Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HÂTIRI VARDIR
Nîmetşinaslık, ahbablığa, âşinâliğa sıdkü vefâ yolunda söylenir. Bu söz üzerine Üsküdarlı halk şâiri Vâsıf Hoca bir vak’a naklediyor:
“1342 de (M. 1923) yetmiş yaşlarında bulunan Eyyubsultanlı Altınvârakcı Nazmi Efendiden (B.: Nazmi Efendi, Altınvarakcı; Muradpaşa Cinâyeti; Altunvarakcılar) dinlemişdim; çocukluğunda, babası kendi yanında çalışdırırsa belki de yüz bulacağı düşüncesi ile komşusu bulunan diğer bir altınvarakcının yanına çırak vermiş. Bu dükkâne, hergün bir âmâ gelir, Nazminin ustası ile babasına birer kahve ikrâm eder, bugün de parayı biz verelim dediklerinde yok yok başka gün sizden içeriz diye mukaabelede bulunurmuş. O âmânın anlattığına göre kendisi bir zamanlar Yemiş İskelesinde kahveci imiş. Bir gün kahvehânesine bir yeniçeri gelip;- Hey arkadaş!.. hep müşterilere birer kahve yap, lâkin şu kâfire yapma!.. demiş. Kâfir dediği de bir köşede oturup nargile içen bir Rum gemi kaptanı imiş. Âmâ, hiç şüphesiz ki o zaman gözü açık, görmekte, birer kahve yapub vermiş, en sonra da iki kahve yapub:- Kaptan, biz de seninle içelim! diye rumun yanına oturmuş. Yeniçeri:- “Hey! ben sana o kâfire kahve yapma diye tenbih etmedim mi?.. deyince kahveci de: Kaptana yapdığım senden değil, ocakdandır ağa!.. cevabını vermiş.
“Aradan zaman geçmiş, Sisam Adasına büyük bir isyan baş göst...
⇓ Read more...
Nîmetşinaslık, ahbablığa, âşinâliğa sıdkü vefâ yolunda söylenir. Bu söz üzerine Üsküdarlı halk şâiri Vâsıf Hoca bir vak’a naklediyor:
“1342 de (M. 1923) yetmiş yaşlarında bulunan Eyyubsultanlı Altınvârakcı Nazmi Efendiden (B.: Nazmi Efendi, Altınvarakcı; Muradpaşa Cinâyeti; Altunvarakcılar) dinlemişdim; çocukluğunda, babası kendi yanında çalışdırırsa belki de yüz bulacağı düşüncesi ile komşusu bulunan diğer bir altınvarakcının yanına çırak vermiş. Bu dükkâne, hergün bir âmâ gelir, Nazminin ustası ile babasına birer kahve ikrâm eder, bugün de parayı biz verelim dediklerinde yok yok başka gün sizden içeriz diye mukaabelede bulunurmuş. O âmânın anlattığına göre kendisi bir zamanlar Yemiş İskelesinde kahveci imiş. Bir gün kahvehânesine bir yeniçeri gelip;- Hey arkadaş!.. hep müşterilere birer kahve yap, lâkin şu kâfire yapma!.. demiş. Kâfir dediği de bir köşede oturup nargile içen bir Rum gemi kaptanı imiş. Âmâ, hiç şüphesiz ki o zaman gözü açık, görmekte, birer kahve yapub vermiş, en sonra da iki kahve yapub:- Kaptan, biz de seninle içelim! diye rumun yanına oturmuş. Yeniçeri:- “Hey! ben sana o kâfire kahve yapma diye tenbih etmedim mi?.. deyince kahveci de: Kaptana yapdığım senden değil, ocakdandır ağa!.. cevabını vermiş.
“Aradan zaman geçmiş, Sisam Adasına büyük bir isyan baş göstermiş. Kahveci de yeniçeri ocağında kayıdlı asker olduğu için adaya sevkedilmiş. Askerin arasında şüyû bulduğuna göre âsi rumlar ele geçirdikleri Türk esirleri bir meydanda müzâyede ile satarlar, müzâyede ile satışdan kasıdları da isyan hareketini beslemek için bir nevî iâne toplama imiş. Bir gün gelmiş. Yemiş İskelesindeki kahveci de rumların eline esir düşmüş, ve o meydana satışa çıkarılmış. İstekliler kaç kişi ise karşısına dizilmişler. Kaderin hikmeti bekleşirler imiş. Tepeden tırnağa müsellâh bir rum gelmiş, bunları gözden geçirdikten sonra bir iskemleye oturmuş, müzâyede de başlamış. İlk bir paradan başlarlarmış, bir canı da beş paraya, on paraya kadar çıkarmış. Sıra kahveciye gelince iskemlede oturan o müsellâh adam yekden:- Beş kuruş!.. demiş. Arttıran olmayınca esiri alıp bir muhafızın nezâreti altında şehirden çıkarmış. Zavallı kahveci ben beş kuruşa aldığına göre kim bilir ne gibi işkencelerle öldürmek diye düşünür iken ıssız bir yerde o müsellâh adam:- Korkma, sen beni tanımadın ama ben seni tanıdım, bir yeniçeri bana hakaaret ettiği zaman sen onu dinlemeyüb bana kahve ikram eden Yemiş İskelesindeki kahveci değil misin! demiş. Kucaklaşub öpüşmüşler. İşte efendim bir fincan kahvenin hatırını sayanladır ki, âsî de olsa, şakî de olsa merd adamdır”.
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050691
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 5, page 2808
See Also Note
B.: Nazmi Efendi, Altınvarakcı; Muradpaşa Cinâyeti; Altunvarakcılar
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.