Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DÖNME DOLAB (Eski müslüman konak ve yalılarında)
İstanbulun en eski müslüman konak ve yalılarının büyüklerinde harem ile selâmlık arasında, başka yemek tepsileri, sahanları, öte beri alıp vermeye mahsus duvar içinde gömme olarak yapılmış döner dolablar; konakların ve yalıların alt kat taşlığında harem ile selâmlık arasındaki duvarın içinde bulunurdu; duvarın her iki tarafındaki pencere boşluğuna benzeyen oyukda boyu 1 metre, kutru 50-60 santim kadar, bir yanı kısmen açık, diğer yanları kapalı, kontra plâk gibi ince tahtadan, içi iki üç kat raflı üstüvâne (silindir) şeklinde bir döner dolabdı; duvar içinde bir mihvere rabtedilmiş olarak fırıl fırıl dönen, açık yanı kâh hareme gelir; selâmlıkda içine konan şeyler haremden, haremde konulanlar da selâmlıkdan alınırdı; ve her iki tarafın halkı, dolab başında, yekdiğerinin yüzünü görmeden konuşurlardı.
Harem halkının uşaklar vâsıtası ile çarşıdan aldıracakları şeylerin sipârisi de dönme dolabla yapılırdı; meselâ kâhya kadın dolaba eliyle vurarak : “Küçük Hasan gelsin !..” diye seslenir, konağın gözü açık olarak bilinmiş bu gence uşağı gelince de : “Hasan oğlum.. dolaba iki çeyrek koyuyorum.. hemen Kapalı Çarşıya git, ipekci Karabetden 20 dirhem pembe ibrişim al.. paranın yanına rengi için bir sap da iplik koydum !..” denilirdi.
Konaklarda, yalılarda lambaların gazı selâmlıkda dolduru...
⇓ Devamını okuyunuz...
İstanbulun en eski müslüman konak ve yalılarının büyüklerinde harem ile selâmlık arasında, başka yemek tepsileri, sahanları, öte beri alıp vermeye mahsus duvar içinde gömme olarak yapılmış döner dolablar; konakların ve yalıların alt kat taşlığında harem ile selâmlık arasındaki duvarın içinde bulunurdu; duvarın her iki tarafındaki pencere boşluğuna benzeyen oyukda boyu 1 metre, kutru 50-60 santim kadar, bir yanı kısmen açık, diğer yanları kapalı, kontra plâk gibi ince tahtadan, içi iki üç kat raflı üstüvâne (silindir) şeklinde bir döner dolabdı; duvar içinde bir mihvere rabtedilmiş olarak fırıl fırıl dönen, açık yanı kâh hareme gelir; selâmlıkda içine konan şeyler haremden, haremde konulanlar da selâmlıkdan alınırdı; ve her iki tarafın halkı, dolab başında, yekdiğerinin yüzünü görmeden konuşurlardı.
Harem halkının uşaklar vâsıtası ile çarşıdan aldıracakları şeylerin sipârisi de dönme dolabla yapılırdı; meselâ kâhya kadın dolaba eliyle vurarak : “Küçük Hasan gelsin !..” diye seslenir, konağın gözü açık olarak bilinmiş bu gence uşağı gelince de : “Hasan oğlum.. dolaba iki çeyrek koyuyorum.. hemen Kapalı Çarşıya git, ipekci Karabetden 20 dirhem pembe ibrişim al.. paranın yanına rengi için bir sap da iplik koydum !..” denilirdi.
Konaklarda, yalılarda lambaların gazı selâmlıkda doldurulur, lambaların şişeleri ve fitilleri de selâmlıkda silinir, kesilirdi; bunlarda Ayvazın vazifesi idi (B.: Ayvaz, cild 3, sayfa 1655); haremin lâmbaları da Ayvaza dönme dolab vasıtası ile verilirdi.
Dönme dolablar haremde câriye, halayık ve selâmlıkda uşak, yanaşma takımı (arabacı, kayıkcı, bağçivan, tablakâr, aşcı yamağı) gencler arasında gönül alâkalarına ve yolda gizli fısıltı sohbetlerine vâsıta olurdu; meselâ bir çerkes halayık, hanımlarla birlikde mesîreye giderken hamlacılardan tığ gibi bir laz uşağına gönül, ve fırsat bulup kaş göz işmarı ile gece dolab başına gelmesini bildirir ve buluşma saatinde yüreği heyecanla çarparak dönme dolabın rafına kendi eliyle işlediği bir ipekli çevre koyarak : “Temel Ağa.. şu ipekli çevrem sende yâdigârım kalsın arslanım !..” derdi.
Güzellikde peri pâdişahının oğlu misâli bir şehbaz uşağına gönül veren bir paşa kızı, babasının kendisini bir uşak parçasına aslaa vermeyeceğini bildiği için, oğlanla anlaşdıkdan sonra bir gece bir boğça çamaşır ve yükde hafif bahada ağır mücevherlerini alıp dönme dolabla selâmlığa geçmiş, ve para ile elde ettiği kimselerin yardımı ile mahbubu uşak tarafından kaçırılmışdır; vak’a üzerine bir destan yazılmışdır ki iki kıt’ası malumumuzdur :
Kâhya ayvaz oldu hem hizmetkârı
Dolabdan çıkardı oğlan nigârı
Kıldılar firarda anlar kararı
Rehrevan oldular semti mechûle
Nigâr paşa kızı kibardan kibar
Oğlan yanaşmadır çıplak sebükbar
Aşk olanda olmaz mala itibar
İrdiler böylece murâda hele
Son gördüğüm dönme dolaplı konak, Davudpaşa İskelesindeki tramvay durağının karşısında Çavuşzâde Yokuşunda battal kocaman bir ahşab binâ idi ki bir çocukluk arkadaşım bu berhânenin içinde üç oda kiralamış oturmakda, diğer otuz küsur odası da bomboş duruyordu ve o arkadaşım konak için, akşama sabaha yıkılacak demişdi.
Sermed Muhtar ALUS
Bir XVII. asır minyatüründe Dönme Dolab
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Sermed Muhtar Alus
Kod
IAM090222
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 9, sayfalar 4721-4722
Not
Görsel: cilt 9, sayfa 4722
Bakınız Notu
B.: Ayvaz, cild 3, sayfa 1655
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.