Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇENGELKÖYÜ
İstanbul veya Karadeniz Boğazının (Boğaziçinin) Anadolu yakası köylerinden; Beylerbeyi ile Vaniköyü’nün arasında; liman bitiminden Boğaza doğru bakıldığı zaman tam karşıya gelir.
İstanbul Vilâyetinin Üsküdar kazâsında Beylerbeyi nahiyesine bağlı büyük bir köydür; büyük bir koy kenarındadır. Galata Köprüsünden 4,2 mil (7,8 kilometre) uzaklıkda olup liman vapurları mu mesâfeyi, Köprüden kalkıp Üsküdar, Kuzguncuk ve Beylerbeyi iskelelerine uğrayarak 42 dakikada, doğru seferle gelirlerse 35 dakikada alırlar. Üsküdar-Beykoz arasında işleyen otobüsler bu köyden geçer, ve Üsküdardan Çengelköyüne 15 dakikada varırlar. Çok zengin bir tarihçesi olan devir devir üç ismi ile “Kuleli Süvâri Kışlası”. “Kuleli Askerî İdâdisi”, “Kuleli Askerî Lisesi” bu köydedir.
Köy, “Çengelköyü”, “Havuzbaşı” ve “Bağçeli evler” ismi ile üç muhtarlığa ayrılmışdır; sokakları isimleri ile şunlardır:
1) Çengelköy Muhtarlığında:
Çarşı boyunda: Çengelköy Caddesi, Derebey Sokağı, Ayazma Sokağı, Mandal Sokağı, Hamam Çeşmesi Sokağı, Hamam arkası Sokağı, Kerime Hâtn Sokağı, Cakalı Sokak, Kuyu Sokağı, Taşodalar Sokağı, İftar Sokağı, Tanrıverdi Sokağı, Üzümözü Sokağı, Çengeloğlu Sokağı, Bekârdere Sokağı, Kireçkuyusu Sokağı, Mezarlık Sokağı, Kaldırım Sokağı, Bakırcılarbaşı Sokağı. Bir P.T.T. binâsı, Denizcilik Bankası şûbe...
⇓ Read more...
İstanbul veya Karadeniz Boğazının (Boğaziçinin) Anadolu yakası köylerinden; Beylerbeyi ile Vaniköyü’nün arasında; liman bitiminden Boğaza doğru bakıldığı zaman tam karşıya gelir.
İstanbul Vilâyetinin Üsküdar kazâsında Beylerbeyi nahiyesine bağlı büyük bir köydür; büyük bir koy kenarındadır. Galata Köprüsünden 4,2 mil (7,8 kilometre) uzaklıkda olup liman vapurları mu mesâfeyi, Köprüden kalkıp Üsküdar, Kuzguncuk ve Beylerbeyi iskelelerine uğrayarak 42 dakikada, doğru seferle gelirlerse 35 dakikada alırlar. Üsküdar-Beykoz arasında işleyen otobüsler bu köyden geçer, ve Üsküdardan Çengelköyüne 15 dakikada varırlar. Çok zengin bir tarihçesi olan devir devir üç ismi ile “Kuleli Süvâri Kışlası”. “Kuleli Askerî İdâdisi”, “Kuleli Askerî Lisesi” bu köydedir.
Köy, “Çengelköyü”, “Havuzbaşı” ve “Bağçeli evler” ismi ile üç muhtarlığa ayrılmışdır; sokakları isimleri ile şunlardır:
1) Çengelköy Muhtarlığında:
Çarşı boyunda: Çengelköy Caddesi, Derebey Sokağı, Ayazma Sokağı, Mandal Sokağı, Hamam Çeşmesi Sokağı, Hamam arkası Sokağı, Kerime Hâtn Sokağı, Cakalı Sokak, Kuyu Sokağı, Taşodalar Sokağı, İftar Sokağı, Tanrıverdi Sokağı, Üzümözü Sokağı, Çengeloğlu Sokağı, Bekârdere Sokağı, Kireçkuyusu Sokağı, Mezarlık Sokağı, Kaldırım Sokağı, Bakırcılarbaşı Sokağı. Bir P.T.T. binâsı, Denizcilik Bankası şûbesi, Vapur iskelesi yanında 3 içkili lokanta vardır.
