Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DONANMA CEMİYETİ
Sultan Abdülazizin tahtdan indirilmesinde Osmanlı Donanmasını, Donanmâyi Hümâyunun, Deniz Kuvvetleri Gemilerinin çok büyük hissesi olmuşdu; Haliçden kalkan zırhlılar Dolmabağçe Sarayı önüne gelmişler ve ağır silâhları ile pâdişaha karşı mümâyişli tehdidde bulunmuşlardı. Halbuki Sultan Abdülaziz Osmanlı Donanmasının gelişmesine çok çalışmış, onun zamanında Donanmâyi Hümâyun, hem gemileri hem de değerli zâbitânı ve tâlimli efrâdı ile İngiltere Donanmasından sonra Avrupanın sayılı deniz kuvvetlerinden biri olmuşdu.
Beşinci Sultan Muradın üç aylık kısa saltanatından sonra pâdişah olan İkinci Sultan Abdühâmid Donanmadan öylesine ürkmüş bulunuyordu ki, Bahriye Nazırlığına sadâkatine sonsuz güveni olan kimseleri getirmekle kalmamış, onlar vâsıtası ile Donanma gemilerini, Haliçde demirli, çürümeğe mahkûm bırakmışdı. Teknelerini midyalar sarmış, ocakları sönmek, kazanları paslanmış; hatta bir ara, “her ne sûretle olursa olsun ocak yakılıp fayrab edilememesi için” gemilerin bacaları bile sökülmüşdü. Devrin gazetelerinde, ve bilhassa Sultan Abdülhamidi alkışlamakda öncülük eden “Resimli Mâlûmat” da ara sıra bir osmanlı harb gemisinin resmi yayınlanılır, resmin altına merela : “Donanmâyi heybet makrûndan Zırhlı Mesudiye Firakateyni Hümâyunu” diye bir yazı yazılır, halk bu suretle oyalanırdı....
⇓ Devamını okuyunuz...
Sultan Abdülazizin tahtdan indirilmesinde Osmanlı Donanmasını, Donanmâyi Hümâyunun, Deniz Kuvvetleri Gemilerinin çok büyük hissesi olmuşdu; Haliçden kalkan zırhlılar Dolmabağçe Sarayı önüne gelmişler ve ağır silâhları ile pâdişaha karşı mümâyişli tehdidde bulunmuşlardı. Halbuki Sultan Abdülaziz Osmanlı Donanmasının gelişmesine çok çalışmış, onun zamanında Donanmâyi Hümâyun, hem gemileri hem de değerli zâbitânı ve tâlimli efrâdı ile İngiltere Donanmasından sonra Avrupanın sayılı deniz kuvvetlerinden biri olmuşdu.
Beşinci Sultan Muradın üç aylık kısa saltanatından sonra pâdişah olan İkinci Sultan Abdühâmid Donanmadan öylesine ürkmüş bulunuyordu ki, Bahriye Nazırlığına sadâkatine sonsuz güveni olan kimseleri getirmekle kalmamış, onlar vâsıtası ile Donanma gemilerini, Haliçde demirli, çürümeğe mahkûm bırakmışdı. Teknelerini midyalar sarmış, ocakları sönmek, kazanları paslanmış; hatta bir ara, “her ne sûretle olursa olsun ocak yakılıp fayrab edilememesi için” gemilerin bacaları bile sökülmüşdü. Devrin gazetelerinde, ve bilhassa Sultan Abdülhamidi alkışlamakda öncülük eden “Resimli Mâlûmat” da ara sıra bir osmanlı harb gemisinin resmi yayınlanılır, resmin altına merela : “Donanmâyi heybet makrûndan Zırhlı Mesudiye Firakateyni Hümâyunu” diye bir yazı yazılır, halk bu suretle oyalanırdı.
1908 meşrûtiyeti, İkinci Sultan Abdülhamidin otuz yılı aşmış keyfi idâresinden âdeta enkaaz hâlinde bir donanma devr almışdı. Donanmanın ihyâsı yolunda basın, bilhassa İstanbul gazeteleri halkın hamiyetine, yardımına, fedakârlığına müracaat etti, ve bunun neticesi olarak da, merkezi İstanbulda olmak üzere bir Donanma Cemiyeti kuruldu.
