Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
CYGNE VAPURU
1855 de Fransada Kaptan Magnan adında biri ortaya bir noktai nazar atmıştı: “Nehirlerde işliyen altı düz, satıhları denize yakın vapurlar denizlerde de işliyebilir” diyordu.
Magnan; dâvasını isbat için Şalon-sür–Son ve Liyon arasında arasında işliyen Cygne (Kuğu Kuşu) adlı nehir gemisi ile açık denizlere çıkmağa karar verdi; ve gideceği yeri uzun uzadıya düşünmedi, İstanbul yolunu tercih etti. Bunun sebebi vardı. Sivastopol harbi henüz bitmişti. İstanbul ve Türkiye her yerde anılan bir yer olmuştu.
1855 yılı 15 ağustos sabah saat 11 de ince uzun, alçak ve düz tekneli Gygne, Marsilyadan hareket ettiği vakit, bütün şehir halkı onu uğurluyordu ve tek kimse geminin selâmete çıkacağını ummuyordu. İçinde bulunanlara dua ediliyor: “— Belki bu akşam felâket haberi gelecek,” deniyordu. Bunun için olacak Gygne baştan başa çiçeklerle donatılmıştı. Günler geçti ve Marsilya, felâket haberi alamadı. Cygne ağustosun 17 sinde İtalyada Livur’a gelmişti. Aynı ayın 22 sinde hiçbir kazaya uğramadan Mesinaya vardı.
Otrant boğazını geçti. Sen Mari ile Korfu arasında hayli bocaladıktan ve Korfu’da bir müddet karantinaya konulduktan sonra Rus muhibbi askerlerin “Yuha...” sesleri arasında yola çıktı.
Kaptan Magnanin, açık denizleri yenerek yoluna devam ederken, teşci ve takdir yerine “Yuha..”larla kar...
⇓ Devamını okuyunuz...
1855 de Fransada Kaptan Magnan adında biri ortaya bir noktai nazar atmıştı: “Nehirlerde işliyen altı düz, satıhları denize yakın vapurlar denizlerde de işliyebilir” diyordu.
Magnan; dâvasını isbat için Şalon-sür–Son ve Liyon arasında arasında işliyen Cygne (Kuğu Kuşu) adlı nehir gemisi ile açık denizlere çıkmağa karar verdi; ve gideceği yeri uzun uzadıya düşünmedi, İstanbul yolunu tercih etti. Bunun sebebi vardı. Sivastopol harbi henüz bitmişti. İstanbul ve Türkiye her yerde anılan bir yer olmuştu.
1855 yılı 15 ağustos sabah saat 11 de ince uzun, alçak ve düz tekneli Gygne, Marsilyadan hareket ettiği vakit, bütün şehir halkı onu uğurluyordu ve tek kimse geminin selâmete çıkacağını ummuyordu. İçinde bulunanlara dua ediliyor: “— Belki bu akşam felâket haberi gelecek,” deniyordu. Bunun için olacak Gygne baştan başa çiçeklerle donatılmıştı. Günler geçti ve Marsilya, felâket haberi alamadı. Cygne ağustosun 17 sinde İtalyada Livur’a gelmişti. Aynı ayın 22 sinde hiçbir kazaya uğramadan Mesinaya vardı.
Otrant boğazını geçti. Sen Mari ile Korfu arasında hayli bocaladıktan ve Korfu’da bir müddet karantinaya konulduktan sonra Rus muhibbi askerlerin “Yuha...” sesleri arasında yola çıktı.
Kaptan Magnanin, açık denizleri yenerek yoluna devam ederken, teşci ve takdir yerine “Yuha..”larla karşılaşması onu müteessir etmişti. Fakat yılmadı. Tayfalarına lâzım olan silâhı temin ettikden sonra:
“Ne olur, ne olmaz, dedi. İstanbula gidinceye kadar birçok hâdiselerle karşılaşabiliriz.”
Kaptan, tedbirinde isâbet etmişti. Çünkü Cygne Zantaya geldiği vakit aynı hakaareti gördüler. Fakat “Yuha...” diye vapura yaklaşmak istiyenler, silâhlı tayfalarla karşılaşınca işin rengi değişti ve Cygne yoluna devam etti.
Çanakkaleyi tehlikesiz geçen gemi, 20 eylûl gece yarısı sessizce İstanbul sularında demir attı.
Seyahat tam 26 gün sürmüş, bunun yedi buçuk günü seferde geçmişti. Kaptan Magnan da dâvasını isbat etmişti.
Magnan dâvasını burada da anlattı. Herkesin gözü önünde birçok nümâyişler yaptı. Gemi bir gün, binlerce seyircinin önünde bütün sürati ile Galata köprüsüne doğru ilerledi, halk bağrışıyordu. Çünkü, gemi her saniye sakınılmaz bir tehlikeye yaklaşmakta, kayıkların gezmesine mahsus küçücük köprü gözüne doğru uçmaktaydı. Fakat Gygne köprü gözüne yaklaşınca uzun bacasını kırarak bir ok gibi süzülüb Halice girdi. Hiçbir şey olmadan kurtuldu ve uzaklaştı.
Abdülmecid bu nehir gemisi ile fazla alâkadar olmuştu; Pâdişahın emri ile gemi satın alındı ve Adalara işletilmeğe başlandı. Rus esirleri ile yolcu taşıyordu. Kaptan Magnan da tayfaları ile beraber gemisinin başında Osmanlı Devleti hizmetine alındılar.
1855 yılı sekiz ilkteşrin sabahı, hayatını nehirlerde bir kuğu kuşu gibi geçirmiş olan Cygne, suları yalayarak ve 300 yolcusu ile Saray burnuna yaklaşıyordu ki karşıdan gelen bir Avusturya gemisi nasıl olduğu anlaşılamadan süratle bu nâzik yapılı nehir gemisi üzerine bindirdi;
Kaptan Magnan ikiye ayrılan sevgili gemisini, kırık düzeni ile Saray burnuna kadar sürükliyebildi ve gemi orada sulara gömülüb battı. Kaza münasebetile teşekkül eden bahrî komisyon, Kaptan Magnanda hiç bir mesuliyet görmedi, bilâkis metânetinden ötürü onu tebrik etti.
Cygne ile denize dökülen 300 yolcu ne oldu? Kaçı boğuldu? Bu hususda hiç bir şey bilinmiyor; fakat kaptanın tebrikinden can kaybının çok az olduğu tahmin edilebilir.
Niyazi Ahmed BANOĞLU
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Ekrem Hakkı Ayverdi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM070278
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Ekrem Hakkı Ayverdi
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3635-3637
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Ekrem Hakkı Ayverdi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.