Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇADIR MEHTERLERİ ve MEHTERHÂNESİ
İstanbulda en büyük mîrî çadır imâlâthânesinin deposunun, ve burada çalışanları, ve pâdişah çadırlarını kurup kaldıranların adı, At Meydanında İbrahim Paşa Sarayı denilen târihî binânın bir kısmında idi; bu ismi taşımasının sebebi, “mızıka takımı” ve “mızıka meşkhânesi” anlamında olan Mehterhânelerin en büyüğünün de yine aynı sarayda bulunmuş olmasındandır; asıl Mehterler (mızıkacılar) ve çadır muhâfızları ile çadır kurucular Acemioğlanları arasında seçildikleri için, binâ birliği de olduğundan çadırcılara “çadır mehterleri” adı kolayca yakışık almış ve kullanılmışdır; ki adı geçen sarayın çadır îmâlâthânesi ve deposu olan kısmı 1831 de cezâevi ittihaz edilmiş ve hâlen “Sultahmed Cezâ Evi” adını taşıyan binâya son zamanlara gelinceye kadar mahbushâne mânasına sâdece “Mehterhâne” denilirdi; ki çadırın da mahbusluğun da mehter ismi ile bu binâ münasebetinden başka alâkası yokdur (B.: Çadır; İbrahim Paşa Sarayı; Acemioğlan; Mehter).
Mîrî çadırlar, bilhassa her biri ayrıca bir sanat kıymeti ve maddî kıymeti taşıyan pâdişah çadırları, otâğı hümâyunlar da burada îtinâ ile muhâfaza edilirdi.
M. Zeki Akalın “Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri” isimli eserinde “Çadır Mehterleri” maddesinde şunları yazıyor: “Pâdişahın çadırlarını kurup kaldıran ve muhafaza edenler hakkında kullanılır bir...
⇓ Devamını okuyunuz...
İstanbulda en büyük mîrî çadır imâlâthânesinin deposunun, ve burada çalışanları, ve pâdişah çadırlarını kurup kaldıranların adı, At Meydanında İbrahim Paşa Sarayı denilen târihî binânın bir kısmında idi; bu ismi taşımasının sebebi, “mızıka takımı” ve “mızıka meşkhânesi” anlamında olan Mehterhânelerin en büyüğünün de yine aynı sarayda bulunmuş olmasındandır; asıl Mehterler (mızıkacılar) ve çadır muhâfızları ile çadır kurucular Acemioğlanları arasında seçildikleri için, binâ birliği de olduğundan çadırcılara “çadır mehterleri” adı kolayca yakışık almış ve kullanılmışdır; ki adı geçen sarayın çadır îmâlâthânesi ve deposu olan kısmı 1831 de cezâevi ittihaz edilmiş ve hâlen “Sultahmed Cezâ Evi” adını taşıyan binâya son zamanlara gelinceye kadar mahbushâne mânasına sâdece “Mehterhâne” denilirdi; ki çadırın da mahbusluğun da mehter ismi ile bu binâ münasebetinden başka alâkası yokdur (B.: Çadır; İbrahim Paşa Sarayı; Acemioğlan; Mehter).
Mîrî çadırlar, bilhassa her biri ayrıca bir sanat kıymeti ve maddî kıymeti taşıyan pâdişah çadırları, otâğı hümâyunlar da burada îtinâ ile muhâfaza edilirdi.
M. Zeki Akalın “Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri” isimli eserinde “Çadır Mehterleri” maddesinde şunları yazıyor: “Pâdişahın çadırlarını kurup kaldıran ve muhafaza edenler hakkında kullanılır bir tâbirdir; resmî kayıdlarda adı Mehterhânei Haymei Hassa sûretinde geçer. Sefer ve göçlerde çadır hizmeti gören ve “oda” dahi denilen dört bölüğe taksim edilmiş çadır mehterleri Sultanahmedde İbrahim Paşa Sarayı başında Mehterhânei Hümâyun adı verilen yerde otururlardı. Odai Evvel, 1. Oda Ağa Odası, 2. Oda Kethüdâ Odası olup bunlardan başka Bölükbaşı denilen üç zâbit vardı, 3. Oda Başbölükbaşı Odası idi.
“Çadır Mehterleri arasında bir sınıf da Cellâd vazîfesini görürdü, bunlardan dört veya beş neferi her gün sarayda Orta Kapuda kapucular dâiresinin yakınında oturarak pâdişahın veya sadrâzamın emirlerini beklerlerdi.
“Sefer zamanında çadır Mehterleri ikiye ayrılarak bir kısmı asıl karargâhdan bir gün (bir konak) ileri gidip konulacak menzile otağı hümâyun ile çadırları kurup hazırlarlardı.
“Âmirleri Hayme Mehterbaşısı - Çadır Mehterbaşısı idi. Sayın Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılının Osmanlı Devrinde Saray Teşkilâtı adlı eserine göre Onbeşinci asırda Çadır Mehterbâşısı, Kethüdâsı ve iki haymeduz (çadır dikici) de dahil şâkirdleriyle berâber 38 kişi idiler; Onyedinci asır başlarında 835, ve aynı asır sonlarında 2000 kişi oldular; 1776 da çadır mehterleri 861 nefer görülüyor.
“1826 da Yeniçeri Ocağı kaldırıldığında çadır mehterleri ismi de kalkmış, dâiresine Hiyâmiye Nezâreti denilmişdir” (M. Z. Pakalın, Osmanlı Tarih Deyim ve Terimleri).
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070293
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfa 3645
Bakınız Notu
B.: Çadır; İbrahim Paşa Sarayı; Acemioğlan; Mehter
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.