Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇENG
İran’da îcad edilmiş bir sazdır; ve orada bilhassa kadınlar çalarmış, bir oyun sazı olduğunu, dâimâ raksa refakat ettiğini zan ediyoruz; sâzendelerine bir nisbet “ye, yâ” sı ilâvesi ile “Çengî” denilmişdir, sonra bu isim Türk ağzında oyunca karı, kız ve oğlan (dansöz, donsör) anlamına kullanılmışdır. (B.: Çengi).
Çeng’in şeklini târif eden bir kayde rastlayamadık; İran’dan Anadolu’ya Selçukîlerle gelmiş, İstanbul’da da onyedinci asır ortalarına kadar çeng sâzendeleri kesin olarak mevcud olmuşdur. Edebî metinlerden avâmî bir saz olmadığını, emîrâne meclislerde çalındığını tahmin ediyoruz, meselâ Fâtih Sultan Mehmedin şâir babası İkinci Sultan Murad:
Sâki!.. getür getür yine dünkü şarâbımı
Şöyle dile getür yine çeng ü rebâbını
Ben vâr iken gerek bana bu zevkü bu sefâ
Bir gün geleki görmiye kimse türâbımı...
diyor, bir köçek oğlanın çeng refâkatinde oyununu da şu beyit ile tasvir ediyor:
Çalınır çengler, ayaklar karsılur
Raks urur rakkaas, çardak sarsulur!
Onyedinci asrın büyük muharriri Evliya Çelebi de Dördüncü Sultan Murad zamanında yapılmış büyük bir esnaf - ordu alayı tasvir ederken çeng sâzendelerinden şu satırlarla bahsediyor:
“Sâzendegânı Çengiyân - Nefer 12, müşkil bir saz olduğundan ehli azdır. Çengî Celeb Mustafa Ağa bu kârda hakkaaki yedi tûlâ sâhibidir: Çengî Baba Ş...
⇓ Devamını okuyunuz...
İran’da îcad edilmiş bir sazdır; ve orada bilhassa kadınlar çalarmış, bir oyun sazı olduğunu, dâimâ raksa refakat ettiğini zan ediyoruz; sâzendelerine bir nisbet “ye, yâ” sı ilâvesi ile “Çengî” denilmişdir, sonra bu isim Türk ağzında oyunca karı, kız ve oğlan (dansöz, donsör) anlamına kullanılmışdır. (B.: Çengi).
Çeng’in şeklini târif eden bir kayde rastlayamadık; İran’dan Anadolu’ya Selçukîlerle gelmiş, İstanbul’da da onyedinci asır ortalarına kadar çeng sâzendeleri kesin olarak mevcud olmuşdur. Edebî metinlerden avâmî bir saz olmadığını, emîrâne meclislerde çalındığını tahmin ediyoruz, meselâ Fâtih Sultan Mehmedin şâir babası İkinci Sultan Murad:
Sâki!.. getür getür yine dünkü şarâbımı
Şöyle dile getür yine çeng ü rebâbını
Ben vâr iken gerek bana bu zevkü bu sefâ
Bir gün geleki görmiye kimse türâbımı...
diyor, bir köçek oğlanın çeng refâkatinde oyununu da şu beyit ile tasvir ediyor:
Çalınır çengler, ayaklar karsılur
Raks urur rakkaas, çardak sarsulur!
Onyedinci asrın büyük muharriri Evliya Çelebi de Dördüncü Sultan Murad zamanında yapılmış büyük bir esnaf - ordu alayı tasvir ederken çeng sâzendelerinden şu satırlarla bahsediyor:
“Sâzendegânı Çengiyân - Nefer 12, müşkil bir saz olduğundan ehli azdır. Çengî Celeb Mustafa Ağa bu kârda hakkaaki yedi tûlâ sâhibidir: Çengî Baba Şâhin, Çengî Baba Ali, Çengî Saçlı Ramazan da bu kârın ileri gelenlerindendir”.
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070690
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3821-3822
Bakınız Notu
B.: Çengi
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.