Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇARLİSTON
Birinci Cihan Harbinden sonra çıkmış, bütün dünyâ yüzüne, bu arada memleketimize de yayılmış bir dansın adı; Türkiyede salgın hâlini alışı 1925-1927 arasıdır. Cumhuriyet devriminin ilk, heyecanlı yılları idi; batılı hayatı yolunda her sahâda gelişme için eğitim müesseselerinde gençliğe dans öğretilmesi okul programları içine konmuş, memleketin her tarafından kız ve erkek liselerinde birer gramofon ile dans plâkları temin edilmiş, öğle teneffüslerinde ve son dersden sonra kalebelere dans dersleri verilmişdi. İşte Çarliston, o devirde, vals, tango, ve fokstrot gibi eski ve nisbeten eski dansların yanında bir moda salgını hâlini almışdı.
Burada bu dansı müzikal kıymetleri ile ve estetik husûsiyetleriyle târif imkânından mahrum bulunuyoruz: şu kadar kaydedelim ki, kavaliye damı klâsik tutuşla âguşuna aldıktan sonra, dans, yürüyüş de pek acâip, âdeta sar’a nöbeti hâlinde bir ayak ve bacak çırpma, oynatmadan ibâretti; nezâket, edeb, letâfet ve ciddiyetle ilgisi olmayan bir oyundu.
Bilhassa kavaliyelerde, bu ayak çırpma, bacak bükme, oynatma hareketlerine, mübalâğalı bir nümâyiş vermek için, erkek esvabının pantalon paçalarında değişiklik oldu, paçalar, hem yerde sürünecek kadar uzun, hem de, âdeta köçek oğlan eteği gibi çalpara çalacak şekilde geniş yapıldı ve bunlara “çarliston paça”,...
⇓ Devamını okuyunuz...
Birinci Cihan Harbinden sonra çıkmış, bütün dünyâ yüzüne, bu arada memleketimize de yayılmış bir dansın adı; Türkiyede salgın hâlini alışı 1925-1927 arasıdır. Cumhuriyet devriminin ilk, heyecanlı yılları idi; batılı hayatı yolunda her sahâda gelişme için eğitim müesseselerinde gençliğe dans öğretilmesi okul programları içine konmuş, memleketin her tarafından kız ve erkek liselerinde birer gramofon ile dans plâkları temin edilmiş, öğle teneffüslerinde ve son dersden sonra kalebelere dans dersleri verilmişdi. İşte Çarliston, o devirde, vals, tango, ve fokstrot gibi eski ve nisbeten eski dansların yanında bir moda salgını hâlini almışdı.
Burada bu dansı müzikal kıymetleri ile ve estetik husûsiyetleriyle târif imkânından mahrum bulunuyoruz: şu kadar kaydedelim ki, kavaliye damı klâsik tutuşla âguşuna aldıktan sonra, dans, yürüyüş de pek acâip, âdeta sar’a nöbeti hâlinde bir ayak ve bacak çırpma, oynatmadan ibâretti; nezâket, edeb, letâfet ve ciddiyetle ilgisi olmayan bir oyundu.
Bilhassa kavaliyelerde, bu ayak çırpma, bacak bükme, oynatma hareketlerine, mübalâğalı bir nümâyiş vermek için, erkek esvabının pantalon paçalarında değişiklik oldu, paçalar, hem yerde sürünecek kadar uzun, hem de, âdeta köçek oğlan eteği gibi çalpara çalacak şekilde geniş yapıldı ve bunlara “çarliston paça”, “çarliston pantalon” denildi; İstanbulun eski geniş paçalı tulumbacı pantalonları, çarliston pantalonların yanında hayta çömezi gibi kaldı.
Çarliston pantalonlarda üst kısım gaayet dar idi, diz kapağından sonra pantalon yukardan aşağıya genişlemeye başlar, paça da, ayağın büyüklüğüne göre 35 - 45 santimi bulurdu, bu pantalon paçaları giyen genclerin yürüyüşlerine de tesir ederek onlara bir it, hayta edâsı çalımışı verdiği için, mektepli gençlerin çarliston pantalon giymeleri yasak edilmişdi. Giyenler de hafif meşreb, lâubâli, bıçkın, haylaz gençler olacağı için, “çarliston”, halk ağzında bu sıfatlara delâlet eder bir deyin olarak kullanılmaya başlandı; misaller:
— Hasan hâlâ iş bulamamış...
— Kim iş verir o Çarlistona!...
* — Çarliston Ahmed geliyor!..
Aman yüz verme ite!
* “Felâketimin başlangıcı bir çarliston pantalon olmuşdur; mektebde akran ve emsâilim arasında gül goncesi gibi delikanlı iken mektebden dans salonlarına, dans salonlarından bostan sergisine, ve ondan esrar tekkesine pantalon paçası ve topuk nümâyişi ile sürüklendim...” (Ali Oflazın İtirafları).
Ucu sivri, dip tarafı geniş, dizden aşağı bir çarliston pantalonu hatırlattığı için bir cins turşuluk biber de İstanbul piyasasında hâlâ “çarliston” adını taşır.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070505
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfa 3756
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.