Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇIĞIRAÇAN (İbrahim Hilmi)
Çağdaş İstanbul editörleri arasında basmış ve yaymış olduğu kitablarla millî kütübhânemize büyük hizmette bulunmuş seçkin bir simâ; muhtelif devrilerindeki isimleri ile “İslâm Kütübhânesi”, “Kütübhânei İslâm ve Askerî” ve “Hilmi Kitabevi” nin sâhib ve kurucusu; Ahmed adında fakir bir zâtın oğlu olarak 1880 de Tuna boyunda Tulça’da doğdu, âilesi 1883 de İstanbula hicretle Sarıgüzel’de yerleşdi, Hilmi de o semtde bir mahalle mektebinde okudu. 12-13 yaşlarında iken terzi çıraklığı ile iş hayatına atıldı. Fakat okumaya karşı içinde coşkun bir istek vardı, kitaba, gazeteye, kâğıda, kaleme âşıkdı. Terzilikle bağdaşamadı, ayaklar, sabahleyin terzi dükkânına geri geri giderken, fırsat buldukça basın hayatının toplandığı Babıâli Caddesinde dâima koşarlı kaçdı; iki yıl güçlükle tahammül ettikten sonra, henüz onbeş yaşında bir çocukdu, 1895 de İkdam gazetesine abone memuru olarak girdi ve rahat bir nefes aldı.
İkdam İstanbul’un en büyük günlük gazetelerinden biri olduğu halde o devrim gazeteleri yüksek tirajlı değildi, içinde okuma aşkı bulunan bu abone memuru çocuk bol vakit buldu ve “Tâlî Ticaret Mektebi” ne devam etti, ikinci sınıfında iken de mektebi bırakarak, türlü mahrumiyete katlanarak biriktirdiği 5 Osmanlı altını sermaye ile Babıâli caddesinde bir kitabçı dükkânı açtı, 1898 de, on...
⇓ Read more...
Çağdaş İstanbul editörleri arasında basmış ve yaymış olduğu kitablarla millî kütübhânemize büyük hizmette bulunmuş seçkin bir simâ; muhtelif devrilerindeki isimleri ile “İslâm Kütübhânesi”, “Kütübhânei İslâm ve Askerî” ve “Hilmi Kitabevi” nin sâhib ve kurucusu; Ahmed adında fakir bir zâtın oğlu olarak 1880 de Tuna boyunda Tulça’da doğdu, âilesi 1883 de İstanbula hicretle Sarıgüzel’de yerleşdi, Hilmi de o semtde bir mahalle mektebinde okudu. 12-13 yaşlarında iken terzi çıraklığı ile iş hayatına atıldı. Fakat okumaya karşı içinde coşkun bir istek vardı, kitaba, gazeteye, kâğıda, kaleme âşıkdı. Terzilikle bağdaşamadı, ayaklar, sabahleyin terzi dükkânına geri geri giderken, fırsat buldukça basın hayatının toplandığı Babıâli Caddesinde dâima koşarlı kaçdı; iki yıl güçlükle tahammül ettikten sonra, henüz onbeş yaşında bir çocukdu, 1895 de İkdam gazetesine abone memuru olarak girdi ve rahat bir nefes aldı.
