Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇENGELOĞLU TÂHİR PAŞANIN HIRSIZLARA MEYDAN OKUMASI
Avâmı hoşnud etmesini bile ve o yoldan büyük şöhret kazanmış olan câhil fakat zekî, merd, iş başarır delişmen bir adamın İstanbul zâbıtası tarihinde eşine rastlanmaz bir hareketi, jestidir; Donanmada kalyon tayfalığından yetişerek Osmanlı İmparatorluğunun en yüksek makamlarından Kaptanı Deryâlığa kadar yükselmiş geçen asrın namlı vezirlerinden Çengeloğlu Tâhir Paşa (B.: Tâhir Paşa, Çengeloğlu) ilk şöhretini Mora İhtilâli sırasında bir aralık Topçubaşı olduğu zaman yapmışdı; şöyle ki; İkinci Sultan Mahmudun bir fermanı ile taht şehrinin zâbıtası da Topcubaşının emrine verilmişdi. O günlerde rumların bir gece İstanbulu yüzlerce yerinden kundaklayarak yakacakları şâyiası çıkmış, müslüman mahallelerinde delikanlılar, geceleri sokak başlarına seccâde ve kilim sererek sabaha kadar pür silâh nöbet beklemeye başlamışlardı; Topçubaşı Tâhir Ağa mahalle imamları vâsıtası ile İstanbul halkına fenerli fenersiz gece sokağa çıkma yasağı tebliğ ettirdi, dolayısı ile delikanlıların sokak başlarında sabahlayıp mahalle beklemeleri de kesin olarak yasak edildi. Yine o devirde İstanbulda pek çok gece hırsızı türemişdi, halk topcubaşının yasağı karşısında: “Biz kendimiz tekayyüd ettiğimiz halde her gece türlü fenâlık oluyor, bu deli herif nasıl başa çıkacak, merâmı bizi kıtır kıtır kestirmek mi?!” diy...
⇓ Devamını okuyunuz...
Avâmı hoşnud etmesini bile ve o yoldan büyük şöhret kazanmış olan câhil fakat zekî, merd, iş başarır delişmen bir adamın İstanbul zâbıtası tarihinde eşine rastlanmaz bir hareketi, jestidir; Donanmada kalyon tayfalığından yetişerek Osmanlı İmparatorluğunun en yüksek makamlarından Kaptanı Deryâlığa kadar yükselmiş geçen asrın namlı vezirlerinden Çengeloğlu Tâhir Paşa (B.: Tâhir Paşa, Çengeloğlu) ilk şöhretini Mora İhtilâli sırasında bir aralık Topçubaşı olduğu zaman yapmışdı; şöyle ki; İkinci Sultan Mahmudun bir fermanı ile taht şehrinin zâbıtası da Topcubaşının emrine verilmişdi. O günlerde rumların bir gece İstanbulu yüzlerce yerinden kundaklayarak yakacakları şâyiası çıkmış, müslüman mahallelerinde delikanlılar, geceleri sokak başlarına seccâde ve kilim sererek sabaha kadar pür silâh nöbet beklemeye başlamışlardı; Topçubaşı Tâhir Ağa mahalle imamları vâsıtası ile İstanbul halkına fenerli fenersiz gece sokağa çıkma yasağı tebliğ ettirdi, dolayısı ile delikanlıların sokak başlarında sabahlayıp mahalle beklemeleri de kesin olarak yasak edildi. Yine o devirde İstanbulda pek çok gece hırsızı türemişdi, halk topcubaşının yasağı karşısında: “Biz kendimiz tekayyüd ettiğimiz halde her gece türlü fenâlık oluyor, bu deli herif nasıl başa çıkacak, merâmı bizi kıtır kıtır kestirmek mi?!” diye söylendi ise de yasağa itaat edildi; ve ilk gecesi şehrin her tarafına memur edilen devriyeler sokakda kime rastlaşımlarsa aman vermeyip yakaladılar ve limanda karakol gemisi denilen bir kalyonun anbarına tıkıp doldurdular; ertesi gün Çengeloğlu bu gemiye giderek mevkufları teker teker bizzat kendisi sorguya çekdi; meşrû mâzeretini isbat edenleri, bir daha gece sokağa çıkmamak üzere şiddetli tendih ile serbes bırakdı; sarhoşlara âlâ bir dayak attırdı, uygunsuz ve serserî, şerir makulesi birkaç adamı da ayaklarına, boğazlarına taş bağlatıp denize attırmak sûretiyle idam ettirdi. Kurulanlar bu iddeti kısa bir zmaan içinde İstanbula yaydılar ve dâima ola gelen mübalâgalı dille: “Yüzlerce adamı gümbür gümbür denize attı” diya anlattılar; büyük şehir derha huzura kavuşdu. Arkasından Topcubaşı Ağanın ikinci bir emri tebliğ edildi, halkın ağzı ile “Deli herif”: “Herkes geceleri kapusunu açık bırakıp yatsın!.. Tenceresi kaybolana kazan vereceğim!..” diyordu. Vak’anüvis Abdurrahman Şeref Efendi (B.: Abdurrahman Şeref) bu hâtıraları tesbit ederken: “Çocukluğumuzda ihtiyarlar bunu naklederken ağızları sulanır ve merhuma ganî ganî rahmet okurlardır” diyor.
Yine o gece sokağa çıkma yasağının fıkralarındandır; Tahir Ağa tarafından sorguya çekilen bir adam:
— Zevcemin ağrısı tuttu, ebe getirmeye çıkmışdım!.. deyince “Deli Herif”:
— Seni af ettim, var evine git... Fakat hâtuna söyle bir daha gece vakti ağrısı tutmasın!.. demişdi.
Tema
Olay
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070730
Tema
Olay
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3839-3840
Bakınız Notu
B.: Tâhir Paşa, Çengeloğlu; B.: Abdurrahman Şeref
Tema
Olay
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.