Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
EMİN BABA (Kandiyeli)
Ondokuzuncu asırda yaşamış bir gemi ve deniz ressamı, çağdaş Türk resminin öncülerinden bir halk ressamı; resimleri ile halk arasına gemi ve deniz sevgisi yaymış bir san’atkâr idi. Paralı esnaf arasında ondan bir resim alarak bir kahvehânenin, manav dükkânının, balıkcı dükkânının duvarına asmak mazhariyet bilirdi; öyle meraklıları da vardı ki, Emin Babadan, âdeta koleksiyon hâlinde resimler alır ve dükkânının bütün duvarlarını bu resimlerle donatırdı; san’atkârın kendi dükkânı, atölyesi Unkapanında Azebler Hamamı yanında idi. Ressam Şevket Dağ ve ressam Hüsnü Tengüz, resme ilk bilgi ve hevesi, Emin Babanın dükkânının camekânındaki gemi ve deniz resimlerini seyrederken duyduklarını söylerler.
Şevket Dağ (B.: Dağ, Şevket) şöyle anlatıyor:
“Resme küçük yaşlarımda heves ettim. Küçükmustafapaşada oturuyorduk. Azaplarda hamamın yanında ufak bir dükkânı olan ihtiyar, beyaz sakallı bir Emin Baba vardı. Bu zat kahve ve bu kabil umumî yerlerde gördüğünüz gemi vesair basma kalıp resimler yapardı. Mektebe gider ve gelirken hergün Emin Babanın camekânına abanıp onun yaptığı bu kalyon ve deniz resimlerini seyretmek benim için en büyük zevk olmuştu. Benim ilk hocam odur. Fakat zavallı Emin Baba merakımın ve kendisine candan meftuniyetimin farkında değildi. Beni her gün camları kapıyor, karanlık...
⇓ Read more...
Ondokuzuncu asırda yaşamış bir gemi ve deniz ressamı, çağdaş Türk resminin öncülerinden bir halk ressamı; resimleri ile halk arasına gemi ve deniz sevgisi yaymış bir san’atkâr idi. Paralı esnaf arasında ondan bir resim alarak bir kahvehânenin, manav dükkânının, balıkcı dükkânının duvarına asmak mazhariyet bilirdi; öyle meraklıları da vardı ki, Emin Babadan, âdeta koleksiyon hâlinde resimler alır ve dükkânının bütün duvarlarını bu resimlerle donatırdı; san’atkârın kendi dükkânı, atölyesi Unkapanında Azebler Hamamı yanında idi. Ressam Şevket Dağ ve ressam Hüsnü Tengüz, resme ilk bilgi ve hevesi, Emin Babanın dükkânının camekânındaki gemi ve deniz resimlerini seyrederken duyduklarını söylerler.
Şevket Dağ (B.: Dağ, Şevket) şöyle anlatıyor:
“Resme küçük yaşlarımda heves ettim. Küçükmustafapaşada oturuyorduk. Azaplarda hamamın yanında ufak bir dükkânı olan ihtiyar, beyaz sakallı bir Emin Baba vardı. Bu zat kahve ve bu kabil umumî yerlerde gördüğünüz gemi vesair basma kalıp resimler yapardı. Mektebe gider ve gelirken hergün Emin Babanın camekânına abanıp onun yaptığı bu kalyon ve deniz resimlerini seyretmek benim için en büyük zevk olmuştu. Benim ilk hocam odur. Fakat zavallı Emin Baba merakımın ve kendisine candan meftuniyetimin farkında değildi. Beni her gün camları kapıyor, karanlık ediyorsun diye kovardı.”
Ünlü bir gemi ve deniz ressamı olan Hüsnü Tengüz (B.: Tengüz, Hüsnü), Emin Babanın yolundan da yürümüş, o primitif san’atkârı zamanımız resmine bağlayan bir zincir tabakası olmuşdur; Emin Babayı şöyle anlatıyor:
“1885 yıllarında Unkapanında Azebler Hamamından Atlamataşına çıkan sokağın kenarında küçük bir dükkân vardı. Bu dükkâncık Ressam Emin Babanın atölyesi idi. Hamur tahtası yüksekliğinde dört köşe masasının önündeki mindere bağdaş kurarak oturan bu ihtiyar san’atkâr, masasının üstüne eğilerek yaptığı resim ve haritaları işlemekle meşgul olurdu. Ben o zamanlarda yedi sekiz yaşlarındaydım. Emin Babanın resim yapışını büyük bir merakla gözetler ve pencerenin önünden ayrılmak istemezdim. Pek mûnis adamdı. Penceresinin önünde toplanan çocuklara şefkatle bakar ve hiç darılmazdı. (Şevket Dağın hâtırasının tamâmen aksi) Babıâli ve Hariciye ricâlinden kendisini ve san’atını takdir eden bazı zatlar iş sipariş ederler, dükkânında otururlar ve sohbet ederek çalışmasını seyrederlerdi. Emin Babanın hâfızamdaki sevimli çehresi büyük bir sakalla çevrilidir. Eserlerinden bazılariyle dükkânının duvarlarını süslerdi. Bunlar üç ambarlı Mahmudiyenin, takım pare yelkenle bir tarafa yaslanarak seyir halinde resmi; Arkadi ile İzzettin vapurlarının nuharebesi, Hüdavendigâr, Selimiye ve emsali yelkenli gemiler ,Mesudiye, Mahmudiye zırhlıları gibi o zamanki donanmamızı teşkil eden gemilerin resimleri idi.
“Emin Baba, resimlerini ezdiği çini mürekkebi ile yapar ve sonra sulu boya ile renklerdi. Çini ile büyük bir meharet ve süratle gayet temiz yalama haritalar da yapardı. Resimlerini Kandiyeli Emin diye imzalardı.”
Halûk Y. Şehsuvaroğlu
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Halûk Y. Şehsüvaroğlu
Identifier
IAM090899
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 9, pages 5046-5047
Note
There is a printing mistake in the page number.
See Also Note
B.: Dağ, Şevket; B.: Tengüz, Hüsnü
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.