Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
EBÜZZİYA (Velid)
Büyük gazeteci, matbaacı, yurdunun en kara günlerinde en sîl ve temiz duyguları vatan uğrunda mücâhid, Türk basınının yüz akı temsilcilerinden, bilhassa “Tevhîdi Efkâr” gazetesinin sâhibi ve başmuharriri; 1884 de İstanbulda doğdu; büyük gazeteci ve matbaacı Ebüzziya Mehmed Tevfik Beyin üçüncü oğludur (B.: Ebüzziya Mehmed Tevfik Bey; Ebüzziyazâde Talha Bey). Önceleri Ebüzziyazâde Velid Bey diye tanınmış, soyadı kanunu çıkdıkdan sonra babasının kullandığı Ebüzziyâ künyesini soyadı olarak almışdır.
Kendisinden iki yaş kadar büyük kardeşi Talha Beyle birlikde Galatasarayı Sultanisinde okur ve bu mektebin sekizinci sınıfında iken (1900) babasının ve on birinci sınıf talebesi ağabeyisi Talha’nın Konya’ya sürülmeleri üzerine mektebden çıkarılmıştır. Daha sonra Sen Benua Fransız Lisesine girmiş ve buradan diploma almıştır. Liseyi bitirdikten sonra hukuka devama başlamış, fakat geçim mecburiyeti karşısında terkederek Düyunu Umumiye Tercüme Kaleminde memur olmuştur.
1908 de İkinci Meşrutiyetin ilânı üzerine babası ve kardeşi Konya’dan İstanbul’a dönmüşler; Velid Bey de Avrupa’ya gitmek fırsatını bulmuş ve hukuk tahsilini Paris’te ikmal etmiş, aynı zamanda Siyasî İlimler Mektebinden de mezun olmuşdur: Memlekete dönünce babasının malı olan Tasviri Efkâr gazetesinde ve babasının yanında gaze...
⇓ Read more...
Büyük gazeteci, matbaacı, yurdunun en kara günlerinde en sîl ve temiz duyguları vatan uğrunda mücâhid, Türk basınının yüz akı temsilcilerinden, bilhassa “Tevhîdi Efkâr” gazetesinin sâhibi ve başmuharriri; 1884 de İstanbulda doğdu; büyük gazeteci ve matbaacı Ebüzziya Mehmed Tevfik Beyin üçüncü oğludur (B.: Ebüzziya Mehmed Tevfik Bey; Ebüzziyazâde Talha Bey). Önceleri Ebüzziyazâde Velid Bey diye tanınmış, soyadı kanunu çıkdıkdan sonra babasının kullandığı Ebüzziyâ künyesini soyadı olarak almışdır.
Kendisinden iki yaş kadar büyük kardeşi Talha Beyle birlikde Galatasarayı Sultanisinde okur ve bu mektebin sekizinci sınıfında iken (1900) babasının ve on birinci sınıf talebesi ağabeyisi Talha’nın Konya’ya sürülmeleri üzerine mektebden çıkarılmıştır. Daha sonra Sen Benua Fransız Lisesine girmiş ve buradan diploma almıştır. Liseyi bitirdikten sonra hukuka devama başlamış, fakat geçim mecburiyeti karşısında terkederek Düyunu Umumiye Tercüme Kaleminde memur olmuştur.
1908 de İkinci Meşrutiyetin ilânı üzerine babası ve kardeşi Konya’dan İstanbul’a dönmüşler; Velid Bey de Avrupa’ya gitmek fırsatını bulmuş ve hukuk tahsilini Paris’te ikmal etmiş, aynı zamanda Siyasî İlimler Mektebinden de mezun olmuşdur: Memlekete dönünce babasının malı olan Tasviri Efkâr gazetesinde ve babasının yanında gazetecilik hayatına atılmıştır. 1913 te babasının ölümü üzerine gazetenin başmuharrirliğini üstüne almış ve kardeşi Talha ile birlikte 1918 e kadar gazeteyi çıkarmağa devam etmiştir.
