Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
CEMALEDDİN AFGAANÎ (Seyyid Muhammed)
İki defa Türkiye’ye gelerek son gelişinde İstanbul’da vefat etmiş Afganlı islâm mütefekkiri; “İslâm Birliği” fikrinin en tanınmış liderlerinden; 1838 de Kâbil bölgesinden Esadâbâd köyünde doğdu; uzunca bir zaman yanında bulunduğu Muhammed Âzam Hanın Afganistan emirliği zamanında bu hükümdara vezir ve has müşavir oldu; o zamanlar iç durumu çok karışık olan bu memleketde bir birlik kurmaya muvaffak oldu, fakat yeni bir ihtilâl üzerine Muhammed Âzam Han İran’a ilticâ etti, emir’in Nişâbur’da ölümü üzerine Kâbil’de kalmış olan Muhammed Cemâleddin yeni emirden de hürmet görmüş ise de memleketini terketmek mecburiyetini duyup Hindistan’a gitti (1868). Hind hükûmeti tarafından da hürmetle karşılandı, fakat Hind ulemâsı ile temasları, ve onları ittihadı islâma teşviki hoş görülmedi, ancak bir kaç aylık misâfirlikden sonra yol masrafları verilerek deniz yoluyla Mısır’a gönderildi. Kahire’de Câmiülezheri ziyâretinde gençler tarafından büyük hürmet gösterisi ile karşılandı, kendisinden ders vermesi reca edildi, istenilen dersleri evinde vermeye başladı, fikirleri Mısır Hükûmeti tarafından da iyi karşılanmayınca Mısır’ı da terk ederek İstanbul’a geldi. Sadrıâzam Âlî Paşa tarafından kabul edildi, nâzik vezirin iltifâtını gördü, ve kısa zaman içinde adı bütün İstanbul ulemâsı tarafından duyuld...
⇓ Devamını okuyunuz...
İki defa Türkiye’ye gelerek son gelişinde İstanbul’da vefat etmiş Afganlı islâm mütefekkiri; “İslâm Birliği” fikrinin en tanınmış liderlerinden; 1838 de Kâbil bölgesinden Esadâbâd köyünde doğdu; uzunca bir zaman yanında bulunduğu Muhammed Âzam Hanın Afganistan emirliği zamanında bu hükümdara vezir ve has müşavir oldu; o zamanlar iç durumu çok karışık olan bu memleketde bir birlik kurmaya muvaffak oldu, fakat yeni bir ihtilâl üzerine Muhammed Âzam Han İran’a ilticâ etti, emir’in Nişâbur’da ölümü üzerine Kâbil’de kalmış olan Muhammed Cemâleddin yeni emirden de hürmet görmüş ise de memleketini terketmek mecburiyetini duyup Hindistan’a gitti (1868). Hind hükûmeti tarafından da hürmetle karşılandı, fakat Hind ulemâsı ile temasları, ve onları ittihadı islâma teşviki hoş görülmedi, ancak bir kaç aylık misâfirlikden sonra yol masrafları verilerek deniz yoluyla Mısır’a gönderildi. Kahire’de Câmiülezheri ziyâretinde gençler tarafından büyük hürmet gösterisi ile karşılandı, kendisinden ders vermesi reca edildi, istenilen dersleri evinde vermeye başladı, fikirleri Mısır Hükûmeti tarafından da iyi karşılanmayınca Mısır’ı da terk ederek İstanbul’a geldi. Sadrıâzam Âlî Paşa tarafından kabul edildi, nâzik vezirin iltifâtını gördü, ve kısa zaman içinde adı bütün İstanbul ulemâsı tarafından duyuldu; Meclisi Kebîri Maarif âzâlığına tâyin edildi, fakat maarifin ıslahı yolundaki teklifleri, başda devrin şeyhülislâmı Hasan Fehmi Efendi gelmek üzere bâzı İstanbul ulemâsı tarafından hoş görülmedi. Bir gün de İstanbul Darülfünununda verdiği bir konferans pek çok dedikodulara yol açdı, ve Cemâleddin Afgaanî Türkiye’yi de terke mecbur oldu. Camilerde vaizler ağziyle yapılan bu dedikodular şeyhülislâm efendinin teşviki eseri idi; 1871 de Cemâleddin İstanbul’dan Mısır’a döndü. Afganlı mütefekkirin bu konferansının, yobaz bir sınıfın kapatılmasına çalışdığı ilk İstanbul Darülfünunun da aynı yıl içinde kapatılması sebeplerinden biri olduğu söylenir.
Mısır’da Hidiv tarafından önce kendisine ayda bin altın maaş bağlandı, Cemâleddin Efgaanî de bu aylığa hak kazanması için evinde Elezher talebesine dersler vermeye başladı, çok geçmedi orada da ulema efendiler ve bilhassa İngiliz Konsolosu tarafından tehlikeli adam olarak tanındı, konsolosun ısrarlı isteği üzerine Cemâleddin Afgaani şâkirdlerinden Etûtürab ile beraber hudud dışı edildi; bu sefer Hindistan’a gittiler, Haydarâbâd’a yerleştiler. Hindistan’da sıkı bir İngiliz baskısına uğradı; 1880 de evvelâ Kalküta’da ikaamete memur edildi, sonra Hindistan’dan çıkarak dilediği yere gitmekte serbest olduğu bildirilince Cemâleddi Afgaanî Londra’ya gitti, birkaç gün kaldıkdan sonra Paris’e geçdi ve orada üç yıldan fazla kaldı. Paris’de dünya müslümanlarını birliğe dâvet eden bir gazete çıkardı. 1885 - 1886 arasında İran’a döndü, fakat katı bir müstebid olan Nasirüddin Şah tarafından tevkif ettirilerek Türkiye’ye hudud dışı edildi. İkinci Sultan Abdülhamid bu islâm mütefekkirini hürmetle kabul ederek kendisine Nişantaşı’nda bir konak hediye etti, geçimi için dolgun bir maaş bağladı, ve Cemâleddin Afgaanî 1896 da İstanbul’da kanser illetinden vefat etti, Maçka’da Şeyhler mezarlığına defnedildi. Kabir taşı 1926 da Amerikalı, hayır sever Mr. Charles (Kreyn) – amerikalı hayır sever Mr. Charles (Kreyn) – asıl yazılışını tesbit edemedik - yaptırılmışdır.
Bibl.: Ali Cânib, Cemâleddin Afgaani mahaalesi, eski Hayat Mecmuası.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM060794
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 6, sayfa 3436
Bibliyografya Notu
Bibl.: Ali Cânib, Cemâleddin Afgaani mahaalesi, eski Hayat Mecmuası.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.