Cemiyetin İstanbuldaki merkez binâsı Bâbıâlî Caddesinde idi; İstanbul Vilâyet Konağı önünden Cağaloğluna doğru gidilirken sol kolda büyük ve güzel dışı kâgir içi ahşab bir binâ idi, bu bina Cumhuriyet devrinde Türk Tayyâre Cemiyetine (Türk Hava Kurumuna) verildi; bir ara İstanbul Basın Birliğine devredildi (B.: İstanbul Gazeteciler Cemiyeti; İstanbul Basınbirliği); İstanbul Basınbirliği ikiye bölünüp çoğunluğu teşkil eden kıssmı Gazeteciler Cemiyeti adını aldıkdan eski Eminönü Halk Evi binâsının yerinde yeni yaptırdığı binâya taşındıkdan sonra bu eski Donanma Cemiyeti binâsı da bir müddet sonra yanındaki diğer bir kaç binâ ile birlik de yıkdırıldı, ve yerine zamanımızdaki büyük han, “T.H.K. (Türk Hava Kurumu) İş Hanı” yapıldı.
İmparatorluğun bütün vilâyetlerinde Donanma Cemiyeti şûbelerini o yerin en seçkin sîmâları bir vatan borcu olarak fahrî idâre ettiler ve o namuslu eller aracılığı ile Cemiyete büyük para bağışları toplandı. Cemiyet “Donanma Mecmuası” adı ile bir dergi çıkardı (B.: Donanma Mecmuası), bu mecmua da o devrin hem en güzel dergilerinden biri oldu, hem vatandaşın donanma üzerine yakın ilgisini sağladı, hem de önemli olmasa bile Cemiyete gelir sağladı. Cemiyet yine, hem propaganda vâsıtası, hem de küçük bir gelir işi olarak “Donanma” adı ile sigara kağıdları yaptırarak sattırdı.
Donanma Cemiyeti Birinci Cihan Harbi sonunda 1918 mütârekesini tâkib eden karanlık işgal yıllarında âtıl kaldı, dağıldı, kapandı. Cumhuriyet devrinde de, Türkiyenin donanması âdetâ hiçden ihyâ edilirken bu büyük iş bir devlet işi olarak ele alındı; halkın ilgisi, yardımı yeni ve çok çok önemli bir harb silâhı üzerine çekildi ve bir “Tayyâre Cemiyeti” (Türk Hava Kurumu) kuruldu.
Aşağıdaki notları Türk Ansiklopedisinden naklen ekliyoruz: “(Tüzüğündeki adı ile Donanmâyi Osmânî Muâveneti Millîye Cemiyeti) Osmanlı Donanmasını kalkındırmak amacı ile 1909-1919 yılları arasında başarılı çalışmaları görülen bir dernektir... 2. Meşrutiyetin ilânından sonra donanmanın yeniden kurulması için büdceye iki milyon altın liralık bir ödenek konmuş ise de bu para ile işin başarılamayacağı görüldü. Önce Tanin Gazetesi “Enver” ve “Niyazi” adlarını taşıyacak iki kruvazör satın alınması için halkdan iâne toplama işine girişdi. Bu teşebbüs geniş halk yardımını sağlayacak olan Donanma Cemiyetinin kurulması yolunu açdı. Otuz yıldan beri Haliçde yatmakda olan Osmanlı Donanması 4 temmuz 1909 da Haliçden çıkarak eski türk denizciliğine geleneğince Sarayburnu önünde bir geçid resmi yapdı. Köhnemiş gemilerin bu hazin töreni İstanbul halkını heyecana getirdi; önce İkinci Belediye Dâiresi sağlık şubesinde Dr. Hafız İbrahim, Dr. İsmail Hakkı, Dr. Papadupulo ve başmühendis Hâşim Beyler arasında her yurtdaşdan 1 kş. toplanması yolunda bir teşebbüse giriş idi. Bu hamiyetli zatlere Tercümânı Hakikat Gazetesinin başyazarı Hüseyin Kâzım Bey de katıldı ve bu gazete bu yardım işini destekledi. Halk çok yakın ilgi gösterdi, fakat yardımın devamlı olması için bir cemiyet kurulması gerekdiği görüldü ve 19 temmuz 1909 da Donanmâyi Osmânî