Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DÖVME
Dilimizdeki eski adı ile “veşim”. Vücuda çıkmaz boya ile yapılan şekillere, resimlere, nişanlara yazılan yazılara verile gelmiş isim; vücuda “dövme” yaptırmaya da “vücud dövdürmek” denilir. Tarihden önceki çağlardan zamanımıza kadar gelmişdir, ve zamanımızda tamamen avâmî bir iş, zevk, süs olmuşdur. Bilhassa gemiciler arasında çok yaygındır. Yelken devrinde, denizciliğin çok çetin olduğu asırlarda vücudunda dövme bulunmayan tek tayfaya rastlanmazdı. Dövmenin yapıldığı yerlerden biri de mahbushâneler, zındanlar ola gelmişdir ;bu yönden de dövme zevki ,süsü sâdece avâmî olmakdan çıkmış, apaşlık, külhânîlik, uygunsuzluk kânı, alâmeti olmuşdur.
Bizde Tersânelilerden başka yeniçeriler arasında da dövme, ocaklarına karşı taassubla bağlılıklarının en parlak nümâyişi, gösteri bilinmişdi. 196 ortadan (taburdan) mürekkeb olarak kurulmuş Yeniçeri Ocağında her ortanın, meselâ çatal uçlu kılıç (Hz. Alinin Zülfikârı), ok, yay, tüfek, top, gülle, mızrak ucu, tuğ, çadır, bayrak, balta, cami, minâre, minâre alemi, cami merdiveni, adi merdiven, arslan, fil, deve, kurt, köpek, kartal, şâhin, balıkcıl kuşu, kadırga, gemi çapası, el-pençe, güneş kursu, hilâl, hurma ağacı, servi ağacı, makas, ibrik, süpürge, araba tekerleği gibi “nişan” denilen alâmeti fârikası bir resim, şekil vardı. Her yeniçeri nef...
⇓ Read more...
Dilimizdeki eski adı ile “veşim”. Vücuda çıkmaz boya ile yapılan şekillere, resimlere, nişanlara yazılan yazılara verile gelmiş isim; vücuda “dövme” yaptırmaya da “vücud dövdürmek” denilir. Tarihden önceki çağlardan zamanımıza kadar gelmişdir, ve zamanımızda tamamen avâmî bir iş, zevk, süs olmuşdur. Bilhassa gemiciler arasında çok yaygındır. Yelken devrinde, denizciliğin çok çetin olduğu asırlarda vücudunda dövme bulunmayan tek tayfaya rastlanmazdı. Dövmenin yapıldığı yerlerden biri de mahbushâneler, zındanlar ola gelmişdir ;bu yönden de dövme zevki ,süsü sâdece avâmî olmakdan çıkmış, apaşlık, külhânîlik, uygunsuzluk kânı, alâmeti olmuşdur.
Bizde Tersânelilerden başka yeniçeriler arasında da dövme, ocaklarına karşı taassubla bağlılıklarının en parlak nümâyişi, gösteri bilinmişdi. 196 ortadan (taburdan) mürekkeb olarak kurulmuş Yeniçeri Ocağında her ortanın, meselâ çatal uçlu kılıç (Hz. Alinin Zülfikârı), ok, yay, tüfek, top, gülle, mızrak ucu, tuğ, çadır, bayrak, balta, cami, minâre, minâre alemi, cami merdiveni, adi merdiven, arslan, fil, deve, kurt, köpek, kartal, şâhin, balıkcıl kuşu, kadırga, gemi çapası, el-pençe, güneş kursu, hilâl, hurma ağacı, servi ağacı, makas, ibrik, süpürge, araba tekerleği gibi “nişan” denilen alâmeti fârikası bir resim, şekil vardı. Her yeniçeri neferi mensub olduğu ortanın nişanını el, kol, bâzu, baldır, göğüs gibi vücudunda dövme taşımanın yeniçeriler arasında ne zaman başladığını kesin olarak bilemiyoruz. Bizim tahminimize göre, devşirme kanunun kalkmasından ve Yeniçeri Ocağı kapusunun halkın ayak takımına açılmasından sonra, XVIII. yüz yıl sonunda olacakdır. XVIII. ve XIX. yüz yıllarda bütün İstanbul esnafının ocağa kayıdlı, İstanbulda esnaf tabakasından veya ayak takımından genclerin, oğlan çocukların da yeniçeri taslakcısı geçindiği devirlerde, vücudlarına bir yeniçeri nişanı dövdürmek çok yaygın bir hal almışdı (B.: Yeniçeri; Balta; Cezâyir Kesimi; Semer Devirme). İkinci Sultan Mahmud 1826 da Yeniçeri Ocağını kanlı bir şehir muharebesi ile kaldırdığında (B.: Vak’ai Hayriye), ocakda kaydı olmayan pek çok yeniçeri taslakcısı genç de, vücudlarındaki yeniçeri dövmeleri yüzünden îdam edilmişlerdi; çok hazin bir vak’adır :
Aslı Bursalı bir şekerci çırağı, 17 yaşlarında dilber bir delikanlı İstanbulda Şekercigüzeli Mustafa diye nam almışdı. Yeniçeri Ocağına yazılmamış, fakat akran ve emsâline uyarak yeniçeri kıyâfetinde gezerdi, bâzûsuna da 64. Ortanın nişanı olan güneş kursunu dövdürmüşdü. 1826 daki yeniçeri tenkilinde korkusundan tebdili kıyâfet ederek bir Mudanya kayığına binmiş ve memleketi olan Bursaya kaçmak istemişdi. Denizde şiddetli bir poyraz fırtınası vardı, kayık akıntıya kapılarak Topkapusu Sarayı sâhiline sürüklendi. O zamanlar orada deniz seviyesinden az aşağıda büyük bir kaya vardı, o kayaya bindirdi ve hemen parçalanıp battı, yolcuların ve gemicilerin hepsi boğuldu, yalnız Bursalı Mustafa, mûcize kabîlinden kurtuldu, yüzürek saray sâhiline çıkdı. Bostancılar, kazâzede oğlanın ıslak esvab ve çamaşırlarını çıkarıp sırtına kuru çamaşır verirleriken bâzûsundaki dövmeyi gördüler. Derhal pâdişaha haber verdiler, Sultan Mahmud da oğlanın idamını emretti. Zavallı güzel delikanlı “Ben yeniçeri değilim, ocakda kaydım yokdur, bu dövme câhilliğim eseridir” diye beyhûde çırpındı, hemen çökertip boynunu vurdular, ve güzel başı ile cesedini az evvel boğulmakdan kurtuluğu denize attılar.
