Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DUDULLU KÖYÜ
“Dudurlu” de denilir, (Eski Ankara Yolu) üzerindedir, ki bu yolun en eski adı da Alemdağı Caddesidir; Üsküdar Vapur İskelesinden 12 kilometre mesâfededir, aynı yol üzerinde bulunan Ümraniye ile Sarıgaazi Köyü arasındadır (B.: Bulgurlu, cild 6, sayfa 3113; Sarıgaazi); deniz yüzünden 135 metro yükseklikdedir; toprağı verimli dalgalı bir arâzi üzerinde, çınar ağaçları arasında şirin ve havadar bir köydür. Yukarı Dudullu ve Aşağı Dudullu adı ile iki mahalledir; Yukarı Dudullu köyün Şile Yolu (Eski Ankara Yolu) üzerindeki kısmını teşkil eder; Aşağı Dudullu 500-600 kuzeyde geniş bir vâdi içindedir, bir şose ile inilir, ki bu şosede Çekme köyüne gider (B.: Çekme Köyü, cild 7, sayfa 3807).
1967 mayısında Yukarı Dudullu 120-125 ev, Aşağı Dudullu 80 ev; 1965 sayımında da her iki mahallesi ile nüfusu 1900 kişi idi; nüfus geçen iki yıl içinde artmış, 2200 kişiyi bulmuştur.
Dudullu köyü halkı sağmalcılık ve bilhassa bağçıvancılıkla geçinmektedir; Köy bağçe ve bostanları İstanbul civarının en iyi sebzelerini yetiştirir ve domatesi çok meşhurdur; mahsulü Kadıköyü Halinde satılır.
Çarşısı, esnafı Yukarı Dudulular; 1967 mayısında 5 bakkal (Ali Yaslı, Kâmil Tansu, Mustafa Er, Mehmed Zengin), 2 kasab (Sabahattin Demir, Mazhar Kestiren), 1 ekmek fırını (Mustafa Hüsem), 5 kahvehâne (Ali Mert, necmedd...
⇓ Read more...
“Dudurlu” de denilir, (Eski Ankara Yolu) üzerindedir, ki bu yolun en eski adı da Alemdağı Caddesidir; Üsküdar Vapur İskelesinden 12 kilometre mesâfededir, aynı yol üzerinde bulunan Ümraniye ile Sarıgaazi Köyü arasındadır (B.: Bulgurlu, cild 6, sayfa 3113; Sarıgaazi); deniz yüzünden 135 metro yükseklikdedir; toprağı verimli dalgalı bir arâzi üzerinde, çınar ağaçları arasında şirin ve havadar bir köydür. Yukarı Dudullu ve Aşağı Dudullu adı ile iki mahalledir; Yukarı Dudullu köyün Şile Yolu (Eski Ankara Yolu) üzerindeki kısmını teşkil eder; Aşağı Dudullu 500-600 kuzeyde geniş bir vâdi içindedir, bir şose ile inilir, ki bu şosede Çekme köyüne gider (B.: Çekme Köyü, cild 7, sayfa 3807).
1967 mayısında Yukarı Dudullu 120-125 ev, Aşağı Dudullu 80 ev; 1965 sayımında da her iki mahallesi ile nüfusu 1900 kişi idi; nüfus geçen iki yıl içinde artmış, 2200 kişiyi bulmuştur.
Dudullu köyü halkı sağmalcılık ve bilhassa bağçıvancılıkla geçinmektedir; Köy bağçe ve bostanları İstanbul civarının en iyi sebzelerini yetiştirir ve domatesi çok meşhurdur; mahsulü Kadıköyü Halinde satılır.
Çarşısı, esnafı Yukarı Dudulular; 1967 mayısında 5 bakkal (Ali Yaslı, Kâmil Tansu, Mustafa Er, Mehmed Zengin), 2 kasab (Sabahattin Demir, Mazhar Kestiren), 1 ekmek fırını (Mustafa Hüsem), 5 kahvehâne (Ali Mert, necmeddin Yanar, Bilâl Çoşkun, Orhan Küçük), 1 lokanta-aşçı (Hasan Küçük), 4 berber (Mustafa Ray, Halil Seçkin, Zeynel Yanar, Ali), 2 at-öküz arabası yapıcı-tamircisi (Mecid, Salih Çeliköz), 1 nalband (Mustafa), 1 arpacı (Faik Ulu), 1 tekel bayii (Fâik Uğur), 1 benzinci (Kemal Kırgız), 1 sinema (Yazlık ve kışlık Şirin Sineması, İbrahim Şirinoğlu, 1 menbâ sucusu (çırçır suyu, Hüseyin Metin)
Köyün Yukarı Dudullu Mahallesinde iki hâne kıbtisi vardır, köylüye çapa ve nacak yaparak geçinirler.
