Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇELİK (Ali)
Zamanımızda îdam hükümlerini yerine getiren cellâdlardan bir kıbti; 1957 de Hayri Uymaz ve 1960 da da Ali Ünver adındaki kaatilleri asmışdır. Devletin aylıklı cellâdları bulunmadığı için, memleketin her tarafından olduğu gibi İstanbulda da, bir mahkûm asılacağı zaman, cellâdlık yapacak bir kıbti aranıp bulunur ve bu kara iş pazarlıkla tâyin edilen bir ücret karşılığı yaptırılır.
Kıbti Ali Çeliğin dâimî işi Kumkapuda bir kireççinin yanında amelelik olup günde 10 lira ücret almakda idi. Azılı ve vücudça dev yapılı bir kaatil olan Ali Ünveri asmak için kendisile anlaşıldığı zaman bu cellâd hakkında gazetelerde çıkan yazılar bu şehir kütüğünde tesbit edilmeğe değer görülmüş; aşağıdaki satırlar Hürriyet Gazetesinden alınmış olup “Kaatil Ali Ünver’in ipini çekecek cellâdı bulmak mesele oldu” başlığını taşımaktadır:
“Cinayet Masası memurları dün kaatil Ali Ünver’in ipini çekecek bir cellâd aramışlar, alelâcele bulunan Osman adında bir çingene: “Abi ben ip çekemem, keman yayı çekerim” diyerek odadan kaçarken, getirilen Ali Çelik adında bir başkası, “Onun ruhunu saniyesinde öbür dünyaya gönderirim” diyerek işi üzerine almıştır.
“Kumkapıda bir kahvede bulunup Müdüriyete getirilen Ali Çelik, 1957 yılında, Sultanahmette idam edilen Hayri Uymazın da ipini çektiğini, dört sene müddetle morgta...
⇓ Devamını okuyunuz...
Zamanımızda îdam hükümlerini yerine getiren cellâdlardan bir kıbti; 1957 de Hayri Uymaz ve 1960 da da Ali Ünver adındaki kaatilleri asmışdır. Devletin aylıklı cellâdları bulunmadığı için, memleketin her tarafından olduğu gibi İstanbulda da, bir mahkûm asılacağı zaman, cellâdlık yapacak bir kıbti aranıp bulunur ve bu kara iş pazarlıkla tâyin edilen bir ücret karşılığı yaptırılır.
Kıbti Ali Çeliğin dâimî işi Kumkapuda bir kireççinin yanında amelelik olup günde 10 lira ücret almakda idi. Azılı ve vücudça dev yapılı bir kaatil olan Ali Ünveri asmak için kendisile anlaşıldığı zaman bu cellâd hakkında gazetelerde çıkan yazılar bu şehir kütüğünde tesbit edilmeğe değer görülmüş; aşağıdaki satırlar Hürriyet Gazetesinden alınmış olup “Kaatil Ali Ünver’in ipini çekecek cellâdı bulmak mesele oldu” başlığını taşımaktadır:
“Cinayet Masası memurları dün kaatil Ali Ünver’in ipini çekecek bir cellâd aramışlar, alelâcele bulunan Osman adında bir çingene: “Abi ben ip çekemem, keman yayı çekerim” diyerek odadan kaçarken, getirilen Ali Çelik adında bir başkası, “Onun ruhunu saniyesinde öbür dünyaya gönderirim” diyerek işi üzerine almıştır.
“Kumkapıda bir kahvede bulunup Müdüriyete getirilen Ali Çelik, 1957 yılında, Sultanahmette idam edilen Hayri Uymazın da ipini çektiğini, dört sene müddetle morgta çalışırken, yüzlerce cesedi doğradığını, bu işin zor olmadığını söylemişdir.
“Osman adındaki çingenenin, palas-pandıras kaçışını gören memurlar, Ali Çelik’in her isteğini yerine getirmişler, yemek ısmarlayıp karnını doyurduktan sonra, pek pejmürde olan kıyafetini düzeltmek için, hemen oradan temin edilen bir ceket ve pantalon giydirerek, hamama yollamışlardı. Kaçmaması için, bir refakat memuru verilmiş, iki saat sonra Cinayet Masası Şefinin yanına alınan Ali Çelik: “Abi, üç sene evvel Hayri Uymaz’ın ipini çektiğim zaman 75 lira paramı almak için iyi ay uğraştım. Bu defa peşin isterim, hem de 250 liraya olur bu” demiş, zâbıt cellâdın bu dileğini de yerine getirmişdir.
Sonra bir hâtıra naklederek: “Îdam edilecek Ali Ünver’in tanırım, dört sene evvel ben Morg’da çalışırken, müşahade için getirdiler, doktorun suallerine hiç cevap vermiyordu. Doktor bize, biraz dövün, dedi, biz de okşıyalım dedik, fakat pek azgındı ve benim karnıma bir tekme yapıştırmıştı. Şimdi sıra bende, onun ipini zevkle çekeceğim. Hele biraz şarap içsem, bu iş daha zevkli olacak.” diye ilâve etmiştir.
“Dün, bütün günü Emniyet Müdürlüğünde geçiren Ali Çelik’in kendi tâbiriyle, bu zevkli (!) işten vazgeçmemesi için çaylar, kahveler birbirini takip etmiş, hükmün infaz edileceği saate kadar nezarethanede bir yatak yapılarak istirahati temin edilmiştir.” (Hürriyet Gazetesi).
Velevki bir kanun hükmünü yerine getirme yolunda da olsa adam asıp öldürmekden bu kadar rahatlık içinde konuşan Cellâd Ali Çelik mukadder kara âkibetden kurtulamamış, 1962 yılı temmuzunda kendisi de adam öldürmüş, cellâd iken kaatil olmuşdur. Vak’anın basına akseden tafsilâtı şudur: “Zeytinburnunda Sümer Mahallesinde oturan 32 yaşındaki Mehmed Şimşek 15 temmuz günü karakolu müracaat ederek Cellâd Ali Çelik’in sebebsiz olarak tecâvüzüne uğradığını ve cellâd tarafından başına sopa ile vurulduğunu söylemiş, bir hastahaneye kaldırılmasını istemişdir. Rapor almak için hastahâneye sevk edilen Mehmed Şimşek orada sopa darbesinden mütevellid beyin kanaması ile ölmüşdür. Vak’a cinâyet şeklini aldığından kaatil zanlısı cellâd Ali Çelik tevkif edilmişdir.” (Yeni Sabah). Bu gazete bu haberi verir iken bir zühul eseri olarak Ali Çelik’in adını “Cellâd Ahmed Çelik” diye kaydetmişdir.
Cellâd Ali Çelik
(Resim : S. B.)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. B.
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070670
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
S. B.
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3814-3815
Not
Görsel: cilt 7, sayfa 3814
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. B.
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.