Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
EBE, EBE MEKTEBİ, EBE OKULLARI
Memleketimizde ebeliğin tecrübeli ve yaşlı kadınların elinden ve bilhassa bir takım hurâfelerin tesirinden kurtarılıp tıb ilminin bir kolu, bir meslek hâline getirilmesi 1838 den sonradır. O tarihte Galatasaray mektebi binasına taşınan Mektebi Tıbbiyei Adliyei Şâhâneye (Askerî Tıb Okulu) Viyanadan çağırılan Dr. A. Bernard (1808 - 1844) 1839 da bir “Eczâcı Sınıfı”, 1842 de de bir “Ebe Sınıfı” açmıştır. Buraya alınan ve ekserisi yaşlı gayri müslim olan ebe kadınlar haftada iki gün özel bir öğretime ve kurslara tâbi tutulmuşlardır ve muvaffak olanlara ebelik diploması verilmişdir. İşte bu suretle kurulan Ebe Mektebi ilk mezunlarını 1845 de vermişdir.
Bu maksatla çıkarılan ve azınlıkların dini liderlerine gönderilen 20 Safer 1258 (2 Nisan 1842) tarihli emirnâmenin bu günkü dil ile özetlenmiş sûreti şudur:
“Bir sene önceki meslekî bilgileri kuvvetli olan iki ebe kadın Askerî Tıbbiye’ye getirilmiştir. Bunlar rahim hastalığına tutulmuş olan kadınları kapalı bir yerde muayene ettikten sonra nöbetçi hekime danışarak ilâçlar vermekte ve hastaları tedavi etmektedirler.
“Bu kerre 3 millet (Yahudi, Rum, Ermeni) ebeleri de haftada iki gün bu polikliniğe gelecekler ve Tıbbiye muallimlerinden Türkçe ders göreceklerdir. Tabiî Türkçeyi ne kadar anlarlarsa bu derslerden o kadar faydalanacaklardır. ...
⇓ Read more...
Memleketimizde ebeliğin tecrübeli ve yaşlı kadınların elinden ve bilhassa bir takım hurâfelerin tesirinden kurtarılıp tıb ilminin bir kolu, bir meslek hâline getirilmesi 1838 den sonradır. O tarihte Galatasaray mektebi binasına taşınan Mektebi Tıbbiyei Adliyei Şâhâneye (Askerî Tıb Okulu) Viyanadan çağırılan Dr. A. Bernard (1808 - 1844) 1839 da bir “Eczâcı Sınıfı”, 1842 de de bir “Ebe Sınıfı” açmıştır. Buraya alınan ve ekserisi yaşlı gayri müslim olan ebe kadınlar haftada iki gün özel bir öğretime ve kurslara tâbi tutulmuşlardır ve muvaffak olanlara ebelik diploması verilmişdir. İşte bu suretle kurulan Ebe Mektebi ilk mezunlarını 1845 de vermişdir.
Bu maksatla çıkarılan ve azınlıkların dini liderlerine gönderilen 20 Safer 1258 (2 Nisan 1842) tarihli emirnâmenin bu günkü dil ile özetlenmiş sûreti şudur:
“Bir sene önceki meslekî bilgileri kuvvetli olan iki ebe kadın Askerî Tıbbiye’ye getirilmiştir. Bunlar rahim hastalığına tutulmuş olan kadınları kapalı bir yerde muayene ettikten sonra nöbetçi hekime danışarak ilâçlar vermekte ve hastaları tedavi etmektedirler.
“Bu kerre 3 millet (Yahudi, Rum, Ermeni) ebeleri de haftada iki gün bu polikliniğe gelecekler ve Tıbbiye muallimlerinden Türkçe ders göreceklerdir. Tabiî Türkçeyi ne kadar anlarlarsa bu derslerden o kadar faydalanacaklardır. Derslerde muallimlerden başka erkek bulunmayacak ve öğrenciler bu derslerden sonra öğretmen ebelerin nezaretinde fantom çalışmaları yapacaklardır. Yani göderiden yapılmış çocukları, gene modellerden doğurtacaklardır. Ayrıca 60 kadar doğumla ilgili öğretim tablosunda ders görecekler, doğum ârızalarını ve hastalıklarını öğreneceklerdir. Bundan böyle özel bir deftere kaydolarak bu kurslara devam etmeyenler muvaffak olup diploma almayanlar İstanbul’da ebelik yapamayacaklardır.
