Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇADIR
“Çekdiri” denilen ve büyüklüklerine göre ayrıca muhtelif isimler alan kürekli gemiler devrinde bu gemilerin, zamanımızın tâbiri ile kaptan köşkü diyebileceğimiz kıç tarafındaki kumanda üzerine, köşküne “çadır” denilirdi. (B.: Çekdiri).
Kâtib Çelebi Türk denizciliği üzerine yazdığı “Tuhfetül Kibâr fî Es fârül Bihar” adlı meşhur eserinde çadır hakkında şunları, şu mâlûmatı veriyor:
“Kıç örtüsüne çadır derler, her kadırgaya (kürekli gemiler devrinde tek başına harb kabul edebilen gemi) 70 zirâ beylik çuhadan olur, ve iki senede bir değişdirilir. Paşa Baştardesinin (Amiral kadırgasının) çadırı Cağaloğlu zamanında (Cağalazâde Sinan Paşa) serâserden yapılmış olup sonra bir yeşil bir kırmızı kadifeden yapdılar, sonra kırmızı çuhada karar kılındı; Paşa Baştardesinin çadırına iç döşemesi ile beraber bir yük akçe harcanır ve her sene yenilenir, eskisi aşağı kademedeki kaptanların gemilerine verilir”.
Osmanlı pâdişahlarını İstanbul sularında gezdiren, zamanımızın tâbiri ile saltanat yatı diyebileceğimiz saltanat kadırgalarının çadırları ise âdetâ mükellef bir köşk-sâyeban idi; Deniz Müzesinde, zan ediyoruz ki gün günden perişan hâle düşen Dördüncü Sultan Mehmedin saltanat kadırgası tek örnek olarak kalmışdır; bu muhteşem gemide çadır ahşab olarak inşâ edilmiş, sonra giranbahâ kumaşlarla kap...
⇓ Devamını okuyunuz...
“Çekdiri” denilen ve büyüklüklerine göre ayrıca muhtelif isimler alan kürekli gemiler devrinde bu gemilerin, zamanımızın tâbiri ile kaptan köşkü diyebileceğimiz kıç tarafındaki kumanda üzerine, köşküne “çadır” denilirdi. (B.: Çekdiri).
Kâtib Çelebi Türk denizciliği üzerine yazdığı “Tuhfetül Kibâr fî Es fârül Bihar” adlı meşhur eserinde çadır hakkında şunları, şu mâlûmatı veriyor:
“Kıç örtüsüne çadır derler, her kadırgaya (kürekli gemiler devrinde tek başına harb kabul edebilen gemi) 70 zirâ beylik çuhadan olur, ve iki senede bir değişdirilir. Paşa Baştardesinin (Amiral kadırgasının) çadırı Cağaloğlu zamanında (Cağalazâde Sinan Paşa) serâserden yapılmış olup sonra bir yeşil bir kırmızı kadifeden yapdılar, sonra kırmızı çuhada karar kılındı; Paşa Baştardesinin çadırına iç döşemesi ile beraber bir yük akçe harcanır ve her sene yenilenir, eskisi aşağı kademedeki kaptanların gemilerine verilir”.
Osmanlı pâdişahlarını İstanbul sularında gezdiren, zamanımızın tâbiri ile saltanat yatı diyebileceğimiz saltanat kadırgalarının çadırları ise âdetâ mükellef bir köşk-sâyeban idi; Deniz Müzesinde, zan ediyoruz ki gün günden perişan hâle düşen Dördüncü Sultan Mehmedin saltanat kadırgası tek örnek olarak kalmışdır; bu muhteşem gemide çadır ahşab olarak inşâ edilmiş, sonra giranbahâ kumaşlarla kaplanmış, döşenmişdi.
Dördüncü Mehmed’in saltanat kadırgasında çadır.
(Resim : Nezih)
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070282
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Nezih
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3637-3638
Not
Görsel: cilt 7, sayfa 3638
Bakınız Notu
B.: Çekdiri
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.