İkdam İstanbul’un en büyük günlük gazetelerinden biri olduğu halde o devrim gazeteleri yüksek tirajlı değildi, içinde okuma aşkı bulunan bu abone memuru çocuk bol vakit buldu ve “Tâlî Ticaret Mektebi” ne devam etti, ikinci sınıfında iken de mektebi bırakarak, türlü mahrumiyete katlanarak biriktirdiği 5 Osmanlı altını sermaye ile Babıâli caddesinde bir kitabçı dükkânı açtı, 1898 de, onsekiz yaşında iken açdığı bu ilk dükkânı, zamanımızda Cumhuriyet Kütübhânesinin bulunduğu yerdir. Ticaret mektebini bırakmış olan bu henüz çocuk kitabçı cami derslerine devam etmeğe başladı ve dinî yayınların ibtidaîliği, gaayesizliği, ehliyetsiz ellerde bulunduğunu görerek, öğrenerek derin teessüre kapıldı, uyanık müslümanlık yolunda çalışmaya karar verdi, kitabçı dükkânına “İslâm Kütübhânesi” adını koydu, şeyhülislâmlığa müracaat ederek, bu en salâhiyetli makaâmın müslüman türkü tenvir için tavsiye edeceği kitabları basıp yaymağa âmâde olduğunu bildirdi; her halde pek genç bulunmasından ötürü olacakdır, meşihat, İslâm Kütübhânesi sahibi İbrahim Hilmi Efendinin bu teklifine kayıdsız kaldı! Fakat buna mukabil kalem sahibi genç zâbitler bu küçük kütübhâneye sık sık uğramağa başladılar, genç İbrahim Hilmi Beyin şahsında da kendilerine çok yakın bir dost buldular; bir iş, mühim bir iş yapmak, basın hayatı programsız, âvâre ve perişan kalmış milletine bu yolda bir hizmet için çırpınan İbrahim Hilmi de bu genç zâbitlere şükranla sarıldı, ilk gaayesinden uzaklaşmayarak, kütübhânesinin adını “Kütübhânei İslâm ve Askerî” ye çevirdi, büyük bir cesaretle editörlüğe atıldı, bu genç tâbiin ilk kılıçlı muarrirleri de Osman Senâî Bey, Ahmed Refik Bey, Cemal Bey (Paşa), Süreyya Bey, Nac, Bey (Paşa ) oldular.
Sermâyesi kifayetsiz olduğu için büyük kitabları forma forma (zamanımızın tâbiri ile fasiküller hallinde) satışa çıkarıyor, satışdan aldığı para ile yenilerini basdırıyordu.
Bir müddet sonra küçük dükkânı dar gelmeye başladı; o tarihlerde Büyük Postahanenin yeri geniş bir arsa, virâne idi, üzerinde salâş dükkânlar vardı, bunlardan bir şekerci dükkânını alarak kütübhâneye çevirdi. Burası postahane yapılmak üzere istimlâk edildiğinde, münasib bir yer buluncaya kadar yine Bâbıâli Caddesinde ve Bâbıâli (bugünkü vilâyet konağı) karşısında bir dükkâna geçti (bu dükkân 1958 istimlâkında yıkıldı), nihayet Bâbıâli Caddesi ile Cağaloğlu Yokuşu kavuşağı köşesinde meşhur kitabcı ve editör Arakel Efendinin büyük dükkânını aldı (Kütübhânei İslâm ve Askerî’nin en ünlü devrinin geçdiği bu meşhur ve büyük dükkân, ki bir ara Muallim Ahmed Hâlid Bey merhumun da kütübhânesi olmuşdur, 1958 istimlâkinde yıkılmışdır); nihâyet oradan da yine Bâbıâli Caddesinde bir binâ satın alarak bu satırların yazıldığı sırada Hilmi Kitabevi olan yere nakletmiştir (1963).
İbrahim Hilmi Çığıraçan 1908 Meşrutiyetinde gazetecilik hayatını da denedi ki, İstanbulda her geçen gün birkaç yeni gazetenin çıktığı, bir kaç gazetenin kapandığı bir devirdir; evvelâ “Millet” adında, Türkiye’de ilk defa resimli bir günlük gazete çıkardı, sonra Ahmed Rasim ve Hüseyin Rahmi gibi iki kalemm üstâdının iştiraki ile “Boşboğaz” adında haftalık bir mizah gazetesi neşretti, daha sonra da haflatık “Ordu ve Donanma” mecmuasını çıkardı. Fakat İttihat ve Terakki fırka– komitesinin diktatörlük baskısı altında vicdan hürriyeti ile gazetecilik yapmanın büyük tehlikesi karşısında Millet’i ve Boşboğaz’ı kapadı; “Ordu ve Donanma” da güzel, fakat çok masraflı bir mecmua idi, devlet himâesi görmeğe muhtacdı, o da sahibinin takati yetmediği için kapandı.
