Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BİRA, BİRAHÂNE
Bilinen içki; aşağıdaki satırları “Türk Ansiklopedisi”nden alıyoruz:
“Türkiyede Biraya âid ilk mevzûât 1847 de “arpa suyu” adı ile konmuşdur. Bira sanâyiinin kurulmasına İzmirde başlanmış, 1893 de İstanbulda Bomonti, 1909 da Nektar bira fabrikaları kurulmuş, bu son iki fabrika ve şirketin Bomonti - Nektar adı ile birleşmesinden sonra yalnız Bomonti Fabrikası işletilmiş, ve bur şirket 1912 de İzmirde Aydın Bira Fabrikası adı ile ikinci bir fabrika meydana getirmişdir.
“Cumhuriyetin kuruluşuna kadar, Duyûn-u Umumiye İdâresinin mürâkabe ve rüsum sistemiyle idâre edilen bira sanâyii 1926 da çıkarılan 760 sayılı Meşrûbatı Küuliye kanunu ile devlet inhisârına alınmış, ancak Bomonti Şirketinin 1938 yılına kadar işletilmesine izin verilmişdir. 1934 de Ankarada üçüncü bir bira fabrikası kurulmuş, buna karşılık İzmirdeki Aydın Bira Fabrikası sökülmüş, Bomonti Fabrikasının da devlet fabrikaları arasına alınması ile, Türkiyenin bira ihtiyacı Ankara ve İstanbul fabrikaları ile sağlanmaya çalışılmışdır.” (Türk Ansiklopedisi)
Hafif alkollü bir içki olarak bira, önce, Tanzimat Devrinin alafrangalığa hevesli gençleri arasında büyük rağbet görmüşdü; İstanbulun ayak takımı arasında rakı ile şarabın yanına geçememişdir; ilk birahâneler de ayak takımının giremeyeceği, girerse aradığı huzûru bulamayac...
⇓ Devamını okuyunuz...
Bilinen içki; aşağıdaki satırları “Türk Ansiklopedisi”nden alıyoruz:
“Türkiyede Biraya âid ilk mevzûât 1847 de “arpa suyu” adı ile konmuşdur. Bira sanâyiinin kurulmasına İzmirde başlanmış, 1893 de İstanbulda Bomonti, 1909 da Nektar bira fabrikaları kurulmuş, bu son iki fabrika ve şirketin Bomonti - Nektar adı ile birleşmesinden sonra yalnız Bomonti Fabrikası işletilmiş, ve bur şirket 1912 de İzmirde Aydın Bira Fabrikası adı ile ikinci bir fabrika meydana getirmişdir.
“Cumhuriyetin kuruluşuna kadar, Duyûn-u Umumiye İdâresinin mürâkabe ve rüsum sistemiyle idâre edilen bira sanâyii 1926 da çıkarılan 760 sayılı Meşrûbatı Küuliye kanunu ile devlet inhisârına alınmış, ancak Bomonti Şirketinin 1938 yılına kadar işletilmesine izin verilmişdir. 1934 de Ankarada üçüncü bir bira fabrikası kurulmuş, buna karşılık İzmirdeki Aydın Bira Fabrikası sökülmüş, Bomonti Fabrikasının da devlet fabrikaları arasına alınması ile, Türkiyenin bira ihtiyacı Ankara ve İstanbul fabrikaları ile sağlanmaya çalışılmışdır.” (Türk Ansiklopedisi)
Hafif alkollü bir içki olarak bira, önce, Tanzimat Devrinin alafrangalığa hevesli gençleri arasında büyük rağbet görmüşdü; İstanbulun ayak takımı arasında rakı ile şarabın yanına geçememişdir; ilk birahâneler de ayak takımının giremeyeceği, girerse aradığı huzûru bulamayacağı alafranga içki yerleri olarak kurulmuşlardır; meyhânedeki çırak oğlan, “mağbece” birahâne “garson” olmuşdur. Bira, satılıp içildiği yer ne kadar şirin, câzib olursa olsun, o müesseseyi tek başına besleyüb yaşatabilen içki olamazdı; meselâ şarabhâneleri asırlar boyunca yaşatmış şaraba benzeyemedi; büyük, süslü, temiz birahânelerin bira sarfiyat, sâhiblerinin yüzünü güldürmeyince, biranın yanında diğer alkollü içkiler, başda rakı ve şarab, sonra, hepsi avrupanın muhtelif köşelerinden idhâl edilen, o zamanlar Türkiyede yapılmayan konyak, votka, cin, amer, vermut, brandi ve hattâ viski ve şampanya verilmeye başlandı; bu sûretle birahâneler, “Gazino” oldu. İşte bu gazinolardır ki yavaş yavaş eski büyük gedikli meyhânelerin, eski büyük şarabhânelerin yerini aldı, ve giderek, kendi şahsiyetlerini de kaybetdiler, zamanımızın içkili lokantalı oldular; öyle ki, İstanbulun, tarihi çok zengin büyük gedikli meyhâneler ve şarabhâneleri kapandı, hattâ küçük koltuk meyhâneler birer birer yok oldular, yerlerini sınıf sınıf içkili aşçı dükkân-lokantalar kapladı ki hiç birinde eski meyhânenin ve şarabhânenin ve hattâ birahâne ve gazinonun havasını, şahsiyetini bulamayız. (B.: Meyhâne; Şarabhâne; Kafkas Birahânesi; Ştayınboruh Gazinosu; Şutte,Kohot; Lala; Novotni; Eftalipos; Foskolo; Yani; Tokatlı).
Türkiyede ilk bira fabrikaları açılıncaya kadar bira da dışardan getirildi, İstanbulda evvelâ Viyana ve Belgrad, sonra Münih bira içildi.
Bira, bilhassa yazın, serinletici bir hafif içkilidir. Zamanımızda piyasaya fıçılar yahud kendine mahsus şişeler içinde arz olunur; içkili lokantalarda fıçı birası bardak ile, diğeri de şişe hesabı ile satılır; ve yazın İstanbul, sık sık bira yokluğu sıkıntısı çeker.
Evlerde âile sofralarına girmiş olan bira, ayni zamanda tekel bâyiliği de yapan bakkallardan tedârik olunur. Bu satırların yazıldığı 1961 yılında bir şişe inhisar birası 100 kuruş idi, 75 kuruş da, geldiğinde iâde edilmek üzere şişe parası alınıyordu.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050686
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2805-2806
Bakınız Notu
B.: Meyhâne; Şarabhâne; Kafkas Birahânesi; Ştayınboruh Gazinosu; Şutte,Kohot; Lala; Novotni; Eftalipos; Foskolo; Yani; Tokatlı
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.