Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇIRPICI CADDESİ
Topkapu dışında, takriben eski ve yeni kale kapuları ortasına tesâdüf eden noktasının karşısındaki bir mevkide; Edirnekapu, Maltepe, Davutpaşa ve Yedikuleden gelen yolların kavuşağında ve arasında idi. Güzergâhı ve istikameti aşağı yukarı yeni açılan Topkapu – Küçükçekmece Bulvarının güzergâhına tekâbül eder. 1954’de toprak tesviyesine başlanan bu yeni bulvardan sonra Çırpıcı Caddesi tamâmen ortadan kalkdı. Topkapudan Çırpıcıya bu yoldan yayan yarım saatte gidilirdi.
Çırpıcı caddesi iptidâ, yâni Topkapudan mezarlıklar arasından geçerek Sâkine Hâtun nâm-ı diğer İlyaz zâde sebiline gelir. Sebil sağda karşı köşede olup, önünde ve yolun sağında set üzerinde bir mezarlık sofası vardı. Sofa ile sebil arasında sağa doğru uzanan dar bir yol İlyas Zâde Mahallesine girerdi. Sâkine Hatun Sebilinin en mühim hususiyeti, bu sebilin 1954’de yıkılmasına tekaddüm eden yakın yıllara kadar, bihakkın sebil vazifesini gören İstanbulun yegâne ve en son sebili olmasıdır. Önünden geçen susamışlara dâima hazır, temiz ve parasız suyu mevcud idi. Sebilin içinde çıkrıklı bir tatlı su kuyusu vardı. Sebilin içinden geçilen bir binada oturan son mütevellinin ahfadı su verme vazifesini Allah râzı olsun son yıllara kadar devam ettirdiler. Kendileri içerde yoksa bile suyu ve tasları daima hazır bulundururlardı. S...
⇓ Devamını okuyunuz...
Topkapu dışında, takriben eski ve yeni kale kapuları ortasına tesâdüf eden noktasının karşısındaki bir mevkide; Edirnekapu, Maltepe, Davutpaşa ve Yedikuleden gelen yolların kavuşağında ve arasında idi. Güzergâhı ve istikameti aşağı yukarı yeni açılan Topkapu – Küçükçekmece Bulvarının güzergâhına tekâbül eder. 1954’de toprak tesviyesine başlanan bu yeni bulvardan sonra Çırpıcı Caddesi tamâmen ortadan kalkdı. Topkapudan Çırpıcıya bu yoldan yayan yarım saatte gidilirdi.
Çırpıcı caddesi iptidâ, yâni Topkapudan mezarlıklar arasından geçerek Sâkine Hâtun nâm-ı diğer İlyaz zâde sebiline gelir. Sebil sağda karşı köşede olup, önünde ve yolun sağında set üzerinde bir mezarlık sofası vardı. Sofa ile sebil arasında sağa doğru uzanan dar bir yol İlyas Zâde Mahallesine girerdi. Sâkine Hatun Sebilinin en mühim hususiyeti, bu sebilin 1954’de yıkılmasına tekaddüm eden yakın yıllara kadar, bihakkın sebil vazifesini gören İstanbulun yegâne ve en son sebili olmasıdır. Önünden geçen susamışlara dâima hazır, temiz ve parasız suyu mevcud idi. Sebilin içinde çıkrıklı bir tatlı su kuyusu vardı. Sebilin içinden geçilen bir binada oturan son mütevellinin ahfadı su verme vazifesini Allah râzı olsun son yıllara kadar devam ettirdiler. Kendileri içerde yoksa bile suyu ve tasları daima hazır bulundururlardı. Sebilin şark cihetinde ve karşısında Onaltıncı Asırdan kalma büyük ve güzel taş duvarlı bir açık türbe vardı. İçinde Nihan Hâtun ve hicrî 990 da (m. 1582) ölen İlyas zâde medfun idi.
Bu türbenin şimâlî şarkî noktasına yakın bir yerdeki Sinân-ı Erdebîlî’nin türbesi de geçerken nazarı dikkati çekerdi. Erdebîlî’nin bağı ve köşkü de bu civarda imiş. Şimdi yalnız köşkünün bakiyesi olması muhtemel bir harâbeden başka bir şey kalmamışdır. Sinanı Erdebîlî’nin türbesi Topkapu – Maltepe yolunun sağ tarafına ve Topkapuya yakın bir yere nakledilmiş ve restore edilmiştir.
