Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
CERRAHPAŞA HAMAMI CİNÂYETİ
1885 ile 1886 yılları arasında işlenmiş bir cinâyetdir ki dellâk yamağı şâbı emred bir oğlan bir Özbek dervişini gece halvetde nalın ile başını parçalamak sûreti ile öldürmüşdü ki yalnız o semtde değil, bütün İstanbul’da uzunca bir zaman türlü dedikodusu olmuş kanlı bir vak’adır. Hamama geç vakit gelen derviş, diyar garibi olup yatacak yeri olmadığını söylediğinde, hamam uşakları dervişliğinden ötürü gece misâfir etmişler, içeri yıkanmaya girdiğinde de cemal âşıkıdır deyip talebi üzerine hizmete o genc uşağı göndermişler. Fakat oğlan elleri ve çıplak vücûdu kanlar içinde çıkıp da “Geberttim alçak herifi” diye, nâmus dâvası yolunda adam öldürdüğünü söyleyince, semti gece yarısı ayağa kaldırmamak için vak’a karakola ertesi sabah gün ağardıkdan sonra haber verilmiş ve o gün hamam halka açılmamışdı. Vak’a tez duyuldu, semt halkı hamam kapusu önüne birikdi, çocuk sayılır yaşda idim, zabtiyenin ellerini bağlayıp götürdüğü kaatili gördüm, başında ağabâni sarılı püskülsüz bir fes, sırtında basma mintan, üstünde bir yelek, belde beyaz kuşak, bacaklarında kara potur, yalın ayak, ayaklarında takunya ve yanında hemşehrisi ak sakallı bir natır ile gitti idi; on altı on yedi yaşlarında vechen dilber bir genç irisi idi; o gün herkes genc kaatile acıdı, maktûle lânet etti idi. Fakat ertesi gün v...
⇓ Devamını okuyunuz...
1885 ile 1886 yılları arasında işlenmiş bir cinâyetdir ki dellâk yamağı şâbı emred bir oğlan bir Özbek dervişini gece halvetde nalın ile başını parçalamak sûreti ile öldürmüşdü ki yalnız o semtde değil, bütün İstanbul’da uzunca bir zaman türlü dedikodusu olmuş kanlı bir vak’adır. Hamama geç vakit gelen derviş, diyar garibi olup yatacak yeri olmadığını söylediğinde, hamam uşakları dervişliğinden ötürü gece misâfir etmişler, içeri yıkanmaya girdiğinde de cemal âşıkıdır deyip talebi üzerine hizmete o genc uşağı göndermişler. Fakat oğlan elleri ve çıplak vücûdu kanlar içinde çıkıp da “Geberttim alçak herifi” diye, nâmus dâvası yolunda adam öldürdüğünü söyleyince, semti gece yarısı ayağa kaldırmamak için vak’a karakola ertesi sabah gün ağardıkdan sonra haber verilmiş ve o gün hamam halka açılmamışdı. Vak’a tez duyuldu, semt halkı hamam kapusu önüne birikdi, çocuk sayılır yaşda idim, zabtiyenin ellerini bağlayıp götürdüğü kaatili gördüm, başında ağabâni sarılı püskülsüz bir fes, sırtında basma mintan, üstünde bir yelek, belde beyaz kuşak, bacaklarında kara potur, yalın ayak, ayaklarında takunya ve yanında hemşehrisi ak sakallı bir natır ile gitti idi; on altı on yedi yaşlarında vechen dilber bir genç irisi idi; o gün herkes genc kaatile acıdı, maktûle lânet etti idi. Fakat ertesi gün vak’anın rengi değişdi; bir Özbek şehzâdesi olup memleketinde han olan amcasının sûikasdından korkarak seyyah derviş kıyâfetinde memleketinden firar ettiği, İstanbul’a geldiğinde İstanbul camilerine hayran olduğu ve her gecesini ibâdetle geçirmeğe ahd ettiği, belinde de altın ve mücevherle dolu bir kemer bulunduğu söylendi. O gece Cerrahpaşa Camiinde kalmaya niyet etmiş, boy abdesti almak iktizâ etmiş, hamama girdiğinde soyunur iken hamam uşakları adamın belindeki kemeri