Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇAKMAK (Mareşal Fevzi)
İstiklâl Harbi mücâhidi ve millî zaferde büyük hissesi olan kumandan, Atatürkün silâh arkadaşı, onun ve bütün Türk milletinin sonsuz hürmetini kazanmış bir merdlik, iffet ve ismet timsâli, Türkiye Cumhuriyetinin Gazi Mustafa Kemal Paşa (Atatürkden) sonra tek mareşali; 1876 da İstanbulda Boğaziçinde Anadolukavağı köyünde doğdu, topcu miralaylarından (albaylarından) Çakmakoğlu Ali Beyin oğludur; doğduğu yerin evlâdı fâtihânındandır, yâni, İstanbulun fethinden bir asır evvel İstanbul Boğazının Anadolu yakasını fethetmiş ve oralarda yerleşmiş olan Türklerin torunlarındandır; ulu ceddinin merkadi “Çakmak Dede” adı ile Beykozda olup hâlâ ziyâret makaamıdır (B: Beykoz mezarlıkları); soy adı kanunundan önce; o zamanların asker okulları geleneğince orduda “Fevzi Kavak” künyesi ile tanınmışdı.
İlk tahsilini köyünün ibtidâî mektebinde yapmış (O köyün karakteri için B.: Anadolukavağı), sonra Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesinde Çengelköyündeki Kuleli Askerî Îdâdisinde okuyarak, gerek maarif, gerekse ordu târihimizde hâtırası çok zengin ve büyük olan bu îdâdiden diploma aldıktan sonra yine çok büyük bir târihi olan Mektebi Harbiyeye girerek 1895 de parlak bir diploma almış (mülâzim rütbesi ile), ve Erkânıharbiye (kurmaylık) sınıfına alınarak 1898 de, yine parlak bir diploma ile erkânı harb yüzbaşı ...
⇓ Devamını okuyunuz...
İstiklâl Harbi mücâhidi ve millî zaferde büyük hissesi olan kumandan, Atatürkün silâh arkadaşı, onun ve bütün Türk milletinin sonsuz hürmetini kazanmış bir merdlik, iffet ve ismet timsâli, Türkiye Cumhuriyetinin Gazi Mustafa Kemal Paşa (Atatürkden) sonra tek mareşali; 1876 da İstanbulda Boğaziçinde Anadolukavağı köyünde doğdu, topcu miralaylarından (albaylarından) Çakmakoğlu Ali Beyin oğludur; doğduğu yerin evlâdı fâtihânındandır, yâni, İstanbulun fethinden bir asır evvel İstanbul Boğazının Anadolu yakasını fethetmiş ve oralarda yerleşmiş olan Türklerin torunlarındandır; ulu ceddinin merkadi “Çakmak Dede” adı ile Beykozda olup hâlâ ziyâret makaamıdır (B: Beykoz mezarlıkları); soy adı kanunundan önce; o zamanların asker okulları geleneğince orduda “Fevzi Kavak” künyesi ile tanınmışdı.
İlk tahsilini köyünün ibtidâî mektebinde yapmış (O köyün karakteri için B.: Anadolukavağı), sonra Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesinde Çengelköyündeki Kuleli Askerî Îdâdisinde okuyarak, gerek maarif, gerekse ordu târihimizde hâtırası çok zengin ve büyük olan bu îdâdiden diploma aldıktan sonra yine çok büyük bir târihi olan Mektebi Harbiyeye girerek 1895 de parlak bir diploma almış (mülâzim rütbesi ile), ve Erkânıharbiye (kurmaylık) sınıfına alınarak 1898 de, yine parlak bir diploma ile erkânı harb yüzbaşı rütbesi ile, uzun yıllar pek şerefli ve çok çetiş işleri yüz akı ile başaracağı ordu hizmetine girmişdir; ilk vazifesi İstanbulda Erkânı Harbiyei Umumiye dâiresinin 4. Şûbesinde olmuşdur; sonra Rumelinde Makedonyaya gönderilmiş, sırplar ve arnavudlarla meskûn bölgelerde başarılı hizmetleri ile dokuz yıl gibi kısa bir zaman için yüzbaşılıkdan kademe kademe miralaylığa (albaylığa) kadar yükselmişdir; bu arada kumandanlık görevlerine ek olarak sivil idâre âmirliklerine de tâyin edilmişdir; meselâ 35. fırka kumandanı iken Taşlıca Mutasarrıflığı ve Kumanlanlığını da yapmışdır; Taşlıca Mutasarrıflığı üzerinde kalarak Müretteb Kosova Kolordusu Erkânı Harbiye Reisi olmuşdur. İtalyanların Trablus Garba saldırması ile başlayan Türk - İtalyan Harbinde Adriyatik sahillerinin korunması için teşkil edilen Garb Kolordusu erkânı harbiye reisliğine tâyin edilmişdir; 1912 de Balkan Harbi başlayınca Vardar Ordusu Erkânıharbiyesi Harekât Şûbesi Müdürü olmuşdur. O harbden sonra Anadoluya gönderilerek Ankara Fırkası Kumandanlığına tâyin edilmiş, pek kısa bir zaman sonra da merkezi yine Ankarada bulunan 5. Kolordu kumandanı olmuşdur; bu kolordu kumandanlığında ve 1914 yılı martında mirlivâlığa terfi etmiş, “Paşa” olmuşdur.
