Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DOLAPDERESİ CİNÂYETİ
1949 da fuhuş yolunda işlenmiş bir cinâyetdir; kaatil 25 yaşında boylu boslu, güçlü kuvvetli bir delikanlı, Aksarayda Tevekkül Hamamında dellâk Hafikli Mustafa Çetinkaya, maktul Dolabderesinin sokak fâhişelerinden Cemile adında bir bahtsız genç kadındır. Kaatil, tek şâhidi olmayan vak’ayı adâlet huzurunda şöyle nakletmişdir ki İstanbulda bekâr uşaklarının ve ayak takımının günlük hayatı için kiymetli bir vesika mâhiyetindedir, ve hattâ roman malzemesi olarak kıymetlidir :
“Cemile ile bir aydan fazla bir zamandır, sinemalara, kırlara gider dolaşır, gezerdik. Fakat onun bir dostu olduğunu öğrendiğim için elimi çekmek istiyordum. Vaka günü başka bir kadınla Bomontiye gitmiş; oradan dönerek tekrar Dolapdereye, Yenişehirdeki kahvehâneye gelmiştim. Cemileyi burada bir masada oturur buldum. Yerden kalkarak benim masama geldi. Benim oradan aldığım başka bir kadınla Bomontiye gittiğimi duymuş, bana çattı, ve sonra:
— Karnım aç, bana bir kaç lokma bir şey yedir! dedi.
“Yenişehirde içkili bir lokantaya girdik. Biraz bir şey yedik. Ve bir kaç şişe de bira içtik. Gece saat ona geliyordu : — Ben artık gideyim... dedim, Cemile : — Hayır.. gitmeyeceksin !... dedi. Sebebini sordum : — Bu akşam bende kalacaksın !... dedi. Yatacak bir yeri olmadığını bildiğim için : — Senin evin yerin yok ki !.. de...
⇓ Devamını okuyunuz...
1949 da fuhuş yolunda işlenmiş bir cinâyetdir; kaatil 25 yaşında boylu boslu, güçlü kuvvetli bir delikanlı, Aksarayda Tevekkül Hamamında dellâk Hafikli Mustafa Çetinkaya, maktul Dolabderesinin sokak fâhişelerinden Cemile adında bir bahtsız genç kadındır. Kaatil, tek şâhidi olmayan vak’ayı adâlet huzurunda şöyle nakletmişdir ki İstanbulda bekâr uşaklarının ve ayak takımının günlük hayatı için kiymetli bir vesika mâhiyetindedir, ve hattâ roman malzemesi olarak kıymetlidir :
“Cemile ile bir aydan fazla bir zamandır, sinemalara, kırlara gider dolaşır, gezerdik. Fakat onun bir dostu olduğunu öğrendiğim için elimi çekmek istiyordum. Vaka günü başka bir kadınla Bomontiye gitmiş; oradan dönerek tekrar Dolapdereye, Yenişehirdeki kahvehâneye gelmiştim. Cemileyi burada bir masada oturur buldum. Yerden kalkarak benim masama geldi. Benim oradan aldığım başka bir kadınla Bomontiye gittiğimi duymuş, bana çattı, ve sonra:
— Karnım aç, bana bir kaç lokma bir şey yedir! dedi.
“Yenişehirde içkili bir lokantaya girdik. Biraz bir şey yedik. Ve bir kaç şişe de bira içtik. Gece saat ona geliyordu : — Ben artık gideyim... dedim, Cemile : — Hayır.. gitmeyeceksin !... dedi. Sebebini sordum : — Bu akşam bende kalacaksın !... dedi. Yatacak bir yeri olmadığını bildiğim için : — Senin evin yerin yok ki !.. dedim. O : — Benim çok iyi bir evim var! Muhakkak geleceksin !.. dedi. İkimiz de hayli keyiftik. Bir çocukla birine haber gönderdi. Ve çocuk bir anahtar getirdi. Beraberce birahâneden çıkarak yola koyulduk. Yolda anahtarı gönderen evsahibi kadınla konuştuk. Ve Cemile onun eline bir şey (galibâ oda kirâsı) verdi. Sonra yine onunla beraber ilerledik. Kilise sokağına geldik. Ben yine ondan ayrılmaklığımı teklif ettim. Yine ısrarla “Olmaz !” dedi. Ve koluma girdi. Beraberce eve gittik. İçeriye girdik. Etraf zifiri karanlıktı. — Lâmbaları yak !.. dedim. — Burada lâmba yok !.. dedi. Bir kibrit çaktım. Bomboş bir evdi. Cemile hemen oracıktaki bir odaya daldı. Ben de daldım. Vakit vakit kibrit ışığına başvuruyorduk. Bir kenarda eski saman bir şilte, bir tarafta eski ve kırık dökük bir koltuk vardı. Çok sarhoş olduğumuzdan elbisemle ayakkabılarımla şilteye hemen uzandım. Cemile koltukta sigara içiyordu. Ben sızmıştım. Bir aralık beni dürterek kaldırdı : — Kalk da soyun.. dedi. Ben : — Biraz sonra... dedim. Başımı kaldıracak halim yoktu. Elimi yüzümü yıkamak için su istedim. Cemile : — Burada su ne gezer ?.. dedi. Tekrar sızmışım. Ne kadar geçti bilmiyorum, beni tekrar kaldırarak soyunmamda ısrar etti, ağır sözler söyledi, ve nihâyet : — Öyleyse bir sana, bir de bana birer erkek bulalım !... dedi. Bu söz üzerine yerimden fırladım. Ondan sonra ne yaptığımı bilmiyorum. O yere yıkılmıştı : — Cemile ! Cemile !.. diye seslendim. Cevap vermedi. İçime bir ürküntü gelmişti. Odadan çıkdım, kendimi sokağa attım, yollara düştüm. Bir aralık sigara içmek için elimi cebime attım. Paketin yanında çıplak bıçağım duruyordu. Dikkatle bakınca kanlanmış olduğunu gördüm, ve fırlatıp attım. Az sonra geçen bir taksiye atlıyarak, Aksarayda Yusufpaşadaki hamama geldim. Bahçe kapusunu açtırarak içeri girdim. Duracak halim yoktu. Şöyle bir kerevet üzerine uzandım. Gün ağarmışdı. Hasta olduğumu o gün çalışamıyacağımı söyledim. Aradan bir kaç saat geçmişti ki bir kaç sivil adam beni uykumdan kaldırdı. Ve kelepçeyi kollarıma geçirdiler.” (Remzi Tozanoğlu, Akşam Gazetesi).
Öldürdüğü kadının ağır hakaretini hafifletici sebeb olarak gören cinâyet mahkemesi Hafikli dellâk Mustafayı 18 yıl hapse mahkûm etmişdir.
Dolabderesi Cinâyetinin fâili Dellâk Mustafa Çetinkaya
(Resim : Sabiha Bozcalı)
Tema
Olay
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM090117
Tema
Olay
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tanım
Cilt 9, sayfalar 4662-4663
Not
Görsel: cilt 9, sayfa 4662
Tema
Olay
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.