Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
CEZÂEVLERİ
Fetihden Tanzimat denilen uyanık mutlakiyet devrine kadar mahbushâne (hapishâne) ve cezâevi karşılığı olarak “Zından” kelimesi kullanılmışdır, ve mahkûmların zından hayâtı çok elîm, feci olmuşdur (B.: Zından).
Fetihden Tanzîmata kadar İstanbulda yedi zından görürür: 1 – Îdamdan her hangi bir sebeble kurtulmuş prangaben, kürek mahkûmlarının, kürekli gemiler devrinde forsaların azılı serserîlerin ve suçlu tersanelilerin, bahriyelilerin atıldığı Tersâne Zındanı (B.: Tersâne Zından); 2 – Mahkûm edilmiş devlet rical ve erkânının, habsedilmesi îcab etmiş ecnebîlerin, bu arada hattâ elçilerin; ve avam tabakasından cerh ve katılden mahkûm olanların atıldıkları Yedikule Zındanı (B.: Yedikule Zındanı); 3 – Ayak tabakasından şerirlerin îdam edilmek üzerek, ve suçlu yeniçerilerin atıldıkları Ağakapusu Zındanı (B.: Ağakapusu); 4 – Suçlu yeniçerilerin îdam edilmek üzere gönderildikleri Rumeli Hisarı (Boğazkesen Kalesi) Zındanı (B.: Boğazkesen Kalesi); 5 – Borclular ile kadın mahkûmların atıldıkları Babacâfer Zındanı (B.: Babacâfer Zındanı); 6 – Bir siyasî tevkifhâne olarak kullanılan Bâbıâlîde Tomruk denilen Zindan (B.: Tomruk; Bâbıâlî).
İkinci Meşrûtiyet devrinde Bayazıdda Harbiye nezâretinde “Berkirağa Bölüğü” adı ile anılan koğuşlar da, İttihad ve Terâkki Fırkasının diktatörlüğü zamanında b...
⇓ Read more...
Fetihden Tanzimat denilen uyanık mutlakiyet devrine kadar mahbushâne (hapishâne) ve cezâevi karşılığı olarak “Zından” kelimesi kullanılmışdır, ve mahkûmların zından hayâtı çok elîm, feci olmuşdur (B.: Zından).
Fetihden Tanzîmata kadar İstanbulda yedi zından görürür: 1 – Îdamdan her hangi bir sebeble kurtulmuş prangaben, kürek mahkûmlarının, kürekli gemiler devrinde forsaların azılı serserîlerin ve suçlu tersanelilerin, bahriyelilerin atıldığı Tersâne Zındanı (B.: Tersâne Zından); 2 – Mahkûm edilmiş devlet rical ve erkânının, habsedilmesi îcab etmiş ecnebîlerin, bu arada hattâ elçilerin; ve avam tabakasından cerh ve katılden mahkûm olanların atıldıkları Yedikule Zındanı (B.: Yedikule Zındanı); 3 – Ayak tabakasından şerirlerin îdam edilmek üzerek, ve suçlu yeniçerilerin atıldıkları Ağakapusu Zındanı (B.: Ağakapusu); 4 – Suçlu yeniçerilerin îdam edilmek üzere gönderildikleri Rumeli Hisarı (Boğazkesen Kalesi) Zındanı (B.: Boğazkesen Kalesi); 5 – Borclular ile kadın mahkûmların atıldıkları Babacâfer Zındanı (B.: Babacâfer Zındanı); 6 – Bir siyasî tevkifhâne olarak kullanılan Bâbıâlîde Tomruk denilen Zindan (B.: Tomruk; Bâbıâlî).
İkinci Meşrûtiyet devrinde Bayazıdda Harbiye nezâretinde “Berkirağa Bölüğü” adı ile anılan koğuşlar da, İttihad ve Terâkki Fırkasının diktatörlüğü zamanında bir büyük siyasî tevkifhâne olarak kullanılmış ve târihimizde çok acı hâtıra bırakmışdır (B.: Bekirağa Bölüğü); 7 – Muvakkat bir zaman için kullanılan ve muhtekir, hırsız esnaf ile uygunsuz gürûhunun atıldıkları İplikhâne (Mîrî halat îmâlâthânesi) (B.: İplikhâne).
