Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
CİRİDOĞLU VAK’ASI
Hicrî 1100, milâdî 1689 yılında Üsküdar ve Kadıköyü yakası halkını günlerce dehşet içinde bırakmış kanlı bir vak’adır; şöyleki, Sivas Vâlisi Gedik Mehmed Paşa celâlîlik yoluna sapmış, sonra aman dileyerek, kendisine uymuş sancak beyleri, kendisinin ve o beylerin levendleri ile Rumeline geçmek, Viyana Muhasarası bozgunundan beri devam ede gelmekde olan Avusturya cengine katılmak istemişdi. Çok âciz düşüncesiz ellerde bulunan İstanbul hükûmeti bunu fırsat bildi. Gedik Mehmed Paşanın isteğini kabul etti, bir yandan da aman verilmiş celâlîlerin imhâsına karar verdi.
Gedik Mehmed Paşa en yarar adamlarından Çorum Sancakbeyi Ciridoğlunu 800 nefer levendi ile önce göndermişdi. Bunlar İzmiti geçince İstanbulda sadâret kaymakamı vezir Ömer Paşa hemen harekete geçdi (Sadırazam Bekrî Mustafa Paşa ordu ile seferdedir, o tarihlerde pâdişah ile hükûmet erkânı da Edirnede bulunmaktadırlar); ordu seferde olduğu için İstanbulda büyük askerî kuvvet yokdu, silâhlandırılmış Tersâne halkı, kalyon levendleri, korucu ve emekli yeniçerilerle Üsküdar yakasına geçdi, Karacaahmed Mezarlığında metrisler yapılıp bir pusu kuruldu, 1000 kadar bostancı neferi de Üsküdar Sarayının muhafazasına memur edildi. Gûyâ fevkalâde iltifat olarak bir bostancı ustası ile Ciridoğlunu karşılamaya gönderildi, kendisi hîle ile ...
⇓ Read more...
Hicrî 1100, milâdî 1689 yılında Üsküdar ve Kadıköyü yakası halkını günlerce dehşet içinde bırakmış kanlı bir vak’adır; şöyleki, Sivas Vâlisi Gedik Mehmed Paşa celâlîlik yoluna sapmış, sonra aman dileyerek, kendisine uymuş sancak beyleri, kendisinin ve o beylerin levendleri ile Rumeline geçmek, Viyana Muhasarası bozgunundan beri devam ede gelmekde olan Avusturya cengine katılmak istemişdi. Çok âciz düşüncesiz ellerde bulunan İstanbul hükûmeti bunu fırsat bildi. Gedik Mehmed Paşanın isteğini kabul etti, bir yandan da aman verilmiş celâlîlerin imhâsına karar verdi.
Gedik Mehmed Paşa en yarar adamlarından Çorum Sancakbeyi Ciridoğlunu 800 nefer levendi ile önce göndermişdi. Bunlar İzmiti geçince İstanbulda sadâret kaymakamı vezir Ömer Paşa hemen harekete geçdi (Sadırazam Bekrî Mustafa Paşa ordu ile seferdedir, o tarihlerde pâdişah ile hükûmet erkânı da Edirnede bulunmaktadırlar); ordu seferde olduğu için İstanbulda büyük askerî kuvvet yokdu, silâhlandırılmış Tersâne halkı, kalyon levendleri, korucu ve emekli yeniçerilerle Üsküdar yakasına geçdi, Karacaahmed Mezarlığında metrisler yapılıp bir pusu kuruldu, 1000 kadar bostancı neferi de Üsküdar Sarayının muhafazasına memur edildi. Gûyâ fevkalâde iltifat olarak bir bostancı ustası ile Ciridoğlunu karşılamaya gönderildi, kendisi hîle ile kayığa alınacak ve İstanbul yakasına geçirilip hakkından gelinecek idi; bu karşılayıcılar Ciridoğlunu Kartal İskelesinde buldular. Muharrem Haseki karaya çıkıp Çorum Sancak beyine:
— Kaymakam Paşa ile Bostancıbaşı hatırınıza riâyet ederek size kayık gönderdi, kayığa buyurun, askeriniz karadan bizi kollayarak sizi kayıkla Üsküdara götürelim; cümle at kayıkları Kadıköyünde hazır, sizleri bekliyor, orada askerinizle beraber karşı yakada hangi iskeleyi isterseniz oraya geçirelim... dedi.