Birinci Cihan Harbi içinde Tasviri Efkâr Türkiyenin en çok satan resimli günlük gazetesi olmuşdu. Mütarekede İstanbul’un işgali sırasında Şehzadebaşı’nda şehid edilen askerle fotoğrafilerinin çekip teksir ederek etrafa yaydığı için İngilizler tarafından tevkif edilerek Malta’ya sürülmüştür. Bu arada ağabeyisi Talha Bey Bekirağa Bölüğü mahzenlerinde hapsedilmiş ve orada teverrüm ederek ölümüne sebebiyet verilmiştir. Velid Bey zaferden evvel İstanbul’a dönüşünde “Tevhidi Efkâr” gazetesini tesis ederek işgal kuvvetlerinin ve İstanbul hükûmetinin tazyiklerine rağmen bir an mücadeleden geri kalmamış, İstanbulda Ankara Hükûmetinin gayri resmî sözcüsü olmuş, yazılariyle umumî efkârda millî mücadele lehinde derin tepkiler yaratmış ve bu yayınlariyle işgalden ıstırab duyan gönüllere büyük ümidler vermişdir. Velid Bey bir taraftan gazetesinde fırsat buldukça ve imkân nisbetinde yabancı sansürle ve Said Molla, Nemrud Mustafa Paşa, Damad Ferid Paşa gibi vatan hainleriyle mücadele ederken bir taraftan da icra komitesi âzası bulunduğu gizli M.M. Grupunda Anadolu’ya mühimmat ve malzeme kaçırmak işlerinde her türlü cefâyı, kahrı, hattâ ölümü göze alarak kahramanca çalışmışdır. Velid Bey bu işlerde çok defa, yalnız bir idareci gibi çalışmamış, zaman zaman fedâî, hammal, gemici gibi, cephane depolarını soymak, mavnadan mavnaya sırtında çuval, sandık taşımak ve cephane yüklü mavnaların dümenine geçip bunları işgal filolarının arasından geçirerek Karadeniz yoliyle Anadolu’ya ulaştırmak suretile de yapmıştır. Zaferden sonra gazetesindeki vatanperverane neşriyatı ve M.M. Grupundaki değerli hizmetleri dolayısiyle İstiklâl Madalyasiyle taltif edilmiştir.
Fakat, Cumhuriyetin ilânından sonra gazetesindeki bazı neşriyat dolayısiyle evvelâ İstanbul, sonra Diyarbakır İstiklâl Mahkemelerine sevkedilmiş, beraat etmiş ve Takriri Sükûn Kanunu mucibince kapanan gazetesine neşir müsaadesi verilmiştir. Ancak, bir müddet gazetecilik hayatından çekilerek 1881 de babasının tesis ettiği “Matbaai Ebüzziya” nın idaresi ve kitabları ile meşgul olmuştur.
Sonra 11 haziran 1935 te “Zaman” gazetesini tesis ederek bunu 19 nisan 1936 tarihine kadar devam ettirmiştir.
1940 ta kardeşi Talha’nın oğlu Ziyad’ın tesis ettiği Tasviri Efkâr’da tekrar başmuharrirliğe başlamış, bir taraftan da matbaasında bastırdığı kitab yayınlarında bulunmuş, son zamanlarda da başında bulunduğu bir yazı heyeti marifetiyle “Fen ve Sanat Ansiklopedisi”ni forma forma neşre başlamıştır.
Büyük gazeteci Velid Ebüzziyâ 1944 sonlarında zatürreeye yakalanmış, fakat birkaç kere tepen hastalık, nihayet Alman Hastanesine yatırılmış ve 11 ocak 1945 te vefat etmişdir. Bakırköydeki ailesi mezarlığına gömülmüştür.
