Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BİR TAHTADA SAYMAK, VERMEK
Halk ağzı deyim; büyük bir parayı tam ve toplu bir seferde vermek, ödemek; zamanımızda kullananlar pek azalmışdır.
Tanzîmat inkilâbına kadar, her tüccarın, esnafın, vezne kasası, gişesi yerine bir “akçe tahtası” vardı; bir dükkândan mal alan, veyâ bir çarşı hamamında yıkanan kimse ödeyeceği parayı (altın veya gümüş, bakır mâdeni paradır), sûreti mahsusada yapılmış olan bu tahta üzerine sayardı; alacağı kalırsa, o da ayni tahta üzerine konularak iâde olunurdu. İşte yukarıdaki deyim bu münasebetten doğmuşdu. Akçe tahtası üzerine sayılan paraların hayat icâbı masraflar oluşu, büyükce bir paranın bir seferde ödenmesinin önemini belirtmek için böyle bir deyimin doğmasına yol açmışdır. Misâller:
Bir adamın servet durumu kesin olarak bilinmez. Bir gün büyükce bir han borç yüzünden icrâ eliyle ve açık arttırma ile satılır, ve dış görünüşü alelâde esnaf kılıklı olan bu adam tarafından satın alınır:
— Şu köseç, ayağı yemenili, basma mintanlı Kayseriliyi kaça satın alırsın?
— Bu kirli çıkıya benzer...
— Herif geçen gün Esircibaşı Hanına bir tahtada tam üç milyon saydı be!..
“Şimdi bono, sened.. nerde o eski Bosna, Girid, Hayriye tüccarları, kor gibi altınları biner biner bir tahtada sayarlardı...
“... Yarımistanbul Hanım dedikleri üç otuzluk ol fertûtei zaman Hasköy İskelesinde Tırıl Osman ...
⇓ Read more...
Halk ağzı deyim; büyük bir parayı tam ve toplu bir seferde vermek, ödemek; zamanımızda kullananlar pek azalmışdır.
Tanzîmat inkilâbına kadar, her tüccarın, esnafın, vezne kasası, gişesi yerine bir “akçe tahtası” vardı; bir dükkândan mal alan, veyâ bir çarşı hamamında yıkanan kimse ödeyeceği parayı (altın veya gümüş, bakır mâdeni paradır), sûreti mahsusada yapılmış olan bu tahta üzerine sayardı; alacağı kalırsa, o da ayni tahta üzerine konularak iâde olunurdu. İşte yukarıdaki deyim bu münasebetten doğmuşdu. Akçe tahtası üzerine sayılan paraların hayat icâbı masraflar oluşu, büyükce bir paranın bir seferde ödenmesinin önemini belirtmek için böyle bir deyimin doğmasına yol açmışdır. Misâller:
Bir adamın servet durumu kesin olarak bilinmez. Bir gün büyükce bir han borç yüzünden icrâ eliyle ve açık arttırma ile satılır, ve dış görünüşü alelâde esnaf kılıklı olan bu adam tarafından satın alınır:
— Şu köseç, ayağı yemenili, basma mintanlı Kayseriliyi kaça satın alırsın?
— Bu kirli çıkıya benzer...
— Herif geçen gün Esircibaşı Hanına bir tahtada tam üç milyon saydı be!..
“Şimdi bono, sened.. nerde o eski Bosna, Girid, Hayriye tüccarları, kor gibi altınları biner biner bir tahtada sayarlardı...
“... Yarımistanbul Hanım dedikleri üç otuzluk ol fertûtei zaman Hasköy İskelesinde Tırıl Osman nâm câr ebrû kayıkcı civanın yalın ayağının adımına bir gazi altını hesab ile yüzkırk kise akçeyi bir tahtada sayub...”
(Meddah Sükkerî Sâlih Çelebi).
Târif idem size şûhi fettânı
Dilberan içre şâhi bütânı
Başların tâcıdır gönül sultânı
Bir tahtada sayar bin müştâkı var
Ali Çamiç
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050708
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 5, pages 2815-2816
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.