Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇAPANOĞLU (Münir Süleyman)
Yarım asrı aşmış ömrü boyunca geçimini yalnız basın âleminde temin etmiş has damgası ile gazeteci; her konuda bilgiye dayanarak yazmış bir kaleme sâhib muharrir; o kaleme sâhib olabilmek için yazdığının kat kat fazlasını okumuş adam; meclis adamı, gönül ve muhabbet adamı; sevdiklerine sâdık ve vefâkar hakikî dost; genış ölçüde varlıklı bir âlemin evlâdı olarak doğmuş kibar bir İstanbullu; geniş bir hürriyeti ile bir gazeteciye yaraşan hayat sürdüğü için aydın bir İstanbul rindi! kadri kiymeti gereği gibi bilinmemiş, kendisi de şöhret peşinde dolaşmamış, fakat muhîtinin her zaman iyi tanınmış ve sevilmiş bir sîması olmuşdur; bu İstanbul Ansiklopedisinde R. E. Koçunun kalem arkadaşlarından ve baş tâcı dostlarından; 1894 de İstanbulda Bayazıdda Camcıali Mahallesinde Yahnıkapan Sokağında geçen asır ortası yapılarından bir konakda doğdu, babası Şûrâyi devlet (Daniştay) âzâsından Yozgadlı Çapanoğlu Süleyman bey, annesi çürüksulu Ali Paşanın kızı Zekiye Hanımdır.
Hayatını İstanbul Ansiklopedisi için şöyle anlatmışdır:
“Babama, Mirasyedi Süleyman Bey derlerdi; Ercümend Ekrem Yeni Sabah gazetesinde; “Mirasyedi” başlıklı bir yazıda onu anlatmışdır; Ahmed Rasimin bâzı yazılarında adı geçen Süleyman babamdır. Hoşsohbet, meclisârâ, nüktedan, zevk ehli, güzelliğe ve güzel sanatlara âşıkdı. Hay...
⇓ Read more...
Yarım asrı aşmış ömrü boyunca geçimini yalnız basın âleminde temin etmiş has damgası ile gazeteci; her konuda bilgiye dayanarak yazmış bir kaleme sâhib muharrir; o kaleme sâhib olabilmek için yazdığının kat kat fazlasını okumuş adam; meclis adamı, gönül ve muhabbet adamı; sevdiklerine sâdık ve vefâkar hakikî dost; genış ölçüde varlıklı bir âlemin evlâdı olarak doğmuş kibar bir İstanbullu; geniş bir hürriyeti ile bir gazeteciye yaraşan hayat sürdüğü için aydın bir İstanbul rindi! kadri kiymeti gereği gibi bilinmemiş, kendisi de şöhret peşinde dolaşmamış, fakat muhîtinin her zaman iyi tanınmış ve sevilmiş bir sîması olmuşdur; bu İstanbul Ansiklopedisinde R. E. Koçunun kalem arkadaşlarından ve baş tâcı dostlarından; 1894 de İstanbulda Bayazıdda Camcıali Mahallesinde Yahnıkapan Sokağında geçen asır ortası yapılarından bir konakda doğdu, babası Şûrâyi devlet (Daniştay) âzâsından Yozgadlı Çapanoğlu Süleyman bey, annesi çürüksulu Ali Paşanın kızı Zekiye Hanımdır.
Hayatını İstanbul Ansiklopedisi için şöyle anlatmışdır:
“Babama, Mirasyedi Süleyman Bey derlerdi; Ercümend Ekrem Yeni Sabah gazetesinde; “Mirasyedi” başlıklı bir yazıda onu anlatmışdır; Ahmed Rasimin bâzı yazılarında adı geçen Süleyman babamdır. Hoşsohbet, meclisârâ, nüktedan, zevk ehli, güzelliğe ve güzel sanatlara âşıkdı. Hayatımın yolu, babamın muhitinden ve meclislerinden başladı.
“Çocukluğum ve gençliğim kışın biri Bayazıdda öbürü Aksarayda Horhorda iki konak ile, biri Rumelihisarı, diğeri Kartalda iki yalıda, ve biri Büyükadada ikincisi Çamlıcada iki köşkde geçmişdir.
“Elifbeyi Bayezıd Camii imamı Yusuf Ziya efendiden öğrendim. Gedikpaşa mektebinde, Şemsül Maarifde, Hadikai Meşveretde, Menbaül İrfanda, az bir müddet de Üsküdar Îdâdîsinde okudum; İstanbul Dârülfünununun Edebiyat fakültesine girdim, birinci Cihan Harbinde asker olunca, yüksek tahsilim yarım kaldı.