Yeni Mahalle semtinde: Kasımpatı Sokağı, Abdipaşa Sokağı, Çeşme Sokağı, Bayır Sokağı, Maslak Sokağı, Lokmacı Kâşif Sokağı, Kalantor Sokağı, Hatice Hâtun Sokağı, Çengelli bostan Sokağı, Lekeci Nuri Sokağı.
Kuleli semtinde: Kuleli Caddesi, Hasanpaşa yukarı set Sokağı, Rasadhâne Sokağı, Kuleli Meydanı, Kuleli Mekteb Sokağı, Kuleli Hastahâne Sokağı, Taşocakları Sokağı.
2) Havuzbaşı Muhtarlığında:
Halk Caddesi, Çınar Sokağı, Çınarlı Cami Sokağı, Pazarkayığı Sokağı, Dereboyu Sokağı, Görgeç Sokağı, Kaynana Sokağı, Oymak Sokağı, Deniz Hamamı Sokağı, Havuzbaşı Sokağı, Dereiçi Sokağı, Çakaltepe Sokağı, Aznavur dere Sokağı, Küçük namazgâh Sokağı, Defterdar Sokağı, Suyolu Çıkmazı, Nato Yolu (Köyü Ümrâniyeye bağlar), Tahirpaşa Sokağı, 2 bakkal, 1 manav, 1 Tekel bâyii, 1 kahvehâne vardır
3) Bağçelievler Muhtarlığı:
1951 yılında İngiliz Ali Bey Çiftliğinde “Çengelköyü Bağçelievler Yapı Kooperatifi” adı ile bir şirket kuruldu; İstanbul İmar Müdürlüğünce tasdik edilen bir harita ve proje ile bu çiftlik arâzisi 800 parça arsaya ayrıldı ve böylece kurulacak mahallenin 2 okulu, 2 camii, 1 parkı ve 1 karakolu bulunacakdı. Hâlen bu mahallede yapılmış 32 binâ vardır. Elektriği yer altı kablosu ile sağlanmışdır; tazyikli terkos suyu vardır, muhtarlık 1961 yılında kurulmuşdur. Yazlık bir sinema ve 1 bakkalı vardır.
Bu bölgede Kostantin Ayazması adı ile meşhur bir ayazma vardır; Mayıs ayının üçüncü haftasında hıristiyanlar tarafından takım takım gelinerek ziyâret edelir.
Yine o havâlide eski süvâri tâlimhânesi arâzisinde 30 göçmen evi kurulmuşdur, Tâlimhâne denilen bu 30 evlik yer bir yol ile Bağçelievlere bağlıdır, ve 5 sınıflı bir ilk okulu ve iki bakkal vardır; buraya elektrik 1960 yılında verilmişdir.
Celâl Esad Arseven “Eski İstanbul” adındaki eserinde fetihden evvel Çengelköyünün bulunduğu yere Bizanslıların “Protos Diskos” adını verdiklerini yazıyor.
On yedinci asır ortasında yaşamış büyük muharrir ve seyyah Evliyâ Çelebi Çengelköyü hakkında şunları yazıyor:
“Çengelköyü Kasabası – İstanbul fethinde buralarda Kıral Yanko İbni Madyan (Nikomed) zamanından kalma bir takım çengeller bulunduğundan adına Çengelköyü denmişdir. Üsküdar Kadılığı hükmünde sübaşılıkdır. Köy lebi deryâda olup arka tarafı bağlı bağçeli hiyabanlardır ki tavsîfinde dil âcizdir. Ehâlisinin çoğu rumdur, islâmları azdır. Lâkin sarayları, bâhusus içindeki Has Bağçesi gaayet mükellefdir, tumtaraklı, revnaklı bir Bâğı İremdir. Fakat Allâhü a’lem, bu bağçenin tâlii Mirrih burcuna tesâdif etmişdir; Anadoluda isyan idüb Bergama Kalesinde kapanan İlyas Paşayı Küçük Ahmed Paşa tutub huzüri şehriyâriye getirdikde bu bağçede maiyetiyle beraber katlolundu (B.: İlyas Paşa); ve daha nice böyle vak’alar oldu. Hattâ Çengelköyünün ehâlisi dahi kitalden fâriz değillerdir. Lâkin köy mâmurdur; cümle tahtânî, fevkaanî kâgir binâlı üç bin altmış kadar evleri vardır; sâhilinde bir de küçük camii vardır; çarşısından geçilerek İstavros Bağçesine gidilir (B.: İstavroz; Havuzbaşı)”.
