Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇAĞLA (Cevdet)
Çağdaş Türk mûsikisinin çok tanınmış kemânî ve bestekârlarından; 1900 da İstanbulda Acıbâdemde doğdu; baba, İmâlâtı Harbiye Mektebleri Müdürlüğünde bulunmuş topcu Kaymakamı Eşref Beydir; askerliğinin yanında müzik ve resim ile de meşgul olan Eşref Bey amatör olarak keman çalardı; C. Çağla’nın annesinin adı Nâzime olup bu hanım da güzel piyano çalardı; kız kardeşlerinden biri piyano ve ud, diğeri de yalnız ud çaldıklarına göre Cevde Çağla mûsiki ile yakın ilgisini evvelâ pek küçük yaşdan âile ocağında tesis etti. Babası onun batı mûsikisi ile uğraşmasını istiyordu, bu maksada Cevdet Çağla 6-7 yaşlarında iken o devrin ünlü alafranga keman hocalarından Antonyadis’in talabesi oldu, ve ilk keman derslerinden ondan başladı.
Musullu Hâfız Osman komşularıydı, ondan da, bir âile dostu alâsı ile klasik Türk mûsikisinden usul ve nazariyat dersleri gördü. İlk tahsilini Beykoz İbtidâî Mektebinde, orta tahsilini Kadıköy Sultanisinde yapdı; Kadıköy Sultanisinde Münir Nureddin Selçuk ile Fenerbağçe Kulübü reisi Dr. İsmet Uluğ’un yakın mekteb arkadaşı oldu. 1916 da Maarif Nezâreti tarafından batı müziği tahsili için Berline gönderildi, iki buçuk sene kaldığı Berlinde bir tarafdan nazarî tahsilini tamamlar iken diğer tarafdan geceleri gündüzlere ekleyen çalışma ile keman tekniğini gereği gibi iler...
⇓ Read more...
Çağdaş Türk mûsikisinin çok tanınmış kemânî ve bestekârlarından; 1900 da İstanbulda Acıbâdemde doğdu; baba, İmâlâtı Harbiye Mektebleri Müdürlüğünde bulunmuş topcu Kaymakamı Eşref Beydir; askerliğinin yanında müzik ve resim ile de meşgul olan Eşref Bey amatör olarak keman çalardı; C. Çağla’nın annesinin adı Nâzime olup bu hanım da güzel piyano çalardı; kız kardeşlerinden biri piyano ve ud, diğeri de yalnız ud çaldıklarına göre Cevde Çağla mûsiki ile yakın ilgisini evvelâ pek küçük yaşdan âile ocağında tesis etti. Babası onun batı mûsikisi ile uğraşmasını istiyordu, bu maksada Cevdet Çağla 6-7 yaşlarında iken o devrin ünlü alafranga keman hocalarından Antonyadis’in talabesi oldu, ve ilk keman derslerinden ondan başladı.
Musullu Hâfız Osman komşularıydı, ondan da, bir âile dostu alâsı ile klasik Türk mûsikisinden usul ve nazariyat dersleri gördü. İlk tahsilini Beykoz İbtidâî Mektebinde, orta tahsilini Kadıköy Sultanisinde yapdı; Kadıköy Sultanisinde Münir Nureddin Selçuk ile Fenerbağçe Kulübü reisi Dr. İsmet Uluğ’un yakın mekteb arkadaşı oldu. 1916 da Maarif Nezâreti tarafından batı müziği tahsili için Berline gönderildi, iki buçuk sene kaldığı Berlinde bir tarafdan nazarî tahsilini tamamlar iken diğer tarafdan geceleri gündüzlere ekleyen çalışma ile keman tekniğini gereği gibi ilerletti. Birinci Cihan Harbi mütârekesinde (1918) vatanına döndü, ve İstanbul İktisad ve Ticâret Mektebine devam etmeğe başladı; yine o yıllar içinde, Türk mûsikisini sahâsında mühim ve kıymetli bir topluluk olan Darüttâlîmi Mûsiki heyetine girdi, ve bu heyetde fâsılasız on beş sene çalışdı, yurt içinde ve yurt dışında verilen bütün konserlere katıldı, bu arada ayni heyet ile iki defa Almanyaya gitti, Berlin Mûsiki Akademisinde verilen konserlere iştirâk etti, e Polidor Şirketine de plâk doldurdu; 1926 ve 1927 de iki defâ da Mısır turnesine katıldı.
