Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇELENK
“batı türkçesine rumcadan girmiş isim; gümüş veya altun taç, sorguç, tuğ” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lûgati); H. Kâzım Bey bu kelime için Şeyh Galibden şu beyti misâl alıyor:
İki kulağı çelenk şehbaz
Gerdeni sürâhli serefraz
Son yeniçerilerden halk şâiri Galatalı Hüseyin Ağanın da şöyle bir kıt’ası vardır:
Zerkeş kâkülleri başında çelenk
İsmi şerifini sordum ol şâha
Vahşetü mahvetle misâli pelenk
Didi Ağa çek git sokma günâha
Yine aynı şâirin bir meyhâne âlemi tasviridir:
Pırpırının şâhin başında çelenk
Destinde kâsei şarâbı gülrenk
Topuk vurur raks ider mestâne şûh
Şahlar meclisinde olmaz bu âhenk
Yeniçeriliğin son devrinde, hemen hepsi ocağa kayıtlı olan İstanbulun pırpıri, bıçkın gençlerinin, nevcivan külhanbeylerinin baş tuvâletlerinde süslerinden biri de külâhlarına bir tavus kuşu tüyü, altın suyuna batırılmış bir turna kuşu tüyü, yahud bir çiçek takmak idi, onlara da aralarında “çelenk” denilirdi:
Keçe külâhında sünbül çelengi
Hamlacıdır humret üzredir rengi
(Galatalı Hüseyin)
Müslüman - türk toplum hayatında cenâzelere çiçeklerden yapılmış çelenk göndermek Cumhuriyet devrinde çıkdı; İstanbulda yayılıp yerleşmesi de iki yüze yakın celenk gelen Abdülhâk Hamidin cenâzesi ile başladı; ki büyük şâirin kabri üzerinde bir çiçek tepeciği hâlinde yığılan o çelenklerin resmi...
⇓ Read more...
“batı türkçesine rumcadan girmiş isim; gümüş veya altun taç, sorguç, tuğ” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lûgati); H. Kâzım Bey bu kelime için Şeyh Galibden şu beyti misâl alıyor:
İki kulağı çelenk şehbaz
Gerdeni sürâhli serefraz
Son yeniçerilerden halk şâiri Galatalı Hüseyin Ağanın da şöyle bir kıt’ası vardır:
Zerkeş kâkülleri başında çelenk
İsmi şerifini sordum ol şâha
Vahşetü mahvetle misâli pelenk
Didi Ağa çek git sokma günâha
Yine aynı şâirin bir meyhâne âlemi tasviridir:
Pırpırının şâhin başında çelenk
Destinde kâsei şarâbı gülrenk
Topuk vurur raks ider mestâne şûh
Şahlar meclisinde olmaz bu âhenk
Yeniçeriliğin son devrinde, hemen hepsi ocağa kayıtlı olan İstanbulun pırpıri, bıçkın gençlerinin, nevcivan külhanbeylerinin baş tuvâletlerinde süslerinden biri de külâhlarına bir tavus kuşu tüyü, altın suyuna batırılmış bir turna kuşu tüyü, yahud bir çiçek takmak idi, onlara da aralarında “çelenk” denilirdi:
Keçe külâhında sünbül çelengi
Hamlacıdır humret üzredir rengi
(Galatalı Hüseyin)
Müslüman - türk toplum hayatında cenâzelere çiçeklerden yapılmış çelenk göndermek Cumhuriyet devrinde çıkdı; İstanbulda yayılıp yerleşmesi de iki yüze yakın celenk gelen Abdülhâk Hamidin cenâzesi ile başladı; ki büyük şâirin kabri üzerinde bir çiçek tepeciği hâlinde yığılan o çelenklerin resmini o devrin en başda gazetesi olan Cumhuriyet Gazetesi, şâirin meşhur eserini telmih ile “Makber” ismi ile neşretti.
Zamanımızın da ölüm ilânlarının altında “Çelenk gönderilmemesi rica olunur” notu sık sık görülmeye başlanmışdır; bunun sebebi, nevtânın mahviyet veyâ isrâfı önleme duygusu ile vasitetinden ziyâde, geride kalanların muhafazakârlık göstermesi olsa gerekdir.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070669
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, page 3814
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.