Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BİTİRİM (Abdullah)
Bitirim yerlerinin kurbanlarından acı bir hayat hikâyesi olan ve soy adını da mahvine sebeb olan yere nismetle alan bir hâneberduş; 1915 de İstanbulda Fatihde doğdu, Şükrü Efendi adında bir mekteb hademesinin oğludur; anasını pek küçük yaşda kaybetmiş, câhil ve gaayet sert baba ile câhil ve son derece zâlim bir üvey ana elinde ve türlü cevrü cefâ ve mihnet içinde 1930 yılına ve Orta Okulun üçüncü sınıfına kadar okumuş; on beş yaşında ilk defa olarak sınıfda kalmışdır. Karnesindeki notlar çok kırık olduğu için sınıfda kaldığı takdirde, bir ağaca bağlanarak müdhiş bir dayak ile tehdid edildiğinden, sınıfda kaldığını öğrendiği günün akşamı korkudan evine gidememiş, iki arkadaşının verdiği bir buçuk lira ile geceyi, Tophânede, arkasındaki bir oda bitirim yeri olan bir sabahcı kahvesinde geçirmiş, ve hemen o gece kendisine kumar oynatılmış, farkında olmayarak esrarlı sigara içirilmiş, uyuşturucu maddenin de yardımı ile gerideki odaya alınarak kumarda elbisesine ve ayakkabılarına varınca soyulmuş, ve o gece iffetini de kaybederek ertesi günü yalın ayak yarım pabuç İstanbul kaldırımlarına düşmüştür.
1940 yılında yirmibeş yaşında bulunan Abdullaha, bir temmuz sabahı Galata Rıhtımı kaldırımında taşlar üstünde yatmış uyur iken rastlanmış, kendisini uyandıran bir polis memuru ile konuşur ik...
⇓ Devamını okuyunuz...
Bitirim yerlerinin kurbanlarından acı bir hayat hikâyesi olan ve soy adını da mahvine sebeb olan yere nismetle alan bir hâneberduş; 1915 de İstanbulda Fatihde doğdu, Şükrü Efendi adında bir mekteb hademesinin oğludur; anasını pek küçük yaşda kaybetmiş, câhil ve gaayet sert baba ile câhil ve son derece zâlim bir üvey ana elinde ve türlü cevrü cefâ ve mihnet içinde 1930 yılına ve Orta Okulun üçüncü sınıfına kadar okumuş; on beş yaşında ilk defa olarak sınıfda kalmışdır. Karnesindeki notlar çok kırık olduğu için sınıfda kaldığı takdirde, bir ağaca bağlanarak müdhiş bir dayak ile tehdid edildiğinden, sınıfda kaldığını öğrendiği günün akşamı korkudan evine gidememiş, iki arkadaşının verdiği bir buçuk lira ile geceyi, Tophânede, arkasındaki bir oda bitirim yeri olan bir sabahcı kahvesinde geçirmiş, ve hemen o gece kendisine kumar oynatılmış, farkında olmayarak esrarlı sigara içirilmiş, uyuşturucu maddenin de yardımı ile gerideki odaya alınarak kumarda elbisesine ve ayakkabılarına varınca soyulmuş, ve o gece iffetini de kaybederek ertesi günü yalın ayak yarım pabuç İstanbul kaldırımlarına düşmüştür.
1940 yılında yirmibeş yaşında bulunan Abdullaha, bir temmuz sabahı Galata Rıhtımı kaldırımında taşlar üstünde yatmış uyur iken rastlanmış, kendisini uyandıran bir polis memuru ile konuşur iken çok düzgün lisanı bilhassa nazarı dikkatı çekmiş, asla ürkütülmeyerek, o zamanlar rıhtım caddesi üzerinde bulunan bir kahvehâneye dâvetle aşağıdaki notlar, bu şehir kütüğü için ağzından tesbit edilmişdir; o günden bu yana bir daha göremediğimiz Abdullah Bitirim sukuutunu şöylece nakletmiştir:
“Geceyi bir sabahçı kahvesinde geçirecekdim, elli kuruş harcarsam, ertesi sabahı bize ara sıra mektup yazan Edirnedeki halamın yanına kaçacaktım. Sabahcı kahvelerinin Tophânede olduğunu öğrenmiştim. Ortalık kararıncaya kadar sokaklarda dolaştım. Bir ara kendimi denize atmayı bile düşündüm. Akşam üstü yağmur başladı. Tophânede kahveye girdim. Kahveciye:-Burası sabahcı mı? diye sordum, yatacak yerim ve otel param olmadığını, ertesi gün Edirneye gideceğimi söyledim; kahve on beş kuruşa ancak bir iskemle üstünde oturarak sabahlıyabileceğimi söyledi. Canavar suratlı bir adamdı.
