Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
CİRİD, CİRİD OYUNU
Cirid, sert, sağlam ağaçlardan yapılmış mızırak taklidi bir tâlim silâhının adıdır; mızrağın harb silâhı olduğu devirlerde ecdâdımız, cirid ile mızırak tâlimine bir heyecan, renk vermek için cirid tâlimlerini, iki kişi yahut iki takım iddiâlı ve merdâne bir oyun şekline koymuşlardı; şehbaz yiğit, bir asker oyunu yapmışlardı. Hüseyin Kâzım Bey “Büyük Türk Lugatı” nda cirid maddesinde: “At üzerinde değneklerle yapılan oyun” diyor ki “cirid” ismini bir oyun ismi gibi göstermekle hatâya düşmüşdür; at üzerinde oynandığını söylemek ile de kifâyetsizdir, zirâ cirid at üstünde oynandığı gibi yaya da oynanırdı, birincisine “atlı cirid oyunu” ikincisine de “yaya cirid oyunu” denirdi.
Mehmed Zeki Pakalın da “Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri” isimli büyük ve güzel eserinde bir tâlim silâhı olan ciridi harb silâhı zan ederek, onu harbe - mızırak ile karışdırarak adı geçen ansiklopedisinin cirid maddesinde: “Cirit süvâriye mahsus bir silâhdı, bunu piyâde kullanamazdı, çünki şiddet ve darbe ile atılması için dört nal giden bir hayvanın süvâriye verdiği kuvvei muharrike piyâdede olamayacağından bu silâh piyâde elinde tesirsiz hâle gelir” diye indî mütalealar yürütüyor; tarih kaynaklarımızda nakledilen, hattâ pâdişah huzûrunda oynanan yaya ciridlerini tamâmen unutuyor; ayakları koşarlı tığ g...
⇓ Read more...
Cirid, sert, sağlam ağaçlardan yapılmış mızırak taklidi bir tâlim silâhının adıdır; mızrağın harb silâhı olduğu devirlerde ecdâdımız, cirid ile mızırak tâlimine bir heyecan, renk vermek için cirid tâlimlerini, iki kişi yahut iki takım iddiâlı ve merdâne bir oyun şekline koymuşlardı; şehbaz yiğit, bir asker oyunu yapmışlardı. Hüseyin Kâzım Bey “Büyük Türk Lugatı” nda cirid maddesinde: “At üzerinde değneklerle yapılan oyun” diyor ki “cirid” ismini bir oyun ismi gibi göstermekle hatâya düşmüşdür; at üzerinde oynandığını söylemek ile de kifâyetsizdir, zirâ cirid at üstünde oynandığı gibi yaya da oynanırdı, birincisine “atlı cirid oyunu” ikincisine de “yaya cirid oyunu” denirdi.
Mehmed Zeki Pakalın da “Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri” isimli büyük ve güzel eserinde bir tâlim silâhı olan ciridi harb silâhı zan ederek, onu harbe - mızırak ile karışdırarak adı geçen ansiklopedisinin cirid maddesinde: “Cirit süvâriye mahsus bir silâhdı, bunu piyâde kullanamazdı, çünki şiddet ve darbe ile atılması için dört nal giden bir hayvanın süvâriye verdiği kuvvei muharrike piyâdede olamayacağından bu silâh piyâde elinde tesirsiz hâle gelir” diye indî mütalealar yürütüyor; tarih kaynaklarımızda nakledilen, hattâ pâdişah huzûrunda oynanan yaya ciridlerini tamâmen unutuyor; ayakları koşarlı tığ gibi bir delikanlının hasmı üzerine hamle edib ciridini fırlatması, bugünün tâbiri ile, atletik oyunların şâhâne gösterilerinden biridir. Cengde kullanılan harb-mızırak, evet, elbet ki yaya asker silâhı değildi.