Yukarı Dudullu da, ana yol üstünde tek katlı yeni bir binâda köyün tam teşkilâtlı dispanseri vardır (1 doktor, 1 sağlık memuru, 1 ebe ve 1 cankurtaran arabası ile şoför).
Köyün ilkokulu önce iki mahalle arasındaki yol üzerine ve Aşağı Dudulluya yakınca bir yere yapılmışdı, son yıllarda Yukarı Dudulluya yeni bir mekteb yapılmış, 1, ve 2. sınıflar Eski Mekteb denilen Aşağı Dudulludaki binâda bırakılacak 3., 4. ve 5. sınıflar Yeni Mektebe alınmışdır; 1965 — 1966 ders yılında beş sınıflı bu ilk okulun 190 öğrencisi vardı.
2 çeşmesi, ve her iki mahallesinde birer camii vardır (Bu madde içinde 9. : Dudullu Çeşmeleri Dudullu Çırçır suyu; Aşağı Duduullu Camii; Yukarı Dudullu Camii). Parkımsı bir meydancıkda da bir Atatürk büstü vardır.
Köy civarında Nureddin Berksoy’un tavuk çiftliği vardır; Dudullu civarında meşhur Şerifali Çiftliğide 1967 de Muammer Akdeyin mülkiyetinde bulunuyordu. Köyde bir de tohum islah istasyonu vardır.
1 mezbaha, ve köy civarında 6 mandra, 2 büyük tuğla harmanı vardır.
Budullu Köyünün Üsküdarla trafik bağını minübüsler sağlamaktadır, Dudullu — Ümraniye arası 50 kuruş, Dudullu — Üsküdar arası da 100 kuruşdur; her yarım saatte bir araba bulmak mümkündür.
1967 de Üsküdar — Alemdağ köyü arasında Belediye Otobüsleri işletilmeye başlanmış, Dudullu köyü halkı da bundan çok faydalanmış iken. İ. E. T. T. İdaresi bu hatdan zarar da etmemiş her ne sebebden ise 1966 da bu otobüs hattı ibtal edilmişdir.
Dudullu Köyünün 1967 de en büyük noksanı elektrik idi; köy lüks ve gaz lâmbaları ile aydınlatılmakta idı; 1967 mayısın da Dudulluya elektrik verileceği söyleniyordu. Köyün sineması elektriği kendi özel motoru ve dinamo ile elde ediyordu.
İstanbul — Ankara yolunun değişmesi de Dudullu Köyünün inkişafına ve iktisadî hayatına ağır darbe vurmuşdur.
Dudullu Köyünün 1967 mayısında İstanbul Ansiklopedisi adına ziyâretimizde Aşağı Dudullu muhtarlığında çiftçi Bay Yaşar Arslan, Yukarı Dudullu muhtarlığında da sinamacı Bay İbrahim Şirinoğlu bulunuyorlardı.
Köyü dolaşıp gezerken bize refakat eden, köy hakkında bizi aydınlatan, şahsında münevver bir vatandaş bulduğumuz çiftçi ve menbâ suyu sâhibi Bay Hüseyin Metinin adını buraya şükran ve muhabbetle kaydediyoruz.
Aşağı Dudullu Camii — Aşağı dudullunun ortasındaki meydancıkda, bu mahallenin içinden geçen Dudullu — Çekme köyü şosesi üzerindedir. Müstakil plânlı dört kâgir duvar üzerine kiremitli ahşab catı ile örtülmüş kalınca ve bodur kâgir minâreli küçücük fakat şirin bir camidir. Kapusu yan taraftandır; kapudan girilince sol taraftan beş basamak ahşab merdivencikle kadınlar mahbiline çıkılır; mahfilin hususiyeti bir ahşab peyke şeklinde oluşudur, ön kısmının ortasında ahşab tavana destek olan bir ahşab sütün—direk vardır; mahfilin ibâdet sahnına bakan ön kısmı, kafes yerine tavandan sarkıtılmış bir tül perde ile örtülmüşdür. Ahşab minberinin üst kısmı da tavana dayanmışdır. Cami sağ ve sol ve mihrab duvarlarında ikişer küçük pencere ile aydınlatılmışdır. Minare kapusu kadınlar mehfilindedir.