Çırpıcı’ya doğru yürüyoruz: Sol taraf, türbeyi geçdikten sonra, ilerde bahsedeceğimiz yol kaşvağına kadar sıra ile müteaddit bostanlardan ibarettir. Sağ taraf, sebilden sonra beş altı ahşab ev ve evlerin nihâyetinde İlyas Zâde Camii haziresi vardır. Hazirenin duvarları yıkıldığından burası içerlek bir arsa hâline gelmiş ve üç dört perişan mezar taşından başka bir şey kalmamışdı. İlyas zâde nâm-ı diğer Sâkine Hâtun Camii 1925’de kadro hârici olup metrûk ve harap idi. Tezkiretülbünyandaki kayda göre bu câmiin mimârı Koca Sinandır. Bahçe içindeki, ahşap çatılı camiin kendisi ile mütenâsib ufak bir minâresi vardı. Câmiin, son yıllarda kiremidle örtülü çatısı da göçmüş ve mâbed büsbütün viran bir hâle gelmişdir.
Câmii geçtikden sonra evler seyrekleşir. Bunlar geniş bahçeler içindedir. Yol, Topkapu – Mevlevihânekapu arası hizâsında kışın akan ve kara suyu dedikleri su ile beslenen küçücük bir derecikten geçer. Bu derecik Takkeci istikâmetinden gelir ve bostanlar arasından geçerek Surlar cihetine doğru akardı. Dereciğe varmadan hemen sağda, bir bağçenin duvarı dibinde ufak bir kuru çeşme vardır. Târihsiz mermer kitâbesinde: “Mâşallah Lâkuvvete İllâ Billâh” yazılıdır.
Çeşmeyi geçtikten sonra yol sola doğru yâni Kıble cihetine inhiraf eder ve hafif bir yokuş başlar. Sol taraf bostan, sağ taraf ise taş duvarlar içerisinde metrûk eski bir dutluk vardır. Yol Çukurbağ denilen yere yaklaşınca meylini kaybeder ve düzlüğe çıkar. Burada bir yol kavuşağı vardır. Yolun biri Merkezefendiden gelir. Diğeri Maltepe arkası ile Davud Paşa arasında Midhatpaşa mevkiinden gelir. Burada Midhat Paşa’nın 1939 yılında yanan bir köşkü vardı. Bu yolun kavuşağa yakın bir yerinde ve sağda, Çukur Bağın berisinde bir kar kuyusu vardı. Kuyu bittabi metrûk idi. Merkezefendiden gelen yolun sol tarafında ve kavuşakta yaptığı köşede ise Şehitler Mezarlığı nâmiyle anılan bir Fetih Şehitleri Mezarlığı vardı ki hepsi Nimelceyşden olub kitâbesiz, iri, köfeki ve döşeli 1453 hâtırası taşları nazarı dikkati celbederdi. Bu makbere İstanbulda, surlara uzak ve mezarlıklar hâricinde bir şehitliktir. Yol buraya kadar kısmen âdi kaldırım ve yer yer de Sultan Mahmud kaldırımı tâbir olunan tabla gibi, iri ve düz kayalardan döşeli idi.
Kavuşaktan sonra yol bozuk veya toprak olarak eski bağlar içinden ve Yılanlı Ayazmanın üstünden sağa ve sola dört dirsek yapıp vakıf tarlalar arasından geçerek Çırpıcı’ya ulaşır. Son dirseğin sağında eski paşalardan birinin köşkünün bahçe duvarı önünde kitâbesiz bir çeşme vardır. Bu çeşmeyi geçdikten ve yol Çırpıcıya yaklaşdıktan sonra, aşağıda sağda Çırpıcı, karşıda uzaklarda Bakırköy’ün Osmâniye mahallesi görünmeye başlar.
Çırpıcı Caddesinden Topkapu-Küçükçekmece Bulvarı geçdikden sonra ihdas edilen otobüs duraklarına maalesef doğru isimler verilmemiş, Çırpıcı durağı tabelâsı Haznedar mevkiine götürülmüş ve Çırpıcı durağı olması lâzım gelen yere ise Çırpıcı ile uzaktan veya yakından hiçbir alâkası olmayan bir isim verilmişdir. Bu yanlışlığın tashihi İ.E.T.T. den beklenir.
Şinasi AKBATU
Tema
Yer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Şinasi Akbatu
Kod
IAM070901
Tema
Yer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3950-3951
Tema
Yer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.