Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
“DÜRDANE HANIM”
Ahmed Midhat Efendinin bir romanı; Tercemânı Hakikat Gazetesinde tefrika edildikden sonra hicrî 1299 (M. 1882) de kitab olarak neşredilmişdir. Muharrir romandaki vak’anın zamanın kesin olarak göstermiyor: “Ne çok eski, ne de dün veya evvelki gün denilemez..” diyor. Vak’anın büyük kısmı da köyün adı verilmeden Boğaziçinde geçiyor.
Kibar bir ailenin evlâdı toy ve hoppa, çocuk sayılacak yaşda bir genç kız olan Dürdâne Hanım’ın yakışıklı ve kibar bir delikanlı Mergub Bey ile olan muâşakasının hikâyesidir. Geceleri yalıdaki yatak odasında aldığı Mergub Beye, igfal edilmeden, oğlana aşırı iştiyâkı dolayısı ile teslim olan Dürdânenin hâmile kalması üzerine kurulmuş entrikalar, o eski devir içinde, ondan sonrası için de toplum hayatı düzenimze aslâa uymamaktadır. Muhayyilenin zoraki gayreti ile zincirleme sıralanmış soğukluklar fantezisidir.
Bu romanın Ulviye Hanım isminde en en ön plânda bir kahramanı ise, genç ve güzel bir dul, kıyafetini tebdil ederek Acem Ali Bey adı altında dolaşır, meyhânelere girer, yankesiciler, hırsızlar, mavunacılarla konuşur, yârenlik eder; bu arada, Çerkes Sohbet adında ve otuz beş yaşında bir mavunacı ile senli benli dost olur; mavunacı Sohbet, tâzelik zamanında kendisine göz koymuş bir adamı öldürmüş bir kaatildir; bir esmer güzeli olan Acem Ali Bey (Ulviy...
⇓ Devamını okuyunuz...
Ahmed Midhat Efendinin bir romanı; Tercemânı Hakikat Gazetesinde tefrika edildikden sonra hicrî 1299 (M. 1882) de kitab olarak neşredilmişdir. Muharrir romandaki vak’anın zamanın kesin olarak göstermiyor: “Ne çok eski, ne de dün veya evvelki gün denilemez..” diyor. Vak’anın büyük kısmı da köyün adı verilmeden Boğaziçinde geçiyor.
Kibar bir ailenin evlâdı toy ve hoppa, çocuk sayılacak yaşda bir genç kız olan Dürdâne Hanım’ın yakışıklı ve kibar bir delikanlı Mergub Bey ile olan muâşakasının hikâyesidir. Geceleri yalıdaki yatak odasında aldığı Mergub Beye, igfal edilmeden, oğlana aşırı iştiyâkı dolayısı ile teslim olan Dürdânenin hâmile kalması üzerine kurulmuş entrikalar, o eski devir içinde, ondan sonrası için de toplum hayatı düzenimze aslâa uymamaktadır. Muhayyilenin zoraki gayreti ile zincirleme sıralanmış soğukluklar fantezisidir.
Bu romanın Ulviye Hanım isminde en en ön plânda bir kahramanı ise, genç ve güzel bir dul, kıyafetini tebdil ederek Acem Ali Bey adı altında dolaşır, meyhânelere girer, yankesiciler, hırsızlar, mavunacılarla konuşur, yârenlik eder; bu arada, Çerkes Sohbet adında ve otuz beş yaşında bir mavunacı ile senli benli dost olur; mavunacı Sohbet, tâzelik zamanında kendisine göz koymuş bir adamı öldürmüş bir kaatildir; bir esmer güzeli olan Acem Ali Bey (Ulviye Hanım) müdhiş mavunacı ile âdî bir otelde aynı odada yatacak kadar cüret’et, cesaret sahibidir; sekiz on mavunacıyı, hamlacıyı ve hammalı bir kavgada birer birer yere çalarak çil yavrusu gibi dağıtacak kadar da pençe ve bâzu kuvvetine sahip aâib bir tipdir. Acâibliğinden sarfı nazar, bu halleri ile Ulviye Hanım (Acem Ali bey) müslüman fahişelerin bile sokağa örtü altında çıkdığı o devir için, islâm edeb ve akidelerini ayak altına almış bir fâcirei kâfiredir ki, o hayatı sürebilmek için bir kadının cesâreti aslâa düşünülemez, ancak tecennün etmiş olması şarttır.
Elektriksiz, hattâ petrol lâmbasının bulunmadığı İstanbulda, iki mikrofon ile aralarına gerilmiş bir telden ibâret ve durduğu yerde devamlı faaliyet hâlinde bir de telefon vardır ki, “Hâcei Evvel”, Başöğretmen gibi pek şerefli bir lakab taşıyan Ahmed Mithat Efendinin fenni bahislere sardığı merak ile bilgiçlik iddialarının eseri bir maskaralıkdır.
Dürdâne Hanım romanının kıymetli yerleri de vardır. Meselâ Galatada büyük bir gedikli meyhânenin tasviri, muhitinde tehlikeli bir kaatil olarak tanınmış bir mavunacı ile dilber ve zengin bir delikanlının âdî bir otelde içkili gece yatısı âlemi, bir paşa yalısındaki selâmlık hayatı gibi, XIX. yüz yıl İstanbul hayatından ilgi çekici sahnelerdir. Otel âlemi sahnesinde de genç beyin romanda olduğu gibi bir düzmece erkek değil, hakiki erkek olması şarttır.
Bu romanın okuyucularından biri, yine Dürdâne adında bahtsız bir genç kadın olmuşdur (B.: Dürdâne, Kaçakcı). Hakiki hayatdan büyük bir roman konusu, tecennün ettikden sonra erkek kıyâfeti ile ve “Acem Ali Bey” adı altında dolaşan bu kadının hayatıdır: Hepsi pek yaman tütün kaçakçıları; devlet içinde devlet Reji İdâresi, o idarenin kolcuları, kahvehâneler, meyhâneler, sabahcı hamamları, apaşlar, hâneberduşlar, bıçkınlar, şıkırdımlar, oteller, bitirim yerler, timarhâne, kaçak tütünlerden savrulan dumanlar arasında bir mâcerâ filmi konusudur. Bir gece bir ormanın zifri karanlığı içinde iki haytayı öldürmüş ve kendisini erkek zan eden bir deli kızın hayatı...
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM090445
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 9, sayfa 4827-4828
Bakınız Notu
B.: Dürdâne, Kaçakcı
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.