Yukarı Dudullu Camii — Yukarı Dudullu, Şile (Eski Ankara) Yolu ile aşağı Dudullu ve Çekme Köyüne giden şosenin kavuşağı köşesindedir. Etrafı demir parmaklıklı beton döşeli bir avlucuk içinde dört kâgir duvar üzerine kiremitli ahşab çatı ile örtülmüş taş minâreli bir camidir. Bânisinin kim olduğunu tesbit edemediğimiz eski bir köy caminin yerine 1921—1922 arasında köylü tarafından imece ile yapılmışdır. 1955 — 1956 arasında tâmir edilmişdir. Taş minaresi 1960 da yapılmışdır ki kâidesine konulan mermer kitâbe taşında şu satırlar bulunmaktadır :
Yapan
Orhan Eren
Yaptıran
Mehmed Yılmaz
1960
Cümle kapusundan müstatil şeklindeki son cemaat yerine girilir; zemine mozayik döşenmiş olan son cemaat yerine hasır serilmiştir; sağda ve solda kadınlar mahfiline çıkan kapulu iki merdiven vardır; soldaki merdiven ahşab olup 1960 da ihlâl edilmiş, o tarihden bu yana kapusu kapanarak tabutluk yerine kullanılmaktadır. Sağdaki taş merdiven 1960 da minâre yapılır iken yapılmışdır, minâre de bu merdivenin üst başındadır.
Kare plânlı olan ibâdet sahnı, iki yan duvarında ve mihrab duvarında ikişerden altı pencere ile aydınlatılmışdır; iki küçük pencere de son cemaat yeri duvarında vardır. Minberi ve vâiz kürsüsü ahşabdır.
Son cemaat yerinin üstünü tamâmen kaplayan kadınlar mahfili ibâdet sahnına doğru balkon halinde de bir çıkıntı yapmışdır; üç duvarında birer küçük penceresi vardır.
Cami elektrikle tenvir edilmişdir. cereyânı özel motoru ve dinamosu olan yanındaki kasab vermektedir.
Camiin cümle kapusunun karşısında beton bir saçak altında abdest almak için dört musluklu bir su hazinesi vardır. Bu su hazinesinin arka tarafında da iki ayak yolu vardır.
Dudullu Çeşmeleri — Köyün biri Yukarı Dudullu da, biri de Aşağı Dudulluda iki çeşmesi vardır.
Yukarı Dudulludaki Çeşme Âdile Sultanın hayır eseridir; İbrahim Hilmi Tanışık 1945 de yayınlanmış “İstanbul Çeşmeleri” isimli eserinde “Dudullu Meydan Çeşmesi” adı ile 1142 (M. 1729—1730) yılında yapılmış gösteriyor ve asıl bânisinin mâlum olmadığını söylüyor; fakat aynı yılı gösteren ve bir kenarda dayalı duran şu kitabeyi kaydediyor :
“Sâhibül hayrât ve ehasenât. Enderûni Hümâyundan çıkma Hafız Abdülkerim Ağa, sene 1142”.
Bu Hâfız Abdülkerim Ağanın bâni olarak gösterilmesinin sebebini anlayamadık. Yine bir kenarda durmak da olduğunu söyleyerek yalnız târih beytini aldığı diger bir kitabe taşına göre de çeşmenin 1275 (M. 1858 — 1859) da ihya edildiğini imâ ediyor; Tanışık’ın kaydettiği beyit şudur :
Söyledi Fevzi kulu cehre gibi tarihini
“Şevkini hal usta nev çeşmesin âbad eyledi”
Nihâyet çeşmenin ayna taşı üstündeki Âdile Sultan kitâbesinde yalnız tarih beytini alıyor.
Çeşmenin suyu Dudulluya yarım kilometre mesâfeden Âdile Sultan tarafından getirilmişdir; kaynağı, kuyu gibi, 26 metre derinlikdedir; önce 300 metre boyunda bir taş tünel içinden akar, sonra 200 metroluk pik koru içine girerek çeşmeye gelir. Suyun getirilmesi ameliyesine 1301 (1884) de başlanmış ve çeşme 1304 (1886 — 1887 de yapılmışdır. Çeşme kesme taşdan yapılmışdır, cephesinde tâlik hat ile beş beyitlik menzum kitabesi şudur; târiki 3 rakamı ile tâmiyelidir :
Aliyyetüşşânı ismet menkibet Âdile Sultan kim
Elinden câri her su gibi ihsâm bi pâyan
Şehidi Kerbelâ aşkında dileû çeşme yaptırdı
Nazirin görmemişdir böyle yerde didei devran
Dahi zîri zeminden yer yüzüne eyledi câri
Bu âbı hoşgüvâri mûş ide insan ile hayvan
Meram bu âbı içen abdest alan bir fâtiha okusun
Revanı Hazreti Mahmud Hânı aylesün şâdan
Kalender çıkdılar üçler didiler yaz bu tarihi
“Revan bir çeşme yapdı Hak yolunda Âdile Sultan”
1307 — 3 = 1034
Dördüncü beytin ikinci mısrasının başındaki “Revânı” kelimesi câhil taşçı elinde yanlış hak edilmiş olacakdır, bu mısraın :
Rûhi Hazreti Mahmut Hânı eylesün şâdan olması gerekir; Âdile Sultan İkinci Sultan Mahmudun kızıdır ki bu çeşmeyi babasının rûhini şâd etmek için yapdırtmışdır (B.: Âdile Sultan, cild 1, sayfa 216). Kitâbede beyan edildiği gibi bir köy çeşmesi olduğu için köy hayvanları, sürüleri de düşünülmüş ve önüne tekne yerine yalak konmuşdur. Cebhenin üstüne üst kenarı dalgalı ve iki başında iki saksı bulunan bir alınlık konmuşdur.
