Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DOLMABAĞÇE SARAYI TİYATROSU
Dolmabağçe Camii müvakkitânesinin karşısındaki sed üzerinde idi; Abdülmecid tarafından İtalyan tiyatro plânlarına göre yaptırılmış ampir üslûbunda gaayetle zarif bir binâ idi. Zamanımızda mevcud değildir.
Bir imparator tarafından böyle bir tiyatro binâsı yaptırılmasına yol açan o devrin sahne sanatı hareketlerini şöylece toplayabiliriz.
İstanbulda ilk defa 1839 yılında Gaetano Mele isimli bir İtalyan, operalar ve her nevi Fransız piyesleri temsil edilmek üzere bir tiyatro inşaasına müsaade aldı.
İtalyan müteşebbis bu tiyatroyu yapabilmek için halktan para toplamış ve para yatıranların mühim bir kısmının Türkler olduğu görülmüştü.
Aslen Venedikli olan Jüstinyani adında yine bir italyan tarafından da Galatasaray civarında İtalyan mimarisinde muhteşem bir tiyatro kurulmuştu. Sonradan yanan bu tiyatroya bilhassa Fransız komedi ve operet heyetleri angaje ediliyordu. Bu tiyatro İstanbuldaki ecnebi hükûmetler sefirlerinden ve Türk vezirlerinden himaye görüyordu.
Galatasaray Lisesinin karşısındaki Hiristaki pasajı denilen binânın yerinde Hoca Naum tiyatrosu, Beyoğlunun ikinci şöhretli tiyatrosuydu. İtalyan mimarisinde yapılmış olan bu binada 24 mayıs 1870 tarihinde çıkan büyük Beyoğlu yangınında yandı.
Bu tiyatrolarda sahneye konan eserler, dramlar, komediler, operalar, opera-komikler, ...
⇓ Read more...
Dolmabağçe Camii müvakkitânesinin karşısındaki sed üzerinde idi; Abdülmecid tarafından İtalyan tiyatro plânlarına göre yaptırılmış ampir üslûbunda gaayetle zarif bir binâ idi. Zamanımızda mevcud değildir.
Bir imparator tarafından böyle bir tiyatro binâsı yaptırılmasına yol açan o devrin sahne sanatı hareketlerini şöylece toplayabiliriz.
İstanbulda ilk defa 1839 yılında Gaetano Mele isimli bir İtalyan, operalar ve her nevi Fransız piyesleri temsil edilmek üzere bir tiyatro inşaasına müsaade aldı.
İtalyan müteşebbis bu tiyatroyu yapabilmek için halktan para toplamış ve para yatıranların mühim bir kısmının Türkler olduğu görülmüştü.
Aslen Venedikli olan Jüstinyani adında yine bir italyan tarafından da Galatasaray civarında İtalyan mimarisinde muhteşem bir tiyatro kurulmuştu. Sonradan yanan bu tiyatroya bilhassa Fransız komedi ve operet heyetleri angaje ediliyordu. Bu tiyatro İstanbuldaki ecnebi hükûmetler sefirlerinden ve Türk vezirlerinden himaye görüyordu.
Galatasaray Lisesinin karşısındaki Hiristaki pasajı denilen binânın yerinde Hoca Naum tiyatrosu, Beyoğlunun ikinci şöhretli tiyatrosuydu. İtalyan mimarisinde yapılmış olan bu binada 24 mayıs 1870 tarihinde çıkan büyük Beyoğlu yangınında yandı.
Bu tiyatrolarda sahneye konan eserler, dramlar, komediler, operalar, opera-komikler, operetler ecnebi sanatkârlar tarafından ecnebi dillerle oynanmış ve rağbet görmüştü. Bazan İtalyan musikişinaslarını İstanbul, Paristen evvel dinlerdi. Meşhur “Kavalerya Rustikana” Pariste temsil edilmeden İstanbulda oynanmıştı. (R.A. Sevengil, Yakın Çağlarda Türk Tiyatrosu).
Babasının açdığı yolda yürüyen Abdülmecid, bir garblı hükümdar gibi yaşıyordu; sefaretlerin balolarına gidiyor, sarayda konserler verdiriyor ve zaman zaman da şehzadelerile beraber Naumun tiyatrosundaki yabancı dillerle temsillerde bulunuyordu.
İkinci Sultan Mahmud zamanında Enderonlu gençlerden kurulan “Muzikai Hümâyun” takımile garb musikisi Osmanlı sarayına girmişti. Abdülmecid “Muzikai Hümâyun” u Avrupadan yeniden getirilen muktedir hocalarla esaslı bir şekilde takviye ettirdi.
Müzikai Hümâyunun sanatkâr gencleri bir saray tiyatrosu kurulması hususunda da Padişaha ve vezirlere ümidler verdiler. Esasen İstanbul sahne hayatında Türk ve Ermeni sanatkârlar görülmeğe başlamıştı. Böylece yerli bir tiyatroya doğru gidiliyor ve halk tiyatroya karşı büyük bir âlaka gösteriyordu.