Aynı devirde yazılmış bir türküdür :
Âşifte kâkülün hoş kesmiş berber
İşmar çakar didesinde gamzeler
Bâzûda baldırda çifte dövmeler
İskelede piyâde aman yağlı piyâde
Hopalımın vurgunu belki binden ziyâde
Şu beyit de o devrin bir bıçkın portresinden alınmışdır :
Çakıl nümâyişi, sîne perçemi
Billur baldırında dövme nişanı
Şu gazel de o devrin ünlü şâirlerinden Enderunlu Fâzıl Bey tarafından bâzusunda ortasının dövme nişanı bulunan 71. Yeniçeri Ortasından güzel bir delikanlı için yazılmışdır :
Açdı bâzûsunu bildim ki o meh Yetmişbir
Gerdeninde sayılur hâli siyeh yetmişbir
Küfr ider lâhzede ol gamzesi mesti sadbâr
Kaan ider günde ve düzdide nigeh yetmişbir
Ne tarik ile rehâyâb olurum yoldâşım
Açdı tiri nigehin sîne reh yetmişbir
Olalı kışlai aşkında gönül Başeski
Pâre pâre seri üstünde külah yetmişbir
Gamzesi sîneme dövdürdü nişânı orta
Yâni ihsânı bana kıldı o şeh yetmişbir
Ne yana gitse o dâyı dizilür uşşâkı
Sâf sâf arkasında nerîmâne sipeh yetmişbir
Hâneye gelse o şeh Fâzıl iderdim kulluk
Yazılurdu yine defterde güneh yetmişbir
Zamanımızda İstanbuldaki dövmelilerin büyük çoğunluğu, o nişanları mahbushâne hâtırası olarak taşımaktadırlar. Batı donanmalarında ve ticâret filolarında tayfalar arasında vücuduna dövme yaptırmak halî çok yaygındır; ve dövmecilik basit bir şekil nakşı olmakdan çıkmış, vücudu, bilhassa sırtı, geniş panolar hâlinde hakikaten pek zengin pek güzel panolarla tezyin bir nakış sanatı hâline gelmişdir; çıplak vücudunun üstündeki bu sanat eserleri teşhir etmek de, o gemiciler, bahriyeliler arasında bir övünme vesilesi olmuşdur. Bizim bahriyelilerimiz ve gemicilerimiz arasında, henün bu salgın başlamışdır. Eskiden Tersânelilerimiz muhakkak dövmeli ola gelirler iken, o gelenek de terkedilmişdir (B.: Dövmeliler Gemisi).
Son zamanlarda vücudunun zengin dövmeleri ile şöhret bulmuş bir adam Burhan Tabanak adında genç bir hâneberduş hırsız olmuşdur; çıplak gövdesini resmi günlük gazetelerin birinci sayfalarında yayınlanmış olan serserînin taşıdığı dövmeler şunlardır : Göğsünde bir denizaltı gemisi resmi ve altında “Şehit Dumlupınar” yazısı; omuzlarında, bâzularında, kollarında, ellerinin üstünde de mâşukası kıbti kızı Zühre’nin resmi, bir arab kızı (kendi tabiri ile Kral Farukun zevcelerinden en güzeli), ayyıldız, gemi çapası, hançer, yılan, gül, yürek resimleri (B.: Tabanak, Burhan).
Hamlacı civeleği baldurunda yeniçeri nişanı dövme
(Resim : Sabiha Bozcalı)
Dövmesi ile meşhur hırsız Burhan Tabanak
(Resim : Ömer Tel)
H.M.S. Blake Amerikan Kruvazörünün dövmeli bahriyelileri
(Resim2: Sabiha Bozcalı)
Theme
Other
Contributor
Sabiha Bozcalı, Ömer Tel
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM090242
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı, Ömer Tel
Description
Volume 9, pages 4733-4735
Note
Image: volume 9, pages 4733, 4734, 4735
See Also Note
B.: Yeniçeri; Balta; Cezâyir Kesimi; Semer Devirme; B.: Vak’ai Hayriye; B.: Dövmeliler Gemisi; B.: Tabanak, Burhan
Theme
Other
Contributor
Sabiha Bozcalı, Ömer Tel
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.