Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DOMİNİC DE SAİNT - THOMAS (Osmanlı Papazı)
Onyedinci asrın ilk yarıısnda yaşamış katolik Dominiken tarikatına mensub bir râhib; avrupalılar tarafından Sultan İbrahimin büyük oğlu bir osmanlı şehzâdesi zan edilmiş ve Girid Harbinin son yıllarında Venedikliler hesâbına bir mâcerâya sürüklenmişdir. Asıl adı Osman olub 1641 senesi aralık ayında İstanbul Topkapusu Sarayı Hümâyununda Haremde Kızlarağası Dâiresinde dünyaya geldi, anası Kızlararağası Sünbül Ağanın bir kaç ay evvel bir esirciden satın aldığı Zafîre isminde gaayetle güzel bir gürcü câriye,babası mechuldur; hayatı muazzam bir roman konusudur.
Üç kardeşini îdam ettirmiş olan Dördüncü Sultan Muraddan sonra tahta çıkan Sultan İbrahim, Osmanlı Hânedanının tek erkeği kalmış bulunuyordu, üstelik, tahta çıkıncaya kadar hapsedildiği odada her an ölüm korkusu ile yaşadığından erkeklik kurdeti de düğümlenmiş bulunuyordu (B.: İbrahim, Sultan). Başda anası Kösem Mehpeyker Sultan gelmek üzere, bütün saray ve devlet erkânı endişeye düşdü; genc fakat hasta pâdişahdan döl alınamazsa, Sultan İbrahimin bir şehzâdesi dünyaya gelmezse Âli Osman munkariz olacakdı.
Çeşidli yollardan çalışdılar; hocalar okuyub üflemeye, muskalar, tılsımlar yazmaya başladı; hekimler kuvvet mâcunları, şurubları, en tesirli muharrikler hazırladı. Saray ve devlet erkânı da esircilerden güzel güzel, cennet kaç...
⇓ Read more...
Onyedinci asrın ilk yarıısnda yaşamış katolik Dominiken tarikatına mensub bir râhib; avrupalılar tarafından Sultan İbrahimin büyük oğlu bir osmanlı şehzâdesi zan edilmiş ve Girid Harbinin son yıllarında Venedikliler hesâbına bir mâcerâya sürüklenmişdir. Asıl adı Osman olub 1641 senesi aralık ayında İstanbul Topkapusu Sarayı Hümâyununda Haremde Kızlarağası Dâiresinde dünyaya geldi, anası Kızlararağası Sünbül Ağanın bir kaç ay evvel bir esirciden satın aldığı Zafîre isminde gaayetle güzel bir gürcü câriye,babası mechuldur; hayatı muazzam bir roman konusudur.
Üç kardeşini îdam ettirmiş olan Dördüncü Sultan Muraddan sonra tahta çıkan Sultan İbrahim, Osmanlı Hânedanının tek erkeği kalmış bulunuyordu, üstelik, tahta çıkıncaya kadar hapsedildiği odada her an ölüm korkusu ile yaşadığından erkeklik kurdeti de düğümlenmiş bulunuyordu (B.: İbrahim, Sultan). Başda anası Kösem Mehpeyker Sultan gelmek üzere, bütün saray ve devlet erkânı endişeye düşdü; genc fakat hasta pâdişahdan döl alınamazsa, Sultan İbrahimin bir şehzâdesi dünyaya gelmezse Âli Osman munkariz olacakdı.
Çeşidli yollardan çalışdılar; hocalar okuyub üflemeye, muskalar, tılsımlar yazmaya başladı; hekimler kuvvet mâcunları, şurubları, en tesirli muharrikler hazırladı. Saray ve devlet erkânı da esircilerden güzel güzel, cennet kaçkını bâkireler satın alub pâdişaha takdim etmekde âdetâ musâbakaya girişdiler. Ve nihayet şeytânî düğüm çözüldü, “muhteşem Osmanlı Horozu ötmeye başladı”, hem öylesine ki evvelâ Ukraynalı (Ukranyalı) zarif ve nâzik bir dilber olan Hatice Turhan 1-2 ocak 1642 gecesi velîahd şehzâde Mehmed’i doğurdu; onu, pâdişahın iltifat ettiği diğer câriyelerin birbirleri peşinden doğurdukları şehzâdeler ve sultanlar tâkib etti; Haremi Hümâyunun hemen her odasında bir beşik sallanmaya başladı.