1926 târihine kadar Yeniçerilik devrinde kolluk denilen şehir içinde yeniçeri karakolhânelerinde de, kolluğun bulunduğu semtde tedîbi îcab eden yaramazların dayak yedikleri ve içinde bir müddet yattıkları yine zından adı ile bir yer bulunurdu.
Mahbushânelerin “Cezâ Evi” adını alması Cumhuriyet devrindedir, ve mahbushânelerin ilk ciddî ve medenî ıslahı da Cumhuriyet devrinde başlamışdır. Bu ıslahâtın mâhiyeti, bu yolda muvaffakiyet derecesi bu şehir kütüğünün konu dışında kalır.
İstanbul Vilâyeti hududu içinde hâlen 7 cezâ evi bulunmaktadır: 1 – Sultanahmed Cezâ Evi; 2 – Toptaşı Cezâ Evi; 3 – Paşakapusu Cezâ Evi; 4 – İmralı Cezâ Evi; 5 – Şile Cezâ Evi; 6 – Çatalca Cezâ Evi; 7 – Silivri Cezâ Evi.
Bu şehir kütüğünde hâlen mevcud İstanbul Cezâ Evleri ile Eski İstanbul Zındanları bu madde içinde toplamak, türlü vak’alarla zengin târihcesini, binâların resim ve plânlarını, ve nihâyet kendi müşâhede notlarımız ile toplu bir halde vermeyi düşünmüş idik. Fakat, eski zındanların bulundukları binâlar ile ve müesseselerle sıkı bağları, meselâ Tersâne Zındanının Tersânei Âmire ile, Boğazkesen Zındanının Boğazkesen Kalesi ile, Yedikule Zindanının da Yedikule Hisarı ile birlikde mütâlea edilmesi zarûreti karşısında, yukarıda da işaret ettiğimiz gibi ayrı ayrı tesbitlerini uygun gördük; umumî olarak zından hayâtının mütâleasını da, oralarda yazılmış hazin hâtıralar, notlar ve şiirlerle beraber “Zından” maddesine bırakdık.
Ayni zarûreti Cezâ Evlerinde de bulduk, meselâ İmralı Cezâ Evini, her halde İmralı Adası ile berâber görmek, bu madde içinde görmekden daha uygun düşecekdi.
Burada İstanbulun hâlen mevcud 7 cezâ evi hakkında muhtasar ve umumî bilgi ile yetiniyoruz. Bizi bu hususda tenvir eden ve istediğimiz malûmatı en yetkili kaynakdan verdirten Adliye Vekili sayın Ord. Prof. Kemal Yörük ile çok nâzik ve lütufkâr, muhakkak ki bulunduğu mesuliyetli makaamın ehli Cezâ ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Kemâl Yumlu’nun isimlerini şükranla kaydederiz.
Aşağıdaki satırlar Cezâ ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünden aldığımız notlardır:
“ 1 – Sultanahmed Cezâ Evi
“1917 senesinde tevkifhâne olarak inşa edilmiştir. Hâlen aynı maksat için kullanılmaktadır. İstiap haddi 1.000 dir. Binâda ayrıca müstakil 40 kişilik çocuk, 65 kişilik kadın kısımlariyle 50 yataklı bir hastahânesi mevcuddur. Tamâmen sistem kommün üzerine yapılmış olan bu cezâevi bugünkü infaz hukuku ve telâkkilerine göre önemini kaybetmiş durumdadır. Bunun içindir ki, 1956 yılında modern infaz tekniğine uygun olarak Topkapı Maltepesi Sağmalcılar Köyü mevkiinde inşaatına başlanılan bölge cezaevinin ikmâline çalışılmaktadır. Umumiyetle mevcudu, mevkufları teşkil ettiği için işyurdu faaliyeti kantin, tabldot ve kahveocağı ile Adliye Sarayındaki lokantaya inhisar etmektedir. İşyurdunun senelik ciro miktarı 2.500.000 lira civarındadır.
“Kadrosu: 1 müdür, 2 tabib, 1 eczâcı, 1 hesab memuru, 2 memur, 7 kâtib, 1 hastahâne memuru, 20 baş gardiyan, 15 gardiyan, 2 şoför, 2 hastabakıcı, 1 hademe, 2 çamaşırcı, 2 aşçı; ceman 54 kişi.