Evliyâ Çelebinin çağdaşlarından Ermeni yazarı Eremyâ Çelebi Kömürciyan “İstanbul Tarihi” adı ile mâruf eserinde şunları yazıyor:
“... daha sonra gelen büyük Çengelköyünde rumlar ve az miktarda yahudi oturur. Bunun yakınında efendilerin meskenleri ve sultanların bağçesi vardır. İleride Sultan Murad’ın (Dördüncü Sultan Murad) pek sevdiği İstavroz köşkü, konağı, bağçesi ve mescidi ile bir Türk köyüdür”.
Yine Ermeni yazarlarından on sekizinci asırda yaşamış P. Ğ. İnciciyan “İstanbul” isimli eserinde şunları yazıyor: “... sonra Türk ve rumlarla meskûn olan Çengelköyü gelir. Buradaki Ayios Yorgios rum kilisesi çok eskimiş olduğundan zamanımızda yeniden yaptırıldı. Çengelköyün koyu genişlik itibârı ile Boğaziçinde İstinyeden sonra ikincidir. Münbit vâdisinin içinden bir dere geçer. İkinciteşrin (kasım) ayında mehtabda burada büyük şenliklerle balık avı yapılır. Bir Panaia kilisesinin kalıntısı hâlâ görülmektedir. Kilisenin bulunduğu sokağın içinde eski zamanlardan kalma ve haç şekilleri ile süslü bir taş havuz vardır (B.: İstavroz; Havuzbaşı), Havuzbaşı denilen yer bu sıradadır. Buranın denizden çıkış yeri geniş ve güzel bir vâdî olup Çayır İskelesi adını taşır”.
Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından az önce tanzim edilmiş bir Bostancıbaşı Defterinden (B.: Bostancıbaşı Defterleri) Çengelköyünün yalı boyu şöyle tesbit edilmişdir:
“...Seksoncular Bostancı Ocağı – Mescidişerif – Kulebağçesi mesîregâh nam mahal – Kulebağçesi Bostancı Ocağı – Mâileziz Çeşme – Kirişhâne – Kireç Ocağı – Çengel Kariyesi balıkcı odası – Moralı Ali Efendinin damadının yalısı – mûmâileyhin arsası – Sarraf Karabetin hânesi – Şerbetci Hanımoğlu zimmînin hânesi – Darbhâne mubâyaacısı Arnavud oğlu zimmînin hânesi – Darbhânede sarraf Kirkorun hânesi – Şalcı Köçekoğlu Andonun hânesi – Simkeş Artinin hânesi – Aralık İskele – Çuhacı Mike’nin iki hânesi – Simkeş Oseb vereselerinin hânesi – Aşcı Mardirosun hânesi – Kaytanoğlu zimmînin hânesi – Küçük Yorgi Kalfanın hânesi – Kapuçuhadarı Ömer Efendinin yalısı – Çengel Kariyesi İskelesi – Serâpâ kahvehâneler – Bostancıbaşı Abdullah Ağanın yalısı – Hasırcıbaşı Emin Ağanın yalısı – Yusuf Paşazâde Molla Efendinin yalısı – Kethüda kalemi hulefâsından Raşid Efendi yalısı – Yusuf Paşa zevcesi Elhâne Hanımın yalısı – Fırtına Kaptan zevcesinin yalısı – Havuz İskelesi – Sadrı sâbık Ahmed Paşanın yalısı – Anbar Emini Ali Beyin yalısı – Sâlim Efendinin yalısı – Tâhir ağazâde İzzet Efendinin yalısı...”.
