Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇİÇEK
Halk ağzında ve İstanbulun hâneberduş pırpırları argosunda “tâze ve körpe güzel kız veya oğlan” anlamında kullanılır.
Bu kelime ile ağzı halk ağzı deyimler vardır:
Çiçeği burnunda — Mesleğine yeni girmiş, bir işe yeni başlamış gençler hakkında kullanılır: Çiçeği burnunda doktor, çiçeği burnunda zâbit gibi.
Bir çiçekle yaz olmaz – Zenpâre erkek ile oynaş peşinde yosma kadının hayat felsefesinin aforizması: bir güzel ve dilber mâşûkaya yâhud mâşûka bağlanmayıp dildârını oynaşını sık sık değiştirip tâzelemek.
Kabak çiçeği – Bilhassa büyükler, uslular önünde, yeni girdiği bir muhitte pek çabuk lâübalileşen; ekseriya “kabak çiçeği gibi açılmak” diye tavzih ile kullanılır.
Gülü târife ne hâcet, ne çiçekdir biliriz – Darbı mesel; sâdakati, vefası, samimiyeti, içden sevgisi olmayan fakat sevimli, şirin, câzibeli kimseleri târif için kullanılır.
Çiçek — Bayram günlerinde veya herhangi bir şenlik vesilesi ile çarşı Pazar boylarındaki şekerci sergilerinin, manav salaşlarının, kahvehânelerin avâmî zevkle süslenmesinde ince ve âhenkli kâğıdlardan yapılmış çiçek taklidi şeyler (B.: Çalgılı Kahvehâneler).
Çiçekli — Üzerinde çiçek şeklinde tezyini motifleri olan giyim eşyâsı halk ağzında “çiçekli” adını almışdır; “çiçekli çorab, çiçekli mintan, çiçekli basma” gibi; bu isimler kalender meşreb h...
⇓ Devamını okuyunuz...
Halk ağzında ve İstanbulun hâneberduş pırpırları argosunda “tâze ve körpe güzel kız veya oğlan” anlamında kullanılır.
Bu kelime ile ağzı halk ağzı deyimler vardır:
Çiçeği burnunda — Mesleğine yeni girmiş, bir işe yeni başlamış gençler hakkında kullanılır: Çiçeği burnunda doktor, çiçeği burnunda zâbit gibi.
Bir çiçekle yaz olmaz – Zenpâre erkek ile oynaş peşinde yosma kadının hayat felsefesinin aforizması: bir güzel ve dilber mâşûkaya yâhud mâşûka bağlanmayıp dildârını oynaşını sık sık değiştirip tâzelemek.
Kabak çiçeği – Bilhassa büyükler, uslular önünde, yeni girdiği bir muhitte pek çabuk lâübalileşen; ekseriya “kabak çiçeği gibi açılmak” diye tavzih ile kullanılır.
Gülü târife ne hâcet, ne çiçekdir biliriz – Darbı mesel; sâdakati, vefası, samimiyeti, içden sevgisi olmayan fakat sevimli, şirin, câzibeli kimseleri târif için kullanılır.
Çiçek — Bayram günlerinde veya herhangi bir şenlik vesilesi ile çarşı Pazar boylarındaki şekerci sergilerinin, manav salaşlarının, kahvehânelerin avâmî zevkle süslenmesinde ince ve âhenkli kâğıdlardan yapılmış çiçek taklidi şeyler (B.: Çalgılı Kahvehâneler).
Çiçekli — Üzerinde çiçek şeklinde tezyini motifleri olan giyim eşyâsı halk ağzında “çiçekli” adını almışdır; “çiçekli çorab, çiçekli mintan, çiçekli basma” gibi; bu isimler kalender meşreb halk şâirlerinin kalemi ile İstanbulun ayak takımı arasından dilber şehbazların kılık ve kıyâfetleri tasvir edilirken renkli portrelerin çizilmesine yardım etmişdir; aşağıdaki iki manzûmeden birincisi Üsküdarlı Âşık Râz’nin ikincisi de Kazdağlı Ahmed adındaki çırağı için Kahveci Bitlisli Ali Çamiç Ağanındır (B.: Çamiç Ağa, Bitlisli Ali):
Baygın Yusuf berberlerin yosması
Mintanı var al çiçekli basması
Billûr topuk ayağında nâlîni
Şimşirdendir al kadife tasması
Naz mi disem cilve midir bilemem
Söz virüb de dildâdesin asması.
*
Yaraşıkdır elhak Şah Kazdağlına
Al çiçekli yörük nakşı çorabı
Mintanı hem çiçeklidir ol gülün
Nasıl olmam anın ayak türâbı
Ruhlerinde açmış cennet gülleri
Lâ’li lebin suna kevşer şarâbı.
Çiçek suyu — “Bazı kokulu çiçeklerden ve bilhassa turunç çiçeğinden taktir edilen su” (H. Kâzım, Büyük Türk Lûgatı). Çiçek sularından yalnız biri çiçeğinin adına nisbetle anılır ki “Gülsuyu” dur (B.: Gülsuyu). İstanbulda geçen asrın ortalarında Kolonya Suyunun yayılmasına kadar hafif ve iç açıcı, ferahlık verici güzel koku olarak çiçeksuları kullanılmışdır; çiçek suyunun hamamlarda ve berber dükkânlarında muhakkak bulundurulması ise esnaf nizâmnâmeleri ile tesbit edilmiş; hamamlarda ve berber dükkânlarınad natıra, dellâka, pabuççuya ve çırağa bahşiş müşterinin mürüvvetine bırakılmış idi, müşteri bahşiş vermez ise istenmesi yasak idi; fakat bu nizamnâmelerde: “müşteri mürüvveten bahşiş verdikde gülsuyu yâhud çiçek suyu ile ikrâm olunur” kaydı vardır.
İstanbulun her evinde çiçek suyu muhakkak bulunurdu, herhangi bir sebeple bir kimse baygınlık geçirir, bayılırsa; derhal alnı ve bilekleri çiçek suyu ile ovulurdu; bâzan da ferahlık için suyu damlatılarak içilir, içirilirdi.
Çiçeklik — Eski İstanbul saray, konak ve yalılarında ser karşılığı kullanılmış isimdir; fakat Tanzimattan sonra çiçekçilik yerine ser karşılığı “limonluk” adı kullanılmışdır.
Çiçekçi – Argo; elinde çocuk denilecek yaşlarda çok körpe sermâyeler bulunan muhabbet dellâlı; misâl:
Bir Beyoğlu gazinosunda:
— Arkadaş!.. şu ağa ne söylersen verecek, on dört on beş yaşında bir şey istiyor...
— Yok efendi, ben çiçekçi değilim!...
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070910
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3958-3959
Bakınız Notu
B.: Çalgılı Kahvehâneler; B.: Çamiç Ağa, Bitlisli Ali; B.: Gülsuyu
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.