İşte bu durum karşısındadır Abdülmecid Dolmabağçe Sarayı Tiyatrosunu yapdırtmışdı.
Dolmabağçe tiyatrosu üç sıra üzerine otuzdan fazla localıydı. Bu localar arasında “zâti şâhâne” için ay-yıldız armalı ve yaldızlı kafesli bir loca da vardı. Binanın iç tezyinatında bol miktarda altın kullanılmıştı. Tiyatro üç yüz kişi alabilecek bir büyüklükteydi.
3 cemâziyel evvel 1275, milâdi takvim ile 8 ocak 1859 cumartesi gecesi küşad edildi. O gece tiyatroda başta Padişah olmak üzere bütün vükelâ ve rical hazır bulunuyorlardı; “Tiyatroda bir güzel opera icrasile davetliler, Padişahın inayeti ile dilşad kılınmış” oldular; ve gazeteler “bu tiyatronun misli nadir pek muntazam ve gayet tekellüflü bir eser” olduğunu yazdılar.
Bundan iki akşam sonra Abdülmecid, saray tiyatrosuna İstanbuldaki sefirlerden ve maslahatgüzarlardan bazılarını dâvet etti. Ve bu suretle Padişahın yaptırttığı yeni tiyatronun akisleri ecnebi muhitler arasına da yayılmış oldu. Esasen Dolmabahçe tiyatrosunun emsali nadir tiyatrolardan olduğunu Avrupayı gören Türkler de söylüyordu.
Dolmabağçe tiyatrosunda yabancı tiyatro heyetleri temsiller vermekle beraber bu sahnenin asıl sanatkârları Muzikai Hümâyundan ayrılan tiyatroculardı. O devir üzerine zengin hatıralar kaleme almış Balıkhâne nâzırı Ali Riza Bey : “... sûreti mahsusada Avrupadan celb olunan muallimler mârifetile Muzikai Hümâyun efradından yetiştirilen ve pandomima, komedi, dram, apera gibi oyunlarda kesbi maharet etmiş oyuncular tarafından temsiller verilirdi. Mezkûr tiyatroya vükelâ, süfera davet olunuralardı. Gerek bunların gerekse Beyoğlunda Naum tiyatrosundan celb olunan opera takımının icra eyledikleri lubiyat seyir ve temaşa olunurdu.” diyor.
Büyük malî buhlarn esnasında Pâdişahın zamanlarını eğlencede, tiyatroda geçirmesi hoş karşılanmıyordu. Abdülaziz tahta çıktıktan sonra Kıbrıslı Mehmed Paşa sadaretinde saray bütçesinde bir takım tasarruflar yapılmak istenilmişti. Bu arada sadrâzam, Dolmabahçe tiyatrosunun da kapatılmasına ve buradaki sanatkârlardan bir kısmının asker yapılmasına, bir kısmının da açığa çıkarılmasına irâde aldı. Bu suretle Avrupa sanatkârlarından tahsil görmüş Muzikai Hümâyunun tiyatrocu gencleri dağıtılmış oldu.
O vakit Hariciye Nazırı bulunan Âli Paşa Muzikai Hümâyunun mükemmel bir sanayii nefise mektebi olduğundan bahisle bunca masraf ihtiyarile Avrupadan muallimler celb olunarak ve buradaki erbabı ihtisas taraflarından nice emekler sarfedilerek vücude getirilmiş ve müşkülpesendler tarafından bile takdire mazhar olmuş olan bir müessesenin böyle perişan edilmesinin muvafık olamıyacağını, diğer bir hal sureti bulunması gerekdiğini ısrar ile ileri sürmüş ise de hiç bir faydası olmamışdı.
Kapatılan Dolmabağçe tiyatrosunun içi bir müddet sonra yandı. Enkazı temizletilen bu kâgir bina Establı Âmireye (Has ahırlara) ihlak edildi ve uzun müddet burası “Tiyatro Tavlası” ismile anıldı.
Dolmabağçe tiyatrosunda oynanmış eserlerin neler oldukları ve Muzikai Hümâyundan hangi genclerin bu eserlerde roller almış bulundukları hakkında bugün için bir bilgimiz yoktur. İleride arşiv çalışmaları neticesinde tiyatro tarihimizin bu kısmının da aydınlanacağı şüphesizdir.
Haluk Y. ŞEHSÜVAROĞLU
Dolmabağçe Camii ve Dolmabağçe Sarayı Tiyatrosu
(Resim : Aziz, Cumhuriyet Gazetesinden)
Dolmabağçe Saray Tiyatrosunun içi
(Resim : Cumhuriyet Gazetesinden)
Theme
Building
Contributor
Aziz
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Halûk Y. Şehsüvaroğlu
Identifier
IAM090144
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Aziz
Description
Volume 9, pages 4679-4681
Note
Image: volume 9, pages 4679, 4680
Theme
Building
Contributor
Aziz
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.