Muâveneti Millîye Cemiyeti kuruldu, (cemiyetin idâre kurulunu Yağcızâde Şefik Beyin başkanlığında servetleri ve hamiyetleri ile tanınmış sîmâları teşkil etti); devrin pâdişahı Beşinci Sultan Mehmed Reşad da cemiyeti himâyesine aldı. Cemiyetin topladığı paralar ile ilk hamlede yep yeni ve zamanının en süratli gemilerinden dört küçük torpido satın alındı ki isimleri Yâdigârı Millet, Gayreti Vataniye, Numûnei Hamiyet ve Muâveneti Millîye’dir. Cemiyet çeşidli gelir kaynakları, halk iânesi ve devlet yardımı ile iki sene içinde 1,720,299 altın lira topladı, bu para ile da Barbaros ve Turgud Reis zırhlıları ile Midhat Paşa ve Giresun taşıt gemileri satın alındı. İngiliz Vikers - Armstrong firması ile Gölcükde yenri bir tersânenin kurulması için anlaşmaya varıldı, ve bu firmaya ayrıca Reşâdiye ve Sultan Osman isimlerinde iki dretnot sipâriş edildi ve bu iki azametli geminin parasının büyük bir kısmı ödendi. Fakat bu sırada 1914, Birinci Dünya Harbi başladı, gemilerimiz bitmiş olduğu ve parası da ödenmiş olduğu ve Osmanlı Devleti de harbe girmemiş olduğu halde İngiltere bu iki türk gemisini musadere ederek kendi donanmasına kattı. (Bu muamele türkler üzerinde İngiltereye karşı derin bir kırgınlık uyandırdı. O sırada Akdenizde bulunan ve Türkiyeye sığınan Goben ve Breslav adalarında iki alman harb gemisinin Türkiyeye satılması ve türk bayrağını çekmesi, başda İstanbullular bütün türkleri sonsuz bir meserretle teselli etti, almanlara karış öylesine bir sempati doğdu ki o zamanın hükûmeti Osmanlı Devletini Almanyanın yanında o müdhiş harb ateşi içine avâmî bir millî tasvib ile kolaylıkla attı, İst. An). Donanma Cemiyeti vatanî vazifesine harb içinde de devam ederek mütâreke yıllarında 8 Şubat 1919 tarihli bir irâdei senîye ile kapatıldı” (Türk Ansiklopedisinden naklen).
Şu satırları da aynı ansiklopediden aynen alıyoruz : “Nato’nun kurulmasından sonra Akdenizdeki Nato üyelerinin deniz, hava ve kara kuvvetlerinin ortak savunma plânına göre düzenlenmesinin bir sonucu olarak Türk Deniz Kuvvetlerinin daha ziyâde savunucu bir karaktere bağlanması Doğu Akdenizde Türk-Yunan dengesinin Yunanistan yararına bozulmasına yol alçmış ve bu gerçek türü aydınlarınca dikkatle izlenmeye başlanmışdı. Kıbrıs konusunda Türkiye ile Yunanistan arasında çıkan anlaşmazlık, deniz kuvvetleri bakımından bu dengesizliği bütün açıklığı ile ortaya koyunca, bu defa Cumhuriyet Gazetesi “Başkalarının verdiğini millet yapar” adı altında yeni bir kampanya açdı, böylece yeni bir Donanma Derneği kurulması ortaya çıkmış oldu” (Türk Ansiklopedisi 1966). Bu satırların yazıldığı sırada, 1967, bu kampanya maalesef tavsamış bulunuyordu; 1908-1909 ve 1918-1923 yıllarının asîl milli heyecanları içinde bulunmadığımız acı bir hakikattır.
Hüsnü KINAYLI
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Hüsnü Kınaylı
Kod
IAM090171
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 9, sayfa 4696-4698
Bakınız Notu
B.: İstanbul Gazeteciler Cemiyeti; İstanbul Basınbirliği; B.: Donanma Mecmuası
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.