Sarayda yarım asra yakın hizmet etmiş ve o tarihde Kızlarağası bulunan (B.: Dârüssaade Ağası, Kızlar Ağası; Sünbül Ağa) zenci hadım Sünbül Ağa da pâdişaha takdim edilmek üzere hârikulâde güzel bir gürcü kızı satın almışdı; fakat câriye saraya gelib de pâdişaha bir bâkire olarak takdim edileceğini öğrenince Sünbul Ağanın ayaklarına kapanarak kız olmadığnı, hattâ, gebe olduğunu îtiraf etti. Gürcü güzelinin adı Zâfîre idi. Zenci hadım Sünbül Ağa onu evlâd edinmek büyüklüğünü gösterdi, Zafîre bir oğlan doğurdu, babası mechul çocuğa da Osman adını verdi. Bu ismi Osmanlı Hânedânına bağlılığının bir ifadesi olarak koyduğu halde, babası mechul bir oğlana Osman adının verilmesini büyük bir küstahlık sayanlar çok oldu. Sarayda Zafîrenin oğluna, daha beşikde iken “Kızlarağasının Piçi” lakabı takıldı.
Veliahd Şehzâde Mehmedin anası Turhan Haseki Sultan (B.: Haseki Sultan; Hatice Turhan Sultan) zayil, nahil bir kadındı, Şehzâde Mehmedi emzirecek sütü yokdu, Zafîre prense sütana tâyin edildi. Fakat Sultan İbrahim Gürcüye âşık oldu.
Bir gün pâdişah sarayda Bağdad Kasrı önündeki büyük mermer taşlıkda İftâriye ismiyle anılan kameriyede oturuyordu (B.: İftâriye); Zafîreyi karşına, Kızlarağasının Piçini de kucağına almış, şehzâde ise yerde terkedilmiş, emekleyip oynuyordu. Sünnet Odası tarafından Hatice Turhan Haseki çıkdı, muaşaka manzarasını görünce analık ve hasekilik izzeti nefsi zedelendi, o teessürle yerden küçük prensi kucağına aldı, ve, onu görünce şaşırmış olan Sultan İbrahime :
— Pâdişahım!.. dedi, sana kadın gerekse, işte ben varım, sevip okşamak için de çocuk lâzım ise, işte şehzâden!..
Pâdişah bir ruh hastası idi; haseki sultanın karşısındaki utanc çılgın bir sinir buhrânı doğurdu, yerinden fırladı, bu sefer dili büsbütün dolaşarak :
— Neler söyler.. hele bak neler söyler.. bre ben pâdişâhım!.. dedi.
Kucağındaki Piç Osmanı Zafîreye verdi, Turhanın kucağından kendi öz evlâdı Şehzâde Mehmedi kapdı, ve bir sinir hastasının acı kuvveti ile küçük prensi az ilerideki mermer havuza fırlattı.
Dehşet verici sahne idi. Hatice Turhan Sultan bayılarak yere yığıldı. Şehzâde Mehmed suya gömülür iken, vak’aya şâhid olan ve hemen havuza atlayan bir Hasodalı ağa tarafından kurtarıldı. Çocuğun başı mermer havuzun kenarına çarpmışdı, derince bir yara açılmışdı; o gün muhakkak bir ölümden kurtulmuş olan şehzâdenin alnında bu yaranın izi, babasından acı bir hâtıra olarak silinmez nişan kaldı.
Bütün bunlar bir kaç sâniye içinde olmuşdu. Gözleri yuvalarından fırlamış Sultan İbrahim ne yapacağını bilmez iken karşısında anası Kösem Sultanı buldu. Rezâletin dehşetinden ürkerek Hareme çekildi. Vâlide Sultanın yanındaki câriyeler Turhan Hasekinin yardımına koşar iken Kösem Sultan Zafîreyi saçlarından yakaladı.
— Defol kaltak.. sen de, piçin de, Sünbül de, hepiniz defolun!.. diye bağırdı.
Kızlarağası Sünbül Ağa hemen o gün azledildi; ve osman sarayı an’anesince Mısıra sürgün emri çıkdı. Deniz seferi mevsimi geçmiş olmasına rağmen Sünbül Ağa İbrahim Reis adında bir armatör kaptanının kalyonuna binerek hemen yola çıkdı. Gemiye, devrin vak’anüvisinin kaydına göre “elli aded hasnâ câriyeleri ve nine mâhpeyker iç oğlanları ve kırk aded küheylân atları ve beş Mısır hâzînesi tutarındaki kiymetli eşyası ve mücevherleri ile binmişdi”.