“Şöhretlerine mağrur olarak bu kurslara gelmeyen ebeler bilmelidirler ki artık eline bir doğum iskemlesi alan İstanbulda doğum yaptıramıyacaktır.
“Bu husus hekimbaşı’nın teklifi üzerine Meclisi Valâyı Ahkâmı Adliyece karar altına alınmıştır, ve padişahca da tasdik edilerek gerekenlere duyurulması yolunda irâde çıkmıştır.”
Doğum ve ebelik derslerinin tıb talebelerine ne zaman başladığını kesin olarak bilemiyorsak da 1852 yılında Fenerli rumlardan Dr. Pavlaki’nin Askerî Tıbbiye öğrencilerine de Fenn-i Kıbale yani doğum dersleri verdiğini biliyoruz.Tabiî bu derslerin tamamiyle nazarî olduğuna şüphe yoktur.
1858 den sonra tıp ve ebelik öğrencilerine doğum dersleri veren muallimler ayrılmıştır. Hattâ Askerî Tıbbiye’de o zamana kadar fransızca olan öğretimi türkçeleştirmek gayretiyle gene aynı binada 13 Mart 1867 bir Mektebi Tıbbiyei Mülkiye (Sivil Tıbbiye) açılınca buraya da ayrı bir doğum muallimi tâyin edilmişdir.
İşte başlangıçda yalnız Sivil Tıbbiyeye doğum dersi veren Dr. Mehmed Vâhid Bey sonra her iki tıbbiyeye de muallim olmuştur. Ebeler sınıfına ise Dr. Vuçino ve yardımcılığına da Madam Robert isimli Belçikalı bir ebe verilmiştir. Tabiî ayrıca yerli ebelerden de yardımcıları vardı. Meselâ 1294/1877 Devlet Yıllığında Madam Robert’ten başka Zeliha, Nâile, Nasibe ve Azime Hanımlarla Madam Munya’nın isimleri yazılmışdır.
Ebelere ders gene bermutad haftada iki gün birer saat tatbikî ve nazarî olarak veriliyordu. Fakat ne Dr. Vuçino, ne de Madam Robert doğru dürüst türkçe biliyorlardı. Kaldı ki gelen öğrenci ebelerin de çoğu azınlığa mensub olduğundan onlar da türkçe okuyup yazamaz, hattâ konuşamazlardı. Bu sebeple kendilerine bu bir saat içinde bâzen türkçe, bâzen ispanyolca, ermenice veya rumca ders verilirdi. Bu sebeple ebeler dersanesi âdetâ bir Babil Kulesi olmuşdu. Bu durum 1895 de Dr. Vuçino’nun vefâtına ve yerine Besim Ömer (Paşa) Beyin tâyinine kadar devam etmiştir. Esasen Besim Ömer Bey (B.: Akalın, General Besim Ömer, Cild 1, Sayfa 497) 1890 da Paris’den yurda döndüğü zaman memleketimizde gebelik hummâsının pek fazla olduğunu görerek resmî makamları ikaz etmişti. İşte onun raporu üzerinedir ki Meclisi Tıbbiyei Mülkiye ve Sıhhiyei Umumiye (Sağlık Bakanlığının nüvesi olmuş bir meclisdir) 7 haziran 1891 tarihli Takvimi Vekaayi ile yayınladığı bir kararnâme ile İstanbulda çalışan bütün ebeler asepsi- antisepsi bakımından sıkı kayıdlara tâbi tutulmuşlardır; devletin resmî gazetesi ile yayınlanan tâlimatnâmenin sûreti şudur:
“1 — Ebelerin bir lohusaya çağırıldıklarında temizliğe dikkat etmeleri, ellerini iyice yıkamaları, doğurmuş ve doğuracak olanların kirli, kan ve benzeri gebelik artıkları bulaşmış bezleri ve sâir temiz olmayan şeylerin hiç birini, hiç bir bahane ile bırakmamaları.
2 — Tırnaklarını dikkatlice kesip temizlemiş oldukları ellerini, bütün İstanbul eczanelerine terkibi verilmiş olan antiseptik ilâcı havi su ile yıkamaları.