“Bu Cezâ Evinde sırası ile şu zâtler müdürlük yapmışlardır: Hüsnü Konukçu, Sadık Acar, Ali Rıza Ocakçı, Reşad Ünsür, Rahmet Kızıldağ, Reşad Ünsür, Saadeddin Göre, Hüsnü Konukçu.
“2 – Toptaşı Cezâ Evi
“(On altıncı asırdan kalma mimar Sinan yapısı târihî binanın bir kısmında) 1954 yılında Tekel idaresinden birinci katı alınmak suretiyle istiap haddi 500 e çıkarılmıştır. Sultanahmed Cezâ Evinde hüküm giymiş mevkuflar ekseriya bu Cezâ Evine sevkedilirler. Reviri ve dershanesi mevcuddur.
Mahkûmlar; kantin, tabldot, kunduracılık, trikotaj, marangozluk, terzilik ve demircilik işlerinde çalıştırılırlar. Yılda 1.500.000 liralık iş yapılmaktadır.
“Kadrosu: 1 müdür, 1 tabib, 1 memur, 3 kâtib, 10 baş gardiyan, 8 gardiyan, 1 usta, 1 çamaşırcı, 1 aşcı; ceman 27 kişi.
“Bu Cezâ Evinde sırası ile şu zatler müdürlük yapmışlardır: Rahmet Kızıldağ, Reşad Ünsür, Halil Yazıcıoğlu, Yusuf Peker, Zeki Acabay
“3 – Paşakapusu Cezâ Evi
“1916 senesinde Cezâ Evi olarak inşa edilmiştir. İstiap haddi 400 dür. Çocuk ve mevkuflar kısmı mahkûmlar kısmından ayrıdır. Üsküdar, Beykoz, Kadıköy ve Kartal Adliyesinden tevkif edilenler bu Cezâ Evinde alıkonular. 15 yataklı müstakil bir reviri ve dershânesi mevcuttur. Mahkûmlar; kantin, tabldot, kahveocağı, kundurucılık, marangozluk, demircilik ve terzilik işlerinde çalıştırılırlar- Mevcud atölye ve tesislerin senelik faaliyeti 3.500.000 lira civarındadır. Sultanahmet Cezâ Evinde hüküm giymiş olanlardan bir kısmı bu Cezâ Evine alınırlar.
“Kadrosu: 1 müdür, 1 tabib, 1 hesab memuru, 1 anbar memuru, 1 memur, 1 kâtib, 9 baş gardiyan, 6 gardiyan, 1 şoför, 1 usta, 1 çamaşırcı, 1 aşçı; ceman 25 kişi.
“Bu Ceza Evinde sırası ile şu zâtler müdürlük yapmışlardır: Niyazi İşbilir, Reşad Ünsür, Halil Yazıcıoğlu, Fahri Aslan, Rüşdi Konukçu, Vahdet Bora
“4 – İmralı Yeni Cezâ Evi
“Adada 1935 yılında iş esası üzerine müesses Yeni Cezâ Evi kurulmuştur. İstiap haddi 1.000 dir.
“Türkiye’de ceza infaz sistemine göre; şahsî hürriyeti bağlayıcı cezalar 3 nev’idir: Ağır hapis, hapis, hafif hapis.
“Türk Ceza Kanunun 13 cü ve müteakip maddeleri, bu cezaların infaz şeklini tâyin ve infazda kabul edilen sistemi tespit etmiş bulunmaktadır. Türk Ceza Kanununun Ağır Hapis; Hapis ve Hafif Hapis cezalarının infazında “Système progressif” i kabul etmiş ve Ağır Hapis cezasının infazını 3 devreye ayırmıştır.
“Ağır hapis cezasının 3 üncü devresinin infaz edildiği bu müessesede, mahkûm muayyen san’at veyâ bilgiye sahip edilmek maksadıyla çalıştırılır. Mahkîm esasen bir san’at bilgisine sahip ise meşgalesi ona göre tâyin olunur. Bu müesseselerin iş hacmine göre muayyen bir mütedâvil sermayesi mevcuttur. Bu sermayeyi işleterek hükümlü, devlet bütçesine yük olmadan kendi kazanciyle geçindirilir.