Bu vesikadan aydın olarak görülmektedir ki halkının ekseriyetini rumların teşkil ettiği söylenen Çengelköyünün yalı boyunda, geçen asrın birinci yarısında, iskeleden Kule Bağçesine doğru ermeni zenginlerinin sâhilhâneleri, İskeleden Beylerbeyine doğru da Türklerin yalıları dizilmişdir; Çengelköyü rumların köy içinde oturan bir takım bağçıvanlar olduğu anlaşılıyor. Hattâ iskele kayıkcıları bile karadeniz yalısından gelmiş bir takım Türk bekâr uşaklarıdır ki bunlardan yalın ayaklı yalın yüzlü Ahmed adında bir şehbaz çehre revnakı ve baht kuvveti ile yükselerek İmparatorluk tarihinde Kaptanıderyâ Hâin Ahmed Paşa olmuşdur (B.: Ahmed Fevzi paşa, Firâri Hâin).
Şirketi Hayriye tarafından neşredilmiş “Şirketi Hayriye ve Boğaziçi” isimli kitabda Çengelköyü için şunları yazılıdır:
“Ayvası ile meşhur olan bu köy Sarayburnunun tam karşısındadır; Köprüden 4,2 mil (7,8 kilometre) mesâfededir. Şirketi Hayriye vapurları 22 dakikada buraya vâsıl olur. Köyün adı için ahmed Midhat Efendi diyor ki: “Çengelköyü tesmiye olunmasının sebebi burada gemi çapalarının yapılmasıdır; bunların bâzıları dört dişli olduğu için adına Çengel Çapa derler idi, mürûru zaman ile çapası hazfedilerek yalnız Çengelköyü kalmışdır” (Ahmed Mithad Efendinin bu sözleri yakışdırma yolunda bir gayretden ibâdettir. Bizde dört dişli, iki dişli gemi çapaları ancak geçen asrın ortalarına doğru kullanılmışdır; ondan gemilerimizde çapa değil, “lenger” kullanılmışdır (B.: Lenger, Lengerhâne). Kaldı ki, lenger olsun, çapa olsun ağır döküm işidir, büyük dökümhâneye muhtacdır; Kasımpaşada büyük bir sanâyi bölgesi kurulmuş iken gemi çapalarının Çengelköydünde dökülmesi ancak romancı muhayyilesinin yakışdırması olabilir. Çengelköyü ise hemen fethin akabinde bu adı almışdır. İst. Ansiklopedisi).
“Çamlıca Tepesi ile Çakaldağı eteklerinden dökülüp gelen Bekâr Deresi köyün içinden geçer. Bu derenin iki tarafı kâmilen meyva bağçeleri ile bostanlardır.
“Havuzbaşı denilen yer gaayet vâsî bir vâdi olup şark ve şimal cihetinden Çakal Dağı sırtı ile kapalı bulunduğundan poyraz rüzgârından korunmuşdur. Bu vâdinin şimâli şarkîsinde ve Çakal Dağı sırtında bulunan büyük kayaya Zunracı Kayası denilir (B.: Çakal Dağı, Çakaldağı Kayası).
“Bu vâdîden cereyan eden Havuzbaşı Deresi Çengelköyü ile Beylerbeyi hududunu ayırır. Havuzbaşı Çengelköyünün başlıca mesîresidir; buradan Çamlıcaya kesdirme bir yaya ve beygir yolu vardır.
“Ehâlisi, bir kısmı cüz’îsi müzlim olmak üzere, rumdur. İki mahalle îtibar olunmuşdur. 390 islâm, 260 gayri müslim hânesi vardır (Bu eserin neşir tarihi mâlî takvim ile 1330 = milâdî 1914 - 1915 olup Çengelköyündeki Türk evleri gayri müslim hânelerinden 130 ev fazla gösterildiği halde köy halkının ekseriyetin 1914 - 1915 arasında hâlâ rumlarda oluşunun kaydını akıl ve rakam yolu ile anlayamadık. İst. Ansiklopedisi).