“Yanındaki masada üç ada kâğıd oyunu oynadılar; masa altından birbirlerine para verip aldılar, kumar olduğunu anladım. Bana da teklif ettiler. Param yok dedim. Ufak oynarız, vakit de geçer dediler. Altmış altı oynadık, saat on ikiye kadar on lira para kazandım. Sonra öğrendim ki beni soymak için önce mahsus yenilmişler. Haydi şansım var, arka odaya geçelim, orada büyük kumar var, çok para kazanırsın dediler. Bana cigara verdiler, ilk defa cigara içtim, haberim yok, dolma imiş (esrar sigarası). Toyluk da var, dünyâ başka türlü göründü bana. Arkadaki bitirim yerine geçtik. Orada kılıç öğrettiler; on lira da o oyunda kazandım; bir dolma daha tutuşdurdular elime, sonra elime zar verdiler, barbuta oturdum, orada yirmi lira ile kendi bir buçuk liram gidiverdi, bu sefer tekrar kazanmak hırsı ile dalga içinde ne yaptığımı bilmedim; biri ceketime beş lira koydu, ceketimi aldılar, ayakkabılarım, pantalonum, gömleğim alındı, hatta ayakkabılarımdaki eski çoraplarım bile on kuruşa alındı. Yalın ayak, bir iç donu ve fanilâ ile kaldım. Ağlamağa başladım. Polise gedeceğimi söyledim. Küfrettiler, hiç bir şey yapamayacağımı söylediler. Bir adam sözde acıdı. Dışarda müthiş yağmur yağıyordu, burada böyle kalamazsın oğlum dedi, ben hamamda yatıyorum, gel seni de oraya götüreyim, sıcak, hem yıkanırsın, ben sana ayakkabı ile bir pantolon uydururum hamamcılardan sabahleyin dedi. Yağmur altında o adamla Yamalı Hamama gittim, hamama külhan kapusundan girdik. Başıma ne geldi ise hep o gece geldi. Sabahleyin bana artık kendi malı gibi bakana o adam ayağıma bir eski çift eski pabuç ile bir pantalon buldu, bir de mintan verdiler. Üç ay o hamamda kahve ocağında uşaklık ettim. Arada dellâklık da yaptım. Yasakdı ben yaşdaki çocuklara ama uşak adı ile soyunur girerdim içeri. Sonra başka bir kahvede çırak oldum. Esrara ve kumara güngünden düştüm. Peşimi bırakmadılar, hep sürüklendim. Artık hiçbir iş yapamaz hâle geldim. Allah düşmanımı düşürmesin bitirim yerine. Soy adımı Bitirim aldım mahsus, hem de askerde bana Bitirim Abdullah derlerdi, onun için. Benim gibilere artık ölüm paklıkdır. Bitirim yerleri kökünden kalkmazsa daha ne gül çocuklar bu yola düşer.”
Bitirim Abdullahın son derece yıpranmış nüfus cüzdanı içinde saklanmış ve Bitirim yerine düşmesinden az evvel bir şıpşak fotoğrafcıya çektirilmiş resmi ile kaldırım taşları üstünde uyurken gazete fotoğrafcısı tarafından alınmış resmi, R.E. Koçunun Belediye kütübhânesinde vakfetmeyi düşündüğü emsalsiz fotoğraf arşivimiz içinde, Büyük şehrin günlük hayatının acı tarafından yüzlerce vesikadan iki dânesidir.
Abdullah Bitirim, 1930 da Mektebli, ve 1940 da Galata kaldırımı üstünde
(Resim: Fotoğraflarından Sabiha Bozcalı eli ile)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050719
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2824-2825
Not
Görsel: cilt 5, sayfa 2824
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.