Balkan Harbi bozgun, Birinci Cihan Harbi bozgunu, İstanbulun kara işgal yılları bir kitabcı- editörün müessesesini ayakta tutabilmek için çetin imtihandır, İbrahim Hilmi Bey hem dayandı, hem de uyanma, kalkınma yolunda yayınları ile elinden gelen hizmeti yapmağa çalıştı, mâvi bir kapak içinde (ki o zamanlar mavi kitablar diye şöhret almışdır) ve “Millet Kütübhânesi” adı ile bir seri sosyal kitablar neşretti; kendisi de okuduklarını iş hayatından edindiği görgü ve bilgiye katarak gençliği irşad yolunda, dikkatle okunmaya değer risâleler yazdı: “Avrupalılaşmak”, “Türkiye uyan!”, “Maarifimiz ve Serveti İlmiyemiz”, “Esbâbı hezîmet ve felâketiz”; bunlara yine kendi eseri, emeği bir umumî ceb atlası ile Memâliki Osmâniye ceb atlasını ilâve etti. En değerli muallimlerin, mürebbîlerin kalemlerinden çıkmış en temiz, en dikkatli mekteb kitabları bası.
Mekteb kitablarına da bilhassa Cumhuriyet devrinde çok büyük emek ve hemen bütün maddî varlığını yatırdı. Fakat harf inkılâbında, bilhassa elinde kalan mekteb kitabları yüzünden 1,5 milyon liralık ağır bir maddî zarara uğradı, tonlarla kitabını kesedekâğıdı yapılmak üzere okkaya verdi ve piyasaya olan borçları için de, ev yapdırmak üzere Yeşilköy’de satın aldığı bir arsayı satarak şerefini kurtardı. Bu darbe, ünlü kitapçıyı birkaç yıl için yeni kitablar basmakdan alakoydu.
Bugünkü adı ile Hilmi Kitabevi, kuruluşundan bu yana büyüklü küçüklü binden fazla eser yayınlamışdır; buraya birkaç mühim isim almakla iktifa ediyoruz:
Ahmed Refik Beyin “Resimli Büyük Tarihi Umumî” si, ancak 6 cildi basılabilmiş, Balkan Harbinde yarım kalmıştır.
Rus– Japon seferi, 3 cild;
Osmanlı– Rus seferi, 3 cild;
Garb klâsiklerinden tercemeler serisi;
Mavi kapaklı sosyal kitablar serisi;
İntibah Kütübhânesi serisi, 17 kitab;
Ahmed Refik Beyin “Geçmiş Asırlarda Osmanlı Hayatı” serisi ve diğer eserleri;
Hüseyin Rahmi külliyâtı;
Abdülhak Şinâsi Hisar’ın eserleri.
Uzun bir meslek hayatı, altmış dört yıldanberi kitabcı olan İbrahim Hilmi Çığıraçan’ın bir editör sıfatı ile millî kütübhânemize, tarihimize ve edebiyatımıza hizmetleri pek parlaktır; bu millet bu fânîye şükran borcunu bir gün muhakkak ki, duyacak ve onun adına belki de bir anıd yükseltecektir.
Orta boylu, kumral, az topluca, son derecede titiz, vechen sakin göründüğü halde gaayet asabî, melih yüzlü, sevimli, pek temiz giyinen, son derecede perhizkâr, mükeyyefattan yalnız çay ve kahve içer, hiç tütün içmemiş, alkollü içkileri hiç tatmamıştır ve hiç evlenmemiştir. Kırk seneden beri Yeşilköyde oturmaktadır, kirâ evindedir. Son yıllarda tamâmen inzivâya çekilmişdir, kütübhânesine haftada bir, en çok iki gün uğrar. Bu satırların yazıldığı 1963 yılında Ankara Caddesi editörlerinin en yaşlısı bulunuyordu; mesleğinde iffet ve istikametin de muhakkak ki timsâli idi. 10 Temmuz 1961 tarihinde Konya Lezzet Lokantası elli yıllık devamlı müşterisi olarak İbrahim Hilmi Çığıraçan’ın şerefine büyük bir ziyafet tertib etmişdir. Ankara caddesi editörleri– kitapçıları ise onun bir jübilesini hiçbir zaman düşünmemişlerdir. Büyük kitabcı 1963 de vefat etti ve ölümü ile Hilmi Kitabevi de kapandı.
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070800
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, pages 3891-3893
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.