“Meâbidi İslâmiyeden Çengelköyünde üç camii şerif vardır; müteaddid çeşmeler mevcuddur; başlıcalarından biri kariye hamamının ittisâlinde bulunduğundan vaktiyle hamam Çeşmesi tesmiye olunan çeşmedir ki bilâhare vüzerâdan Yusuf Ziya Paşa himmetiyle tâmir ve ihyâ edilmiş olduğundan Vezir Çeşmesi nâmı ile de mârufdur; suyu Çamlıca ayağı olduğu cihetle köylüler bu çeşmenin suyuna rağbet ederler. Bundan başka ikisi çarşı boyunda, diğer ikisi de mahalle içinde dört çeşme daha vardır.
“Kıyılarında deniz hamamları kuruludur. Haziran, temmuz, ağustos aylarından mercan, gümüş, ateş, kılıç balıkları avlanır.
“Çarşı içinde ve sâhibi bahirde bir jandarma karakolhânesi, ve köy içinde Bekâr Deresi cihetinde bir polis merkezi vardır. Köyde fidecilik ve ağaç yetişdirme sanatı revac bulmuş, ayvası ile şeftâlisi şöhret almışdır.” (Şirketi Hayriye ve Boğaziçi).
“Mir’atı İstanbul” müellifi merhum Mehmed Râif Bey büyük himmet eseri olan meşhur kitabından af edilmez büyük bir hataya düşmüştür. Çengelköyü bahsinde bu köyün adı için: “Sebebi tesmiyesi kariyei mezkûrede ilk defa olarak Çengeloğlu Tâhir Paşanın bir mescidişerif binâ eylemesinden ileri gelmişdir” diyor. Değerli yazarlardan Fikret Arıt 1955 senesinde Hafta isimli mecmuada “İstanbul Semtleri” başlığı altında neşrettiği bir sıra makaaleden Çengelköyüne tahsis edilmiş yazınıda çok mûteber kadim kaynaklara bakmaya lüzum görmeden Mehmed Râif Beyin notuna güvenmiş ve ayni fâhiş hatâya sürüklenmişdir.
Çengelköy adı fetihdenberi devam edegelmekde iken ve bir onyedinci asır metni olan Evliya Çelebi Seyehatnâmesi gibi pek meşhur bir eserde apaçık yazılı iken onu ondokuzuncu asırda yaşamış Çengeloğlu Tâhir Paşanın lakâbına bağlamak pek hazindir; hele Tâhir Paşanın Çengelköyünde bir cami yaptırdığını söylemek uydurmacılığın bir şaheseridir; Çengelköyünde o isimle bir cami olmadıktan başka o meşhur Kaptan Paşanın İstanbul’un her hangi bir yerindea camii veya mescidi yokdur (B.: Tâhir Paşa, Çengeloğlu).
Geçen asırda ve asrımız başlarında Çengelköyünde oturmuş, yalısı, yahud köşkü, konağı, evi olan bazı meşhur sîmalar şunlardır: Sadırâzam Hamdulah (yahud Abdullah) Paşa, Sadullah Paşa (Viyana sefiri), Sadullah Paşa dâmâdı göz hekimi Esad Paşa, Zekâi Paşa, jandarma kumandanlarından İbrahim Paşa, vâlilerden Tevfik Paşa, Ali Nizâmi Paşa, Macar Feyzullah Paşa, emlâki hümâyun ser mühendisi Ahmed Arif Paşa, Rauf Paşa, Bahriyeli Server Paşa, şehzâdeliği ve veliahdliği zamanında VI Mehmed Vahideddin, sıhhiye reisi Nuri Paşa, Refî Paşa, maliye muhâsebecisi İbrahim Bey, Hırkai Saadet kethüdası Hacı Emin Bey, hazinei hassa veznedarı Hacı Halil efendi, Hâfız Paşa, sadırâzam Husrev Paşa kavasbaşı Ahmed Ağa (köyde sekiz çeşme yaptırmış bir hayır sâhibi), meşhur bir çiçek bağçesinin sâhibi prens Sadullah Bey (Bağçeyi Perşenbepazarında meşhur tohumcu Lefterâki’ye satmışdır), ulemâdan Kasabzâde Hulûsi Efendi, meşhur zenginlerden Moralı Mehmed Bey, Hattat Sâmi Bey, Ressam Halil Paşa,. General İsmail Hakkı Berkuk.