Birinci Cihan Harbinde kolordusu ile Çanakkale Müdafasına iştirâk etmiş, Anafartalar muhârebelerinden sonra bir ay kadar Anafartalar Grup Kumandanlığı vekâleti yapmış; 1916 eylûlünde Kafkas cephesinde bulunan 2. Kafkas Kolordusu Kumandanlığına tâyin edilmişdir; bir sene sonra da yine ayni cebhede harbeden 11. Ordu Kumandanı olmuşdur.
Suriyede durumun ehemmiyet kesbetmesi üzerine Galiyça cephesinden dönen askerî kuvvetlerle Suriyede 7. Ordu kurulunca Fevzi Paşa Kafkas cebhesinden alınarak bu ordunun başına getirilmiş, ve Suriyede kısa zaman içinde karışık duruma hâkim olarak 1918 temmuzunda rütbesi feıikliğe (korgeneralliğe) yükseltilmişdir. Mütârekeden sonra bir müddet (1918 sonları ile 1919 başları) İstanbulda Erkânı Harbiyei Umûmiye Reisliği yapmış, 1920 başlarında kısa bir ziman siyasî hayata girerek Harbiye Nâzırı olmuşdur. Erkânı Harbiyei Umumiye Reisliği ve Harbiye Nâzırlığı zamanında, Anadoluda başlamış olan mücâdele hareketine filen katılmış, İstanbuldan Anadoluya askerî eşyâ; malzeme, cebhâne ve silâh kaçıran gizli millî teşkilâtı himâye ve hattâ idâre etmişdir; nihâyet bu kutsal mücâdeleye bedenen de katılmak için 1920 de Anadoluya geçmiş ve Ankarada kurulmuş olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından fevkalâde tezâhürat ile karşılanmışdır, ve derhal millî hükûmetin Millî Müdafaa Vekilliğine (Bakanlığına) getirilmişdir. İkinci İnönü zaferinden sonra birinci ferik (orgeneral), Sakarya zaferinden sonra da Gazi Mustafa Kemal Paşa ile beraber müşür (mareşal) olmuşdur. Millî Mücâdele yıllarında bir süre de Heyeti Vekîle Reisliği (Başbakanlık) yapmışdır. Cumhuriyetin ilânından 1944 yılına kadar 22 sene Türkiye Cumhuriyetinin Genel Kurmay Başkanlığını yapmış ve çağdaş Türk ordusunun kurucularından biri olmuşdur.
1944 de 68 yaşında emekliye ayrıldı, ve o zaman iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisine karşı teşekkül etmiş muhâlefet partileri saflarında siyasî hayata atılmışdır. Bu büyük askerin, pırlanta gibi nâmus timsâli büyük adamın hayatının son yıllarındaki siyâse hayatının mütaleasını istikbâle bırakıyoruz. 1949 da hastalandı ve 18 nisan 1950 yılında sabah saat 7,35 de İstanbulda vefat etti. Hemen bütün İstanbul halkının iştirâkı ile misli görülmemiş bir cenâze töreni ile kaldırılarak Eyyubda Karyağdı Bayırı yolunun sol tarafındaki sırtda defnedildi.
Niyazi Ahmed BANOĞLU
Mareşal Fevzi Çakmak
(Resim : Sabiha Bozcalı)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Niyazi Ahmed Banoğlu
Kod
IAM070355
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3676-3677
Not
Görsel: cilt 7, sayfa 3676
Bakınız Notu
B: Beykoz mezarlıkları; B.: Anadolukavağı
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.