık görünüyor.
Emin Efendi, doğruluğu aşırı kabalık derecesine götüren tam Prusyalı tipiydi. Devrin seçkin ulemâsından ve kalem sâhiblerinden Maarif Nâzırı Münif Paşa ile Adliye Nâzırı Cevdet Paşa (B.: Münif Paşa, Ahmed Cevdet Paşa, cild 1, sayfa 336) Hukuk Mektebinde muallimlik kabul etmişlerdi. Emin Efendi bir gün dersine girdiği Münif Paşaya talebe önünde:
— Paşa hazretleri sesiniz çok yavaş, kürsünün yanında ben bile duyamıyorum, uzaktakiler nasıl işitecek!.. dyie kabaca ihtarda bulunmuş; kendisini mekteb müdürü yapmış Cevdet Paşa da bir gün derse geç geldiğinde yolunu keserek niçin gecikdiğini sormuş, devlete âid mühim işleri olduğunu söyleyen nâzıra:
— Muallimlik de vazifedir, mâdem kabul ettiniz, derslerinize zamanında geliniz!.. demişdi.
Bir gün Şûrayı Devlet Tanzimat Dâiresine gitmiş:
— Burada kanun yapılıyor, fakat hiç birinizin hukuk tahsili yok, bu nasıl olur?!. deyince Tanzimat Dâiresi Reisi Mahmud Celâleddin Paşa gülmüş:
— Efendi hazretleri, haklısınız, hepimizin gidip sizin mektebde okumamız lâzım, fakat yaşlarımız ilerlemiş, tahsil çağımızı geçirmişiz, pâdişâhımız izin vermiyor!.. demiş idi.
İçlerinde en genç olan Ahmed Cevdet Paşanın oğlu Ali Sedad Beyin Hukuk Mektebine talebe olarak yazılmasına karar verilmiş, aslında ciddî bir tahsil görmüş olan Ali Sedad Bey bir iki derse girip çıkdıkdan sonra komedinin devâmına lüzum görmemiş, devâmı kesmiş, bir müddet sonra da Şûrayı Devlete mekteb müdürünün imzâsı ile gelen bir tezkirede “ademi devamdan kaydının silindiği” tebliğ edilmişdi.
Emin Efendinin müdürlükden azlinden sonra da talebe iken kaydı silinen bu Ali Sedad Bey Hukuk Mektebine muallim tâyin edilmiş, zürefâdan bir ibeyin ağzından hiciv yollu şu beyti söylemişdi:
İmtihan vermediğim mektebe beş yıl sonra
Babamın cevdeti fikri ile muallim oldum!..
Prusyalı Emin Efendinin müdürlükden azli şu vak’a üzerine olmuşdur.
1888 senesinde son sınıfda birincilik için mücâdele eden iki seçkin talebe vardı, Çırpanlı Hâlis Eşref Efendi ile Kayserili Aristidi Yorgiyadi Efendi. Çırpanlı Hâlis bütün derslerden üstün olduğu halde Emin Efendi birincilik diplomasını “fransızcası daha iyi” diyerek birincilik diplomasını Kayserili Aristidiye vermişdi. Hâlis Efendi itiraz etti, arkadaşı ile fransızcadan bir yarışma imtihanı istedi; bu isteği de mekteb müdürü tarafından red edilince vak’a basına intikal etti ve bütün gazeteler Emin Efendiye hücuma geçdi, ve onu hıristiyanlık gayreti ile suçladı, “müslümanlığının câli (sahte) olduğu” îmâ edildi. Adliye Nâzırı Cevdet Paşa diplomaları bozmadı, fakat Emin Efendiyi ayıblayarak mekteb müdürlüğünden azletti.
Osman Nuri ERGİN
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Osman Nuri Ergin
Kod
IAM090937
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 9, sayfa 5063-5064
Bakınız Notu
B.: Tekiner, Efdalüddin; B.: Eren, Abdürrahman Âdil; B.: Münif Paşa, Ahmed Cevdet Paşa, cild 1, sayfa 336
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.