İstanbul Radyosuna 1926 da, müessesenin “Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi” adı ile ilk kuruluşunda insitâb etti; 1938 de Ankara Radyosunun işletmeye açılması üzerine repeditör artistliğe tâyin edilerek Ankaraya gittik, ve 1950 yılına kadar on iki sene Ankarada kaldı; Ankar Radyosunun muhtelif topluluklarına katıldıkdan başka solist kemânî olarak programlarda fâsılasız çalışdı; Bir tarafdan da merhum Fehmi Tokay’ın Ankarada tesis ettiği Ankara Musiki Cemiyetindeki çalışmalara katıldı. 1950 yılında İstanbul Radyosu Müzik Yayınları Şef muavinliğine tâyin edildi, ve altı sene bu müessesede idâreci ve sanatkâr olarak çalışdı, 1956 da, Bağdad Güzel Sanatlar Enstitüsünde hocalık yapmak üzere Irak Hükûmeti tarafından Bağdad’a dâvet edildi, Mesud cemil ile beraber Bağdad’a gitti (B.: Cemil, Mesud); orada üç sene kaldı, hem hocalık yapdı, hem de Bağdad Radyosu ve Televizyonunda çalışdı, devamlı konserler verdi. İrakda kraliyeti deviren ihtilâlden sonra, İrakda bulunan bütün emsâli Türk muallimleri ve sanatkârları ile beraber 1959 da vatana döndü, ve aynı yıl içinde İstanbul Radyosu Türk ve Batı Müziği Yayınları Şefliğine tâyin edildi. Bu satırların yazıldığı târihde aynı vazifede bulunuyordu (Eylûl 1963).
Yukardaki hal tercemesi, ifâde şekli değiştirilerek Hilmi Rit’in Ses Mecmuasında intişar etmiş bir röportaj yazısından alınmışdır. Aynı mülâkat da H. Rit’in: “Bestekârlığa ne zaman başladınız?” sualine Cevdet Çağla şu cevabı vermişdir:
“13-14 yaşlarında bestekârlığa heves ettim. İlk şarkım hüzzam makamında ve semai usulünde “Hicran ile dil hastayım ümmit ile nalân” isimli eserdir. Halen saz ve söz eseri olmak üzere 60 kadar eserim vardır. Bulunduğum şehirlerin havasına uyarak bazı şarkılarımda bu şehirleri tasvir etmeye çalışdım. Meselâ Hatay’ın, Mersin’in ve Bursa’nın unutulmaz hâtıralarını taşıyan eserlerim vardır..”.
Hilmi Rit’in isteği üzerine Cevdet Çağla sanat hayatından da şu hâtırayı anlatmışdır:
“Darüttalim–i Mûsiki Heyetinde bulunduğum senelerde Bakırköydeki bir sinemada konser veriyorduk. Konser başlamadan evvel en ön sıraya büyük bir koltuk yerleştirildiğini gördük. Bu koltuğa kimin oturacağını bütün heyet mensupları merak etmişti. Biraz sonra en aşağı 150 kiloluk bir hanımı, şişmalıktan yürüyemediği için koluna iki kişinin girip yürüterek getirip koltuğa oturttuklarını gördük. Heyetimiz kürdili hicazkâr faslı icra edecekti. Fasla başladık. Arada rahmetli neyzen İhsan Beyin taksimi vardı. Çıt çıkmıyordu. O zaman elektrik olmadığı içn, ortalığa yalnız tepemizdeki lüks lâmbasının sesi hâkimdi. Bu arada bir horlama duyuldu. Bu horlamanın nereden geldiğini ne dinleyiciler ne de sahnede olan bizler evvelâ anlamamıştık. Bilâhara gözlerimiz öndeki dinleyicilere takıldı, sesin nereden geldiğini teşhis ettik. Şişman hanım tatlı, derin bir uykuya dalmıştı. Taksimden sonra heyet ilk şarkı olarak “Ah eden kimdir bu saat kuytuda” isimli kürdili hicazkâr şarkımın son mısraı olan “Esme ey bad esme canan uykuda” nakaratını okuduğu sırada şişman hanımın yanında oturmakta olan zarif şair ve avcı Bedri Ziya beyin eğilerek hanımın yüzüne bakması bütün heyetin gözüne ilişti ve kahkahaya boğulmamıza sebep oldu. Konsere bir müddet devam edilemeyeceği dinleyicilere bildirildi. Bu arada tabiî şişman hanım da uyanmıştı. Bir taraftan biz, bir taraftan dinleyiciler uzun müddet bu olaya güldük. Bir hayli aradan sonra perdeyi açabildik ve konsere devam ettik.”
Cevdet Çağla
(Resim : S. Bozcalı)
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070301
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
S. Bozcalı
Description
Volume 7, pages 3648-3650
Note
Image: volume 7, page 3649
See Also Note
B.: Cemil, Mesud
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.