Yaya ciridi, sarayların geniş avlularında dahi oynanırdı; fakat atlı cirid için çok geniş alan lâzımdı, şehir dışına çıkılırdı; vezirler, serdarlar seferlere giderlerken; sefer veya seyahat kasdı ile İstanbuldan çıkmış pâdişahlar büyük atlı cirid oyunları oynatmayı aslaa ihmal etmemişlerdir. Tam kifâyeti olmamakla berâber atlı cirid İstanbul içinde At Meydanında da oynanmışdır. On yedinci asır ortasında Dördüncü Sultan Mehmed’in ilk saltanat yıllarında Anadoluda şekaavet ve celâlîlik yolunda büyük şöhret olmuş Katırcıoğlu Mehmed mızırak kullanmada üstüne adam bulunmayan birisiydi, aman dileyip devlete teslim oldukdan sonra İstanbula getirildi, mızırakdaki hünerini İstanbulluların da görmesi için cirid oyunları tertib edildi, Naîma anlatıyor: “Katırcıoğlu’na Beyşehri sancak beyliği, on sekiz adamına da sipâhilik verildi; mansıbına mütesellim (vekil) gönderip kendi birkaç gün İstanbulda kaldı; bu günlerdedir ki devrin sadırâzamı Kara Murad Paşanın vesâir vüzerâ ve âyanın cirid endaz (Ciridci, cirid atıcı) ağaları ile ciride çıkardı; vezir ve cümle âyân seyr ederlerdi, Katırcıoğlunun at kullanup cirid ve mızırak oynatmasına hayran olurlardı, her kime hamle etse elbet ciridini vurur, değme şahıs ona cirid vuramazdı”. (B.: Mehmet Paşa, Katırcıoğlu; Murad Paşa, Arnavud Kara).
Tekrar edelim ki heyecanlı mızırak tâlimleri olan cirid oyununun atlı oyunları İstanbulda nâdiren oynanırdı, fakat yaya ciridi, bilhassa sarâyi hümayunda enderun oğlanları arasında, pâdişâhı eğlendirmek için sık sık oynanırdı, aşağıdaki satırları da Silâhdar Fındıklılı Mehmed Ağanın vekaayinâmesinden alıyoruz; müverrih sadırâzam Siyavuş Paşanın hal tercemesi arasında: “Siyavuş Paşa aslen abazadır; Dördüncü Sultan Muradın önce nedimi olub sonra îdam olunan Abaza Mehmet Paşanın hazînedarı idi, efendisinin eflâketinden sonra pâdişah tarafından saraya alındı, Seferli misal güzellikde bî nazir idi. Bir gün huzuru hümâyunda yaya ciridi oynarken Sultan Murad’ın çeşmi şahâneleri Siyavuş’a takılıp oğlan hünkârın muhabbet ve iltifatlarına mazhar oldu ve saray ananesi dışında hemen Has Oda ağaları arasına alındı” (B.: Siyavuş Paşa; Murad IV).
Atlı cirid olsun, yaya cirid olsun, aslında, hareket hâlindeki hedef karşısında bir mızırak tâlimi olan bu oyun, ciridi atıp hasmına isâbet ettirmekden ibâret idi; ciridi isâbet ettirmek de hüner, hasmın attığı ciridden korunmak da hünerdi; fakat heyecanlı, güzel olduğu kadar tehlikeli oyundu; başın hedef tutulması yasak olduğu halde kazâ eseri, yahud mel’ûnâne kasıd ile cirid başa gelebilir, göz çıkarır, hattâ ölüme sebebiyet verebilirdi.
Atlı ciride her atla çıkılamazdı, atın da tâlimi, ceng atı olması şart idi; meselâ Naf’î, Dördüncü Sultan Muradın atlarını medih için yazdığı “Rahşiye” adlı meşhur kasîdesinde:
Cirid oynamağa kaabil değil ammâ yaraşur
Bağçe seyrine çıkdıca süvâr olsa ana
diyor.
Cirid atmak — Halk ağzı deyim; bir adamın iki yer arasında durmadan gidip gelmesi; misal: “Nasıl memûriyet, nasıl iş, bir türlü anlayamadım, hazret Ankara ile İstanbul arasında cirid atıyor”.
Atlı Cirid Oyunu
(Bir XIX. asır gravüründen S. Bozcalı eli ile)
Cirid Oyunu
(Bir XVII. asır minyatüründen B. Cantok eli ile)
Theme
Folklore
Contributor
S. Bozcalı, B. Cantok
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070195
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
S. Bozcalı, B. Cantok
Description
Volume 7, pages 3583-3585
Note
Image: volume 7, page 3584
See Also Note
B.: Mehmet Paşa, Katırcıoğlu; Murad Paşa, Arnavud Kara; B.: Siyavuş Paşa; Murad IV
Theme
Folklore
Contributor
S. Bozcalı, B. Cantok
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.