R.E. Koçu cenâzesinin kaldırılışını şöyle anlatıyor: “... Kar bir karış, tipi bütün dehşeti ile devam ediyor. Bayazıd Camiinin musalla taşlarında iki tabuk, biri Velid Ebüzziyanın, öbürü General Ali Fuad Cebesoyun vâlisdesi Zekiye Hanım efendinin, bir de, bir tahta parçası üzerinde, üstüne mor grep iliştirilmiş bir kundak... Namazlar kılındı, cenâzeler kalkıyor... Bando, yüz kişi kadar resmî temsilciler, polisler, askerler Zekiye Hanımın tabutunu almış, Veznecilere doğru yürüyor, Chopin’in cenâze marşının nağmeleri karayel ile savrula savrula uzaklaşıyor. Kundak, yanında üç arkadaşı bulunan bir babanın kucağında, mor yemeni, grep bir zambak yaprağı gibi uçuyor.. Velid Bey Yenikapı İstasyonuna ve oradan tirenle Bakırköyüne götürülecek. Bando yok, resmî temsilciler yok, ama o tabutun ardında, koca İstanbul şehri var, tabaka tabaka, sınıf sınıf Türk milleti var..”
O gün cenazede bulunmuş Üsküdarlı halk şâiri Vâsıf Hocanın tarıhidir:
Fırtınaya tipiye aldırış iden mi var
Toprağa verilecek vatanperverin biri
Beş namaz vakti ile çıkdı tarihin üstad
“Tevhidcinin ardında koca İstanbul şehri”
1950 — 5 = 1945
Tarih 5 rakamı ile tâmiyelidir.
Velid Beyin matbaası ve gazetesi Türk gazetecilerinden birçoğuna mekteb vazifesi görmüşdür. Avrupa gazetecilik ve matbaacılığının yeniliklerini ilk defa memlekete sokan Velid Bey olmuştur. Meselâ ilk rotatifi getirip kullanan, gazeteyi ilk defa resim ve haritalarla süsliyerek daha çekici bir hale getiren o olduğu gibi gündelik gazetelerde spor yazılarına ve tenkidlerine ilk defa yer veren, hattâ bir futbol maçına bir gazete namına ilk defa bir kupa koyan o olmuştur. Türkiye’de modern gazetecilik, Velid Ebüzziyânın çıkardığı Tasviri Efkâr ve Tevhidi Efkâr gazeteleri ile başlamış ve gelişmişdir.
Aylık Ansiklopedide (1945 “G.G.” imzalı bir makaale yukardaki satırların başlıca kaynağı olmuşdur. “G.R.” remzinin sâhibini bulamadık, fakat, hak ve hakikatleri yazmasını bilen muharrir güzel yazısını şöylece bağlamışdır:
“Kuvvetli bir seciye sahibi idi. İnandığı fikirlere, her ne pahasına olursa olsun bağlı kalır, bu hususta fedakârlık yapmaktan ise, daima, hususî menfaatlerini, hattâ rahat ve huzurunu feda etmekten çekinmezdi. Şahsına karşı yapılan fenalıkları müsamaha ile karşılar, fakat memleket menfaatine aykırı bir hareket katiyen affetmezdi. Fikir ve kanaatlerine taassub derecesine varan bağlılığı birçok itirazlara vesile olmuş, fakat bu bağlılıklarında samimî oluşu ve hiç bir menfaat hissile hareket etmeyişi, muarızlarının bile takdirini celbetmiştir. Pek çok sahalarda ileri fikirli olan Velid Bey millî ananelerin muhafazasında son derece muhafazakârdı. Ananeye bağlılığı ve akide kuvvetini millî muvaffakiyetin temeli sayar ve bunun terakkiye bir engel teşkil etmediğine misal olarak İngiltere ve Japonya’yı gösterirdi.
“İstanbul Basın Birliğinin kendisi hakkında verdiği hüküm şudur: Türk matbuatının yüz akı. Bu tavsif Velid Ebüzziyanın karakter ve şahsiyetini izaha kâfidir”.
Veild Ebüzziya
(Resim: Sabiha Bozcalı)
Theme
Person
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM090544
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı
Description
Volume 9, pages 4867-4869
Note
Image: volume 9, page 4867
See Also Note
B.: Ebüzziya Mehmed Tevfik Bey; Ebüzziyazâde Talha Bey
Theme
Person
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.