Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇAM
Meşhur ağaç; Adaları, Çamlıcayı göz önüne getirdiğimiz vakit, İstanbulun günlük hayatından deniz kadar çamın da yeri olduğunu görürüz. Hele sahil çamı, fıstıkçamı İstanbul semtlerinin minareler kadar karakteristik ağaçlardır. Ne var ki, halk, bahçıvan, hattâ bilgili kişiler ve sözlükler, bâzan çam adını bir çok iğneli yapraklı ağaç cinslerine de vererek yanılırlar.
Orman, park, bahçe süs ağacı olan çamlar, çiçekli bitkilerin açık tohumlular sınıfındandır. Bu sınıfa iğne yapraklılar veyâ kozalaklılar da denir. Bu sınıfta lâdin, göknar, sedir cinsleri yanında, bir de çam cinsi vardır. Ama bir çoklarımız bu cinslerin hepsine çam diyoruz, “Göknar çamı, sedir çamı” şeklinde söliyoruz; bu yanlıştır. O ağaçlar da çam gibi iğne yapraklı bir ağaç cinsidir. Fakat kozalaklıların bir cinsi olan çamın; fıstıkçamı, sahilçamı, veymutçamı, kızılçam, karaçam, sarıçam gibi nevileri vardır. Bu türlüler İstanbul topraklarını sükler. Adalardaki ağaç kızılçam’dır. Açıkta bulunan sahilçamlarının tepesi bilhassa yaşlandıkları vakit şemsiye gibi yayğın bir hal alır; çok uzaklardan kendini tanıtır. Böyle çamlardan biri Boğaziçinde Arnavutköyündeki bir sırtta görünmektedir. Fıstık çamlarının kozalakları büyük olup, kozalağı teşkil eden pullar altında “çamfıstığı” dediğimiz tohum bulunur. Kabuğu çok sert ol...
⇓ Devamını okuyunuz...
Meşhur ağaç; Adaları, Çamlıcayı göz önüne getirdiğimiz vakit, İstanbulun günlük hayatından deniz kadar çamın da yeri olduğunu görürüz. Hele sahil çamı, fıstıkçamı İstanbul semtlerinin minareler kadar karakteristik ağaçlardır. Ne var ki, halk, bahçıvan, hattâ bilgili kişiler ve sözlükler, bâzan çam adını bir çok iğneli yapraklı ağaç cinslerine de vererek yanılırlar.
Orman, park, bahçe süs ağacı olan çamlar, çiçekli bitkilerin açık tohumlular sınıfındandır. Bu sınıfa iğne yapraklılar veyâ kozalaklılar da denir. Bu sınıfta lâdin, göknar, sedir cinsleri yanında, bir de çam cinsi vardır. Ama bir çoklarımız bu cinslerin hepsine çam diyoruz, “Göknar çamı, sedir çamı” şeklinde söliyoruz; bu yanlıştır. O ağaçlar da çam gibi iğne yapraklı bir ağaç cinsidir. Fakat kozalaklıların bir cinsi olan çamın; fıstıkçamı, sahilçamı, veymutçamı, kızılçam, karaçam, sarıçam gibi nevileri vardır. Bu türlüler İstanbul topraklarını sükler. Adalardaki ağaç kızılçam’dır. Açıkta bulunan sahilçamlarının tepesi bilhassa yaşlandıkları vakit şemsiye gibi yayğın bir hal alır; çok uzaklardan kendini tanıtır. Böyle çamlardan biri Boğaziçinde Arnavutköyündeki bir sırtta görünmektedir. Fıstık çamlarının kozalakları büyük olup, kozalağı teşkil eden pullar altında “çamfıstığı” dediğimiz tohum bulunur. Kabuğu çok sert olan bu tohum kırılınca yumuşak, yağlı ve lezzetli içi çıkar; irmik helvası, kuzu dolması gibi Türk mutfağının şöhretli tatlı ve yemeklerinin içine de tad çeşnisi olarak konur.
Çam havasının, Çamsakızının göğüs hastalıklarına iyi gelmesi dolayısı ile hastahâne, prevantoryom, sanatoryom gibi tedâvi yerlerinin çamlıklarda yapılması âdet olmuştur. Bu bakımlardan çamı korumak, yetiştirmek için hekimler de ormancılar ve ziraatcılar kadar ilgi gösterir. Fakat “noel ağacı” bid’ati dolayisiyle çamlara kıyıldığı gibi, Ada çamlarına da çamkesen böcekleri büyük zarar vermektedir.
Çamın kerestesi, sakızı (reçinesi), kabuğu, çırası çok işe yaradığı gibi estetik güzelliği, havayı saflaştırması da ayrı bir değeridir. Eski edebiyatımızda çama sanavber, fıstık adlar da verilirdi. Bu günkü, dünkü neslin edebiyatında, şiirinde, müziğinde çam, çamlıca, ada çamları geniş yer tutar.
Burada çamla ilgili bir kaç folklor malzemesini İstanbul’un ve Türk halkının fikir ve duyğu ürünü olarak sunuyoruz:
Atasözlerimizde Çam:
Çam sakızı çoban armağanı.
Zayıf çamın kozalağı çok olur.
Bir dalda bir budak, bir çamda bir kozak.
Çam budağı ile güzeldir.
Çam ağacından ağıl, el oğlundan oğul olmaz.
Çam deviren.
Çamın közü olmaz, yalancının sözü olmaz.
Göz değil ya çam budağı.
Ardıç kadı, çam müftü.
Mânilerimizde Çam:
Karşıda sıra çamlar
Akar sakın damlar
Evli gider evine
Bekâr nerde akşamlar
*
Çamlarda meşelerde
Kolanya şişelerde
Herkes almış yârini
Ben kaldım köşelerde.
*
Dala çıkma çama çık
Buğdaylar kara kılçık
Kız bana geleceksen
Terliğinde yola çık.
*
Evleri çam altında
Yatağı dam altında
Varıp koynuna girsem
Gecenin gam altında.
Kerim YUND
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Kerim Yund
Kod
IAM070381
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3694-3695
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.