Adalar Denizi açıklarında altı gemi ile dolaşan Malta Korsanları İbrahim Reis kalyonun bu zengin hamûle ile kâfi mıkdarda top, cebhâne ve cenkci almadan alelacele yola çıkdığını, İstanbuldaki Venedik Balyosunun bir rum kaptanının gemisi ile derhal yola çıkardığı câsusundan öğrenmişlerdi, ve Rodos ile Girid arasındaki küçük adalar arasında pusu kurmuşlar idi. İbrahim Reis kalyonu Rodosdan kalkıp açık denize çıkınca maltalılar tarafından çevrildi; Sünbül Ağa, İbrahim Reis ve kalyonda bulunan sâir erkekler dövüşe dövüşe telef oldular; Gürcü Zafire, oğlu Osman ve câriyelerle iç oğlanlarından bir kısmı, kızlar ağasının atları ve hazînesi ile beraber maltalıların eline geçti. Korsanlar bu vurgundan sonra Girid Adasında Kandiye Limanına uğradılar ve orada adanın sâhibi Venedikliler tarafından parlak törenle karşılandılar (1645).
Malta korsan şövaliyelerinin reisi Loskaris, Zafîre ile oğluna sarayında bir dârie tahsis etti ve Osmanın bir osmanlı şehzâdesi olduğu haberini yaydı. Avrupa memleketlerinde bu habere büyük önem verildi, çocuğun, Sultan Cem gibi, türklere karşı bir silah olarak kullanılacağı düşünüldü. Zafîre Maltaya geldiğinin üçüncü ayında ölmüşdü. Esir edilen diğer câriyelerden beşi hiristiyan oldu, dentela örmekdeki hünerlerinden ötürü Madride, İspanya Kraliçesine gönderildiler. Piç Osman 12 yaşına kadar Maltada Şövalyeler Reisinin sarayında büyütüldü, vaftiz edilerek Dominic de Saint - Thomas adını aldı, İspanya Salamank Üniversitesinde ilâhiyat tahsil etti, ve Dominiken tarikatıne girerek râhib oldu, ondan sonradır ki yeni adından ziyâde “Osmanlı Papazı” lâkabı ile tanındı. Bir Fransa seyahatında Fransa kıralı Ondördüncü Lui (Louis) tarafından, resmen, bir osmanlı prensi olarak kabul edildi.
1645 de Sünbül Ağa gemisinin uğradığı tecâvüz üzerine Türkiye, Venedik Cumhuriyetini Akdenizde güvenin bozulmasındtan mesul tuttu; bu korsanlık vak’ası üzerinedir ki Türkiye ile Venedik arasında yirmi beş yıl sürecek olan Girid Harbi başladı (1645-1669).
Osmanlı Papazının bir osmanlı şehzâdesi olmadığına, zazan ile maltalılar da kanaat getirmişlerdi; fakat Dördüncü Sultan Mehmedi, büyük kardeşi Osmanın (Osmanlı Papazının) hükümdarlık hakkını gasbetmiş gibi göstermeye devam ettiler. Harbin son yıllarında Dominic de Saint - Thomas, Venediklilerin Girid Adasında son müdafaa noktası olan Kandiye Kalesine gönderildi. Osmanlı Papazı, türk ordusunun serdarı sadırâzam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşaya gülünc vaadlerle dolu bir mektup gönderdi, Osmanlı tahtını elde etmesi için ondan yardım istedi : “Beni İstanbultahtına oturt, bütün Anadoluyu, Suriyeyi, Mısırı sana vereceğim, sen de o memleketlerin pâdişahı ol !..” diyordu. Bu mektubun cevabı, türk toplarının geceli gündüzlü cehennemi ateşi oldu.
Dominic de Saint - Thomas, Gürcü Zafîrenin babası mechul oğlu, Kızlarağasının Piçi 1675 de Maltada 34 yaşında iken öldü.
Dominic de Saint-Thomas, “Osmanlı Papazı”
(Bir gravürden mülhem olarak Sabiha Bozcalının kompozisyonu).
Theme
Person
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM090156
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı
Description
Volume 9, pages 4684-4687
Note
Image: volume 9, page 4685
See Also Note
B.: İbrahim, Sultan; B.: Dârüssaade Ağası, Kızlar Ağası; Sünbül Ağa; B.: Haseki Sultan; Hatice Turhan Sultan; B.: İftâriye
Theme
Person
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.