“Evimizin müdavim dostlarından şâir Mehmed Celâl Beyden edebiyat, Şehbenderzâde Ahmed Hilmi Beyden de Felsefe ve İslâm Tarihi dersleri almışdım; şâir Rıfkı Bey de beni tasavvuf üzerinde geniş ölçüde aydınlatmışdır. Ali Kemal Beyi, bana geniş bir görgü ufku açmış velînimeti irfan olarak dâima rahmetle anarım. Aspasya adında bir rum kadınından da fransızca dersleri almışdım. Babamın en yakın bir dostu Ahmed Rasim beye gelince, bana gazeteci olma aşkını veren adamdır. Henüz 13 yaşında iken “Mehmed Münir” imzası ile ilk yazım onun delâleti ile yusuf Sıddık Beyin “Şebab” adındaki gazetesinde çıkmışdır. Türk basınında bu dev mahirriri pîrimdir, üstadımdır; sesi kulaklarımdadır: “Mâdem ki gazeteci olacağım diyorsun... hayatını kaleminle kazanmaya kararlı isen oku, her şeyi oku öğren... ve notlar al... onları dilediğin gibi tasnif et... Yoksa elindeki kalemin cebhânesiz topa benzer...” demişdi. Sözünü tuttum, gözlerim yazıyı seçemez olduğu güne kadar...
“Teşehhüd mikdarı memurluğum da vardır. Dayım Çürüksulu Mahmud Paşa nâfia nâzırı iken beni kalemi mahsusuna kâtib olarak almışdı; Üsküdarda oturuyorduk, işime bir kaç defa geç gidince dayıma karış mahcub, etrâfıma da kötü örnek olmamak için istifâ ettim.
“Musikiye merâkım vardır; sesimin güzel olduğunu da söylerler. Evimiz alaturka bir mûsiki kulübü gibiydi. Rind mirasyedi babamın meclislerinde devrin bütün saz ve ses üstadları toplanırdı. Gençliğimde mevlevî dergâhlarına da devam ettim. Üsküdarda Anadolu Kulübünün mûsiki kısmında çalışdım. Muhterem dostum, gönlümün enîsi Bürhan Felek ile tanışmam o çağlarda başlamışdır. Muhiddin Bahâ Beyin Bursada çıkadığı “Âlemi Mûsiki” isimli mecmuaya bu ilim üzerinde yazı bile yazdım.
“Yarım asrı açmış gazetecilik hayatımda musahhihlik, muhâbirlikden başladım, fıkra, roman, ropörtaj, folklor tetkikleri, tarih etüdleri, fennî bahisler, ciddî mizâhî devre, zamana, işe, isteğe göre her şey yazdım. Gazete ve dergi kadrolarına girdim, sekreterlik, mesul müdürlük yaptım, serbest muharrir oldum, ve ömrüm boyunca hayatımın desteği yalnız kalemim oldu. Çok kazandım, az kazandım, asîl ve şerefli mesleğimin safâsını da sürdüm, cefâsını da çekdim.
“Dâimi yazarı yahud serbest muharrir olarak çalışdığım gazeteler şunlardır: Sabah, İkdam, Peyam, Peyam-Sabah, Alemdar, Tercümanı Hakikat, Saadet, Zaman, Mizan, Yeni Gazete, Hergün, Haber, Vakit, En Son Dakika, Yeni Sabah, Son Havadis, İstiklâl, İleri, Zaman, Açıksöz, Son Telgraf, Türk Sesi, Hür Adam, Yeni İstanbul, Yeni Memleket, Akın, Hâkimiyet, İnkilâb, Şehir, Poletika, Haber, Mecmualar da şunlardır:Jâle, Kehkeşan, Donanma, Rübab, Hande, Güleryüz, İçtihad, Kadınlar Dünyâsı, Kadınlar Âlemi, Şebab, Hizmeti Umumiye, İslâm Mecmuası, 20. Asır, Hafta, Resimli Tarih Dünyası, Tarih Aynası, Kahkaha, Radyo Dünyası, Tarih Hazînesi, Siyaset, Yedi Gün, Foto Magazin, Kadın Haftası, Parmak İzi, Bekri Mustafa, Keloğlan, Resimli Perşembe, İnci, Hafta, Pazar Postası, Yeni Türk, Tarihden Sesler, Edebiyat Âlemi, Büyük Doğu, Radyo Âlemi, Türkiye Haftası, Kalkınma, Âlemi Musiki, Envâri Vicdan.
