Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
CERRAH, CERRAH DÜKKÂNLARI
Arabca “yara” mânâsına “curh” kökünden isim, yaraları timar ve tedâvi eden, yaralı uzuv üzerinde ameliyat yapan hekim, tabib (Türk Lûgatı); eski cerrahı zamanımızın operatörü ile karışdırmamalıdır; cerrah, bıçağını gözle görünen yaralar, çıbanlar üzerinde kullanırdı. Zamanımızın operatörü geniş ihtisas sâhasının içine eski cerrahın işlerini de almışdır.
Tanzimâta kadar cerrahlar da kasab, manav, bakkal vesâire gibi bir esnav zümresi olarak kabul edilmişdi, ve bütün esnaf gibi gedik usûlüne bağlanmışdı; yâni, İstanbul’da usta ve yamak kaç nefer cerrahın icrâyi sanat edeceği, muâyene ve tedâvihân mânasına “dükkân” larının da kaç tâne ve nerelerde bulunduğu tesbit edilmişdi; gedik fazlası hiç bir cerrah dükkân açıp iş göremezdi. Gedikli dükkânlarda çalışan cerrahların diğer esnafdan farkı, Hekimbaşı ile Cerrahbaşı huzurunda imtihan olarak mesleklerinde ehil olduklarına dâir bir ruhsatnâme almaları idi; sâir halleri için, zamanımızın belediyesi yerinde İstanbul Kadılığı tarafından teftiş olunurlardı.
Bir cerrah gediğine sâhib olmak için müslim ve gayri müslim tefrik edilmediği gibi Osmanlı tebaasından olmak da şart değildi.
Cerrahlar yara timarından başka sünnetcilik de yaparlar idi, yalnız sünnetcilik yaparak cerrahların müslüman olmaları şart idi. On altıncı asırda Enderunu Hümây...
⇓ Read more...
Arabca “yara” mânâsına “curh” kökünden isim, yaraları timar ve tedâvi eden, yaralı uzuv üzerinde ameliyat yapan hekim, tabib (Türk Lûgatı); eski cerrahı zamanımızın operatörü ile karışdırmamalıdır; cerrah, bıçağını gözle görünen yaralar, çıbanlar üzerinde kullanırdı. Zamanımızın operatörü geniş ihtisas sâhasının içine eski cerrahın işlerini de almışdır.
Tanzimâta kadar cerrahlar da kasab, manav, bakkal vesâire gibi bir esnav zümresi olarak kabul edilmişdi, ve bütün esnaf gibi gedik usûlüne bağlanmışdı; yâni, İstanbul’da usta ve yamak kaç nefer cerrahın icrâyi sanat edeceği, muâyene ve tedâvihân mânasına “dükkân” larının da kaç tâne ve nerelerde bulunduğu tesbit edilmişdi; gedik fazlası hiç bir cerrah dükkân açıp iş göremezdi. Gedikli dükkânlarda çalışan cerrahların diğer esnafdan farkı, Hekimbaşı ile Cerrahbaşı huzurunda imtihan olarak mesleklerinde ehil olduklarına dâir bir ruhsatnâme almaları idi; sâir halleri için, zamanımızın belediyesi yerinde İstanbul Kadılığı tarafından teftiş olunurlardı.
Bir cerrah gediğine sâhib olmak için müslim ve gayri müslim tefrik edilmediği gibi Osmanlı tebaasından olmak da şart değildi.
Cerrahlar yara timarından başka sünnetcilik de yaparlar idi, yalnız sünnetcilik yaparak cerrahların müslüman olmaları şart idi. On altıncı asırda Enderunu Hümâyunda bir Cerrah Mehmed Ağa, Üçüncü Sultan Muradın büyük oğlu ve veliahdi Şehzâde Mehmed’i sünnet etmiş, sonra devlet hizmetine girerek Cerrah Mehmed Paşa diye şöhret bulmuşdur; vaktiyle sünnet ettiği çocuğun padişahlığında ve kendi âhir ömründe de sâdrâzam olmuşdu. İşte bu vezirdir ki 1593 yılında büyük bir cami ile bir çifte hamam yapdırmış, kendi adına nisbetle anılan bu binâların bulunduğu semt de o günden zamanımıza kadar Cerrahpaşa adı ile anıla gelmişdir (B.: Cerrahpaşa; Mehmed Paşa, Cerrah).