Ciridoğlunun bölükbaşıları beyin kayığa binmesine mâni oldular, Ciridoğlu da, bu hareketinin yeni bir âsîlik bilinmesi için kâhyasını, mirâhurunu ve Kebeş Hacı adındaki baş bölükbaşını gelen kayığa bindirip rehîne olarak Kaymakam Paşaya yolladı.
Fakat Kadıköyünde geldiklerinde bütün etrâfın metrislenmiş asker ile tutulduğun görünce Ciridoğlu ile levendlerine vahşet geldi. O sırada Bostancıbaşı da kayık ile Kadıköyü İskelesine gelmişdi; beyi kayığa dâvet edince Ciridoğlu bilâkis altına bindi, ve sâhile atla gelerek Bostancıbaşıya:
— Baka ağaç!.. biz âsî değiliz, kâfire kılıç çekip sefere geldik, üzerimize bu kadar asker göndermenin sebebi nedir?.. diye sordu.
Bostancıbaşı:
— Vallah Bey oğlum, levendlerinden Üsküdar şehrini korumak için biraz asker geçirdildi, size zarar olmayacağına ben kefilim!.. cevâbını verdi.
Ciridoğlu koynundan bir en’am çıkarıp bostancıbaşıya el basdırıp sözünün doğruluğunu yemin ettirdi. Bunun üzerine Ciridoğlu üç kayığa yüz nefer kadar levend doldurub Yedikuleye çıkarılmak üzere gönderdi. Kaymakam Paşa Yalı Köşkünde idi, ve kayıkcılara Yedikuleye gitmeyip “hava döndü!..” diye levendleri Yalı Köşküne getirmeleri gizli olarak şiddetle tenbih edilmişdi. Üç kayıkdan her birine otuzar nefer levend bindirilmişdi; ilk iki kayık saray rıhtımına yanaşdı, levendler karaya çıkarılıp: “Pâdişâhımız sizi bostancı yapdı!..” denilerek silâhları alındı, sonra kolları arkalarından bağlanarak Top Kapusundan Hasbağçeye alındı, orada bu altmış levend îdam edildi, başları kesilip vücutları, ayaklarına taş bağlanarak denize atıldı. Ciridoğlu’nun evvelce yolladığı üç nefer rehin de îdam olundu; bunlardan beyin kâhyası ile mirâhurunun At Meydanında başları kesildi; Kebeş Hacı Bölükbaşı da zindanda boğuldu.
Üçüncü kayıdkadi levendler durumdan şübhelendiler, hemen ellerini kılıçları kabzasına atıp kayığı Kadıköyüne geri çevirtdiler ve sûikasdı Ciridoğluna haber verdiler; bunun üzerine Ciridoğlunun askeri hemen atlandı, ve cenge hazır vaziyet aldı.
Çorum Sancakbeyi daha Kartalda iken beylik tuğunu Üsküdara yollamışdı. Tuğu getirenler de Üsküdar İskeselesine yakın Zincirlikuyu mevkiine geldiklerinde bir topçu çorbacısı: “Bre vurun şu kâfirleri!..” diye bağırmış, oradaki asker ve halk levendleri kurşuna ve el kayasına tutmuşdu, fakat tutturamayıp tuğcu levendler dik yukarı Atpazarından çıkıp kurtulmuşlardı, bunlar da başlarına geleni Ciridoğulna anlatınca, ilk iki kayıkdaki altmış levendinin ve üç rehinin hayatından ümidini kesen Çorum Sancak Beyi Kadıköyünde ortalığın kararmasını bekledi, ve akşam atlarını yem kesdirip gece Çamlıca yolundan kaçdı, Âlem Dağını aşarak ve Saraya Nehrini geçerek, Engürüs cengine gitmek üzere gelen Gedik Mehmed Paşayı Geyve Köprüsünde buldu; devlet erkânının kendilerine verdikleri amanı bozmuş olduklarını anlattı. Gedik Paşa isyanı yeniden alevlendi. Vak’anın geri kalan safhası bu ansiklopedinin konusu dışındadır.
Ciridoğlu hâdisesinden sonra Üsküdar halkı, belki haftalarca, bir celâlî baskın korkusu içinde yaşadı, geceleri erkekler, sokaklarda silâhla nöbet tuttular.
Bibl. : Fındıklılı Mehmed Ağa, Silâhdar Tarihi, II
Theme
Event
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070197
Theme
Event
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, pages 3585-3586
Bibliography Note
Bibl. : Fındıklılı Mehmed Ağa, Silâhdar Tarihi, II
Theme
Event
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.