Alınlığın ortasında bir madalyon içinde sülüs hat ile “Ve minel mâi külli şey’in hay” yazılıdır. Çeşmenin arka tarafı da bir namazgâh olarak tanzim edilmiş, etrafı demir parmaklık ile çevrilmiş, çeşmenin su haznesinin namazgâha bakan yüzüne de güzel sülüs hat ve siyah boya ile : “Küllemâ dahale aleyha zekeriyel mihrâb” ayeti kerimesi yazılmıştır; bu güzel yazı 1967 mayısında, zaman ile haylice silinmiş, kaybolacak gibi görünüyordu.
Dudulluda ikinci çeşme Aşağı dudulluda şose üstünde eski mektebin önündedir; bir su haznesi yapısından ibaret olup dâimi akan çeşmedir; küçük bir mermer plâk üzerinde : “Aşağı dudullu suyu, 1953” yazılıdır.
Dudullu Çırçır Suyu — Yukarı Dudullu çiftçi ve sağmalcılarından Hüseyin Metin’nin arazisinde bulunmuş gaayetle güzel bir menbâ suyudur; Hüseyin Metin bir sâri hastalıkla kısa bir zaman içinde medârı mâiyeti olan sağılır hayvanlarını kaybettikten sonra bulduğu bu suyu kıymetlendirmiş ve su satıcılığına başlamışdır; 1967 mayısında bir at arabası ile Ümrâniyeye kadar su tenekeleri içinde dağıtıyordu. İmkân el verib de gereken makineler temin edildiği takdirde, şişelerle İstanbulun her tarafına su verebilecek zenginlikde bir kaynakdır.
Aşağı Dudullu Köy Meydan Fırını — Aşağı Dudullu Camii karşısındaki meydancıkda ihtiyacı olan köylünün yakıp kullanması için yapılmış, küçücük, pek işirin bir fırıncıkdır; bilhassa İstanbul civârında bir benzeri olmayan bir eserdir. Fırın, bir sed üstünde toprak—kerpiçden bir kubbecikden ibâret olup, sedi ile birlikte dört direk üstüne atılmış çit bir saçak altına alınmışdır. Zamanımız için ibtidâi bir eserdir veya köyün ihtiyacı yokdur diyerek bir gün köylü eli ile veya idâreciler emri ile yıkdırılır ise pek yazık olur; sadece Dudullu değil, İstanbul, maddî kıymeti belki hiç, fakat tarihi kıymeti büyük bir eser kaybeder. İstanbulun pek yakında eski köy hayatını temsil eden bu fırıncığın devletce korunması gerekir. Kem nazardan, imar adı altında görülen cehil vandalizminden Hak saklasın.
Fırının yanı başında köy malı bir de buğday dibeği vardır.
Aşağıdudullu Camii
(Resim : S. Büyükerbil; Plân: Ömer Tel)
Yukarıdudullu Camii
(Resim : S. Büyükerbil; Plân : Ö. Tel)
Yukarıdudullu Çeşmesi
(Resim : S. Büyükerbil)
Yukarıdudullu Namazgâhı
(Resim : S. Büyükerbil)
Aşağıdudullu Fırını
(Resim : S. Büyükerbil)
Theme
Location
Contributor
S. Büyükerbil, Ömer Tel
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM090274
Theme
Location
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
S. Büyükerbil, Ömer Tel
Description
Volume 9, pages 4748-4754
Note
Image: volume 9, pages 4750, 4751, 4752, 4753
See Also Note
B.: Bulgurlu, cild 6, sayfa 3113; Sarıgaazi; B.: Çekme Köyü, cild 7, sayfa 3807; B.: Âdile Sultan, cild 1, sayfa 216
Theme
Location
Contributor
S. Büyükerbil, Ömer Tel
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.