görmüşler; kaatil oğlanla beraber dört dellâk bir natır dervişi katledip kemeri almaya karar vermişler; hamamda Arabacı Hüsmen Ağa adında Rumeli muhacirlerinden bir tek müşteri varmış; derviş soyunur iken o da karşı peykede, yıkanmış, çıkmış, giyiniyormuş, Özbek’in belindeki meşin kemeri o da görmüş. O gece hamamın yatsı namazından, yâni vaktinden evvel kapanması bir kaç kişinin nazarı dikkatini çekmiş ama içerde adam öldürüldüğü kimsenin aklına gelmemiş. Fakat ertesi sabah genc dellâkın kendisine sarkıntılık eden bir Özbek dervişini katlettiği haberi duyulunca karakola ilk koşanlardan biri Arabacı Muhâcir Hüsmen Ağa olmuş, maktûlün esvam ve çamaşırları da karakola getirildiğinde, dervişin belindeki meşin kemeri bu metrûkât arasında göremeyen Hüsmen Ağa: “Adam soyunur iken gözümle gördüm, belinde meşin bir altın kemeri vardı, aceb nerede?” diye sormuş; vak’a haber verildiği anda hamama giren iki zabtiye neferi de “Biz maktulü içerde tamamen uryan bulduk, belinde kemer yok idi.” deyince, cinayetin hamam uşakları tarafından o altın kemerine tamah edilerek işlendiği meydana çıkmış idi; kaatilin de o şâmı emred oğlan almayup aslında bir kaç kişi kesip yıllarca dağda gezmiş bir şakî olan diğer dellâk tarafından işlendiği, genc oğlanın da, hem yaşının küçüklüğü, hem de nâmus müdfaası maddesile ufak bir cezâ ile kurtulacağı dolayısı ile ağır suçu üzerine aldığı anlaşıldı. Dellâk yamağı delikanlının başındaki ağabaninin kıvrımları arasından yirmi beş rus altını çıkdığı söylendi id,. Dellâk yamağı ile ak sakallı natırın suçlarını itiraf zorunda kalmaları üzerine asıl kaatil ile suç ortakları diğer iki uşağın tevkifi için hamama gidildiğinde adı Davud olan kaatilin kaçmış olduğu görülmüş diğer ikisi de, kaçmak üzere iken yakalanmışlardır.
Vak’anın muhâkeme safhasını da yıllarca sonra Arabacı Hüsmen Ağa’dan dinlemişdim; dellâk yamağı oğlan: “Dervişi içeri Mustafa götürdü, adamı öldürmeye karar verince önce kapıyı kapadık, birbirimizi ele vermiyeceğimize yeminler ettik, sonra ben içeri girdim: – Derviş Baba.. Sevâbına arkana bir kese vurayım... dedim. Adamın arkasına geçdim, sonra elinde nalınla Davud girdi, o girince ben hemen dervişin kollarını arkadan sımsıkı tuttum, Davud da adamın kafasını nalınla paralayıp öldürdü.. Kemeri aldık, içinden ikiyüz altın ile ikisi kırmızı ikisi yeşil kocaman elmaslar çıkdı, onları büyük uşaklar bölüşdüler, yirmi beş altın bana, yirmi beş altın da öbür iki uşakla natır Halil Ağa aldı, yüz altını da Davud Çavuş aldı..” diye anlatmış. Kaatil Davud gıyâben, adı Dilâver olan muîni kaatil yamak oğlan vicâhen idâma, ve oğlan yaşının küçüklüğünden îdâma bedel onbeş sene pranga bendliğe, diğer üç hamam uşağı da onbeşer sene ağır habse mahkûm olmuşlardır.
Bende kriminoloji ilmine karşı bir merak sardıran ve memleketimizde işlenen cinayetlerin sebeplerini araşdırmak için iki yüze yakın cinâyet üzere notlar toplatan ilk vak’a bu Cerrahpaşa Hamamı Cinâyeti olmuşdur.
Reşad MİMAROĞLU
Tema
Olay
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Reşad Mimaroğlu
Kod
IAM070056
Tema
Olay
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 7, sayfalar 3507-3508
Tema
Olay
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.