Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DUDAK BOYASI, TİPE GÖRE EN UYGUN DUDAK BOYASINI (RUJ’U) SEÇME MÜSABAKASI
Fransız Güzellik Mustahzarları Sanayiinin temsilcileri, Fransanın en ileri gelen yüz kadar moda yazarı ve gazetecisine 12 değişik tonda ruju (dudak kırmızısını) tanıtmak için İstanbulda bir müsabakalı gece eğlencesi tartib etmiş, özel bir uçakla Parisden İstanbula gelen 52 modacı ile 48 gagzeteci, ve İstanbulun yüksek sosyetesine mensub dâvetliler ve İstanbul basını temsilcileri 20/21 eylül 1966 salı/çarşamba gecesi Beylerbeyi sarayında, tâ besabah, gazetelerin târifi ile bir “1001 gece hayatı” yaşamışlardır.
Türkiye lehine turistik propaganda bakımından ne gibi ciddî faydalar sağladığını kaydedemediğimiz bu acâip gece eğlencesi ve yarışmasının İstanbul basınına aksetmiş satırları bu tarih kütüğüne alıyoruz; ilk haber şudur :
“7 eylül 1966 — Dünyanın en güzel dudağı İstanbulda seçiliyor : Fransız Scad firmasının Corolle (Korol) isimli yeni bir rujun dünyaya tanıtmak için tertip edeceği bu gösteriye katılmak üzere özel bir Karavel uçağı ile Türkiyeye gelecek olan 100 kişilik grupda Fransanın en meşhur kadın ve moda yazarlarından 48 gazeteci, modacılar, mankenler ve henüz ismi açıklanmayan bazı tanınmış şahıslar bulunacaktır.
“20 eylül salı günü Yeşilköy’e varacak olan grup, hava alanında Mehter Takımı tarafından karşılanacaktır. Aynı gece “Sait Halim Paşa Yalısında” büyük bir ziy...
⇓ Read more...
Fransız Güzellik Mustahzarları Sanayiinin temsilcileri, Fransanın en ileri gelen yüz kadar moda yazarı ve gazetecisine 12 değişik tonda ruju (dudak kırmızısını) tanıtmak için İstanbulda bir müsabakalı gece eğlencesi tartib etmiş, özel bir uçakla Parisden İstanbula gelen 52 modacı ile 48 gagzeteci, ve İstanbulun yüksek sosyetesine mensub dâvetliler ve İstanbul basını temsilcileri 20/21 eylül 1966 salı/çarşamba gecesi Beylerbeyi sarayında, tâ besabah, gazetelerin târifi ile bir “1001 gece hayatı” yaşamışlardır.
Türkiye lehine turistik propaganda bakımından ne gibi ciddî faydalar sağladığını kaydedemediğimiz bu acâip gece eğlencesi ve yarışmasının İstanbul basınına aksetmiş satırları bu tarih kütüğüne alıyoruz; ilk haber şudur :
“7 eylül 1966 — Dünyanın en güzel dudağı İstanbulda seçiliyor : Fransız Scad firmasının Corolle (Korol) isimli yeni bir rujun dünyaya tanıtmak için tertip edeceği bu gösteriye katılmak üzere özel bir Karavel uçağı ile Türkiyeye gelecek olan 100 kişilik grupda Fransanın en meşhur kadın ve moda yazarlarından 48 gazeteci, modacılar, mankenler ve henüz ismi açıklanmayan bazı tanınmış şahıslar bulunacaktır.
“20 eylül salı günü Yeşilköy’e varacak olan grup, hava alanında Mehter Takımı tarafından karşılanacaktır. Aynı gece “Sait Halim Paşa Yalısında” büyük bir ziyafet verilecek ve yemekten sonra Bulgaristan’dan ithal edilen yüzden fazla çeşit ikiyüz bin lira değerindeki güller arasında, misafir ve yerli gazetecilerden kurulu jüri tarafından, en güzel renklisi seçilecek ve sonra da, yine yerli ve yabancı mankenler arasında bu seçilen renge en yaklaşık renge boyalı, en güzel dudak tespit edilecektir. Ve dünyanın en güzel dudağını süsleyen bu renk 1966-67 yılı dudak rengi ilân olunacaktır.