Diğer bütün esnafda olduğu gibi İstanbul cerrahlarından bir kısmı, ordu ve donanma ile seferlere gitmekle vazifelendirilmişdi; şehir içinde dükkânları da bulunan bu cerrahlara ayrıca “ordu cerrahı”, “tersâne cerrahı” denilirdi. Bunlar, İstanbul’da tertib edilen büyük esnaf alaylarına, arabalar üzerinde cerrah dükkânları kurarak iştirâk ederlerdi. Evliyâ Çelebi on yedinci asır ortasında Dördüncü Sultan Murad zamanında yapılan bir Ordu Esnafı Alayını tasvir ederken cerrahlar hakkında şu mâlûmâtı veriyor:
“Esnâfı Cerrâhan – Dükkân 400, neferât 700. Pirleri Ebû Ubeyd Kassab’dır, peştemalını Selmânı Pâk bağlamışdır. Bu tâife pür silâh olup tahterevanlar üzerinde dükkânlarına birçok alâtı cerrâhiyeyi dizip bâzı adamların kollarını, başlarını, ayaklarını timar eder şekilde geçerler”.
İstanbul Kadılığınca hicrî 1111, milâdî 1700 yılında tanzim edilmiş bir cedvelde bütün İstanbul’da 28 cerrah dükkânı görülmektedir ki cerrahların isimleri ile dükkânlarının semtleri şudur:
1 — Küçük Mustafapaşada cerrah Hacı Mahmud’un dükkânı,
2 — Çukurçeşmede Tersâne cerrahı Hasan’ın dükkânı.
3 — Divanyolunda cerrah Cane Lotiye’nin dükkânı.
4 — Balıkpazarında cerrah Cuvan’ın dükkânı.
5 — Sarachânebaşında cerrah Erskayno’nun dükkânı.
6 — Unkapanında cerrah Mosocan’ın dükkânı.
7 — Galatada Mikel cerrahın dükkânı.
8 — Galatada cerrah Nikola’nın dükkânı.
9 — Galatada cerrah Anton’un dükkânı.
10 — Galatada cerrah Cerci’nin dükkânı.
11 — Galatada cerrah Dimitri’nin dükkânı.
12 — Halıcılarköşkünde cerrah Anton Kreto’nun dükkânı.
13 — Divanyolunda cerrah Yanaki’nin dükkânı.
14 — Acıhamamda cerrah Corci’nin dükkânı.
15 — Eskisaray kurbinde (Bayazıd) cerrah Anton’un dükkânı.
16 — Galatada cerrah Çaper’in dükkânı.
17 — Tophânede cerrah Abdullah’ın dükkânı.
18 — Sultanbayazıdda cerrah Paskal’ın dükkânı.
19 — Mahmudpaşada cerrah Cantil’in dükkânı.
20 — Unkapanında cerrah Mosocandardi’nin dükkânı.
21 — Tophânede cerrah Pervin Çon’un dükkânı.
22 — Kasımpaşada cerrah Yorgaki’nin dükkânı.
23 — Peştemalcılar içinde cerrah Cuvan’ın dükkânı.
24 — Darbhânebaşında cerrah Merkenkon’un dükkânı.
25 — Odunkapusunda İstamat cerrahın dükkânı.
26 — Eskisaray kurbinde Haron cerrahın dükkânı.
27 — Cerrah Doşen.
28 — Divanyolunda Yasef cerrahın dükkânı.
Bu cedvel, o tarihde hepsi bir imtihâne tâbi tutulup da muvaffak olan ve icrâyi sanat için kendilerine izin tezkiresi verilen cerrahlar için tanzim edilmişdir. Dikkat ile durulacak nokta imtihanda izin tezkiresi almaya muvaffak olan 28 cerrahdan 25 inin gayri müslim oluşudur.
Hicrî 1221 rebîülevvelinde (milâdî 1806 Mayıs - Haziran) İstanbul Kadısına gönderilen bir fermanda cerrahlar hakkında şâyânı dikkat bir kayıd vardır; bu fermanın kısaltılmış metni şudur:
“İstanbul şehri içinde kadimdenberi frenklerin (gayri müslim ecnebîlerin) dükkân açmaları yasakdır; onlara dükkân açmak için Galata tarafı tahsis edilmişdir. Şimdi hekim, cerrah ve ispençiyar (eczâcı) diyerek Bağçekapusu etrâfı frenk kıyâfetinde dükkâncı olmuş, hattâ Divanyolunda dahi vardır. Gereği gibi teftiş ve tahkik olunsun, her kimin dükkânında işler frenk bulunursa kapatılıp dükkân gediği sâhibinin elinden alınsın. İstanbul tarafında tabib, cerrah ve ispençiyar şapka ve elbisei frengâne ile kimse bulunmıyacakdır”.
Bibl. : Evliyâ Çelebi, Seyyahatnâme, 1: Ahmed Refik, On İkinci hicrî asırda İstanbul Hayâtı; Osman Nuri Ergin, Mecellei Umûri Belediye, I.
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM070038
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 7, pages 3499-3501
See Also Note
B.: Cerrahpaşa; Mehmed Paşa, Cerrah
Bibliography Note
Bibl. : Evliyâ Çelebi, Seyyahatnâme, 1: Ahmed Refik, On İkinci hicrî asırda İstanbul Hayâtı; Osman Nuri Ergin, Mecellei Umûri Belediye, I.
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.