“Bursa Valiliğinde bulunmuş Mehmed Ziver Bey ve gazeteci Ali Nejad ile berâber Tatlı Sert ismi ile bir mizah gazetesi, ve Ferdi Önerle beraber de Hür Türkiye isminde aylık bir dergi çıkardım.
“Münir Süleyman ve Münir Süleyman Çapanoğlu imzalarından gayri türlü çeşnideki yazılarımda kullandığım müstear isimler (takma adlar) şunlardır: Sühâ Bülend, Necib Revnak, Pervin Safâ, Şâziye Süleyman, Ali Fuad, H. İbrahim Bahri, Çapanzâde, Hulûsi Kodaman, Hüseyin Rüşdi Tırpan, Sâbit Çelebi, Aksaçlı, Lâedrî, Tırpan, Falaka, Çapan, Köpük, Derlemeci, tarım Dede, Karadayı, Tarih Karışdıran, Sohbet Sever, Torpil, Neyyir Selman, Canciğer, Mimsin cim, Müsüça, Cem Oyaoğlu, Çağanos, Karides, Delifişek, Babacan, Yeni Tıflı, Mastar, Kalender, İzmarit, Kara Biber, Musluk, Heyamola, Dili Düdük, Gündüz, Nâkil.
“Birinci Dünya Harbinde asker olarak Romanyaya gittim. Hakikî pehlivanı görmek şartı ile yağlı güreşi severim, temaşasında göğsüm kabarır, gözüm yaşarır. Olta ile balık avını da pek severdim. Dostlarım bilir, hayli kitabım, gazete, mecmua koleksiyonlarım vardır; elime geçen bir kırpıntıyı dahi atamam, saklarım.
“Gazeteciler Cemiyeti ve Gazeteciler Sendikası üyesiyim; Gazeteciler Cemiyetinde balotaj halindeyim.
“Zevcem Neşîde Hanımla âile yuvamı çok geç kurdum; Oya adında bir kızım (doğumu 1944) ve Cem adında bir oğlum (doğumu 1946) var.
“İçki kullanmaya pek genç yaşımda başladım, efendice içmesini bildim. Sıhhatimi hiç koruyamadım, şeker hastalığı başladı, yine dikkatli olamadım. Bir gözüm hiç görmüyor, öbürü hayâl meyal seçiyor; hamdolsun kalb gözüm açık; bir de göz pınarlarım kurumadı, ağlamasını bilen mesud insanlardanım”.
Kitab hâlinde toplanmış eserleri: Bizde Kadınlık (1916); Düğün Gecesi (Hikâye, 1918); Siyahlar İçinde (Roman, 1919); Günahdan Sonra (Hikâye, 1918); Kara Koncoloz (Roman, 1919); Neyzen Tevfikin hayatı ve eserleri; Bektaşî Fıkraları; Zeybek Kara Haydutlar; Atatarük’ün vecîzeleri; İnönünün vecîzeleri; İstanbul şâiri Yahya Kemal; Öpüşmek hangi ayda tatlıdır; Basın târihinde İlâve.
Ne kadar yazıkdır ki Münir Süleyman Çapanoğlunun en mühim eseri el yazısı olarak durmaktadır; “Müstear İsimler” adını taşıyan bu eşsiz eser târihimiz ve edebiyat tarihimiz için gaayet kıymetli bir anahtar kitabdır.
İlk yazısı 13 yaşında iken 1907 senesinde Şebab mecmuâsında intişar etmiş Münir Süleyman Çapanoğlunun gazeteciliği 1963 de yarım asrı da altı yıl geçmiş bulunuyordu; gecikmiş de olsa bir jübilesinin yapılması Türk basının vecîbelerinden olsa gerektir. Unutmamalıdır Türk basının 100. yılı idrârk edildiği zaman, 1960 yılında Gazeteciler Cemiyeti binasında açılan Gazete ve Dergiler Sergisi bu zâtin koleksiyonları sâyesinde ve Niyazi Ahmed Banoğlunun da yardımı ile kurulabilmişdi.
Münir Süleyman Çapanoğlu
(Resim : S. Bozcalı)
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070451
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
S. Bozcalı
Description
Volume 7, pages 3734-3736
Note
Image: volume 7, page 3734
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.