“Yeni rujlarını lânse etmek için iki milyon liradan fazla para harcayacak olan “Scad” firması temsilcisi, bu müsabaka için İstanbul’u seçmelerine, son zamanlarda bilhassa Fransa’da, Türkiye’ye karşı duyulan ilginin son derece artmış olmasından ileri geldiğini söylemişdir”. (Hürriyet Gazetesi)
Bu ilk haberden sonra bâzı değişiklikler olmuş, kırmızı güller Bulgaristandan ithal edilecek yerde İzmir’den getirilmiş ve beklenilen muhteşem yarışma ziyafeti Said Halim Paşa yalısı yerine Beylerbeyi Sarayında verilmişdir. Aşağıdaki satırları günlük basından alıyoruz :
“Kırmızı rengin en güzel tonlarının Türk güllerinde bulunduğunu kabul eden Fransız S.C.A.D. Güzellik Müstahzarları Sanayii mensupları, Beylerbeyi Sarayında önceki gece, Fransa’nın en ileri gelen yüz kadar moda yazarı ve gazetecisine, 12 değişik tonda ruju tanıtmışlardır.”
Fransa Radyosu ile televizyonundan ve bütün Avrupa’nın iki saatlik bir program boyunca seyredeceği, binbir gece masallarını hatırlatır davette, “Allah Allah” nâraları atarak ortaya çıkan pehlivanların Fransız kadınlarını heyecanlandıran yağlı güreşi, Karagöz oyunu ve Fransız erkeklerini çılgınca coşturan Türk dansözlerinin kıvrak oyunları, misafirlere birer birer takdim edilmişdir.
“Gecede tertip edilen “Tipe göre en uygun ruju seçme” müsabaka oyunu için iki aydan beri İzmirde yetiştirilmekte olan çeşitli renklerde, 15 bin kadar gül getirtilmiştir. İstanbul, Ankara ve Samsun Olgunlaşma Enstitülerinin, misafirlerin hayranlığını kazanan, modernize edilmiş Türk motiflerinden kendi hazırladıkları millî kıyafetleri teşhir eden 12 güzel mankeni, misafirlere 12 değişik tonda gül göstermişlerdir.
“Bu arada misafirler de, İstanbul sosyetesinin en tanınmış ailelerinin kızlarından seçilmiş olan 12 kişilik bir diğer mankenler grubunun “Tipine uygun gidecek” rengi elinde tuttuğu gülün tonu ile temsil eden her güzeline en uygun olan ruj rengini bulmağa çalışmışlardır.
“Oyun sonunda en doğru neticeyi verebilen “Expresse” gazetesinden Franka de Mailly, “Elle” mecmuasından Pacha-Beyian ve“Bonnes Soirees” den Franncaine Gaubert adlarındaki üç genç moda yazarı arasından “Körebe” oyunu ile seçilen Matmazel Gaubert’e S.C.A.D. sanayii mensupları tarafından som altından birgül hediye edilmiştir.
“Bir ara manken genç kızlar, kendilerine saatler geçtiği halde yemek verilmediğini ve açlıktan bayılacaklarını ileri sürerek oyundan ayrılmak istemişlerse de vaziyet derhal düzeltilmiş ve gönüllü mankenlerimize bol bol dönerli pilâv getirilerek karınları doyurulmuştur.
“Geceyi organize eden, Fransız Hükümet ve özel Sektörün bir araya gelerek kurmuş oldukları “Havas Ajansı” mensupları : —Sosyal münasebetler gayesiyle tertiplenen bu geceden sonra Topkapı filminin Topkapı Sarayı üzerinde yaptığı etki gibi Beylerbeyi Sarayı da daha çok tanınacaktır!.. demişlerdir.
