Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
CÜCE SARAY CÜCELERİ
Cüce, türkce isim; her ne sebebden ise vücud yapısı gelişip serpilmeyen ve çocuk heyetinde kalarak yaşayan ve o heyetde yaşlanan insan.
İstanbul’da Osmanlı Sarayında, dünyâda ilk çağlardanberi devam ede gelen saltanat an’anelerine uyulark “Enderun Zülüflü Ağaları” denilen saray iç oğlanları arasında padişahları eğlendirmek için cüceler de bulundurulmuşdur; R. E. Kocu “Topkapusu Sarayı” adlı eserinde bu saray cüceleri hakkında şunları yazıyor:
“Enderunda bir de dilsizler ve cüceler vardır. Osmanlı sarayı hayatını bilmeyen tarih yazarları bile bunları sarayda ayrı bir teşkilât zan eder. Saray dilsiz ve cüceleri Seferli, Kiler ve Hazîne koğuşlarının zülüflü ağaları, iç oğlanları arasındaki dilsiz ve cüce çocuklar ve genclerdir. Bâzı ahvalde bu gibilere lüzum olduğundan, beden tenâsübüne ve yüz güzelliğine bilhassa dikkat edilen zülüflü ağalar arasına gaflet eseri olarak değil, sûreti mahsûsada alınırlardı. Diğer kapu yoldaşlarının bütün kıdem ve terfî haklarına aynen sâhib idiler Yalnız Has Odaya alınmazlardı. İçlerinde en kıdemlileri Baş Dilsiz ve Baş Cüce unvanlarını taşıdı. Fakat Baş Dilsiz, dilsizlerin ve Baş Cüce de cücelerin zâbiti, âmiri değildi; dilsiz ve cüceler hangi Enderun koğuşundan iseler o koğuşun günlük hayat nizâmı içinde yaşarlardı; bir kısmı saraydaki rahatlarını...
⇓ Read more...
Cüce, türkce isim; her ne sebebden ise vücud yapısı gelişip serpilmeyen ve çocuk heyetinde kalarak yaşayan ve o heyetde yaşlanan insan.
İstanbul’da Osmanlı Sarayında, dünyâda ilk çağlardanberi devam ede gelen saltanat an’anelerine uyulark “Enderun Zülüflü Ağaları” denilen saray iç oğlanları arasında padişahları eğlendirmek için cüceler de bulundurulmuşdur; R. E. Kocu “Topkapusu Sarayı” adlı eserinde bu saray cüceleri hakkında şunları yazıyor:
“Enderunda bir de dilsizler ve cüceler vardır. Osmanlı sarayı hayatını bilmeyen tarih yazarları bile bunları sarayda ayrı bir teşkilât zan eder. Saray dilsiz ve cüceleri Seferli, Kiler ve Hazîne koğuşlarının zülüflü ağaları, iç oğlanları arasındaki dilsiz ve cüce çocuklar ve genclerdir. Bâzı ahvalde bu gibilere lüzum olduğundan, beden tenâsübüne ve yüz güzelliğine bilhassa dikkat edilen zülüflü ağalar arasına gaflet eseri olarak değil, sûreti mahsûsada alınırlardı. Diğer kapu yoldaşlarının bütün kıdem ve terfî haklarına aynen sâhib idiler Yalnız Has Odaya alınmazlardı. İçlerinde en kıdemlileri Baş Dilsiz ve Baş Cüce unvanlarını taşıdı. Fakat Baş Dilsiz, dilsizlerin ve Baş Cüce de cücelerin zâbiti, âmiri değildi; dilsiz ve cüceler hangi Enderun koğuşundan iseler o koğuşun günlük hayat nizâmı içinde yaşarlardı; bir kısmı saraydaki rahatlarını dışarda bulamıyacakları endişesi ile nanpâre (saray ıstılâhınca saray dışında memûriyet; B.: Nenpâre) istemezler ölünceye kadar sarayda kalırlardı.”
Hilkatin ilâhi bir cilvesidir ki son hayat demine kadar muzdarib insan olarak yaşayan cüceler büyük çoğunlukla gaayetle zekî, türlü hüner ve mârifet öğrenmekde pek kaabiliyetli olurlar; çoğu nüktedan, hazır cevab kişilerdir; sarayda da mükemmel tahsil ve terbiye gördükleri için pâdişahlara nedimlik, müsâhiblik yaparlardı; hünkâr meclislerinden şatâret unsuru idiler.
Aşağıdaki satırları Niyazi Ahmed Banoğlunun neşrettiği “Tarih Dünyâsı” mecmuasında “Saray Cüceleri” isimli imzâsız bir makaaleden alıyoruz:
“... zekâ eserleri göstermelerine rağmen cücelerin saraylarda bir eğlence vâsıtası olduklarına şübhe yokdur. Sarayı Hümayundaki cüceler, pâdişahın huzûrunda, güçlü kuvvetli câriyelerle güreşirlerdi (Osmanlı Sarâyı Hümâyununda böyle bir şey hiç bir vakit, aslaa görülmüş, duyulmuş değildir; Haremi Hümâyuna, cüceler hadım ve zencî olmadıkları için, adım atamazlardı,. tamâmen uydurma, lâübâli notdur; İst. An.). Bu hal eskeriya havuz kenarlarında olur ve güreş, cücelerin havuza düşmeleri ile netîcelenirdi. (Saray cücelerinin havuza, veya bir sahilsaray rıhtımında denize danışıklı döğüş itilip atılmaları eğlenceleri olmuşdur, fakat onları suya atanlar diğer enderun oğlanları olmuşdur); bu manzarayı harem penceresinden seyreden sultanlar, kendilerini eğlendiren cücelere hediye ve ihsanlar verirlerdi (Hangi hatâyı düzeltelim ki harem penceresinden o manzarayı seyreden sultanlardan kasıd “Pâdişahlar” ise, Osmanlı pâdişahlarının günlük gündüz hayatında böyle eğlenceleri harem penceresinden seyretmeleri vâki değildir, bunlar huzûru hümâyunda olurdu, ve denize atılmış cüceleri soyunmuş erkek güzeli yüzgeç enderun oğlanları çıkarır, kurtarırlardı; eğer sultanlardan kasıd pâdişahların anaları, zevceleri, kız kardeşleri ve kızları ise, hâşâ, çıplak oğlan vücûdu göremezlerdi) Cücelerin saray kütübhânelerinde vazife alanları da görülmüşdür”.
Yukardaki satırları yazan mechul kalemin cür’et ve cesâreti şâyânı hayrettir.
İstanbulda, şehrin sîmaları olarak şöhret yapmış cüceler bu ansiklopedide kendi isimleri veya soy adları ile tesbit edilmişlerdir.
Enderunlu Cüce ve bir Zülüflü Ağa.
(Resim : Brindezi’den S. Bozcalı eli ile)
Enderunlu Cüce ve Harem Ağası.
(Resim : Brindezi’den S. Bozcalı eli ile)
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070274
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, pages 3632-3634
Note
Image: volume 7, pages 3632, 3633
See Also Note
B.: Nenpâre
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.