Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DURU (Kâzım Nâmi)
Eğitimci, öğretmen yazar; 1876 da Üsküdarda doğdu, babasının adı Mustafa Sıdkı, anasının adı Fatma Zehrâdır; Toptaşı, Edirne, Selânik askeri rüşdiyelerinde okudu (1891), ve 1894 de Manastır askerî idâdisinden mezun olarak Harbiye Mektebine girdi, 1897 de de o yüksek askerî okulu bitirerek ordu hizmetine girdi, 1905 de yüzbaşı oldu, 1908 de İkinci Sultan Abdülhamide karşı askerî hükümet darbesini hazırlamış genç mektebli zâbitler arasında bulundu ve meşrûtiyetin ilânını müteakib ordudan ayrılarak maarif hizmetine geçdi. Millî mücadele yıllarında Ankarada Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin maarif vekâletinde orta eğitim umum müdürlüğü yapdı; Cumhuriyet devrinde de öğretmen ve yazar olarak çalışdı. İkinci Cihan Harbi içinde bir devre Cumhuriyet Halk Partisi adayı olarak mebus seçildi. fakat mebusluğu ancak bir devre devam etti.
Bu satırların yazıldığı sırada 89 yaşında olduğu halde geçimini temin için Denizcilik Bankasında çalışıyordu. Kalem sâhibi askerlerin, muallimlerin ve gazetecilerin en yaşlısıydı. Kendine has şirin lâübâliliği, kalenderliği ve şuur zindegîsi ile çok geniş sevgi toplamış sempatik aydın ihtiyardı. Telif ve tercüme elliden fazla münteşir eseri vardır. Gazetelerde, dergilerde neşredilmiş ve bir kitab hâlinde toplanmamış makaleleri binleri aşar. Sohbeti tatlı bir me...
⇓ Devamını okuyunuz...
Eğitimci, öğretmen yazar; 1876 da Üsküdarda doğdu, babasının adı Mustafa Sıdkı, anasının adı Fatma Zehrâdır; Toptaşı, Edirne, Selânik askeri rüşdiyelerinde okudu (1891), ve 1894 de Manastır askerî idâdisinden mezun olarak Harbiye Mektebine girdi, 1897 de de o yüksek askerî okulu bitirerek ordu hizmetine girdi, 1905 de yüzbaşı oldu, 1908 de İkinci Sultan Abdülhamide karşı askerî hükümet darbesini hazırlamış genç mektebli zâbitler arasında bulundu ve meşrûtiyetin ilânını müteakib ordudan ayrılarak maarif hizmetine geçdi. Millî mücadele yıllarında Ankarada Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin maarif vekâletinde orta eğitim umum müdürlüğü yapdı; Cumhuriyet devrinde de öğretmen ve yazar olarak çalışdı. İkinci Cihan Harbi içinde bir devre Cumhuriyet Halk Partisi adayı olarak mebus seçildi. fakat mebusluğu ancak bir devre devam etti.
Bu satırların yazıldığı sırada 89 yaşında olduğu halde geçimini temin için Denizcilik Bankasında çalışıyordu. Kalem sâhibi askerlerin, muallimlerin ve gazetecilerin en yaşlısıydı. Kendine has şirin lâübâliliği, kalenderliği ve şuur zindegîsi ile çok geniş sevgi toplamış sempatik aydın ihtiyardı. Telif ve tercüme elliden fazla münteşir eseri vardır. Gazetelerde, dergilerde neşredilmiş ve bir kitab hâlinde toplanmamış makaleleri binleri aşar. Sohbeti tatlı bir meclis adamıdır. Türk Ocağı, Sosyoloji Cemiyeti, Eski Muhâribler Cemiyeti ve Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. Fransızca bilir.
Sabiha adında bir hanımla evlenmiş ve beş evlâdı olmuşdur; Necdet (doğumu 1902), Mansur (doğumu 1906), Mübeccel (doğumu 1908), Ülker (doğumu 1914), Özdemir (doğumu 1924).
Aşağıdaki satırların Hayat Mecmuasının “Uzun yaşayanların sırrı” başlıklı bir roportaj serisinden alıyoruz :
“İşte karşımızda 1.62 boyunda, 65 kilodan ne eksilir, ne de artar, doksana yaklaşmış olmasına rağmen yerinde duramıyan bir erkek haşarı var : Bâbıâli’nin tanınmış sıması, öğretmen, pedagog, muharrir Kâzım Nâmi Duru...
“İttihat ve Terakki’nin 10 kurucusundan hayatta kalan 8 - 31 sicil numaralı tek üyesi.
“Kâzım Nâmi üstadımızı bugün emektar yokuşun matbaa ve gazete idarehanelerinde görmek lâzım. Onun : “Şu miniminilere bakınız!...” diye gösterdiği muharrirlere bir göz atacak olursanız hepsinin, 50 - 55 lik; saçları, sakalları ağarmış kimseler olduğunu görürsünüz!... Miniminiler bunlar!... Çünkü dört çocuğundan en büyüğü bugün 60 yaşındadır (1962)
“Eriştiği yaşa, onca hayat tecrübesine, katıldığı önemli memleket dâvalarına, meydana getirdiği eserlere bakınca; insan onu, yüz hatları sert, dalgın, durgun, çekitaşı gibi ağır sanır. Oysa hiç de öyle değil!... Bir çocuk neşesi ve davranışlariyle, karşınıza uçarı bir delikanlı gibi çıkan müstesna kimselerdendir,
— Benim dış görünüşümdeki yaşlılığa bakma, içimde, şuracıkta (kalbinin bulunduğu yeri gösteriyor) bir çocuk var, o hiç ihtiyarlamıyor; beni bu yaşıma getiren büyükannemin bir nasihatidir, Hayatımda aldığım en kıymetli nasihat bu oldu, ne yazık ki bu nasihatin ancak yüzde altmışını tatbik edebildim. Fakat bu yüzde altmış bile beni bu yaşa getirmeye yetti. Eğer nasihatin geri kalan yüzde kırkını da tutmuş olsaydım, belki de ikinci bir Zaro Ağa olabilirdim! (B. : Zaro Ağa); (ninemin nasihati şudur) :
Az yemek, az söylemek,
Eder insanı melek!
Çok yemek, çok söylemek,
Eder insanı helâk!
“— Çenemi tutsaydım, sağlam yüz elliyi aşardım. Fakat mide yoliyle yaptığım ömür iktisadını, çene yoliyle yitirdim!” (Turgut Etingü, Hayat Mecmuası).
Kâzım Nâmi Duru
(Resim : S. Bozcalı)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM090332
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tanım
Cilt 9, sayfa 4777
Not
Görsel: cilt 9, sayfa 4777
Bakınız Notu
B. : Zaro Ağa
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.