“Beylerbeyi Sarayındaki geceye katılan tanınmış moda yazarları ve gazetecilerden her biri Fransızların 250 bin lira harcıyarak sarayda tertip ettikleri davetten başka İstanbul şehri ve Beylerbeyi Sarayı hakkında da yazılar yazacaklarını söylemişlerdir.” “Hürriyet Gazetesi”
R. E. KOÇU Ankara Yeni Tanin Gazetesine yazdığı günlük fıkralardan birinde övülen bu geceyi “Beylerbeyi Sarayı Rezaleti” başlığı altında şöyle tenkid etmişdir :
“Kervansaraylar, Çınar Otelleri, Divan Otelleri, Konak Otelleri, Hiltonlar niçin yapıldılar?..”
Turistler için, yerli milyonerler için, yüksek hayat toplantıları için, yine o âlemin düğünleri, defileleri, falanları filânları için...
“Bu oteller dururken bir Fransız dudak boyası müessesesinin reklâm defilesi Beylerbeyi Sarayında yapılmaz!.. Yersiz, uygunsuz, gülünç, acınacak yardakçılıkdır. Olmuş bitmiş vaka için suçlu aramayacağım.
“Saraylar bir usul, edeb dâiresinde ve bekçilerin fal taşı gibi açılmış gözleri önünde ancak gezilebilir (B. : Beylerbeyi Sarayı, cild 5, safya 2690).
“1967 rujlarına renk veren kırmızının en güzel tonlarının Türk güllerinde bulunduğunu kabul eden Fransızlar diyen bir palavraya kulak asarak Beylerbeyi Sarayının kapularını “dudak boyası” etrafında toplanmış lâubali kalabalığa şatafat gösterisi açmak sâdece budalalıkdır.
“Lâubali kalabalık dedim, başka kelime bulamadığım için, işte haberleri :
Kırkpınar usulü yağlı güreş gösterisi yapıldı, pırıl pırıl adeleleriyle sarmaş dolaş çıplak pehlivanlar Fransız kadınlarını çok heyecanlandırdı!..
Ve Fransız erkeklerini çılgınca coşturan Türk dansözlerinin göbekleri!..
“Hayta Mecmuası : “Beylerbeyi Sarayının mufteşem salonları belki şimdiye kadar böyle garib bir geceye sahne olmamışdır..” diyor.
“Elbet ki görmemişdir.. O saray eski devirde İmparatoriçeleri, Prensleri, Cumhuriyet devrinde de Atatürk’ün misafirleri devlet başkanlarına misâfirhâne olmuşdur.
“Böyle garib bir gece!.. ne de güzel tâbir!.. Billur âvizeler altında ve ipek halılar üstünde yağlı pehlivan güreşdirmeyi; Celâl Şâhine perde kurdurtup Karagöz oynatmayı, kir köşede döner kebab çevirtmeyi, yaşlı erkeklerin gözlerini genç kızlara bağlatarak salon oyunu adı altında kör ebe soğukluğunu, Avrupa baskısı Binbirgece Masalları resimlerinde aşırma ferâce ile orta oyununda zenne kırıtması ile hanım cilvesi kepâzeliği Fransız dudak boyacılarının yerli göz boyacılarından başka kim düşünebilir?”
İlk mürâcaat edilecek yer olan makamı atlatarak alınan izin ile yapılan Beylerbeyi Sarayındaki curcunalı toplantıya İstanbul’un saygılı ve kültürlü vâlisi Vefa Poyraz o gece dâvetli olduğu halde münasib bir mâzeret serdi gitmemişdir; İstanbulu temsil şanına değer harekettir.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM090264
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 9, page 4743-4745
See Also Note
B. : Beylerbeyi Sarayı, cild 5, safya 2690
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.