3 — Bir ebe lohusanın hasta olduğunu anlar ve tabib tarafından hastalığın gebelik humması olduğu teşhis kılınır ise o ebe hamama gidip iyice temizlenip elbiselerini değiştirmeksizin diğer bir lohusaya gitmekten sakınmalıdır.
4 — Yukarıki hususları yapmakta ihmali görülenler şiddetle cezalandırılacaklardır”.
O zamana kadar her iki Tıbbiye talebeleri ile, ebelere doğum dersleri teorik olarak, bâzan da fantomlar üzerinde gösterilirdi. Besim Ömer Bey Askerî Tıbbiyeye Fenni Kıbâle (Doğum) muallimi olduktan sonra, 1892 de, o zaman Sirkeci’de Demirkapı’da saray içinde bulunan okulun bahçesinde, Botanik Bahçesi gerisinde kale duvarına bitişik 3 oda, 1 sofadan ibaret küçük bir binâyı Seririyatı Vilâdiye (Doğum Kliniği) hâline getirerek doğum derslerini tıbbiye öğrencilerine pratik olarak vermeğe başladı. Besim Ömer Paşa’nın Dr. Vuçino yerine ebe öğrencilerine de muallim olmasından sonradır ki onlar da bu dersleri pratik olarak hasta başında görmeğe başladılar. Yani ebe sınıfı, fransız usûlü kliniğe bağlı bir okul haline geldi.
Gene onun işe başlaması iledir ki ebe öğrencilerinin 30 yaşından küçük olmaları, Türkçe okuyup anlamaları ve kendi dillerinde de yazabilmeleri şart koşulmuştur. İlk olarak bir ders programı yapılmıştır. Birinci sene kısa anatomi, fizyoloji, mikrobiyoloji, hijyen ve hasta bakımı; ikinci sene de doğum dersleri konulmuşdur.
1897 de Besim Ömer Paşanın asker ve sivil her iki tıbbiyeye de muallim olunca işleri çoğalmış ve bu sebeble ebe sınıfının Hasta bakıcılık derslerini o tarihten sonra muavini Dr. Kenan Tevfik, doğum derslerini de gene muavini Dr. İsmail Derviş Bey vermeğe başlamıştır. Hattâ İsmail Derviş Bey zamanla anatomi, hijyen gibi hazırlık sınıfı derslerini de üzerine almıştır.
Ebe sınıflarında hem öğretime, hem de halka faydalı olmak için haftada altı gün poliklinik çalışmaları da yapılmışdır. 1900 senesinde muâyenehane çalışan, yâni poliklinik yapan ebelerin isimleri şunlardır:
Cumartesi: Kasımpaşalı Emine Hanım, Haydarlı Zeliha Hanım, Mme. Mari
Pazar: Ayşe Sıdıka Hanım, Mme. Linner, Emine Hanım
Pazartesi: Hacı Azime Hanım, Hacı Zinetî Hanım, Ayşe Hanım, Mme. Mari
Salı: Servet Hanım
Çarşamba: Tevhide Hanım, Hayrîye Hanım, Lûtfiye Hanım
Perşembe: Hacı Nesibe Hanım, Müfide Hanım, Emine Hanım
1903 de Askerî Tıbbiye Haydarpaşa’da yeni yapılan binaya taşınınca her ne kadar 25 yataklı bir koğuş Doğum Kliniğine ayrılmış ise de yerin uzaklığı sebebi ile hasta müracaatı azalmış, tıbbiye ve ebe sınıfı öğrencileri fazla pratik yapma imkânını kaybetmiştir.
Kadırga’daki Tıbbiyei Mülkiye (Sivil Tıbbiye) de 1909 da Haydarpaşa’daki binaya nakledilerek her iki tıbbiye “Tıb Fakültesi” ismi ile birleştirildi. Böylece Kadırga’daki Sivil Tıbbiye binası boş kaldı ve burada da fakülteye bağlı olarak bir Eczacı ve Dişçi Mektebi ile bir Ebeler Mektebi ve ikinci bir Doğum Servisi kuruldu.
Besim Ömer Paşa Kadırga’daki Doğum Kliniği, Dr. Asaf Derviş Paşa da Haydarpaşa’daki Nisâiye (Kadın) Hastalıkları Kliniği başına müderris (Ord. Profesör) olarak verildiler. Fakat zamanla her iki klinik de Seririyatı Nisâiye ve Vilâdiye (Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği) ismini aldılar.
