Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇİFTE BÂKİRELER
Koca Mustafa Paşa Camii avlusunda ve Sünbül Efendi Türbesi ile Zincirli Servi Ağacı arasında demir parmaklıklı pek mükellef açık türbenin sâhibeleri pek muhterem, pek aziz iki arab kızı, Peygamberimizin torunu Kerbelâ şehidi hazreti Hüseyinin kızları Fatma ile Sâkine (Taberîye göre Zeyneb ile Ümmügülsüm); zamanımızda ziyaret edilir makamlardandır.
Bu makam üzerine rivâyetler şudur: Kerbelâ Vak’asından sonra Hazreti Hüseyinin harem halkı Şama getirilmişdir, ve peygamber torunun iki kızı Yezid tarafından câriye olarak Bizans İmparatoru Konstantin Pagonat’a gönderilmişdir (Emevilerin düşmanı Alevîlerin rivâyeti). İkinci bir rivâyete göre bu iki asil ve güzel arab kızı deniz yolu ile Mısıra gönderilir iken bindikleri gemi Bizanslı korsanlar tarafından yakalanmış ve kızlar İstanbula esir sıfatı ile getirilmişlerdir (Akla en yakın rivâyet). İki güzel kızın peygamber torunları oldukları anlaşılınca Konstantinin emri ile şanlarına lâyık hürmeti görerek bugün Koca Mustafapaşa denilen yerde bir kızlar manastırına yerleştirilmişlerdir; fakat bir gün odalarına girildiği zaman iki kızın birbirlerine sarılarak ölmüş ve pencereleri kapalı odada iki güvercinin uçuşmakda olduğu görülmüşdür. Bunu bir mûcizeyi ilâhiye olarak kabul eden imparator bâkireleri manastırın avlusuna defnettirmişdir. İstan...
⇓ Devamını okuyunuz...
Koca Mustafa Paşa Camii avlusunda ve Sünbül Efendi Türbesi ile Zincirli Servi Ağacı arasında demir parmaklıklı pek mükellef açık türbenin sâhibeleri pek muhterem, pek aziz iki arab kızı, Peygamberimizin torunu Kerbelâ şehidi hazreti Hüseyinin kızları Fatma ile Sâkine (Taberîye göre Zeyneb ile Ümmügülsüm); zamanımızda ziyaret edilir makamlardandır.
Bu makam üzerine rivâyetler şudur: Kerbelâ Vak’asından sonra Hazreti Hüseyinin harem halkı Şama getirilmişdir, ve peygamber torunun iki kızı Yezid tarafından câriye olarak Bizans İmparatoru Konstantin Pagonat’a gönderilmişdir (Emevilerin düşmanı Alevîlerin rivâyeti). İkinci bir rivâyete göre bu iki asil ve güzel arab kızı deniz yolu ile Mısıra gönderilir iken bindikleri gemi Bizanslı korsanlar tarafından yakalanmış ve kızlar İstanbula esir sıfatı ile getirilmişlerdir (Akla en yakın rivâyet). İki güzel kızın peygamber torunları oldukları anlaşılınca Konstantinin emri ile şanlarına lâyık hürmeti görerek bugün Koca Mustafapaşa denilen yerde bir kızlar manastırına yerleştirilmişlerdir; fakat bir gün odalarına girildiği zaman iki kızın birbirlerine sarılarak ölmüş ve pencereleri kapalı odada iki güvercinin uçuşmakda olduğu görülmüşdür. Bunu bir mûcizeyi ilâhiye olarak kabul eden imparator bâkireleri manastırın avlusuna defnettirmişdir. İstanbulun türkler tarafından fethinden sonra manastır Koca Mustafa Paşa tarafından camie tahvil edilmiş, on altıncı asrın büyük şeyhlerinden Sünbül Sinan Efendi de zamanına kadar gelen rivâyetlere ve salih bir rüyaya dayanarak Camiin avlusunda çifte bâkirelerin kabrini ihyâ etmiş, ölür iken de kendisinin onların ayak ucunda bir yere defnedilmesini vasiyet etmişdir. Geçen asrın ilk yarısında da İkinci Sultan Mahmud yine bir rüyâ üzerine bugün görülen mükellef açık türbeyi yapdırmışdır.
Türbenin demir parmaklığının üst kısmına, devrin büyük hattatı Yesârizâde Mustafa İzzet Efendinin harikûlâde güzel italik yazısı ile fırdolayı bir korniş hâlinde şu kitâbe konmuşdur:
Bu meşhed kim ziyaretgâhı erbâbı muhabbetdir
Gubârı enberîni kuhli erbâbı basîretdir
Kafes tehîdir sanma etrâfında bu câyin
Müşebbek âşiyânı tûtiyânı bağı cennettir
Veren feyzü şeref bu gülitsânı cennet âsâya
İki gül goncei gül nahli gülzârı siyâdettir.
Şehidi Kerbelâ Sultan Hüseyinin duhterânından
İki sultan olduğu bunda rivâyetdir.
Bu câyi ihtirâmı Gazi Han Mahmûdi Adlînin
Delili yümnü tevfîki saadetdir kerâmetdir
Bu câyi pâki tezyin etmekden ol kutbi devrânın
Murâdı hânedânı mefhâri kavneyne hürmetdir.
O hâkaanı kerâmet şânü ârif şâhi âgâhın
Bu hizmetde muvaffak olduğu bi reybü minnetdir
Olsa sad sâl mâmürü muammer tahtı âlîde
Vücûdi lâzimül mevcûdi Mevlâye emânetdir
Esri kilki dâii devlet
Yesârizâde Mustafa İzzet
1228 (1813)
Bibl. Tahsin Ünal, Hz. Hüseynin Kızları İstanbulda mı gömülü, Tarih mecmuası.
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070937
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfa 3968
Bibliyografya Notu
Bibl. Tahsin Ünal, Hz. Hüseynin Kızları İstanbulda mı gömülü, Tarih mecmuası.
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.