Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DÜZGÜN, DÜZGÜNCÜ
Eski usul makijayda kadınların yüzlerine sürdükleri beyaz ve kırmızı boyalar karşılığı kullanılmış bir isimdir; ayrı ayrı olarak da beyaz boyaya “aklık”, kırmızı boyaya “allık”, yüz boyamada hüner ve zevk sâhibi olup kibar hanımlara o yolda hizmet eden kadınlara da “düzgüncü” denilirdi; bilhassa düğünlerde gelin kızın yüzü muhakkak bir düzgüncü eli ile boyanırdı.
Yaşlı yosmalar, erkek canlısı zengin dul kadınlar düzgünlerine son derecede dikkat ederlerdi. Allık zararsız bır kırmızı boa ile sağlanır, aklıkda ise üstübeçli bir su kullanıldığı için hem yüzün tarâvetini tahrib eder, hem de yanak derisinden geçerek dişlerin minesi üzerinde tesir gösterir, yıllar boyunca hergün düzgünlenmiş kadınların dişleri kapkara olurdu.
Bâzı kadınların üst dudakları üzerinde bıyık denilecek kadar kıllar biter; öyle kıllarını cımbızla veyâ ipekle yoldurmuş kart bir İstanbul yosması hanımı Sünbülzâde Vehbi şöyle hicvediyor:
Çokdur öyle bıyığın yoldurmuş
Çehresin düzgün ile soldurmuş
Şu beyit de aynı şâir tarafından allıklı âşifte hanım için söylenmişdir:
Düzgün ile yanağın al eyler
Âl ile âşıkın abdal eyler
Boyalı âşifteyi Abdülhak Hâmid de şöyle tasvir ediyor:
Yüzü düzgünlü, sözleri düzme,
İşi can yakma, ya gönül üzme...
XIX. Yüzyıl sonunda çıkmış bir İstanbul türküsüdür:
Akşamdan sabaha kad...
⇓ Devamını okuyunuz...
Eski usul makijayda kadınların yüzlerine sürdükleri beyaz ve kırmızı boyalar karşılığı kullanılmış bir isimdir; ayrı ayrı olarak da beyaz boyaya “aklık”, kırmızı boyaya “allık”, yüz boyamada hüner ve zevk sâhibi olup kibar hanımlara o yolda hizmet eden kadınlara da “düzgüncü” denilirdi; bilhassa düğünlerde gelin kızın yüzü muhakkak bir düzgüncü eli ile boyanırdı.
Yaşlı yosmalar, erkek canlısı zengin dul kadınlar düzgünlerine son derecede dikkat ederlerdi. Allık zararsız bır kırmızı boa ile sağlanır, aklıkda ise üstübeçli bir su kullanıldığı için hem yüzün tarâvetini tahrib eder, hem de yanak derisinden geçerek dişlerin minesi üzerinde tesir gösterir, yıllar boyunca hergün düzgünlenmiş kadınların dişleri kapkara olurdu.
Bâzı kadınların üst dudakları üzerinde bıyık denilecek kadar kıllar biter; öyle kıllarını cımbızla veyâ ipekle yoldurmuş kart bir İstanbul yosması hanımı Sünbülzâde Vehbi şöyle hicvediyor:
Çokdur öyle bıyığın yoldurmuş
Çehresin düzgün ile soldurmuş
Şu beyit de aynı şâir tarafından allıklı âşifte hanım için söylenmişdir:
Düzgün ile yanağın al eyler
Âl ile âşıkın abdal eyler
Boyalı âşifteyi Abdülhak Hâmid de şöyle tasvir ediyor:
Yüzü düzgünlü, sözleri düzme,
İşi can yakma, ya gönül üzme...
XIX. Yüzyıl sonunda çıkmış bir İstanbul türküsüdür:
Akşamdan sabaha kadar düzgünü düzme
Gündüz akşamlara kadar sokakda gezme
Efendi hazretlerinin gönlünü üzme
Canımdan usandım dime bu da mı moda?
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM090467
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 9, sayfa 4834
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.