Böylece birinci sınıfta yardımcı derslerle birlikte hasta ve çocuk bakımını öğrenen ve fantom üzerinde doğum dersleri alan Ebeler Mektebi öğrencileri ikinci sınıfta da Fakülte talebeleri gibi Kadırga’daki “Doğumhâne” de de geceleri nöbetci kalarak hekimlerin kontrolünde bol bol doğum yaptırıyorlardı.
Dr. Prof. General Cemil Topuzlu şöylece anlatıyor:
“Kadırga’da boş kalan eski Mektebi Tıbbiyei Mülkiye binasını baştan aşağı tamir ettirerek üst katını eczacılara, alt katını da dişçilere tahsis ettik. İşte eczacı ve dişçi mektepleri böylece kurulmuş oldu.Bundan sonra mektebin harap hastahane paviyonlarını da, Besim Ömer Paşa’nın himmeti ile, tamir ettirerek ebeler için bir anfi-dershâne ve doğumevi yaptırdım. Bunu da Ebeler Mektebi hâline soktum. Her üç mektebin başına da Tıbbiyei Mülkiyei hocalığından kadro dışı kalan Dr. Nustafa Münif Paşa (1856 - 1937) yı getirdik.”
Bil’ahare 1920 de Dr. Fuad Fehim Caculi, 1924 de de Dr. Tevfik Remzi Beyler imtihanla Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine muavin (doçent) olmuşlardır.
1928 de Kadırga’daki servis de Haydarpaşa’ya taşınarak her iki klinik evkafca yaptırılan geniş ve kâgir bir binaya yerleşmiştir. Yatak sayısı daha çok ise de gene semt sapa olduğu için müracaat az olmuşdu. Tabiî bu arada Ebeler Mektebi de Haydarpaşa’ya taşınmıştır.
1933 Üniversite reformu ile fakülte İstanbula taşınınca Ebe Mektebi Haseki Hastahanesine yerleşmiştir. Buradaki doğum kliniğinin Cerrahpaşa’daki yeni binaya nakli sebebiyle de 1966 dan beri “İstanbul Tıp Fakültesi Ebe Hemşire Okulu” Cerrahpaşa Hastahanesinde çalışmaktadır.
Ancak Ebe Mektebi’nden çıkan ebeler Anadoluya gitmedikleri için 1920 de, Sıhhiye Müdiriyeti Umumiyesi vilâyetlerin ebe ihtiyaçlarını karşılamak üzere masrafları belediyelerce ödenmek üzere Kadırga’daki Hilâli Ahmer (Kızılay) barakalarında yatılı bir Ebe Mektebi açmıştı. Buraya okuma ve yazma bilen kızlar alınarak iki senelik bir öğretimden sonra ebe olmuşlardır.
Cumhuriyet devrinde Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekâleti 1924 de İstanbul Tıp Fakültesi Ebe Okulu’na bağlı bir “Yatılı Ebe Öğrenci Yurdu” açmıştır. Buraya alınan Orta Okul mezunu genç kızlar iki yıllık bir öğrenimden sonra ebe diploması almışlardır.
1947 de Sıhhiye Bakanlığı Şişli Çocuk Hastahânesinde yatılı bir Ebe Okulu açdı, bu okul bir müddet sonra “Ebe-Laborant-Hemşire Okulu” adını aldı. İstanbulda Haydarpaşa Nümûne Hastahânesinde de bir Ebe Okulu açıldı.
Zamanımızda ebeler karma öğretim yapan Sağlık Kollejleri’nde de yetişmektedirler. Ebe - Hemşire - Sağlık Memuru yetiştiren bu okullara orta okul mezunları alınmaktadır, tahsil müddeti dört senedir.
Haydarpaşa Nümûne Hastahanesindeki okuldan başka İstanbul’da Kızılay ve Zeynep Kâmil “Ebe-Hemşire Okulları” vardır. (B.: Zeyneb Kâmil Hastahanesi)
Dr. Bedi ŞEHSÜVAROĞLU
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Bedî Şehsüvaroğlu
Identifier
IAM090482
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 9, page 4841-4844
See Also Note
B.: Akalın, General Besim Ömer, Cild 1, Sayfa 497; B.: Zeyneb Kâmil Hastahanesi
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.