“Her hükümlü yevmiyesinin muayyen kısmıyle, kendisine yapılan masrafı müesseseye öder. Mütebâkisi tasarruf hesabına kaydolunur. Bu para kanuna dayanan sebeblerle alıverildiği gün kendisine, vefâtı hâlinde mirasçılarına ödenir.
“Müessesenin iş mevzûları: Kantin, sebzecilik, bağcılık, zeytincilik, arıcılık, hayvancılık, kunduracılık, marangozluk, dokumacılık, kozacılık, terzilik, demircilik ve balıkçılıktan ibarettir.
“Her yıl muhtelif kollarda yapılan iş miktarının tutarı 7.750.000 lira civarındadır.
“Balıkçılık ekibi 50 kişiliktir. 4 adet balıkçı kayığı ve 5 adet de motörü mevcuttur. Büyük baş hayvan adedi 74, küçük baş hayvan adedi de 767 dir.
“Kadrosu: 1 müdür, 2 tabib, 1 hesab memuru, 1 ambar memuru, 1 tarım teknisyeni, 1 öğretmen, 4 memur, 4 kâtib, 1 hastahâne memuru, 1 sürveyan, 11 baş gardiyan, 13 gardiyan, 2 usta, 1 çamaşırcı, 1 aşcı; ceman 45 kişi.
“Bu Cezâ Evinde sırası ile şu zâtler müdürlük yapmışlardır; mümessil müdürler: İzzet Akçal, Saffet Omay, Lütfi Tapkaç, Hâzım Çelik, Tahsin Arsan, İbrahim Hakkı Akın, Abbas Okan; Muavinleri: Kâmuran Olaçay, İsmail Kesimli, Cemâl Cezayir Batur, Tevfik Durmaz, Bedii Soykan; Müdürler: Rumî Bilgili, Cemâlettin Koçyiğit.
“5 – Şile Cezâ Evi
“1951 yılında inşaat yeni Cezâ Evi tarafından yapılmışdır. İstilap haddi 24 olup kadın, çocuk, tutuklu ve hükümlü koğuşlarından ibarettir. Her kısmın müstakil avlusu mevcuttur.
“Kadrosu 2 gardiyandır.
“6 – Çatalca Cezâ Evi
“1324 yılında (1908-1909) okul olarak inşa edilmiş olup, binanın zemin katı, Cezâ Evine tahsis edilmiştir. İstiap haddi 20 dir. Kadın kısmı müstakil bir binâdadır.
“Kadrosu 2 gardiyandır.
“7 – Silivri Cezâ Evi
“(Gelen notlarda bu Cezâ Evi hakkında bir kayıd yokdur, yalnız 2 gardiyandan mürekkeb bir kadrosu olduğu yazılıdır.
“Kazâ Cezâ Evleri (Şile, Çatalca, Silivri) daha ziyâde bir tevkifhâne karakterini tasarlar. Bununla berâber 3 seneye kadar mahkûmiyet ilâmları da bu Cezâ Evlerinde infâz edilmektedir” (B.: Sultanahmed Cezâ Evi; Toptaşı Cezâ Evi; Paşakapusu Cezâ Evi; İmralı Yeni Cezâ Evi; Şile Cezâ Evi; Çatalca Cezâ Evi; Silivri Cezâ Evi).
Bibl: Cezâ ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü notları.
Eski İstanbul Habis hânesinde 5. koğuş
(1925 de çekilmiş bir fotoğrafdan)
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070095
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, pages 3528-3531
Note
Image: volume 7, page 3529
See Also Note
B.: Zından; B.: Tersâne Zından; B.: Yedikule Zındanı; B.: Ağakapusu; B.: Boğazkesen Kalesi; B.: Babacâfer Zındanı; B.: Tomruk; Bâbıâlî; B.: Bekirağa Bölüğü; B.: İplikhâne; B.: Sultanahmed Cezâ Evi; Toptaşı Cezâ Evi; Paşakapusu Cezâ Evi; İmralı Yeni Cezâ Evi; Şile Cezâ Evi; Çatalca Cezâ Evi; Silivri Cezâ Evi
Bibliography Note
Bibl: Cezâ ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü notları.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.