Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇIRA, ÇIRACILAR
“Çerağ, çırağ” dan bozma, aynı anlama kullanıldığı gibi (B.: Çırağ) halk ağzında tahsisen, çam ağacının yağlı ve sakızlı yerinin adı olmuşdur; sakızlı yağlı çamdan el el, yâhud çubuk çubuk kesilerek bir yeri ışıklandırmak için yakılan, ocak, soba tutuşturmada kullanılan yongalara da çıra denilir; çıranın bu şekli İstanbul çarşılarında kınabla bağlanmış küçük desteler hâlinde bakkal dükkânlarında tartı ile satılır; mahalle aralarında sokak sokak dolaşan Anadolu köylüsü kıyâfetinde seyyar çıracılar da vardır. Yüksek sesle: “Çıra!... yağlı çıra!...” diye bağırırlar ve mallarını ekseriya büyükçe bir kulplu sepete doldurulmuş olurlar, çırayı, onlar da tartı ile satarlar. Günlük geçimin çok güç, 300 gram ekmeğin 75 kuruş olduğu zamanımızda her gün bütün mallarını satsalar kazançları ile nasıl geçinirler bilinmez. “Elkâsibü hâbîlullah” sırrına mazhar olmuş esnafdandır.
İstanbulun kenar mahallelerinin ayak takımından yosmaları gözlerinin sürmelerini çıra isinden yaparlardı:
Her sabah yağlıca çıranın isi
Nigâhı işmarlı gözün sürmesi
Kenarın dilberi deyub geçme sen
Sultanlarda yokdur küskün memesi
Parmaklar kınalı gümüş topuklu
Ya lâ’li lebinin şekerlemesi
Şırfıntı yosmanın bir dâveti var
Bir “Horozum, canım buyur!...” demesi
Zeberdest fetâlar taş olsa erir
Kapunun ardında yokdur sürm...
⇓ Read more...
“Çerağ, çırağ” dan bozma, aynı anlama kullanıldığı gibi (B.: Çırağ) halk ağzında tahsisen, çam ağacının yağlı ve sakızlı yerinin adı olmuşdur; sakızlı yağlı çamdan el el, yâhud çubuk çubuk kesilerek bir yeri ışıklandırmak için yakılan, ocak, soba tutuşturmada kullanılan yongalara da çıra denilir; çıranın bu şekli İstanbul çarşılarında kınabla bağlanmış küçük desteler hâlinde bakkal dükkânlarında tartı ile satılır; mahalle aralarında sokak sokak dolaşan Anadolu köylüsü kıyâfetinde seyyar çıracılar da vardır. Yüksek sesle: “Çıra!... yağlı çıra!...” diye bağırırlar ve mallarını ekseriya büyükçe bir kulplu sepete doldurulmuş olurlar, çırayı, onlar da tartı ile satarlar. Günlük geçimin çok güç, 300 gram ekmeğin 75 kuruş olduğu zamanımızda her gün bütün mallarını satsalar kazançları ile nasıl geçinirler bilinmez. “Elkâsibü hâbîlullah” sırrına mazhar olmuş esnafdandır.
İstanbulun kenar mahallelerinin ayak takımından yosmaları gözlerinin sürmelerini çıra isinden yaparlardı:
Her sabah yağlıca çıranın isi
Nigâhı işmarlı gözün sürmesi
Kenarın dilberi deyub geçme sen
Sultanlarda yokdur küskün memesi
Parmaklar kınalı gümüş topuklu
Ya lâ’li lebinin şekerlemesi
Şırfıntı yosmanın bir dâveti var
Bir “Horozum, canım buyur!...” demesi
Zeberdest fetâlar taş olsa erir
Kapunun ardında yokdur sürmesi
(Âzık Râzi)
Çıra üzerine şu manzûmede geçen asır sonlarının eşsiz büyük halk şâiri Âşık Râzinindir:
Sana çıra gibi yandım da çapkın
Sürme alamadım gamzeli göze
Terki vahşet ile yakın gel yakın
Hasreti bahârın çıkarmaz güze
Magrûri hüsn olma edebin takın
Âha uğramasan gelirsin göze
İbretle etrâfa şöyle bir bakın
Nice şehbaz tosun dönmüş öküze.
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070866
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, pages 3930-3931
See Also Note
B.: Çırağ
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.