Çengelköyünün adı şiirimize de girmişdir. Şu beyit Sâbit’indir (Ölümü 1712):
Eyledim yâr ile tehnâca temâşâyi Hisar
Bahtıma Kariyei Çengelde bulundu ağyâr
Fennî (Ölümü 1745) meşhur Sevâhilnâme’sinde Çengelköyü için şu beyti yazmışdır:
İşte buldum sana sallanmağa bir özge mahal
Sözümü dinle rakilbâ Çengele gel
Geçen asırda Çengelköyü meyhâneleri kalenderler arasında çok meşhurdu; bir yangında yanmışlar, Ayıntablı Aynî (ölümü 1842) teessürünü bir gazel ile anlatmışdı:
Kariyei Çengelde yandı âh kim meyhâneler
Nâre atsun kendin ol sûde olan mestâneler
Gayri zülfi yâr ile dârüşşifâyı aşkda
Zabt olunmaz değme bir zencir ile divâneler
Şem’ai dîdârına yandım yakıldım bû gice
İttiler hâkisterimden ihtiyâ pervâneler
Serteser şehri dili gezdim bû yaz ü kış
Hep harâb olmuş o sâhilhâneler kâşâneler
Ayniyâ gözden geçirdim tecribe ittim bunu
Âşinâyı bîvefâdan eyûdur bigâneler
Üsküdarlı halk şâiri Tophâne tebesinden âşık Râzi de (ölümü 1880-1890 arasında) sâhilnâme adı ile Boğaziçi civanları şânında yazdığı uzun bir manzûmede çengelköylüleri şöyle övüyor:
Çengelköylü urum güzelleridir
Sûreti beşerde onlar peridir
Yalın ayak baldır bacak çıplakdır
Ammâ âşıklara yüzleri akdır
Keşiş âguuşinde olmuş perverde
Rahîki vuslatı devâ bin derde
Meyhânede lâ’li lebi râyegân
Akçeyi uzakdan sen göster heman
Dalfesin altında kâkülü sünbül
Urumca türküler ırlar o bülbül
Kimi ayva tüylü kiraz dudaklı
Gül çilek kokarlar oynatır aklı
Istefo Lefter Petro Vangel Vasil
Beş nefer mahbubu eyledik tescil
1960 senesinde nefsi köy içinde şu notları tesbit eyledik, çarşı boyunda ve civar sokaklarda 8 bakkal, 5 kasab, 3 aşcı, 6 manav, 1 helvacı, 3 sobacı, 5 berber, 3 terzi, 5 tütüncü, gazete bâyii, 3 sütcü, 3 mezeci, 2 tuhafiyeci, 1 kömürcü, 1 kepekci arpacı, 2 oduncu, 2 ekmek fırını, 1 eczâhâne, 10 doktor muayehânesi, 2 diş hekimi muayehânesi, 1 sıhhat memurluğu, 1 P.T.T. şubesi, 1 polis karakolu, 1 sinema, deniz kenarında da taraçalı güzel iki içkili gazino bulunuyordu. Ayrıca Havuzbaşında da bir muattal fırın, 2 bakkal; Kuleli Lisesi tarafında da 1 bakkal ile 1 kahvehâne vardı
Bekâr Deresi boyundaki bağçeleri ile, çarşısı ile, faal bir balıkcılık hayatı ile canlı, hareketli, şenlikli bir köydür. Boğaziçinin bülbül yataklarından biridir.
Çengelköyü
(1934 Belediye Şehir Rehberinin B. Cantok eli ile)
1860 da Çengelköyü
(Bri gravürden Sabiha Bozcalı eli ile)
Çngelköyde bir yalı
(Halil Paşanın tablosundan Sabiha Bozcalı eli ile)
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070695
Theme
Location
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, pages 3823-3828
Note
Image: volume 7, pages 3823, 3824, 3826
See Also Note
B.: İlyas Paşa; B.: İstavroz; Havuzbaşı; B.: İstavroz; Havuzbaşı; B.: Bostancıbaşı Defterleri; B.: Ahmed Fevzi paşa, Firâri Hâin; B.: Lenger, Lengerhâne; B.: Çakal Dağı, Çakaldağı Kayası; B.: Tâhir Paşa, Çengeloğlu
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.